Bakan Soylu'dan "Çanakkale" mesajı

18 Mart 2019 Pazartesi - 10:17 | Son Güncelleme : 18 03 2019 - 10:17

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "Biz Çanakkale’den sadece bir zaferle dönmedik. Bugün terörle mücadelemizdeki sarsılmaz cesaretimiz ve kararlılığımız, göçü yönetirken kullandığımız merhamet ve vicdanımız, 15 Temmuz gecesi bizi meydanlara indiren vatan aşkımız, 104 yıl önceden bize miras kalan Çanakkale ruhunun eseridir" dedi.


İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Zaferi'nin 104. yılı  dolayısıyla bir mesaj yayımladı.
 
Soylu mesajında, etkileri hem yaşandığı savaş  meydanlarının  hem de yaşandığı yüzyılın dışına taşan ve kendinden sonra  gelenlere sadece bir vatan değil "Çanakkale ruhu"nu miras bırakan bir zaferin  104. yıl dönümünün idraki içerisinde belirtti.
 
Çanakkale Zaferi’ni değerli kılanın, sadece Seyit Onbaşı’nın, Mehmet   Çavuş’un, Nusrat Mayın Gemisi’nin ve binlerce kahramanın gösterdikleri cesaret ve  maharet olmadığının altını çizen Soylu, mesajında "Çanakkale Savaşı’nı asıl  değerli kılan, dünyada zulmün, kaba kuvvetin  merhamet ve iman karşısında her  zaman yenileceğinin dünyaya haykırılmış olmasıdır." ifadesine yer verdi. Soylu,  şunları kaydetti:
 
"Savaş kazanmak, sadece silah ve mühimmat işi değil, maneviyat işidir.  Çanakkale Boğazı’nın Ege tarafında kara bulutlar gibi denizi kaplayan demir  yığınları, ayaklarında doğru dürüst postalları bile olmayan; erzağı, iaşesi,  mermisi, silahı kıt ama imanı güçlü, vicdanı geniş, merhameti bol  bir avuç insan  karşısında eriyip gitmiştir. Ezineli Yahya Çavuş, askerlerine verdiği emirde  'Arkadaşlar, düşman çok, mermi az. Mümkünse bir mermi ile birden fazla düşman  öldürün. Allah bizimle beraberdir' derken, Çanakkale Savaşı’nın bu anlamda kısa  bir tarifini de yapmıştır.
 
Mermilerin havada çarpıştığı, dünyanın muharebe yoğunluğu en fazla  olan savaşlardan birisi olan Çanakkale Savaşı’nda aslında biz kendi kimliğimizin  de tarifini yaptık. Çanakkale Şehitliği’nde bulunan 15-16 yaşındaki gençlerden,  askeriyle omuz omuza şehit düşen subaylara; okuduğu okulu bırakıp gelip Kanlı  Sırt’ta şehit düşen tıp öğrencilerinden, Anadolu’nun her şehrinden ve Şam’dan,  Halep’ten, Hama’dan, İdlib’den, Deyrezzor’dan, Lazkiye’den bu toprakların  savunması için gelen aslanlar, esasen bizim kim olduğumuzu, bu coğrafyanın  çocuklarının gerçek kimliğini dünyaya hal diliyle ifade etmişlerdir.
 
Biz Çanakkale’den sadece bir zaferle dönmedik. Bugün terörle  mücadelemizdeki sarsılmaz cesaretimiz ve kararlılığımız, göçü yönetirken  kullandığımız merhamet ve vicdanımız, 15 Temmuz gecesi bizi meydanlara indiren  vatan aşkımız, 104 yıl önceden bize miras kalan Çanakkale Ruhu’nun eseridir.  Bugün hangi mücadeleyi veriyorsak aynı ruhtan ilham almaktayız, yarın da bu ülke  için ne yapacaksak, yine aynı ruhtan ilham alacağız. Bu vesileyle Çanakkale  Zaferi’nin 104. yılını ilk günkü heyecan ve gururla kutluyor; başta, o büyük  zaferin komutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Çanakkale’deki bütün  şehit ve gazilerimizin, bu ülke için şehit ve gazi olmuş bütün geçmiş  büyüklerimizin, evlatlarımızın hepsine Cenabıhak'tan rahmet diliyor, aziz  hatıraları önünde saygıyla eğiliyoruz."