Başbakan Yıldırım rakam verdi! 35 milyar dolar...

AA |  25 Şubat 2018 Pazar - 13:10 | Son Güncelleme : 25 02 2018 - 16:31

Başbakan Binali Yıldırım, milli denizaltı projesi Murat Reis'in ilk kaynak töreninde konuştu. Başbakan Yıldırım, "Bugüne kadar savunma sanayimize yaptığımız yatırımlar 35 milyar doları geçmiştir. Ayrıca savunma sanayimizin ihracat kapasitesi 2 milyar doların üzerine çıkmıştır"dedi.


Başbakan Binali Yıldırım, "Tamamen PKK/PYD/YPG-DEAŞ  bölgeden temizlendikten sonra evlerinden, barklarından ayrılmak durumunda kalan  ve Türkiye'de misafir ettiğimiz yaklaşık 350 bin Afrinli topraklarına dönecek,  orada huzur içerisinde yaşamlarını devam ettirecekler." dedi. 
 
 
Yıldırım, Kocaeli'deki Gölcük Tersanesi Komutanlığında düzenlenen  Muratreis Denizaltısı ilk kaynak töreninde, kendisini en fazla heyecanlandıran  açılışlar, temel atmaların, denizcilikle, gemi inşaatıyla ilgili konuların  olduğunu, çünkü meslek hayatının büyük bir kısmını gemi inşa konusunda çalışarak  geçirdiğini anlattı.
 
 
O yüzden bir gemi inişi, ilk kaynak merasimi ve denizcilikle ilgili  etkinliklerin kendisini çok heyecanlandırdığını dile getiren Yıldırım, biraz  sonra ilk kaynağını yapacakları yeni nesil denizaltıların, Deniz Kuvvetlerinin  imkan ve kabiliyetlerine büyük bir katkı sağlayacağını, deniz hudutlarının,  denizle alakalı menfaatlerin, ülke savunmasının layıkıyla yerine getirilmesi için  önemli bir görevin ifa edileceğini belirtti.
 
Türkiye'nin savunma sanayisinde son 15 yılda önemli yol aldığını  anlatan Yıldırım, bir yandan yerlileştirme ve millileştirme adımı atılırken,  diğer yandan da Ar-Ge faaliyetleriyle savunma ve caydırıcılık kabiliyetini  geliştirmenin gayreti içinde olduklarını aktardı.
 
Toplam 35 milyar dolar yatırım
 
Günümüz dünyasında bir ülkenin savunmasında dışa bağlılığın asgari  düzeye indirilmesinin çok önemli olduğunu vurgulayan Yıldırım, "Bu gerçeğin  bilincinde olarak göreve geldiğimiz ilk yıldan, 2003 yılından beri savunma  sanayimize yatırım yaptık. Bugüne kadar savunma sanayimize yaptığımız yatırım  tutarı 35 milyar doları geçmiştir. Ayrıca savunma sanayimizin ihracat kabiliyeti  de 2 milyar doların üzerine çıkmıştır. Savunma sanayinde yerli katkı oranımız  yüzde 24'lerden yüzde 65'i bulmuştur. Bu önemli bir gelişme olmakla beraber  yeterli değildir. Asıl olan kritik teknolojilere, yüksek teknolojilere sahip  olacak ürünleri yerli ve milli imkanlarla yapabilmektir." diye konuştu.
 
 
Bu yolda Mili Savunma Bakanlığının, Savunma Sanayi Müsteşarlığının  bağlı şirketlerinin yoğun bir çalışma içinde olduğunu belirten Yıldırım,  sözlerine şöyle devam etti:
 
"Geçen gün Sayın Cumhurbaşkanımızın başkanlığında gerçekleştirdiğimiz  Savunma Sanayi İcra Komite toplantısında, gerek denizde gerek havada gerekse  karada, hatta jandarma ve sahil güvenlik alanında bir çok yeni projenin  başlamasını gerçekleştirecek anlaşmaları onayladık. Bu projelerin toplam tutarı,  10 milyar dolar civarındadır."
 
 
Türkiye'nin, bölgesinde sadece kendi topraklarının bütünlüğünü,  sınırlarının güvenliğini, vatandaşlarının can ve mal emniyetini sağlamakla  kalmadığını, bölgedeki istikrarsızlıkların da ortadan kaldırılması için önemli  bir katkı sağladığını ifade eden Yıldırım, şunları kaydetti:
 
"Terör örgütüyle gerçek anlamda mücadele eden ülke Türkiye"
 
"Geçtiğimiz yıl gerçekleştiriğimiz Fırat Kalkanı Operasyonu ile 2 bin  kilometrekareden fazla bir alan, DEAŞ, PYD, YPG, PKK bölücü terör örgütlerinden  temizlenmiş ve bugün orada daha önce evlerini, barklarını, yerlerini, yurtlarını  terk etmek zorunda kalan mazlum, mağdur Suriyeliler, kendi topraklarına dönme  imkanı bulmuş, bugün itibariyle 140 bin kişi bu bölgede yerleşmiştir. Sadece  orada açılan okullara devam eden çocuk sayısı 160 bindir. Bölgeyi 7 yıldır iç  savaşla büyük bir kaosa sürükleyen, 'bölgeye istikrar getireceğim' diye adeta bir  istila projesi içinde olan emperyal güçler, bölgede ne Suriye'ye istikrar ne  bölgedeki insanların derdine çare olmak için ciddi bir adım atmamışlardır. Bunun  tek istisnası var; o da Türkiye'dir... Gerek DEAŞ ile gerek bölücü terör  örgütüyle gerçek anlamda mücadele eden ülke Türkiye'dir."
 
