Gazetevatan.com » Yazarlar » Teog: Deneme ve yine yanılma!

Teog: Deneme ve yine yanılma!

12 Temmuz 2014 Cumartesi


Teog kabusu: MEB, 7 Temmuz pazartesi günü lise yerleştirme sınav sonuçlarını açıklayacağını ilân etti. Ama son yıllardaki her sınav sonrası olduğu gibi skandallar birbirini takip etti. Yıllardır süren, deneme-yanılma metodu ne yazık ki yine “yanılma” ile sonuçlandı. Ve 7 Temmuz sabahı ses çıkmadı, mahkemenin iptal ettiği sorulara göre hesaplanan puanlar, akşam üzeri nihayet açıklandı. Sonuçlar açıklandı, ama hala kimsenin içi rahat değil. Sınavlar yapılmadan evvel, veliler, okullar, öğretmenler yeni sınav sisteminin açıklarını ve doğacak problemleri bas bas bağırdı. Ben de defalarca, onların sesini sayfama taşıdım. Elbetteki her zamanki gibi yine dinleyen olmadı. Durum ortada. Mahkeme sonucuna göre, birinci dönem yapılan sınavdan 7 soru iptal edilmiş oldu toplamda. İnanılır gibi değil! Orta mektep çocuklarının sorularında nasıl 7 yanlış çıkar! Sanırsın Newton teoremleri, kuantum yasalarına göre yorumlanacak! Pes! Sahiden pes! Üstelik bu ilk değil! Geçen yılki sınavda da İngilizce sorularının çoğu iptal edilip, birinci sınıfı bitirmiş çocukların puanları tekrar hesaplanmış ve okul değiştirmelere yol açmıştı. Yani deneme yine yanılmıştı. Veliler şimdi hep bir ağızdan sesleniyor: Bir kere de yanılmayın! En iyisi siz artık çocuklarımızı deney tahtası yapmayı hepten bırakın!

Velilerin, MEB’den cevap beklediği sorular:

- Sınav öncesi tüm sorular eşit katsayılı ilân edilmişti. Yanlış sorular hesaptan düşünce, katsayılar değişti. Bu kural ihlâli değil midir?

- İptal edilen sorulardan sonra, eşit yanlış sayısına sahip öğrencilerden birinin diğerinin önüne geçiyor olması, adil midir?

- Din dersinden muaf olan öğrencilerin soru katsayısı, din bilgisi sınav sorularını çözenlerden farklı oluyor. Üstelik bu fark, isteğe bağlı değil. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının arasında genel sınavlarda eşitlik ilkesi Anayasa maddesi iken, ortaokul öğrencisi çocukların dinlerine göre ayrılması ve farklı puanlandırma yapılması eşitsizlik yaratmadı mı?

- Mazaret sınavı, bir taraftan güzel bir uygulama olmakla birlikte istismarların önüne geçebilmek için yeterli önlemlerin alınmamış olma ihtimali, velileri ilk gün itibariyle huzursuz etti. Sonuç: 48 bin öğrenci mazaret sınavına girmiş! 1000 değil, 2 bin değil, 48 bin öğrencinin aynı gün hastalanmış olması velilerde haklı olarak şüphe uyandırıyor. Acaba torpil yapıldı mı? Bazı öğrencilere sorular verildi mi! Daha önceki yıllarda üniversite sınavlarında da benzer olaylar yaşandığı için sınavlara karşı güvensizlik hakim. Şimdi herkes, 48 bin öğrencinin sınav sonuçlarını merak ediyor. Çoğunluğun başarı oranı yüksekse kuşkular da pekişecek. MEB, artık boynunun borcu olan bu konuyu aydınlatacak mı, mazaret sınavına giren öğrencilerin başarı puanlarını açıklayacak mı (isim vermeden de olsa) merak ediliyor?

- Mazeret sınavıyla ilgili bir başka itiraz da yine katsayılarla ilgili geliyor. Toplu sınavda, 7 soru iptal edildikten sonra puan hesaplandığı için katsayılar değişti. Ama mazeret sınav sorularında iptal olmadı. Dolayısıyla, mazeret sınavına girip iki fen yanlışı yapmış bir öğrenci, genel sınavda iki fen yanlışı yapmış bir öğrenciden yüksek puan almış oldu. Mazeret sınavına girenler, zaten torpilli olmuş oldu. Bu haksızlığı düzenlemek için ise hiçbir şey yapılmadı. Veliler bu duruma şaştı kaldı. MEB, bu durumun farkında mı? Böyle bir hatayı düzeltmek için ille mahkeme kararı mı gerekiyor, veliler bilmek istiyor.

- Sınav sorularını hazırlayanlar, sınava girse kaç puan alır? Önlerinde tüm kaynaklar açık ve birbirleriyle konuşmak serbestken, cevapları doğru olan sorular hazırlayamayan ve yedi yanlış yapanlar, kendileri sınava tabii tutulsa kaç net çıkarır? Bu sorunun cevabını doğru ve dürüstçe verebilecek var mı?