Gazetevatan.com » Yazarlar » Geç gelen yaz geç gider

Geç gelen yaz geç gider

15 Eylül 2018 Cumartesi


Yaz geç geldi diye üzüldük ama bu, geç gideceği anlamına geliyor. Okullar da açıldı sahiller şimdi sakin. Dilediğiniz yere gidin...
 
Geç geldin yaz kusuruma bakma. Hiiiiç peşini bırakmaya niyetim yok, sizin de olmasın. Bu yaz epey rötar yaptı gelirken madem, şimdi yakalamşım, ben bırakmıyorum kendisini. Etrafıma bakıyorum sürekli bir ruh yenilgisi hali evlerde... 
 
“Yaz ne zaman geldi ne zaman gitti anlamadık” lakırdısı herkesin dilinde! Hayır efendim, kabul etmiyorum! Yani sahiden şu temmuz - ağustos nasıl geçti ben de anlamadım, onu kabul ediyorun. Bu güne kadar hiç böyle ne idüğü belirsiz hissettiğim bir yaz da olmadı, yeri gelmişken itiraf ediyorum. Ama pes etmek yok!
 
Evet biliyorum şu anda söylenmeye başladınız bana, evet biliyorum zaten seçimler yüzünden temmuz ortasını buldu yazı farketmeniz, çocuğu liseye başlayacaklar bu güne kadar yerleştirme için uğraştınız belki, üniversite sırası gelenler hepten yazı beklemekle geçirdiler, o arada dolar- euro derken bu liste böyle uzayıp gider...
 
Tüm bunları kabul ediyorum ama “pes etmeyin” diyorum! Kış her anlamda çetin geçecek belli oldu, fırtına öncesi sessiz kalmamalı, artan dövize rağmen son demini yaşayan tatil beldeleri ucuzladı. Hem kendinize hem esnafa bir güzellik yapmanın tam sırası. 
 
Önümüz mevsimlerin kraliçesi “sarı yaz”... Eğer nispet yapmak gibi olmayacaksa bu satırları size Bodrum’dan yazdığımı söylemek isterim. Üzerimde hala  pazardan alınmış en tirilinden bir elbise ama akşamları sıcaktan yapışmıyor üzerime... Ağustos böcekleri de sanırım benimle aynı fikirde, onlar da bu yazdan pek bir şey anlamamış ki artık sessizleşen gecenin içinde ötmekte. Begonvillerim bile yeni coştu benim, şu aralar en çılgın pembede ama aralarda kızıl yapraklar da görünmekte. Rüzgarlar bitti, Eylül’ün ikinci yarısı itibari ile artık deniz kaymak kesmiş süt görünümünde.
 
Yan yana sıralı mekanlardan çıkıp hunharca birbirine karışan sesler, abuk plaj partileri trafiği, yeni moda nargile dumanı satan kafeler, yaz sıcağı ile buharlaşıp gitmişler. Ağız tadı ile bir sakin yemek yemek vakti şimdi, lafını duyurmaya çalışmadan, yan masa ile burun buruna oturmadan, servis almak için çırpınmadan... Çılgın çocuk bağırışlarından eser kalmadı, saymış mıydım? Hesapların kendine bir çeki düzen vermiş olması da tatlı niyetine... Her neyse, lafı daha fazla dolandırmayayım, bu sarı sıcak tüm kıyılarda çok güzel, gelsene...
 
En güzeli şimdi...
 
“Çok sıcakla zaten aram yok” diyenlere: Ayvalık, Çeşme, Karaburun, Sığacık, Foça. Hatta varsa imkanın atla arabaya, her gün bir yerde konakla.

“Ah hep istiyorum ama kalabalığı olmasa” diye düşünenlere: Bodrum, Bodrum, Bodrum, bin kere Bodrum. Ölüdeniz, Fethiye, Marmaris, Kaş, Kalkan.

“Deniz, güneş ve ben” diye iç geçirenlere: Bodrum, Datça, Bozburun, Selimiye, Olympos

“Oturmaya mı geldik” diyenlere: Likya Yolu veya Karya Yolu hatta Kapadokya

“Yeşilciyim” diyenlere: Karadeniz. Unutmayın, Karadeniz’de iklim farklı işler, Temmuz en çok yağan zamandır bu sebeple adı “çürük ay”dır. Eylül-ekim, Karadeniz’in tam zamanıdır.

“Hem güzel yemeğe hem tarihe doymak” isteyenlere: Gaziantep, Şanlıurfa, Mersin, Arsus, Mardin, Halfeti, Göbeklitepe, Hasankeyf ya da beyaz prenses Pamukkale. (Ören yeri giriş ücretine yüzde 43 zam gelmiş bu arada!)

“Daha ekonomik olsun” diyenler: Bademli, Kalem Adası, Garip Adası, Mordoğan, Karaburun, Seferihisar, Erikli- Saroz, Safranbolu, Amasra, Mudanya- Tirilye-Cumalıkızık.

Not

Çöpleri toplayalım
 
Bugün Dünya Çöp Toplama Günü, hadi çöp toplamaya! Çek videonu sonra at insta’ya, örnek ol şu yukarıda yazdığım yerleri tatil sonrası çöplüğe döndürüp bırakan insanlara!