Bakan Çavuşoğlu'ndan flaş reform mesajı

AA |  12 Ocak 2021 Salı - 11:54 | Son Güncelleme : 12 01 2021 - 12:35

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye'nin reform gündeminde kararlı olduğunu belirterek "Geleceğimizi Avrupa’da görüyor ve bunu birlikte inşa etmek istiyoruz." dedi.


Bakan Çavuşoğlu, AB ülkelerinin Ankara büyükelçileriyle Çankaya Köşkü'nde  bir araya geldi.
 
Büyükelçilere hitabında Çavuşoğlu, geçen hafta da ASEAN üyesi  ülkelerin Ankara'da ???bulunan büyükelçileriyle bölgesel ve küresel meseleleri  konuştuklarını hatırlatarak farklı coğrafyalardan ülkelerin büyükelçileriyle  yapılan bu toplantıların, Türkiye'nin dış politikasının 360 derecelik geniş bakış  açısını yansıttığını belirtti.
 
Olağanüstü bir yılın geride kaldığını; 2020'nin tarihi bir sene olarak  hatırlanacağını söyleyen Çavuşoğlu, geçen yıl yeni tip koronavirüs (Kovid-19)  salgınıyla birlikte birçok şeyin aynı anda yaşandığını kaydetti.
 
Bu süreçte bir yandan küreselleşmenin bittiğini söyleyenlerin olduğunu  hatırlatan Çavuşoğlu, diğer yandan da küreselleşmenin ne kadar derinleştiğinin  görüldüğünü söyledi.
 
Çavuşoğlu, şöyle devam etti:
 
"Bir yandan dayanışmanın önemini hatırladık. Diğer yandan insanlığa  yakışmayacak manzaralara şahit olduk. Bir yandan 1,8 milyon insan hayatını  kaybetti. Diğer yandan çatışmalar durmadı. Bir yandan dijitalleşmenin ne denli  hızlandığını gördük. Diğer yandan insan unsurunun ne kadar önemli olduğunu  gördük. Bu yıl için daha umutluyuz. 2021'in dayanışmanın, çok taraflılığın,  diplomasi ve diyaloğun hakim olduğu bir sene olmasını diliyoruz."
 
Türkiye'nin, Avrupa'nın önemli bir aktörü olarak kıtayı ilgilendiren  tüm gelişmelerde tarihi rol oynadığını söyleyen Çavuşoğlu, "Soğuk Savaş yılları  ve göç krizi gibi tüm kıtayı etkileyen dönem ve gelişmelerde merkezi roller  üstlendik. Bugün AB bir refah projesi olabildiyse, bunda Türkiye'nin Soğuk Savaş  döneminde NATO bağlamında kıtaya sağladığı güvenlik şemsiyesi ve yine Türk işgücü  önemli rol oynadı. Bu vesileyle tüm insanlığın zorlu pandemi sürecinden çıkışı  için umut verici aşı çalışmaları nedeniyle bilim insanları Uğur Şahin ve Özlem  Türeci'yi ve onları fedakarca yetiştiren ailelerini saygıyla selamlıyorum." diye  konuştu.
 
Çavuşoğlu, Türkiye'nin AB dışındaki tüm temel Avrupa-Atlantik  kuruluşlarında da yer aldığını hatırlatarak AB ile 2005'ten bu yana ise müzakere  süreci ile bağlı olunduğunu vurguladı.
 
Geçen zaman içerisinde ticari, ekonomik, yatırım, bilim, sanat,  insani, eğitim, kültür, aklınıza gelen her alanda, ilişkilerin daha da arttığını  belirten Çavuşoğlu, "Birbirimize daha fazla bağlandık. Bugün, artık pek çok  alanda birbirimiz için vazgeçilmez hale geldik." dedi.
 
Çavuşoğlu, 2015'teki göç krizinin, Türkiye-AB iş birliğinin somut  değerini ortaya koyduğunu vurgulayarak enerji, ticaret, ulaştırma, güvenlik ve  savunma gibi alanlarda karşılıklı bağımlılığın da arttığını kaydetti.
 
Balkanlar, Karadeniz, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Kafkaslar gibi tüm  Avrupa'yı doğrudan ilgilendiren bölgelerin ana aktörleri arasında Türkiye'nin de  olduğunu söyleyen Çavuşoğlu, "Bu ortak yanlarımıza rağmen son birkaç yıldır  Türkiye-AB ilişkilerinde siyasi zorluklar yaşadık. Geçen yıl da maalesef bu  eğilim devam etti. İş birliğine en fazla ihtiyaç duyduğumuz zamanda, iletişim  kanalları askıya alındı, fırsatlar heba edildi." diye konuştu.
 
