Bakan Soylu'dan flaş Adil Öksüz açıklaması

AA  |  01 Aralık 2019 Pazar - 10:52 | Son Güncelleme : 01 12 2019 - 12:19

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, FETÖ'nün sözde TSK imamı Adil Öksüz ile ilgili çok önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Soylu, "Nerede olduğunu biliyoruz" dedi.


İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, CHP'de yaşanan  gelişmelerle ilgili soruya, "Siyasi açıdan ahlaksal bir sorun var ortada.  Birilerinin üfürmesiyle bir yalanı bir gerçek olarak ifade eden bir genel başkan  var." dedi. 
 
Kanal 7'de gündemi değerlendiren Soylu, "Düştü, düşürüldü, bilerek  yaptı, yapmadı ama bunu izah etmesi gereken kendisi." dedi.
 
"Ortada somut bir şey var, yani araba plakaları var, sahte araba  plakaları var." diyen Soylu, "Sayın Cumhurbaşkanı'na bir CHP'linin ziyaretinden  bahsediliyor. İsmin kim olduğu çok yakın bir zamanda ortaya çıktı yani kimin  iddia edildiği çok yakın bir zamanda ortaya çıktı. Partinin genel başkanı da  'Evet, ben bu konuyu biliyorum ve bundan haberdarım.' diyor. Bilinen, çok açık ve  net, olay çok somut ve ortada." diye konuştu.
 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, devlet imkanları  kullanılarak CHP'nin dizayn edilmek istendiği iddiasının sorulması üzerine Soylu,  şu yanıtı verdi:
 
"Eğer demokratik siyaseti ve bunun alanını daraltmak için birilerinin  peşine adam takılacaksa ve birilerinin peşine adam takılıyorsa devlette bunu  bilmemek mümkün değildir. Böyle bir şey olabilir mi? Bu bir deli saçması bir şey.  İmkan olsa bunu yapmak ayrı bir hastalıktır zaten. 'Devlet beni izliyor, takip  ediyor.' diyor. Peki izledi de ne oldu? Hangi hamleyi yapacaktınız da devlet bunu  izleyerek ön aldı? Siz hangi adımı atacaktınız da bunu bildiği zaman devlet bu  adımınızı bozdu? Bunları konuşmaktan da edep ediyorum, utanıyorum da. Siyasi  alan, demokratik alan daraltılır mı? Siyaset açık bir alandır."
 
Devletin terör, uyuşturucu, göç gibi birçok meseleyle ilgilendiğini  vurgulayan Soylu, ana muhalefet partisinin bu iddialarının siyaset mühendisliği  olduğunu ve devletin bu iddialarla ilgilenecek zamanının olmadığını söyledi.
 
 Yeni Bylock tespiti
 
Yeni tespit edilen 5 bin 149 Bylock kullanıcısının bin 387'sinin  kamuda çalıştığına ilişkin soylu, "Matruşka gibi, açıyorsunuz, bir daha  açıyorsunuz, her birinin içerisinden birtakım sonuçlar üretiyorsunuz." dedi.
 
FETÖ'nün sadece bir terör örgütü değil, aynı zamanda bir istihbarat  örgütü olduğunu dile getiren Bakan Soylu, şunları kaydetti:
 
"15 Temmuz gecesi bu ihanetin içinde olanlar var, bunlar bir dava  konusu olarak kimisi bağlandı, kimisi devam ediyor. Fakat bunların itirafları  var. Bir de Bylock meselesi var. Bu da örgütün iletişim mekanizması ve bu da iyi  sökülmüştür. Bunun içinden sökülenlerden elde edilen ifadeler ve itiraflar var.  Ayrıca hepimizin bildiği sınav soruşturmaları var. Örgütün finansal yapılanması  var. Örgütün mahrem yapılanması var. Bütün bunlarla birlikte ankesörlü, ardışık  aramalar var. Bütün bunların içerisinde elbette ulaştığımız alanlar var. Bu  alanlarda bakıyoruz ki kapağı yeni açılacak bir çember var. Bylockları taradıktan  sonra elinizde henüz çözemediğiniz 5 binlik, 10 binlik, 15 binlik, 20 binlik, 25  binlik bir hat daha var. Bu sefer onun üzerine gitmeye başlıyorsunuz ve onu  çözüyorsunuz. Bylock 3,5-4 yıl önce tespit edildi. O zamandan bu zamana bizim  kabiliyetlerimiz de gelişti. Yeni tespit ettiklerimizi eski soruşturmalara ilave  edip devam ediyoruz."
 
