Gazetevatan.com » Yazarlar » TEOG neydi ne oldu, ne olacak?

TEOG neydi ne oldu, ne olacak?

24 Eylül 2017 Pazar


TEOG kalktı, 1,5 senedir sınava çalışan öğrenciler ellerinde kalem, makus talihlerindeki bilinmezlikle baş başa kaldı. İşte en çok sorulan soruların yanıtları...

TEOG, liseye geçiş sınavına son 4 yıldır verilen isim. Aslında son 15 yıldır, farklı isimlerle anılsa da hayatımızda farklı formlarda hep vardı. 2000’li yıllarda sırasıyla LGS, OKS, SBS ve TEOG adı altında çeşitli sınav sistemleri denendi. 15 yılda altı Milli Eğitim Bakanı değişti ve her gelen, “Bize güvenin, bu seferki en iyisi” diyerek yeni bir model denedi; deneme yanılma yöntemi sürekli yanılma ile sonuçlandı, her gelen gideni arattı, hepsi başarısız olduğu için koltuğunu kısa sürede başka bir isme bıraktı. Bu arada sorun sadece denenen sınav sistemlerinin işe yaramazlığı değildi, skandallar da peşi sıra geldi. İki yıl sonra komple iptal edilen sınavlardan tutun, soruların önceden çalınmış olduğunun ortaya çıkmasına kadar pek çok gencin hakkını yiyen, emeğini çöpe atan ve yaşamını savuran hatalara imza atıldı. Tüm bunlar, bir kere olsun hatasız bir sınav yapamamaktan kaynaklandı.

TEOG’a ne oldu?

Kendinden öncekiler gibi yandı bitti kül oldu. Bir anda... Elbette sınavların hatasız sorulardan oluşması, doğru seviyede bir sınav yapılarak öğrencilerin kapasitelerine göre yerleşebilmesi, yani daha sağlıklı ve ayırdedici bir sınav olması için beklenti içindeydik. Ama yeni bir sistem oluşturulmadan eskisini kaldırmak da neyin nesiydi,kimse bilemedi. Bir başka dal tutmadan, tuttuğumuz dalı da bırakarak muhtemel bir düşüşe geçtik. İşin ilginç yanı, koskoca memlekette ne olacağını bilen yok! Cumhurbaşkanı neyi istemediğini söyledi. İstenilmeyen kalktı, ama istenilen neydi, ona bakacak vakit kalmadı! 1,5 ay sonra girecekleri sınav için 1,5 senedir çalışan öğrenciler ellerinde kalem, makus talihlerindeki bilinmezlikle baş başa kaldı. Veliler de ders kitapları, etüdler ve derslere harcadıkları paraları çöpe attıklarıyla kaldı. Geriye kesif bir panik ve 1,5 milyona yakın öğrencinin kaderini belirleyecek büyük bir bulmaca kaldı.

Bundan sonra ne olacak?

Adı ne olursa olur ama mecbur yine bir sınav olur. Emir şu an büyük yerden olduğu için hiçbir bakan ve eğitimci çıkıp da “sınavsız olmaz” diyemiyor. Belli ki araya zaman girsin, keskin sözler biraz unutulsun da Cumhurbaşkanı’nın emrine riayet edilmemiş gibi olmasın diye bekleniyor. O arada yeni denenecek sınav üzerine çalışılıyordur muhakkak. Muhtemelen mayıs ayında bir sınav yapılır. Özel okullar bu sınava tabii olabilir, ortak olarak toplanıp “özel okullar sınavı” da yapabilir. Bu arada, ortalamalar, sanat spor vs. ile gelen puanlarla torpilin kapısı aralanır, zaten eşitsiz eğitim şartları olan çocukların arasındaki yarık daha da açılır.

Sınavsız olamaz mı?

Olmaz! Keşke sınavsız herkes istediği okula girebilse... Benim de gönlüm Finlandiya modeli ister ama olamaz! Finlandiya’nın 10 katı öğrencimiz olmasına karşın yüzde 1 oranında bile iyi okulun bulunmadığı ülkemizde, 500 bin öğrencinin aynı 15 okul için yarıştığı eğitim sistemimizde sınavsız yerleştirme olamaz! Ha ille de sınavsız yerleştirirsen de orda adalet ve eşitlik olmaz. Ha MEB Bakanı, “bize güvenmiyorsunuz ama Finlandiya da değişim yapıyor” diyor ya, Finlandiya her değişimde eğitimde zirveyi, biz her değişimde dibi zorluyoruz da ondan sayın Yılmaz!

Cumhurbaşkanı, ‘‘eskiden her okul kendi sınavını yapıp, ayrı alırdı” dedi,

bu sistem işler mi?

Maalesef teknik olarak olamaz. 1956 yılındaki sistemi bugünün nüfusuna uyarlamak sizce mümkün mü? Kolejlerde okuyanların parmakla gösterilecek kadar az olduğu günler geride kaldı. O tarihlerde, 100 kişinin başvurduğu Robert Kolej bugün sınav yapsa 500 bin öğrenciyle karşı karşıya kalır. Hiçbir okul maddi-manevi böyle bir sınavı kaldıramaz. Özel Okullar Birliği bünyesinde birleşip, hatta belki ücret karşılığı sınav yapabilirler. O zaman da çok sevdiğimiz “Robert’teki çoban çocuk”, ancak ”bir varmış bir yokmuş” diye başlayan masallarda olur.

Hane adresine göre yerleştirme olur mu?

Adaletsiz olur. Emlak piyasasına faydası olur da Anadolu’daki çocuğun ya da şehirlerin kenar bucak mahallelerindeki umut vaadedecek öğrencinin ocağına kibrit suyu olur.

Öğrencinin puanına göre yerleştirme olur mu?

Bizim ülkemizin bugününde olmaz. Puana göre yerleştirme, yolsuzluğun, rüşvetin, torpilin kökünün kazındığı, vekillerin kendilerine hediye edilen gömleğin bile halka hesabını verdiği, en küçük bir şaibede bakanların istifa ettiği ülkelerde olur. Bizim ülkemizde olursa, olan garibanın çocuğuna olur.

Ne yapılırsa güzel olur?

Hatasız ve öğrencinin algısını ayırt edici sorulardan oluşan nitelikli bir sınav olursa, çocuklardaki psikolojik baskıyı hafifletmek için birden fazla sınav hakkı olursa, ezbere dayalı değil, algı ve düşünme becerisini ölçen Pisa testi benzeri sorular sorulursa, kimlerin işine geldiği belirsiz saçma iptaller yapılmazsa...İşte o zaman sınavla da güzel olur.