Fırat Kalkanı ile 3 bin 600 DEAŞ militanının etkisiz hale  getirildiğini, şimdi de Afrin'de Türkiye'ye, ülkenin güney sınırlarına yönelik  tacizlere son vermek, vatandaşın can ve mal emniyetini sağlamak, diğer yandan  Afrin'de yaşayan yaklaşık 500 bini bulan Arap, Kürt, Türkmen ve diğer etnik  unsurları bölücü terör örgütünün zulmünden kurtarmak için Zeytindalı Harekatı'nın  başlatıldığını belirten Yıldırım, gelinen noktada, alanın terör örgütlerinden,  yerleşim yerleriyle, köyleriyle bir bir temizlendiğini kaydetti.
 
Başbakan Yıldırım, "İnşallah tamamen PKK, YPD, YPG, DEAŞ bölgeden  temizlendikten sonra evlerinden, barklarından ayrılmak durumunda kalan ve  Türkiye'de misafir ettiğimiz yaklaşık 350 bin Afrinli topraklarına dönecek, orada  huzur içinde yaşamlarını devam ettireceklerdir." dedi.
 
 
'HİÇ KİMSE YANLIŞ HESAP YAPMASIN'
 
Başbakan Binali Yıldırım, Türkiye'nin bugün hem yurt  içinde hem yurt dışında terörle etkin mücadele ederken, bazılarının fırsatı  ganimet bilerek Ege'de, Akdeniz'de birtakım komplolar, birtakım tezgahlar peşinde  olduğunu belirterek, "Buradan açık ifade ediyorum; şartlar ne olursa olsun  Türkiye, Deniz Kuvvetleri olarak her hal ve şartta ülkesine yönelecek her türlü  tehdidi bertaraf edecek güce sahiptir. Hiç kimse yanlış hesap yapmasın." dedi. 
 
Kocaeli'deki Gölcük Tersanesi Komutanlığı'nda düzenlenen Muratreis  Denizaltısı ilk kaynak töreninde konuşan Yıldırım, bugün ilk kaynak töreni  yapılacak Murat Reis Denizaltı'nın yeni nesil bir denizaltı olduğunu söyledi.
 
Başbakan Yıldırım, "Bu denizaltı tamamlandığında ve tabii 6  denizaltıdan oluşan bir paket bunlar tamamlandığında uzun yıllar Deniz  Kuvvetlerimize hizmet edecektir. Yeni denizaltı projesi tabii bir Alman-Türk  ortaklığıyla devam ediyor. Bu projeyle birlikte Gölcük Tersanesi  Komutanlığı'ndaki altyapı da bu vesileyle iyileştiriliyor ve tersanenin özellikle  denizaltı yapımında uzmanlaşmasının daha da gelişmesine fırsat tanınıyor."  şeklinde konuştu.
 
 
Bütün tezgahların, imalat hatlarının bu vesileyle Gölcük Tersanesi'ne  kazandırılmış olduğunu ifade eden Yıldırım, mevcut denizaltıların havadan  bağımsız sevk sistemine sahip olmadıkları için uzun süre deniz altında  kalamadıklarını, yeni nesil denizaltı ihtiyacının da buradan doğduğunu anlattı.
 
Yıldırım, bu projeyle havadan bağımsız tahrik sistemli, dalmış  durumda, uzun süre harekat icra edebilme yeteneği, yüksek süratli, gelişmiş  torpidoları, satıh hedeflerine atılabilen güdümlü mermi kabiliyeti olan  denizaltılarını Deniz Kuvvetleri'nin envanterine dahil etmiş olacaklarını  vurgulayarak, şöyle devam etti:
 
Türkiye özellikle son yıllarda her alanda yetkinliğini artırmaya devam  ediyor. Savunma sanayinin yanı sıra, denizcilik, ticari denizcilikte de Türkiye  önemli bir mesafe aldı. Bugün özellikle mega yat imalatında Türkiye bir marka  oldu. Tuzla Tersaneler bölgesinin yanı sıra, Yalova Altınova bölgesindeki  tersanelerde tamir başta olmak üzere, dünyanın birçok ülkesine gemi inşası devam  ediyor. Bu vesileyle tersane kapasitemizi son 15 yılda 37'den 77'ye, 78'e, inşa  kapasitemizi de 500 bin tondan, 4,5 milyon detveyt tona yükseltmiş bulunuyoruz.  Denizcilikte son 15 yılda uyguladığımız teşvik politikalarıyla ticaret filomuz  Türk sahipli ve Türk bayraklı olmak üzere dünyada 19. sıradan 14. sıraya  yükselmiştir. Türkiye'nin Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün bize hedef gösterdiği  100. yıl hedefi 2023 hedeflerine adım adım, kararlı şekilde yürüyoruz. Ancak  denizcilikte bu hedefleri çok daha erken yakalayacağımız aşikardır. Bugün ilk  kaynağını yapacağımız Murat Reis denizaltısı, Deniz Kuvvetlerimizin gücüne güç  katacak, dosta güven, düşmana da endişe salacaktır."
 
