Gazetevatan.com » Yazarlar » Çalışkan ve üretken tiyatroculara veda

Çalışkan ve üretken tiyatroculara veda

06 Ağustos 2016 Cumartesi


İstanbul Belediyesi Şehir Tiyatroları'ndan, çalışkan ve üreten altı oyuncu görevden uzaklaştırıldı ve haklarında soruşturma başlatıldı...

Geçen hafta sonu, "Trumbo" filminden örnekle, Amerika'da sanatçılara yapılan cadı avı döneminden ve bizim de ülkece, aynı uçurumun kenarında dolaştığımızdan bahsetmiştim. "İspiyonculuk silahıyla, halk polisliçilik oynarsa, cadı avı kaçınılmaz olur. Muhaliflerle, darbecileri birbirine karıştıran çok olur" diye de uyarmıştım. Maalesef, yazımın üzerinden üç gün geçmeden, tehlike çanları çalmaya başladı. İstanbul Belediyesi Şehir Tiyatroları'ndan, altı oyuncu görevden uzaklaştırıldı ve haklarında soruşturma başlatıldı. Hemen "suçu yoksa ortaya çıkar, varsa da cezasını çeker" diyenleri işittik tabii. Oysa o iş öyle kulağa geldiği kadar kolay gelmiyor başa. Basit düşünelim. Bir anda eşinizi aldattığınıza dair dedikodu yayılsa ya da kardeşinizin parasını çalmakla itham edilseniz; ne bileyim, babanızı dolandırdığınız, ananızı sattığınız söylense, söylenmekten de öte resmen suçlansanız, ne hissedersiniz? "Vatanı satmak" ile suçlanmak, bin beter hissettirir işte insana. Masum olduğunuzu bilseniz de böyle bir alçaklıkla suçlanmış olmanın acısı taş gibi oturur yüreğe. Şimdi empati kurun lütfen, terör örgütlüğüne üyelikle suçlansanız, ne hissedersiniz? "Suçsuzsam korkmam" diyecek eminim pek çok kişi. Korkuyu atın kenara, ne hissedersiniz? En basit tarifiyle, haksızlık... İhanet uğramışlık. Öfke. Güvensizlik. Ve hatta, hepsinin karışımı, tarifsiz bir duygu dalgalanması... Telefonda konuştuğum kırk yıllık arkadaşlarımda da zerre kadar korku ve endişe yoktu bu iftira karşısında ama terör örgütüne destek vermekle itham edilmenin buruk acısı oturmuştu seslerine. 

Bu kişilerin oyuncu olmak dışında ortak noktası, muhalif olmalarıydı

En fazla oyunda onlar görev aldı

Bugün görevden uzaklaştırılan oyuncular, kurumda en fazla oyunda görev alan, çok çalışkan, çok yetenekli, çok üretken oyunculardır. Sevinç Erbulak mesela, aynı sezon, üçbuçuk saatlik iki ayrı oyunda oynayan, insanüstü enerjisiyle seyirciyi büyüleyen bir oyuncudur. Ki, hacı-hoca ilişkisine göz kırpmak şöyle dursun, tam tersi hurafeliği hicveden "İstanbul Efendisi" oyunuyla da ödül almıştır. Kemal Kocatürk mesela, okuldan üst sınıfımdır. Yıldız Kenter Hoca'nın tam puanıyla mezun olarak, daha yolun başında yeteneğini ispat etmiş, tek kişilik oyunların piri bir oyuncu ve yönetmendir. Ragıp Yavuz, sosyalistliğinden kelli, her iktidara muhalif ve her iktidarca suçlanmış ve hep haklı çıkmış bir sanatçıdır. Mahperi Mertetmişse Arda Aydın deyince, rollerinden başka bir de Atatürk sevdaları ön plandadır. İrem Arslan'ın da dahil olduğu sadece altı "kadrolu" oyuncu değil, 20'nin üzerinde, oyun başına ücret alan yani "yövmeyeli" çalışan genç oyuncu da tiyatrodan uzaklaştırıldı. Oysa, Şehir Tiyatroları'nın en çok faydalandığı, en çalışkan, en üretken grup onlardır. Bu kayıp, asıl tiyatronun kaybı olacaktır.

Yükselemeyenlerin iftira kokusu

- Bu soruşturmaların, Cumhurbaşkan'ı Başbakan veya Vali'nin isteğiyle yapıldığına dair bir veri yok. Açıkçası iktidardakilerin, ülkede bunca eli silahlı terörist varken, tutup da konuyla hiç ilgisi olmayan oyuncularla uğraşarak harcayacak zamanları olduğunu da  sanmam. Yani bu işin "yukardan inme" olduğunu şimdilik düşünmüyorum.

- Bu ispiyonlama meselesi, kifayetsiz muhterisler için öyle bir besin ki, yıllardır ulaşamadıkları ciğerlere "mundar" demek için can atanlara, ilaç gibi gelir. Tam da bu sebeple "Fetöcü" de izi kalsın, mantığıyla iftira atanlar çok olur. Bu olayda da, çekemeyenlerin ya da bir türlü yükselemeyenlerin hırsıyla atılmış bir iftira kokusu alıyorum. Bekleyip, görelim.

- Bu kişilerin oyuncu olmak dışında ortak noktası, muhalif ve sol görüşlü olmalarıdır. Kraldan çok kralcı olmaya çalışanların, "elimiz değmişken" mantığıyla muhalif sesleri ayıklama işgüzarlığına da çok dikkat etmek gerekir. Aksi durum, iktidarın, teröristleri temizleme davasına gölge düşerebilir.

- "Tiyatrocu tayfasından cemaatçilik beklemek, Marx'ın Fetöcü olduğunu beklemek gibi saçma" yazmış Twitter'da biri. Çok haklı. Dinbazlara kanan siyasiler misali, "kandırılmış  tiyatrocu" olmaz. Dinbaza kanacak olsa, sanatçı olamaz!

- Olabilecek en iyi son, bu kumpasın küçük insanların işi olduğunun hemen farkedilip, Ohal yetkisiyle Vali tarafından tüm oyunculara görevlilerinin iade edilmesidir.