Gazetevatan.com » Yazarlar » Dünya’nın harikaları ve internet yalanları

Dünya’nın harikaları ve internet yalanları

06 Ocak 2018 Cumartesi


İnternet üzerinden dünyanın yeni yedi harikası seçildi. Biz biz olalım bir daha böyle bir organizasyon yapılırsa tam gaz oylayalım...
 
Dünya’nın yedi harikası M.Ö. 2’nci yüzyılda Bizanslı filozof Filon tarafından belirlenmiş. Kim bilir belki de o civarları gezdiği içindir yedi harikayı da Akdeniz Havzası’ndan seçmiş Pilon ve yedi insan yapımı mekanı kayıtsız şartsız kabul ettirerek tarihe yazdırmış. Gitmesek de görmesek de bizim olan köy misali, göremediğimiz bu yapılar da biz insanoğlu için hep “en güzel” kalmaya devam etmiş. Malumunuz, yedi harikadan bir bütün olarak sadece Mısır’ın Giza  Piramitleri’nden Keops bugüne geldi, diğerleri ya efsaneler arasındaki yerini aldı ya da ikisi ülkemizde bulunan örneklerde olduğu gibi harikalardan geriye sadece bir zamanlar var olduklarına dair izler kaldı. Gelin, bir hatırlayalım Dünya’nın yedi harikasını; İskenderiye Feneri, Babil’in Asma Bahçeleri, Zeus Heykeli, Artemis Tapınağı, Rodos Heykeli ve Halikarnas Mozalesi... Artemis Tapınağı Efes’te, Halikarnas Mozalesi de Bodrum’da bulunuyor ve yapıların tamamı olmasa da en azından kalıntılar gezilip görülebiliyor.  
 
Yeni harikalar...
 
Bir yandan da seyahat severlerin Dünya’nın harikalarını gidip keşfetme arzusuna turistik anlamda hizmet etmesi için olsa gerek “İnsan yapımı eserlerin yok olmasına dikkat çekmek” gerekçesi ile İsviçre’de kurulan ve üyeleri arasında eski UNESCO Başkanı Federico Mayor ve dünyaca tanınmış mimarların da bulunduğu N7W Vakfı, Dünya’nın “yeni” yedi harikasını seçmek için internet üzerinden bir oylama başlattı. Elbette önce yedi harika için mühendislik ve mimari olarak içinde harikalıklar barındıran eserler seçildi. Bunların içinde ülkemizden Ayasofya da vardı. Paris’in Eyfel Kulesi’nden, Barcelona’nın La Sagrada Familia’sına, Sydney Opera Binası’ndan Özgürlük Anıtı’na, Kremlin Sarayı’ndan El Hamra Sarayı’na, birbirinden özel ve güzel yapılar aday gösterilip, oylama başlatıldı. Tabii ki çağımızın mecrası internet üzerinden oylama yapılınca, hangi ülkenin nüfusu çoksa ve hangi ülke bu oylamaya baş koyduysa, yeni harikalar da oralardan çıkmış oldu.
 
10 sene evvel belirlenen yeni harikalar aklıma nerden geldi diye merak ettiyseniz söyleyeyim, Rio’daki İsa Heykeli’ni gidip gördüm yılın sonunda. Corcovado tepesindeki bu heykel de yeni harikalardan biri seçildi. 80 yıllık heykel güzel güzel olmaya ama bizim 1500 yıllık Ayasofya’mızın yanında esamesi okunmaz. Ordan da bir başka yeni harika Machi Pucchi’ye tırmanmaya karar vermiştim ki hava muhalefeti sebebiyle gidemedim. Sonradan Perulular’ın da bu internet oylamasında en çok oy kullananlardan ve kampanya yapanlardan olduğunu öğrendim. Yoksa her ne kadar çok geri kalmış bir coğrafyada mühendislik harikası olarak görülse de, nihai neticede Avrupa’da Rönesans varken inşa edilen İnka Tapınakları da bu listede zor olurdu gibime geliyor. 1500’lü yıllarda inşa edildiğinde henüz tekerlekten haberleri yokken o taşları nasıl kat kat dizdiler diye mi şaşırmalı, yoksa 4 bin yıllık tekerlekten haberleri olmamasına mı daha çok şaşırmalı, karar sizin!
 
Yeri gelmişken Dünya’nın yeni yedi harikasını sayalım ama bu oylamanın internetten yapıldığını hatırlatıp, Çin, Hindistan ve Brezilya gibi nüfusu çok olan ülkelerdeki yapıların seçildiğine de dikkat çekelim! Ürdün’deki Petra, Çin Seddi, Brezilya’daki Kurtarıcı İsa Heykeli, Peru’daki Machu Picchu, Meksika’daki Chichen Itza Piramidi, Roma’daki Kolezyum ve Hindistan’daki Tac Mahal. Mutlaka hepsi güzel ama İtalya’daki Kolezyum ve Ürdün’deki Petra dışındakiler nüfus gücüne kuvvet internette oy almışlar belli ki! Biz de antik dünyanın yedi harikasından ikisine ev sahipliği yapıyorken, yeni dünya harikalarına Ayasofya ile yaklaşmışız ama 2000’lerin başında daha internetkolik olmadığımızdan sebep oylamaya çok önem vermemiş ve son anda liste dışı kalmışız. Biz biz olalım bir daha böyle bir organizasyon yapılırsa tam gaz oylayalım çünkü her ne kadar biz Ayasofya’nın, Efes’in, Mimar Sinan eserlerinin eşsiz olduğunu bilsek de bunu dünyaya ilan edip, turist çekmenin yollarını göz ardı etmemeliyiz. Bu arada Mimar Sinan demişken bir küçük bilgi de vereyim, yeni harikalar arasına giren Tac Mahal, Sinan’ın çırağı Mehmet İsa Efendi tarafından yapılmış... 
 
Biz ucundan kendimize paye çıkamayı severiz ya, yeni harikalardan payımıza düşeni de hatırlatmak istedim.