Gazetevatan.com » Yazarlar » Türkiye’de baba olmak

Türkiye’de baba olmak

03 Aralık 2017 Pazar


AÇEV’in  “İlgili Babalık” araştırmasına göre, Türkiye’de babalar en çok TV izleyerek çocuklarıyla vakit geçiriyor. 

Çocuklarla iligili her tür sorumluluğun annelere yüklendiği ülkemizde, dikkat edin, en iyi baba modeli kendini “Yardımcı olmaya çalışıyorum” diye tarif ediyor. Sadece bu sözden bile babaların çocuğun bakımını üstlenme sürecinden kendilerini muaf tuttuğunu anlamak mümkün. Büyük bir gurur, tevazu ve iyi kalplilikle “Ben her konuda eşime yardımcı olmaya çalışıyorum, elimden bu kadarı geliyor, daha ne yapayım” cümlesindeki yardımcı olmak fiili aslında tüm bilinçaltını açığa vuruyor. Öyle ya, birine yardımcı olmak demek, aslında hiç sorumluluğumuz olmayan bir konuda, sırf iyi kalpli ve yardımsever olduğumuz için, üstümüze vazife olmayan işlerde birine destek vermek demektir. 

 

AÇEV’in, 6’sı profesör olmak üzere güçlü bir uzman ekip ile yürüttüğü saha çalışması ve araştırma, çoğunu tahmin ettiğimiz gerçekleri, bilimsel olarak önümüze koyuyor. Şunu biliyoruz ki, çocuk gelişimi ve sağlığı için anneler kadar babaların da ilgisi ve eğitimi önemli. Babalık, doğumla değil sonradan öğrenilebilir bir kavram. İlgili babalarla büyüyen çocuklar, daha uyumlu, okulda daha başarılı ve daha akıllı oluyor. Hem devlet kurumlarının, hem özel kuruluşların, anne-çocuk sağlığı ve eğitimine verdiği önemi artırıp, babalara çok destek vermesini umuyorum. Toplumsal gelişim, sağlıklı yeni nesil ve sağlam aile yapısı için anne-baba-çocuk birlikte gelişmeli. Teşekkürler AÇEV
 
AÇEV’in 51 ilden 0-10 yaş grubu çocuğu olan 3235 baba ile yürüttüğü anket ve “İlgili babalık” araştırmasına göre durum şöyle...
Geleneksel-Ataerkil babalar: Ülkemizde en yaygın babalık modeli, tahmin edebileceğiniz gibi “geleneksel babalık” kategorisi. Geleneksel babalar, değişime kapalı, otoriter ve çocuklarına mesafeli. Ailenin reisi olarak sorgulanamayan, şiddete eğim gösterebilen ataerkil babalar, çoğunluğu oluşturuyor.
Yeni geleneksel babalar: Geleneksel babalara göre biraz daha yumuşamış, kız çocuklarıyla yakın ilişkiler kurmaya çalışan ”yeni geleneksel babalar”, ülkemizde en sık rastlanan ikinci baba kategorisi.
Hevesli babalar: Geleneksel babalık algısı taşıyan ama ilgili baba olma hevesindeki babalar yaklaşık dörtte bir oranında var ve toplumsal değişimde önemli rol oynuyor.
Gayretli babalık: Biraz da zorunluluk hissettiği için geleneksel babalık modelinin dışına çıkmaya çalışan babalar.
Çizgi dışı babalar: Toplumsal cinsiyet rolleri bakımından tamamen eşitlikçi, babalığı önemseyen, çocuğunu iyi yetiştirmek için kendini geliştirmeye çalışanlar sayıca çok azlar.
 
Babalar neler talep ediyor?
 
Ülkemizde babaların yarısı çocuğunu hiç tuvalete götürmemiş, üçte birinden fazlası çocuğunun altını değiştirmemiş,tırnaklarını kesmemiş. Türkiye’de babalar en çok TV izleyerek çocuklarıyla vakit geçiriyor. 4-10 yaşa grubunun yüzde 86’sı gibi büyük çoğunluğu babalarıyla televizyon karşısında bir araya geliyor. Birlikte kitap okuma, zeka oyunları ya da kutu oyunları oynama ise babalarla en az yapılan etkinlikler. Baba-oğul maça gitmek bile nadir yapılan faaliyetlerden.
Erkeklerin, çocuklarına “soyunu devam ettirme gibi cinsiyetçi sosyal değerler yükledikleri oranda, olumlu babalık davranışları zayıflıyor.
Çocukları psikolojik değer olarak gören yani çocukların mutluluk, neşe getirdiğini düşünen babalar daha ilgili babalar olarak karşımıza çıkıyor
Çocuklarına ekonomik değer yükleyen, yaşlandığında kendisine bakacağını düşünen baba modeli alt sırada olmakla birlikte yine de var.Annenin eğitim seviyesi arttıkça babalar daha ilgili ve olumlu davranışlar sergiliyor.Lise mezunu annelerin olduğu evlerde babalar daha az cezalandırıcı davranıyor.
Çok yoğun çalışan babalar, çocuklarına karşı ilgisizleşiyorlar.
Bugün bile erkeklerin çoğu, kadının yeri geldiğinde kocasına karşı sessiz olması gerektiğini, kocanın sözünü dinlemesi gerektiğini düşünüyor.
Babaların en sık uyguladığı ceza yöntemi yasaklama. Önemli bir kısım baba, çocuğuna “Şöyle bir vurmayı” fiziksel lşiddet ya da dayak olarak görmüyor.