Gazetevatan.com » Yazarlar » Keyif veren lüks öneriler

Keyif veren lüks öneriler

08 Ağustos 2015 Cumartesi


 
Biraz tutumlu olduğum söylenir, doğrudur da! Hatta bazı harcamalarda cimriliğe vardığımı itirâf etmeliyim. Aklıma yakın gelmeyen bir etiket söz konusu olduğunda, 3 lira da 3 bin liradan farksızdır benim için. Bir sakızın 50 kuruş olduğunu biliyorsam meselâ mümkünü yok 1 liraya alamam. Ne marka olursa olsun, iki yıkamada yakası kayacak penyeye, ne kadar ünlü olursa olsun, al hayvanı at mangala pişir et-balık lokantalarına, ayak bastı olarak plajlara ve kokoş mekânlarda Allahın lahmacununa dünya kadar para saymam. Lüksü de severim üstelik. Kalitesizliğe ise tahammül edemem. Ama annemin tâbiriyle, "enâyi parası"na da hiç gelemem. Birinci sınıf kaşmir bir palto ya da ömürlük bir çanta için para biriktirdiğimi bilirim ama içine pazardan alınmış yüzde yüz pamuk bir bluzu büyük keyifle giyerim. Şef mutfaklarının benzersiz lezzetlerini denemeyi de özel atmosfer sunan mekânlara gitmeyi de, el emeği göz nuru ürünlerin etiketine bakmamayı da bilirim. Tek kriterim vardır; paramın karşılığını almak. Benzersiz olduğunu hissetmeli ve harcadığıma değdiğini bilmeliyim. Hava atmak için değil, arkasında fikir, zevk ve emek olduğu zaman kesenin ağzını açmak isterim. Arada bir kendimi şımartmak için gündelik tutumluluğumdan ancak paramın karşılığını alıyorsam vazgeçerim.
 
 
Sürekli semt pazarlarını ya da yerel lokantaları paylaştığımdan olsa gerek, "biraz da yeni ve lüks şeylerden haber ver" diyen çok oldu bu ara. Ben de bu hafta, paranızın karşılığını alacağınız iki lüks öneride bulunuyorum size. Biraz kendini şımartmak isteyenler için  deneyip çok beğendiğim bir kişisel  bakım ve bir mekân paylaşıyorum.
 
Cilt sağlığına özen gösterenlere, HydraFacial MD
 
Kendi cilt bakımımı iyi ve kaliteli ürünlerle evde yapmayı seviyorum. Bana iyi geldiğine inandığım  ürünleri , ucuz-pahallı, beraber kombinliyorum. Dışarda cilt bakımı yaptırmaktan ise hiç hoşlanmıyorum. Hatta siyah nokta sıkılarak yapılanları zararlı buluyorum. Ama yeni tanıştığım bir cilt bakım sistemi beni sahiden çok şaşırttı. "Sistem" diyorum çünkü bu bir ürün ya da marka değil. HydraFacial MD, el değmeden, makine aracılığı ile , temizleme, bakım ve tedaviyi aynı anda yapan bir sistem. Bir yandan özel serum ve vakumlama aracılığıyla ölü deriyi temizlerken bir yandan da leke, gözenek açıklığı, aşırı yağlanma gibi sorunları tedavi ediyor. Amerika'da, 2013 yılından beri en iyi cilt tedavi ödülünü alan HydraFacial MD, bu alanda FDA onayı alan tek cihaz. Birlikte yaptığımız programlardan da tanıdığınız sevgili arkadaşım Pervin Bulgak o kadar tavsiye etti ki ben de denemekte sakınca görmedim. Kısaca; cilt için elektrik süpürgesi gibi diye tarif edebileceğim cihazın ucuna takılan  kişiye özel başlıklar aracılığıyla, bir takım asitler ve vitaminler içeren özel  serumlar  veriliyor. Ve sonra cilt resmen vakumla süpürülerek temizleniyor. En fazla 45 dakika sürüyor ve işlem bittiğinde, cildiniz yeni cilâlanmış parke gibi oluyor. Garip bir benzetme olduğunun farkındayım ama yüzümde hissettiğim temizlik, dip köşe ev temizliğine benzer bir duygu oldu.   Son aşamada da çizgileri doldurucu özel bir kolajen, tazyikle cilde nüfus ettirildiği için işlem bittiğinde inanılmaz sağlıklı, genç ve temiz bir görüntü oluyor. Özetle, sonunda cildiniz için gerçekten iyi ve sağlıklı bir şey yapmak istiyorsanız tavsiye ederim. Doktor gözetimi olmadan cildime krem bile sürdürmeyen pimpiriklilerden olduğum için Dr. Osman Şenel'in kurucularından olduğu Estanbul'da yaptırdım bu bakımı. Fiyatı 400-500 lira arası değişiyor, evet diğer bakımlara göre daha pahallı ama sonuç kesinlikle mukayese edilemeyek kadar iyi ve çok daha uzun süre etkili.
 
 
Keyifli,şık ve özgün mekân sevenlere, Il Riccio
 
Capri'nin Michelin yıldızlı restoranı, Bodrum'da... Eski Atemi Otel'in yerine gelecek Capri Palas henüz resmen açılmasa da plajı ve Il Riccio restoranı  ön açılışını yaptı ve hizmet vermeye başladı. En güzel koylardan, Cennet Koy'da açılan Il Riccio'ya giderken planınızı gündüzden yapıp, bu muhteşem coğrafyada denize girin derim. Mavi-beyaz tam bir Akdenizli atmosfere sahip Il Riccio, sakin ve şık bir akşam yemeği için ideal. Şimdiden, yerli yabancı oldukça kalbur üstü bir müşteri portföyü oluşmuş bile. Fiyatlar ucuz değil ama emin olun Bodrum'daki "beach" denilen havalı plajlardan daha pahallı değil. Örnek vermek gerekirse; makarnalar 55 lira civarı. Ama en azından "beach"lerdeki gibi uyduruk haşlama makarna değil, taze el yapımı servis ediliyor. Hizmet, atmosfer, dekorasyon çok özenli.Hele tatlı odası... Evet, sahiden özel soğutmalı bir tatlı odası var ki gerçekten cennet. Açık büfe servis edilen tatlılardan istediğiniz kadar almanın ücreti 40 lira. Belki ucuz değil ama ödediğinizin karşılığını alabileceğiniz bir mekân İl Riccio. Bodrum'da kaliteli, curcuna ve gürültüden uzak nezih ve şık  bir akşam yemeği hayal edenlere kesinlikle tavsiye ederim.