Aralık’ta öne çıkan sergiler

Yılın son sergilerini görmek isteyenler için önerilerimi paylaşmak istedim. Yolunuz Beyoğlu tarafına düşerse uğramadan geçmeyin derim.

Galeri Nev İstanbul, işlerini beğeniyle takip ettiğim genç yetenek Gökçen Dilek Acay’ın ilk kişisel sergisine ev sahipliği yapıyor. Acay’ın “Gelecekteki İlkel” başlıklı sergisi, Homo Sapiens türünün evrimine ve insanoğlunun doğadaki hakimiyetine ışık tutuyor. Sanatçının, üretim pratiğinde çok çeşitli malzemelere yer vermesi ve farklı mecralara uzanan tekniği her zaman dikkatimi çekmiştir. Mekanik heykeller, hareketli ve cansız objeleri arkeolojik buluntular gibi sergileyen Acay, sabun, tığ işi, saç gibi materyaller kullanarak yapay olanla doğaya ait olanın sınırlarını ortadan kaldırıyor. Adeta bir doğa tarihi müzesine adım atmışım gibi hissettiren sergide, vitrinlerde ve duvarda sunulan işlerin seyrine daldım. İzleyiciyi varoluşun başlangıcı, geçmişi ve olası geleceği üzerinde düşünmeye sevk eden Gökçen Dilek Acay’ın çalışmaları, bunu fazlasıyla yerine getiriyor. Günümüzde bilimsel amaca yönelik kullanılan deney hayvanlarını akla getiren fare heykelcikleri ise insanın doğa karşısında geldiği otorite ve kontrol mekanizması konumunu düşündürüyor. Hemen yanında yer alan sehpa formundaki heykel, kuyruğu belli belirsiz hareket eden bir “Hayvan Mobilya” olarak bu itaat tutkusuna dair düşüncelerimi derinleştirdi. Sıra dışı tekniğini ilginç bakış açısıyla ustaca birleştiren Acay’ın sergisini mutlaka görmelisiniz, 30 Aralık son gün.

Haberin Devamı

Fransız sanatçı Maude Maris’in realist tekniğini başarılı buldum...

Aralık’ta öne çıkan sergiler

Antik uygarlıklardan günümüz medeniyetlerine uzanan yolculuk

Pi Artworks ise Fransız kadın sanatçı Maude Maris’in Türkiye’deki ilk kişisel sergisine yer veriyor. Daha önce Contemporary İstanbul’da işlerini görme fırsatı yakaladığım sanatçının, “Antique Romance” adını verdiği sergisi, heykel ve resim çalışmalarını içeriyor. İlhamını mimariden alan, antik uygarlıklardan günümüz medeniyetlerine kadar pek çok imgesel bağlantı içeren eserler, figür, obje ve taşların baş rolü aldığı soyut kompozisyonlar olarak göz dolduruyor. Sanatçının minimal üslubunu ve dijital modellemeleri andıran realist tekniğini çok başarılı buldum. Sergiye tek bir yerleştirme gözüyle bakıldığında her bir eserin birbirini tümleyen parçalar olduğunu görmek mümkün. Özgün bir sanatsal dokunuşun uygarlık tarihinin öğeleriyle buluştuğu bu etkileyici seçkiyi, 30 Aralık’a kadar ziyaret edebilirsiniz.

Haberin Devamı

Dolandırıcılık tarihine değiniyor

Aralık’ta öne çıkan sergiler

Pilot galerideki “Hür Budalalar ve Kurnazlar Cemiyeti” başlıklı sergi aralık ayındaki favorilerim arasına girdi. Başarılı çağdaş sanatçılarımızdan Burak Delier kişisel sergisinde, son dönemde kapsamlı araştırmalara daldığı dolandırıcılık hikayeleri konusunu ilgi çekici bir şekilde ele almış. Serginin çıkış noktasını oluşturan çalışma, Delier’in Aralık 2015’te efsanevi dolandırıcı Sülün Osman kılığında Galata Köprüsüne çıktığı “Dolandırıcı olarak Müellif” isimli performansı diyebiliriz. Toplumsal yapının katı ve baskıcı tutumu içinde bile dolandırıcıların sınırlar arasında bir geçirgenlik alanları olduğu gerçeğinden yola çıkan sanatçı, bu çarpık geleneksel ve kültürel modelin örneklerini mercek altına alıyor. Eyüplü Halit, George Manolescu, Prenses Caraboo, “Sülün” Osman, “Kont” Viktor Lustig gibi tarihe mal olmuş isimlerin hikayeleri üzerinden dolandırıcılık tarihine ve felsefesine değinen Delier’in tam bir cemiyet ortamı şeklinde kurgulanmış heyecan verici sergisini mutlaka deneyimleyin. 1 Ocak’a dek vaktiniz var.

Haberin Devamı
DİĞER YENİ YAZILAR