Gazetevatan.com » Yazarlar » Yaz resmen başladı

Yaz resmen başladı

13 Ağustos 2016 Cumartesi

Kamuda izin yasağı kalkar kalkmaz yazlık beldeler bir anda doldu. Ve tatil başladı...


 
Kamuda izin yasağı kalkar kalkmaz yazlık beldeler bir anda doldu. Şu boğucu yaz sıcaklarında, tatil hayalleri suya düşenler, haklı olarak vakit kaybetmeden yola koyulmuşlar belli ki. Bir gün önce tenha olan sayfiyelerin, bir gün içinde tıklım tıklım oluşuna bakarsak, herhalde bavullar kapı kenarında bekliyordu memurlar. İyi ki de öyleymiş çünkü zaten zor durumda  olan turizmimiz, ülkede yaşanan kabustan sonra iyice dibe vurmuştu. Velhasıl, yaz, böylece geç de olsa resmen başlamış oldu. Yazın kalan günlerini sükunet içinde geçirebilirsek, yazlık bölgelerdeki esnafın yüzü de biraz gülecek. Tabii umarım, her yıl iki aylık sezonda tüm yılın gelirini çıkartmaya çalışan mekanlar, kalan 20 gün içinde zararlarını çıkarmaya çalışıp fiyatları şişirmezler.
 
Güzelliği dünyaya nam salmış koylarımız hızla kirleniyor. Göcek bile...
 
Denizde yüzmek artık çok riskli
 
Peki Bodrum-Çeşme gibi yazlık yerlerde durum nedir? Nelere dikkat etmek gerekir?
 
- İlk akla gelen denizlerin durumu elbette. Güzelliği dünyaya nam salmış koylarımız hızla kirleniyor. Göcek bile... Böyle giderse, yüzecek kıyı bulmak mümkün olmayacak yakında. En başta tekneler, canım suların canına okuyorlar. Parası olan tekne alıyor da, deniz kültürünü bedavayken kimse almıyor. Kontrol desen hak getire! Gece oldu mu, atıklarını açık denize çıkmaya zahmet etmeden koya bırakan tekneler yüzünden tatilciler sürekli hasta. “Dikkat edin" demek saçma, ancak "hazırlıklı olun" diyebilirim. Açık denize bile sintine basmak artık tehlike yaratıyorken, marinalarda ya da seyyar atık kabul tankerleriyle bu işi halletmek gerekiyorken, koylarda boşaltım yapan mahlukatlar takip edilip ağır cezalar verilmezse, üç tarafı kanalizasyonla çevrili bir ülke haline gelmemiz çok yakın.
 
- Efendim, öyle geceleri olimpiyatlarda yüzme müsabakalarını seyredip, gündüz de kafanız suyun içinde  sporcu havasıyla yüzmeyi planlıyorsanız, hata yapıyorsunuz. Aman diyim! Her an motor sesi dinleyerek, gözünüzü dört açıp, ördek gibi yüzmenizi tavsiye ederim. Geçen hafta, bizim evin önünde yüzerken, beş yaşında çocuğun zodyak bot kullandığını gördük. Özenmişmiş çocuk! Bir önceki hafta da, arkadaşın kardeşi suya dalarak kurtardı kendini hız motorunda arkadaşlarına hava atayım derken önüne bakamayan az gelişmiş delikanlının gazabından. Yüzmek deyip geçmeyin, baya riskli bir eylem artık. Jet-ski'ler zaten çoluk çocuğun eğlencesi. Bunun kayağı var, botu var, "hamburger" denilen hoplamalı  oyuncağı var! Aman dikkat!
 
Plajlar, ergenler üzerinden para kazanmak için sosyal medya fenomenlerini ağırlıyor.
 
Havluyu atan tapusunu alıyor
 
- Teknoloji gelişiyor, dünya hızla ilerliyor filan ama bilim şezlong kapma yarışında naçar kalıyor. Sabah körü, iskelede sadece dört kişi varken, bütün şezlonglar havluyla kaplıysa, Türkiye Rivierası'nda olduğunuza emin olabilirsiniz. Öyle yemeğe gidilmişmiş, öğle uykusuna çekilmişmiş, fark etmiyor. Havluyu bir kere atan, günün tapusunu alıyor. Üstelik bir tek kendine de değil, aile boyu hatta eş-dost-ahbap boyu yer tutuluyor. Sonuçta, herkes kendi adabına yakışan şekilde davranıyor.
 
- "Beach"lerde durum çok acayip. Açıkçası ben yıllardır gitmiyorum. Her daim kendi evimin önünde, komşularla çay-kurabiye muhabbeti yaparak deniz keyfi sürüyorum. Mekanlarla ilgili dedikoduları da çoluk çocuktan alıyorum. Evet şaka değil, paralı plajları 14-17 yaş aralığı mesken edinmiş. Malum, pek çok ünlü isim plaj açtı bu yıl. Özellikle de Bodrum'da. Şimdi, ülkedeki tatsız durumdan kimsenin "beach"lere gidip, "happy hour"larda coşacak keyfi kalmayınca, işletmeler memleket meseleleriyle uğraşmayan "teenager"ları hedef almış. Cümlenin yarısının İngilizce olduğunun farkındayım ama maalesef jargon böyle. Kısaca, plajlar, ergenleri eğlendirerek para kazanmayı hedeflemiş. Onları çekmek için de sosyal medyadaki bol makyajlı, komplo estetikli görünümü ile "Ablan star bebeeeem" tarzı video paylaşımlarıyla dikkat çeken Kerimcan Durmaz'ı haftanın belirli günleri mekanlarda ağırlıyorlarmış. Çoluk çocuk da, üstelik yanlarında ebeveynleri olmadan, onu görüp foto çektirmek için giriş parası ödeyip, içkili mekanlara doluyormuş. Bu yeni moda eğlence anlayışı için benden yorum beklemeyin. Ama tercihimin, çoluk çocuk deniz kenarında çiğdem çıtlamaktan yana olduğunu söyleyebilirim.