Gazetevatan.com » Yazarlar » İstanbul’a gökyüzünden bakmak

İstanbul’a gökyüzünden bakmak

28 Haziran 2014 Cumartesi


İstanbul’a hiç tepeden baktınız mı? Geçen hafta Instagram ustası Mustafa Seven fotoğraf tutkunları için düzenlenen helikopter turuna katıldım. Şehrin durumuna hem hayran oldum hem de çok kızdım.

BU hafta Mustafa Seven, bu_khaled, ahmet.erdem gibi Instagram’ın dünyaca ünlü fenomenleriyle İstanbul’u havadan fotoğraflama şansı buldum. Aslında helikopterden ödüm kopar. Ama İstanbul’u kuşların gördüğü gibi görmek ve fotoğraflamak çok büyük hayalimdi. Fotoğrafın üstadı, Instagram’ın starı Mustafa Seven arayıp da “gel Galata Kulesi’ni yukardan çekelim” deyince korkumu unutup helikoptere atladım. Açıkçası korkulacak bir şey de yokmuş. Son derece sakin ve konforlu bir geziydi.

ÇEKİME HAZIRLANIN

Fotoğraf meraklıları çekilen birbirinden güzel İstanbul fotoğraflarını @istonair hesabından takip edebilir. Bu arada öğrendiğime göre, Temmuz ayı ortasından itibaren İstanbul’u gökyüzünden seyretmek veye fotoğraflamak isteyenler için turlar başlayacakmış. Helikopteri komple kiralamak gerekmiyormuş. Bazı koltuklarda, fotoğraf makinenizi dışarı çıkarabileceğiniz küçük bir pencere var. Bence kesinlikle o koltukları tercih edin. Duyduğuma göre, fiyatlar kişi başı 65 Euro’dan başlayacakmış. İstanbul aşıkları ve fotoğraf meraklıları için büyük keyif olacağına eminim. Meraklılarına duyurulur.

Kuşbakışı İstanbul

Ne olursa olsun güzel hem de çok güzel. Elbette kaptanımız da bizi en çekici İstanbul manzarasında, gezdirdi. Boğaz, Tarihi Yarımada, Galata Kulesi, Karaköy, Kız Kulesi... Hele Kız Kulesi... Nazlı bir kız gibi denizin ortasında. Bir yandan da ürkütücü Istanbul, böyle yüzleşmek içini ürpertiyor insanın. Hani, “iğne atsan yere düşmez” derler ya, işte ben de helikopterden aşağı bir kürdan bıraksam emin
olun yere düşmezdi. Her yer bina ve ne yazık ki tarihi camilerimiz, havadan bile çirkin yapıların arasında sıkışık görünüyor. İnsan, yukardan, İstanbul’u bir maket gibi görünce, eliyle bir sürü binayı söküp atmak istiyor. İstanbul’a gerçekten de kuşbakışı bir temizlik gerekiyor. Bir yandan da hiç yeşil olmayışı dikkat çekici! Hep söylüyorum, “seyehat ettiğim kentlere bakınca, en büyük eksikliğimiz parklar” diyorum. Ne yazık ki helikopter gezisinde bu acı gerçek net bir şekilde gözümün önündeydi. Halk olarak soluklanıp dinlenebileceğimiz ve kentin nefes alabileceği parklarımız yok bizim. Neyse ki kaptanımız insaflı davrandı da bizi Üçüncü Köprü uğruna katledilen kentin tek ormanlık alanına götürmedi. Herhalde iki göz iki çeşme ağlayarak inerdim gökten, yere. Bizim gibi hunharca yaşadığı yeri paramparça eden evsahiplerine rağmen İstanbul yine de güzel. Hele araya biraz mesafe koyunca, ayıpları görünmez olunca yani kuşlarla beraber bakınca çok daha güzel...