"Türkiye gemi inşaatında çok büyük tecrübe kazandı"
 
Başbakan Binali Yıldırım, bu projenin Türkiye'ye, Deniz Kuvvetleri'ne  kazandırılmasında başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Savunma Bakanı   Nurettin Canikli ile önceki Savunma Bakanı Fikri Işık'a, komutanlara ve emeği  geçenlere teşekkür ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü:
 
"Yalnız bir hususu bu vesileyle dile getirmek istiyorum. Şöyle bir  baktım denizaltıların inşa süresi çok uzun, Aşağı yukarı, yanlış hatırlamıyorsam  10 yılı buluyor. Bu çok uzun bir süre. Türkiye gemi inşaatında çok büyük tecrübe  kazandı, bu sürenin tekrar gözden geçirilmesi konusunda Deniz Kuvvetleri  Komutanımızın bir inisiyatif almasını ve sürenin mutlaka 62 ay, yani topu topu  bir denizaltı inşa ediyoruz. Bunun yüzde 60'tan fazlası ekipman, teçhizat. Gerisi  çelik teknesi veya işçiliği, vesaire. Dolayısıyla bu tedarik takviminin gözden  geçirilerek mutlaka bu sürenin kısaltılması gerekiyor. Bu konuda istirham  ediyorum. Ülkemizin karşı karşıya olduğu tehdit ve riskleri dikkate alarak bir an  önce bu denizaltıların filomuza dahil edilmesinin zaruri olduğu kanaatindeyim.  Türkiye bugün hem yurt içinde hem yurt dışında terörle etkin mücadele ederken,  bazıları fırsatı ganimet bilerek Ege'de, Akdeniz'de birtakım komplolar, birtakım  tezgahlar peşindeler. Buradan açık ifade ediyorum; şartlar ne olursa olsun  Türkiye, Deniz Kuvvetleri olarak her hal ve şartta ülkesine yönelecek her türlü  tehdidi bertaraf edecek güce sahiptir. Hiç kimse yanlış hesap yapmasın. Bu duygu  ve düşüncelerle, 90 yıldır askeri tersane olarak Deniz Kuvvetlerimize büyük  hizmetler veren, Gölcük Depreminde çok büyük hasar alan ama kısa sürede tekrar  eski gücünü ve kapasitesini yakalamış Gölcük Tersanemizin hem ülkemiz için hem  bölgemiz için çok önemli bir görevi daha ifa ediyor olması hepimiz için bir gurur  kaynağıdır. İnşaatı gerçekleştirilecek bu denizaltıların Deniz Kuvvetlerimizin  savunma ihtiyacına önemli bir katkı sağlayacağına inanıyorum."
 
 
Konuşmaların ardından Başbakan Yıldırım, denizaltı inşasının ilk  kaynağını gerçekleştirdi.
 
Programa, Başbakan Yardımcısı Fikri Işık, Milli Savunma Bakanı  Nurettin Canikli, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Bilim, Sanayi ve Teknoloji  Bakanı Faruk Özlü, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, Deniz  Kuvvetleri Komutanı Koramiral Adnan Özbal, Gölcük Tersanesi personeli ve çok  sayıda davetli katıldı.
 
 
Başbakan Yıldırım, konuşmaların ardından işçilerle de fotoğraf  çektirdi.
 
Yeni Tip Denizaltı Projesi
 
Yeni Tip Denizaltı Projesi sözleşmesi, Savunma Sanayii Müsteşarlığı  ile HDW-WFI ortak girişimi arasında 2 Temmuz 2009'da imzalanarak, 22 Haziran  2011'de yürürlüğe girdi.
 
Ana tahrik sistemi 2 MTU dizel jeneratör, 1 Siemens Permasyn ana motor  ve Siemens yakıt pilinden oluşmaktadır. İnşa edilecek yeni tip denizaltılar  modern torpido ve güdümlü mermileri atma/gütme kabiliyetine sahip olacak.
 
-THYSSENKRUP Marine Sytems ana yükleniliciliğinde gerçekleştirilecek  projede yerli yüklenici olarak STM, ASELSAN, HAVELSAN, AYESAŞ, MILSOFT, Koç Bilgi  Sistem ve TÜBİTAK görev alıyor.
 
-Yeni Tip Denizaltı Projesi'nin ilk gemisi olan TCG Pirireis'in  inşasına 28 Eylül 2015'de başlandı. 12 ay aralıklarla inşalarına başlanan ve  başlanacak olan denizaltıların ilkinin inşasının 62 ay, takip edenlerin ise 61 ay  sürmesi ve hizmete girmeleri planlanıyor.