Gazetevatan.com » Yazarlar » Bodrum’un saklı kültür bahçesi

Bodrum’un saklı kültür bahçesi

11 Ağustos 2018 Cumartesi


Geçtiğimiz haftaki Bodrum seyahatimden muhteşem bir keşifle döndüm ve hemen sizlerle paylaşmak istedim. Tatil beldelerinin böyle sürpriz mekânlarla dolması beni heyecanlandırıyor. Zai Bodrum da deniz, kum, güneşin ötesinde sunduğu alternatiflerle sizin de gönlünüzde 
taht kuracak. 
 
Bodrum’un özellikle yaz aylarında yükselen keşmekeşine kapılarını kapatmış olan, içeri girdiğiniz anda huzur ve dinginliğin hücrelerinize işlediği Zai Bodrum, ismini zeytinin eski bir deyişinden alıyor. Antik çağlardan itibaren tarih, mitoloji, din, bilim, kültür ve sanatta kutsal ve değeri tartışılmaz bir meyve olarak kabul edilen zeytinin; bilgelik, arınma ve ölümsüzlükle özdeşleştirildiği de biliniyor. İnsanın varoluşundan bu yana yetişmeye devam eden zeytinin sembolize ettiği şekilde, nesiller boyu süren bir aktarım ve birikimden ilhamla yola çıkılmış Zai’de. Tıpkı İlyada Destanı’nda Homeros’a fısıldayan zeytin ağacının “Ben herkese aidim ve kimseye ait değilim, sen gelmeden önce de buradaydım, sen gittikten sonra da burada olacağım...” sözlerini hatırlatır gibi değerli sanatçılarımızın isimlerinin bahçedeki ağaçlara verildiğini görmek beni çok mutlu etti. Eserlerinin yanında isimleri de bir zeytin ağacının gövdesinde ölümsüzleştirilmiş sanatçılar adına muazzam bir yüceltme örneği.
 
Yeni nesil kütüphane 
 
Kendilerini Yeni Nesil Kütüphane olarak tanımlayan Zai’nin kapıları tüm edebiyat, müzik ve sanatseverlere açık. Bahçesinden girdiğiniz anda buradaki yaşamın sukünet ve huzur üzerine kurulu olduğunu anlıyorsunuz. Öyle ki neredeyse Japon Zen bahçelerini aratmadığını bile söyleyebilirim. Victor Hugo’nun, mekânın duvarında asılı duran “Kitaplık kurmak, tapınak yapmak kadar kutsaldır.” deyişini haklı çıkartırcasına bir meditasyon ortamı vadeden ve benim ruhu besleme alanı olarak nitelendirmeyi seçtiğim Zai’de, kişinin kendisiyle ve doğayla baş başa kalması esas olduğu için buna yönelik kurgulanmış bir sistem var. Kütüphanelerde yaygın olan ödünç verme şeklinde değil satın alma ya da orada bulunduğunuz süre boyunca okuyup geri bırakma usulüyle işleyen düzen, bir yandan da komün bir vakit geçirme anlayışını cazip kılıyor. Benim de deneme, şiir ve roman türlerinde bir kaç kitap alarak katkıda bulunduğum kütüphanenin hayli zengin seçenekler sunduğunu da söylemeliyim. 
 
Kültür sanat vahası
 
Zai’yi yalnızca bir kitaplık işlevinden ibaret sanmayın elbette. Burayı gerçek bir kültür-sanat mabedi haline getiren pek çok etkinlik de düzenleniyor. Sinema alanına özel Film Okuma etkinliği interaktif yapısıyla göz doldururken, edebiyat dünyasına düşkünler için yazarların ağırlandığı söyleşi günleri programı zenginleştiriyor. Bahçesinde müzik dinletisi, kütüphanede özel okuma aktiviteleri ya da ressamların tablolarını izlemek, kültür-sanat meraklılarının kalbini çalacak türden seçenekler. Çeşitli alanlardaki atölye ve eğitimler de gelecek dönem kendisine yer bulacak. Şimdiden takibe alın derim. Ben de sıcak bir yaz günü Ağustos böcekleri ve kuş sesleri eşliğinde, piyanonun bile eksik olmadığı o huzur verici kafede kahvemi yudumlarken, bu saklı kültür-sanat cenneti gibi örneklere ne kadar çok ihtiyacımız olduğunu düşünüyordum. 
Daha önce Casa del Arte ile başlattıkları yenilikçi projelerle ortama değer katan Büyükkkuşoğlu ailesini tebrik ederim. Bodrum’a yolu düşenlerin mutlaka uğramasını öneririm.