Gazete Vatan Logo

Bakanlık yasakladı: Arılar kurtuldu

Tarım ve Orman Bakanlığı, önceki gün 81 il müdürlüğüne 'çok acil' başlığı ile bir yazı göndererek tarımda kullanılan tehlikeli üç kimyasal maddeyi yasakladığını duyurdu. Böylece Türkiye’de artık her yıl pestisitler, yani tarım ilaçları yüzünden 150 bin kovan arı ölmeyecek.

Bakanlık yasakladı: Arılar kurtuldu

Türkiye yaklaşık 8 milyon arı kovanına sahip. Bunların her yıl ortalama 150 bini ise pestisitler, yani tarım ilaçları nedeniyle ölüyor. 28 Ekim’de konu gündeme getirilmiş basında arıcıların “Pestisitler AB’de olduğu gibi yasaklansın” isyanı duyurulmuştu.

Çevre örgütü Greenpeace de ‘Hepimiz Aynı Kovandayız’ sloganıyla bir proje başlatmış ve arıların sinir sistemlerine zarar vererek toplu ölümlerine neden olan üç pestisitin tarımda kullanımının yasaklanmasını istemişti. 4 ay içinde 150 binden fazla kişinin imzasıyla harekete geçen projeye, 11 sivil toplum kuruluşu da geçen hafta yayınladığı ortak bir metinle destek vermişti.

Hürriyet'ten Zeynep Bilgehan'ın haberine göre, Tarım ve Orman Bakanlığı ise önceki gün 81 il müdürlüğüne ‘çok acil’ başlığı ile bir yazı gönderdi. Yazıda belli bir takvim eşliğinde tarımda kullanılan tehlikeli üç kimyasal madde için yasak kararı aldığı duyuruldu. Kararın ‘gerek Avrupa Birliği müktesebatı (ilgili kurul ve kuruluşlar) gerekse arı üretici birlikleri ve ilgili sivil toplum kuruluşlarının bu aktif maddelerin, arılara zehirli oldukları ve bunun neticesinde koloni halinde ölümlere sebebiyet verdikleri gerekçesi ile yasaklanması gerektiğine dair yapılan bildirimler sonucunda’ alındığı belirtildi.

Haberin Devamı

‘GÖZÜMÜZ UYGULAMADA’

Greenpeace Akdeniz Tarım ve Gıda Proje Sorumlusu Berkan Özyer, kararın sevindirici olduğunu belirterek şunları söyledi: “Bu karar, on binlerce insanın bu konudaki çabasının, Türkiye’nin dört bir yanında arıcılıkla uğraşan herkesin emeklerinin sonucunda alındı. Gözümüz, kulağımız kararın uygulanmasında, sahadaki gelişmelerde olacak. Kararda üç maddeden iki tanesi için AB kararından daha geniş bir istisna tanındığını görüyoruz. Bu konuda da bilimsel bulguları merkeze alarak iletişimimizi sürdürecek, biyoçeşitliliği, çevremizi, gıdamızı korumak için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz.”