Soylu, ABD'nin terör örgütü elebaşısını tuttuğunu ve finansal gücünü  muhafaza ettiğini söyleyerek, "Biz bunların nerede ne olduğunu, nasıl, ne noktada  olduğunu avucumuzun içi gibi biliyoruz. Nereden kazanıyorlar, nasıl  gerçekleştiriyorlar, avucumuzun içi gibi biliyoruz. Peki biz biliyoruz da Amerika  bilmiyor mu? Amerika onların hukuka, kanuna uygun olmayan, kanunsuz meselelerini  bilmiyor mu? Almanya ve Avrupa'da da bizim aradığımız ve Türkiye'de darbeye  karışan, direkt darbenin muhatabı olan kişileri muhafaza ediyorlar mı, etmiyorlar  mı? Ediyorlar." değerlendirmesini yaptı.
 
FETÖ'nün sözde TSK imamı Adil Öksüz'ün nerede olduğunu bildiklerini  vurgulayan Soylu, "Almanya'da olduğunu teyit eder misiniz?" sorusu üzerine "Bize  kalsın" karşılığını verdi.
 
FETÖ konusunda çalışmaların devam ettiğini belirten Soylu, Türkiye  üzerinde yeniden iç yapılanmaya yönelik atak yapacaklarını beklemediğini ancak  birçok ülkenin bu sistemden çıkar bekledikleri için ufak tefek denemeler  olabileceğini anlattı.
 
Türkiye'nin bu denemeleri engelleme gücüne sahip olduğunu söyleyen  Soylu, "Bir kriminal terör örgütüne nasıl bir izleme yapıyorsak, FETÖ'ye de böyle  bir izleme yapıyoruz. Hareket kabiliyetlerini takip edebilme fırsatına sahibiz.  Muhakkak onlar birtakım ataklar yapacaklar, yapmak isteyecekler biz de  peşlerindeyiz. Onun için peşlerinde olduğumuzdan da sonuç alıyoruz. Ankesör ve  büfe soruşturmalarında 15-16 binin üzerine kadar ulaştık şu anda ama yüzde 42'si  etkin pişmanlıktan istifade etti ve itiraf etti. Yakaladığımız ve adaletin önüne  çıkardığımız 10 kişiden 4'ü 'Evet haklısınız. Biz bu işi yaptık. Biz bu sistemi  de kullandık.' dedi." ifadelerini kullandı.
 
Soylu, "Bir kişi mahkemeden beraat almışsa görevine neden dönemiyor?"  sorusuna şöyle cevap verdi:
 
"Çok basit. 15 Temmuz akşamını hep beraber hatırlayalım. Bugün Türkiye  Cumhurbaşkanı yaşıyor değil mi? Yaşamama ihtimali var mıydı? Yani Cenabı Allah'ın  bir takdiri bugün yaşıyor. Allah muhafaza o gün başka bir olayla karşı karşıya  kalsaydık, bugün ne olurdu ve bugün kimler olurdu? Biz bir istihbarat örgütünden  bahsediyoruz. Bir devleti teslim almaya çalışan bir örgütten bahsediyoruz.  Türkiye'deki yargıyı, emniyeti, istihbaratı, Türk Silahlı Kuvvetlerini, radyoyu,  medyayı, televizyonu, üniversiteleri hatta örgütlü tüm teşkilatların içine giren,  hayatın bütün alanlarını etkilemeye çalışan, kimini insanlık maskesiyle, kimini  sivil toplum örgütü maskesiyle, kimini elindeki yargı veya devletin birtakım  güçleri vasıtasıyla etki altına almaya çalışan bir yapıdan bahsediyoruz. Bu  yapının kendine ait bir aklı da var. Bu yapının içerisinde olanların tamamı bir  somut belge üretmiş midir? Buna kimse 'Evet' diyemez. Belge üretenlerin tamamıyla  ilgili 500 bini aşkın insanla ilgili adaletin ve mahkemenin karşısına çıkardık.  Elbette ki güvenmeyeceğim. Herkes devletin içine girmek zorunda mı? Türkiye 15  Temmuz gibi bir darbeyle, bir terör eylemiyle karşı karşıya kalmış, devlet  temkinli olmayacak mı? Her şeye Anayasa Mahkemesinin gözüyle bakıyor değilim,  kimse kusura bakmasın. Belki onlar 15 Temmuz'u unutmuş, Türkiye'yi başka bir  noktaya götürmek istiyor olabilirler. Ama biz 15 Temmuz'u unutmadık. Bırakın  İçişleri Bakanı olarak bu ülkenin bir ferdi olarak unutmadık, unutamayız da,  unutulamaz da 15 Temmuz."