Beyaz Saray’da av

08 Eylül 2018 Cumartesi - 2:30 | Son Güncelleme : 08 09 2018 - 2:30

ABD’de birçok üst düzey yetkili, New York Times gazetesinde Trump’ı hedef alan ‘Beyaz Saray’daki Direniş’in Parçasıyım’ makalesinin kendilerine ait olmadığı açıklamasını yaptı. Tüm Trump ekibinin yalan makinesine sokulması bile düşünülüyor


New York Times’ta yayınlanan imzasız makalede, Beyaz Saray içinde ABD Başkanı Donald Trump’a karşı ‘direniş’ oluştuğu ve Trump’ın ülke için tehlikeli olabilecek kararları almasının engellendiği, ‘iki kollu başkanlık yürütüldüğü’ yazıyordu. Makaleyi üst düzey bir Beyaz Saray yetkilisi kaleme almıştı. Yazarın kim olduğuna dair ise bir dizi spekülasyon yapıldı. İşaret edilen isimler arasında ABD Başkanı Yardımcısı Mike Pence de vardı ancak Pence, sözcüsü aracılığıyla yaptığı açıklamada yazarın kendisi olduğuna dair iddiaların ‘düzmece, mantıksız ve korkakça’ olduğunu söyledi. Yönetimdeki birkaç isim ve bazı üst düzey yetkililer de yazarın kendileri olmadığına dair açıklamalarda bulundu. Dışişleri Bakanı Mike Pompeo makalenin yazarı için ‘huysuz, yanıltıcı beyanda bulunan kötü bir aktör’ ifadesini kullanıp ‘memnun değilse yönetimi terk etmesi gerektiğini’ söyledi. Hazine Bakanı Steven Mnuchin’in sözcüsü de imzasız makaleyi ‘sorumsuzca’ diye niteledi, Ulusal Güvenlik Bakanı Nirstjen Nielsen’in sözcüsü de “Bu tip siyasi saldırılar bakanın ve bakanlığın görevinin dışındadır” açıklaması yaptı. Trump’ı destekleyen senatörlerlerden Rand Paul, yaşananların görülmemiş bir güven bunalımı yarattığını belirterek Başkan’ın güvenliği ve ulusal sırların açığa çıkmasının engellenmesi için tüm Beyaz Saray çalışanlarının ve Trump’ın yakınındaki isimlerin yalan makinesine sokulmasını önerdi.

‘BATAKLIĞI KURUTUYORUM’

Başkan Trump Twitter üzerinden makaleye tepki göstermeye devam etti. Makaleyi 2016 yılı başkanlık seçimlerinde kazandığı zaferi hazmedemeyen Demokratların öfkesinin yansıması olarak değerlendirdi. Kendisi aleyhinde çalışan ve siyasi bir gündemi olan kişileri tanımlamak için “Derin Devlet” ifadesini kullandı. “Derin Devlet ve Sol ve onların aracı olan Yalancı Medya çıldırıyor. Ne yapacaklarını bilmez bir haldeler” mesajını paylaştı. Başkan Trump seçim kampanyasında da sık sık kullandığı bir slogana atıfta bulundu, “Bataklığı kurutuyorum ama bataklık direniyor. Ama endişe etmeyin, kazanacağız” diye yazdı.

ÜLKEYİ SABOTE EDİYORSUN!

Başkan Trump makaleyi kaleme alan kişi için “korkak” ifadesini kullanmış, Twitter’dan “vatan hainliği?” mesajını paylaşmıştı. First Lady Malenia Trump da makaleye tepki gösterdi. Twitter’dan paylaştığı açıklamada, “Bu ülkeyi korumuyorsun. Ülkeyi korkakça attığın adımlarla sabote ediyorsun” diye seslendi.

SONUN BAŞLANGICI

11 Eylül saldırıları sonrasında dönemin Başkanı George W. Bush hakkında çektiği Fahrenheit 9/11 belgeseli tüm dünyada yankı uyandıran ödüllü muhalif yönetmen Michael Moore bu kez Trump’ı bitirmek için görev başında. Fahrenheit 11/9 isimli yeni filmi Trump’ı ‘Irkçı, yalancı, pervasız’ bir isim olarak nitelendiriyor ve 21 Eylül’de gösterime girecek. Moore, ‘Filmin umarım onun için sonun başlangıcı olur’ dedi.

İŞTE O BELGELER

Watergate skandalını ortaya çıkartan ödüllü gazeteci Bob Woodward tarafından yazılan kitapta Trump’ın danışmanlarının ulusal güvenlik kaygılarıyla Trump imzalamasın diye masasından bazı kararları ve taslakları çaldıkları iddia edilmişti. Bu iddiaya kanıt olarak Trump’ın çekilmek istediği bir Kore ticaret anlaşmasının kopyası dün yayınlandı. Kitapta ayrıca Trump’ın kendi el yazısıyla aldığı notlar bulunan bir belge de yer alıyor. Bu da iddianın doğru olduğu ortaya koyuyor. Belgelerin Trump’ın ekonomik danışmanı Rob Porter tarafından masadan alındığı iddia edilmişti.

‘DERİN DEVLET’ VE YILANLAR

ABD medyasında çıkan haberlere göre Trump, ülkede bir derin devletin varlığına inanıyor ve derin devletin kendisine karşı operasyon yürüttüğünü ve Demokratlar’ın liderlik ettiği kampanya ile kendisini devirmek istediğini düşünüyor. Yakın çevresine, ‘Yılanlar her yerde’ diyor ve cebinde sürekli kendisine ihanet etmesi muhtemel isimlerin listesini taşıyor. Hatta her toplantıda konuşulanların sızdırılacağı endişesini taşıdığı için bir yandan konuşurken bir yandan da odadakileri, özellikle de arkasında oturanları süzerek kimin kendisine ihanet ediyor olabileceğini anlamaya çalışıyor.

ETİKETLER