Gazetevatan.com » Yazarlar » Hiroşima’ya bombayı bizim ünlüler attı!

Hiroşima’ya bombayı bizim ünlüler attı!

12 Eylül 2015 Cumartesi


Türkiye kor alev... Bu ülkede yaşayıp da yanmamak mümkün değil. Her gün değil her ân hatta eş zamanlı geliyor, şehit haberleri  artık. Bir yandan çocuklar ölüyor durmadan. Bir yavru beden kıyıya vuruyor, bir kız çocuğununki ise günlerce buzdolabında defnedilmeyi bekliyor. Alışıyor muyuz? Elbette hayır! Ama çok daha kötüsü oluyor; vahşet normalleşiyor. Sanki bu acı ve korku günlük yaşamın olağan bir parçasıymış gibi kanıksıyoruz. Acı çekerek yaşamaya alışıyoruz ki bu en beteri. Şikâyet ediyor ama asla yadırgamıyoruz.

Böyle zamanlarda elbette gündemle birlikte sosyal medya da hararetleniyor. Normaldir. Üstelik; özellikle Twitter’ın, olan bitenden haberdar olmak konusundaki etkin rolü tartışılmaz. Kimi siyasi gruplar için çalışan troller, gündemi saptırmak için “yalan bilgi üreterek ünlüleri hedef gösterme” çalışmalarını şu ara iyice hızlandırdılar. Memleketin gidişatı ile ilgili serzenişte bulunan bir ünlü olursa, aldığı emirle susturmak için hareke geçip, kuyruğunu sallayan trollerin, kendini bilmez ve dünyadan bihaber yavru trolleri hemen klavye başı yapıyor. Saçma sapan ithamlar havada uçuşmaya başlıyor. Elbette artık Twitter kullanımının bilincinde olan ünlüler de saldırıya uğradıklarında bunun paralı askerlerin kışkırtması olduğunu biliyorlar. Ama cahil cürrettine yenilip, trollere kapı kulluğu yaptığının farkına bile varamadan saçmalama Nirvanasına ulaşan bazı ezik hesaplar, fırsat bu fırsat kendilerini göstereyim derken sabır taşına isabet ettirip tam ortasından çatlatabiliyor.

Twitter sokağa taştı

Bu hafta, troller ve onların kuyruklarıyla birlikte oluşturdukları yaratığın hırlamasından nâsibini almayan ünlü isim kalmadı. Twittera bir giriyorum, takip ettiğim pek çok isim infilak etmiş durumda. Çünkü Twitter iftiraları, sokağa da taştı. Ahmet Hakan için oluşturulmuş yalancı beyanlar mı ararsınız, nerdeyse terörist ilan edilen Beren Saat aleyhine “Aşk-ı Memnu” yalısı önünde düzenlenen gösteriler mi arasınız, Bergüzar Korel’den Atilla Taş‘a kadar hedef gösterilenler mi ararsınız! Gerçi hiçbiri, dünya starı Fransız aktör Gerard Depardieu’yu Türk sanıp memleketten kovmak için küfür yağdıran troller kadar etkileyici değildi! Saldıranların amacı elbette, ülkenin gerçeğini saptırabilmek. Başarılı olabilmeleri mümkün değil kuşkusuz ama el oyaladıkları da bir gerçek. Para karşılığı çalışanlar neyse de sırf aidiyet yakalayabilme uğruna sefil olanların içindeki kötülüğü anlamak gerçekten zor. İftirayı, hakareti geçtik artık olay beddua boyutuna geldi. En son isyân da Bergüzar Korel’den geldi. Bergüzâr Korel ki haksızlıklar karşısında, her daim kibarlığını bozmadan itirazını dile getiren bir Twitter kullanıcısı. Özellikle de çocuk ölümleri söz konusu olunca... Açıkçası, genellikle bu Twitter tacizcilerini görmezden gelerek savuşturma konusunda da gayet başarılı. Ama bu hafta aldığı insanlık dışı bir tweet üzerine, onun da bardağı taştı. Üstelik tweeti atan kişinin profilinde bir kız çocuğu fotoğrafı var. Bir anneden geldiği anlaşılan kan dondurucu tweet şöyle: “@mhtp_ygd: Kocanla ağaçlar kesiliyor diye en önden yürüyordunuz. Şimdi fidanlarımız askerlerimiz gidiyor sesiniz çıkmıyor. Sende yetiştiriyorsun birtane Allah büyüktür!”

 

Bir annenin, bir başka anneye sırf ünlü diye “inşallah senin de çocuğun ölsün” diyebildiği bir dünyadan söz ediyorum. Ne hâle geldiğimizi görün istiyorum. Sebebi basit ama sonuç akıl almaz. Troller, Gezi Eylemleri sırasında Taksim Gezi Parkı‘na gittiği günden beri saldırıyor Korel’e. Şimdi de HDP’ye oy vermekle, PKK’yı desteklemekle ve hatta adeta terörist ilân edilircesine şehitlerin katliyle suçluyorlar. Sırf ona değil, hoşlanmadıkları her ünlü isme aynı şekilde iftirayla saldırıyorlar. Niyeyse tüm ünlülerin HDP’ye oy verdiğini iddia ediyorlar. Bu arada Bergüzar Korel bu güne kadar kime oy berdiğini hiç açıklamadı aslında. Şehitleri de, öldürülen kadınları da çocukları da hep rahmetle andı. Kürtleri ve HDP’yi, PKK ile özdeş kılmak için çabalayan trollerin oyunlarına şaşırmıyorum. Asıl; evinde fasulye pişirip, okuldan çocuğunun dönmesini beklerken tweet atan bazı annelerin, dizisini hiç kaçırmayacak kadar hayran oldukları bir kadına gizliden besledikleri kine şaşırıyorum. Sokakta görse fotoğraf çektirmek için sıraya girecek olanların aslında içlerinde besledikleri canavardan ürküyorum. Bir kıvılcımla yüzüne güldüğü komşusunu kesebilecek noktaya geldiğimizi görüyorum. Her şeyin faturasının ünlülere kesilebildiği, buna inanan aklı geçmişlerin oy verdiği sahiden benzeri olmayan bir ülkede yaşadığımızı gördükçe dehşete düşüyorum. Bana her gün gelen binlerce trol iftirasına alışkın olmama karşın, 2 yaşımdan hesap sorup “Deniz Gezmiş asıldığında nerdeydiniz” diyen adama yine de şaşırmaya devam ediyorum. “PKK’yı koruruken düşünseydin” diyenle “Ahmet Kaya’ya çatal attın” diyenin aynı iftiracı trolün tohumu olduğunu biliyorum da yine de bu kadar aklı karışık saldırganlığa hayret ediyorum. Hiç açıklamadığım halde, oy verdiğim partiyi uyduruktan ilân eden grupları ve onlara inanları şaşkınlıkla izliyorum. Ve evet artık itiraf ediyorum: İkinci Dünya Savaşı‘nı çıkaran da, Hiroşima’ya atom bombası atan da, bu ülkenin çivisini çıkaran da bizim bizim ünlülerimizdir. Depardieu de ayrıca baba tarafından Karadenizli’dir ve PKK’nın baş destekçisidir. Kesin bilgi. Yayalım lütfen!