Gazetevatan.com » Yazarlar » Kıbrıs halkı kazandı

Kıbrıs halkı kazandı

10 Aralık 2016 Cumartesi

‘Karanlıkta okula gidilmez’ diye başlatılan protesto sonucuda yaz saati uygulaması kalktı.


Boynuz kulağı geçti, "Yavru Vatan" dediğini dinletti! Geçen haftaki yazımı Kıbrıs'tan yazmıştım. Tiyatro oyunum için gitmiştim. Maalesef, sabah okula giden servisin kaza yapması sonucu iki lise öğrencisi hayatını kaybedince, Kıbrıs haklı olarak yasa boğuldu ve Cumhurbaşkanı tüm etkinlikleri iptal etti. Oyunumuz da iptal olunca, sokağa dökülen halka karıştım ve yaşananları takip edip, köşemde anlattım. Türkiye'ye uyarak "Yaz saati" uygulamasında kaldığı için hükümeti suçlayan halkta ciddi bir infial vardı. "Karanlıkta okula gidilmez" diyen halk Başbakanlık önünde, slogan ve yumurta attı. Tüm gün oldukça sert protestolar devam etti. Ben de bu tabloya şahit olduklarımı anlattığım yazımın sonunu "Görürsünüz Kıbrıs halkı bir yaptırımda bulunacak, hiç olmazsa okul ve mesai saatlerini ileri aldıracak" diye noktaladım. Fikir-i takip yaptığımda, haklı çıktığımı gördüm. Kıbrıs'ta okul ve çalışma saatleri, halkın isteği doğrultusunda yeniden düzenlendi. Bu haftadan itibaren okullar için 08:30- 13:30, kamu personeli için 08:30- 16:00 saatleri belirlendi. Peki ya bu arada bizde karanlık günler nasıl birbirini takip etti?

Yaz saati uygulaması bünyeye uygun değil

"Yaz saati uygulamasından vazgeçilsin" etiketi her gün sosyal medyada zirve yaptı. Haber bültenleri, her gün halkın sorununu ekrana taşıdı. Her sabah, anneler karanlıktan şikayet eden twitler attı, imza kampanyası başlar başlamaz 40 bini geçti. Her sabah karanlıkta işe gitmek zorunda olanlar hükümete yalvar yakar mesajlar attılar. Psikologlar, insanların günden güne bunalıma girdiğini çünkü "yaz saati uygulamasının" insan bünyesine uygun olmadığını söylediler. Okula yürüyerek giden binlerce küçük çocuk, sosyal medya kullanamadığı için sesini yükseltemedi sadece gittikçe zifiriye çalan karanlıkta titremekle yetindi. Anneler, çocukların okul çantalarına fener astı, her gün bir pedofili vakasının yaşandığı Türkiye'de, kapkara sokaklara yürekleri ağızda, bakakaldı. Sabahları 06'da evlerde ışıklar yandı, ikinci ders zili çalana kadar hala lambaya ihtiyaç vardı. Tasarruf edelim derken, elektrik sarfiyatı arttı. 80 milyonluk ülkede şikayetler, yakarışlar arşa yükseldi de gene de duyan olmadı. Korumalı arabalarla, alttan ısıtmalı koltuklarla çocuklarını okula yollayan büyüklerimizin kurşun geçirmez camları belli ki aynı zamanda ses geçirmezdi. Kıbrıs, "katil hükümet sloganlarıyla" isteklerini dinletirken, güzellikle, şikayetini dile getiren vatanın anasında dertler boğazda tıkalı kaldı. Gecesi gündüzüne karışmış bedenler, kör karanlığa uyum sağlayamayan zihinler, gün  geçtikçe gecenin derinliğinden gelen soğuğa mahkum, yaşamla mücadeleye bırakıldı. Kısaca, halkın sesine kulak veren bir hükümet kulu çıkmadı.

Demek ki neymiş, "boynuz kulağı geçermiş"... Bundan böyle kimse "Yavru Vatan" demesin. "Ana"sı ağlıyor vatandaşın bu karanlık günlerde, herkes bunu böyle bilsin!