Çavuşoğlu, bunun temel nedeninin, "bazı AB üyesi ülkelerin, Türkiye  ile uzun yıllara dayanan ikili sorunlarını AB'ye ithal etmesi" olduğunu  belirterek şunları kaydetti:
 
 "Türkiye ile AB karşı karşıya getirilmeye çabalandı. Örneğin, kendi  üyeleri arasındaki deniz alanları sorununda taraf tutmayan, hatta bu konuda  yetkisi bulunmadığını açıklayan AB, mesele Türkiye olunca, tam tersi davrandı. Bu  süreçte, 'dayanışma' gibi olumlu bir kavram kötüye kullanıldı. Diyalog çağrı ve  çabalarımıza rağmen tek tarafın talepleri dayatıldı."
 
Geçen yıl eylül ayında AP Dış İlişkiler Komitesi'nde (AFET) Doğu  Akdeniz konusunda Türkiye'nin attığı adımları gerekçeleriyle tek tek anlattığını  aktaran Çavuşoğlu, "Biz iktidara geldiğimiz 2002'den bu yana hem Doğu Akdeniz hem  Kıbrıs sorunlarını diyalogla çözmeye çalıştık." dedi.
 
Çavuşoğlu, 2004 Annan Planı'nın, KKTC’nin hakça paylaşım konusundaki  2011, 2012 ve 2019’daki önerilerinin ve Yunanistan'la istikşafi görüşmelerin  yapılmasına ilişkin Türkiye'nin çağrılarının 5 yıldır sonuç vermemesinin, bunun  somut örnekleri olduğunu söyledi.
 
Ekim ayındaki AB Zirvesi'nde Türkiye'ye karşı açıkça tehdit dili  kullanılmasının bardağı taşırdığını söyleyen Çavuşoğlu, "Tepkimizi ortaya koyduk.  Yine olursa yine koyarız." dedi.
 
Çavuşoğlu, ekim ve aralık arasındaki sürenin, tehdit dili ve  tırmanmanın kimseye fayda sağlamayacağını gösterdiğini ve aralık ayındaki zirvede  AB tarafının daha makul bir dil benimsediğini belirtti.
 
 Zirve bildirisinde Türkiye'nin tasvip etmediği hususların tabii ki  olduğunu söyleyen Çavuşoğlu, "Ancak birçok AB üyesinin Türkiye’nin öneminin  bilincinde olduğunu ve sağduyulu davrandığını gördük. Bize uzatılan bu ele biz de  olumlu karşılık verdik. Bizzat sayın Cumhurbaşkanımız (Recep Tayyip Erdoğan)  AB'yle ilişkilerde yeni bir başlangıcı duyurdu. Geleceğimizi Avrupa'da  gördüğümüzü, geleceği birlikte inşa etmek istediğimizi söyledik." diye konuştu.
 
 "Reform kararlılığımızı vurguladık"
 
Türkiye'nin, reform kararlılığını vurguladığını söyleyen Çavuşoğlu, AB  Aralık Zirvesi kararlarıyla bir fırsat penceresinin açıldığını, ancak, buna AB ve  üye ülkelerin de inanması gerektiğini kaydetti.
 
Çavuşoğlu, şöyle devam etti:
 
"2021 yılından temel beklentilerimiz, somut gündem temelinde iş  birliğimize yeniden ivme kazandırmak, güven tazelemek, kazan-kazan durumu  yaratabilecek alanlarda çalışmalara biran önce başlayabilmektir. Bu bağlamda,  Gümrük Birliği'nin güncellenmesi müzakerelerine başlanması, Türk vatandaşlarına  vize serbestisi sağlanması, 18 Mart Mutabakatı’nın güncellenmesi, göç iş  birliğimizin yeni gerçekler ışığında tazelenmesi, üst düzey diyaloğun  başlatılması, üyelik müzakerelerimizde mesafe katedilmesi, güvenlik ve terörle  mücadele konularında iş birliği gibi somut beklentilerimiz var."
 
Türkiye'nin bu amaçla yeni yılla birlikte hemen çalışmaya koyulduğunu  belirten Çavuşoğlu, yapılan üst düzey temaslara dikkati çekerek, kendisinin de 21  Ocak'ta Brüksel'e gideceğini söyledi.
 
 "Dendias'la da bir araya gelme konusunda mutabıkız"
 
Çavuşoğlu, Türkiye'nin Yunanistan’la istikşafi görüşmeler için tarih  önerilerinde bulunduğunu ve görüşmelerin bu ay İstanbul'da yapılacağını da  belirtti. Çavuşoğlu, "Daha sonra Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias'la da  bir araya gelme konusunda da mutabıkız. Tarihini daha sonra belirleyeceğiz."  dedi.
 
 Fransa ile de yol haritası üzerinde çalıştıklarını anlatan Çavuşoğlu,  şöyle devam etti:
 
"Genel müdür, direktörler düzeyinde bölgesel, ikili, konsolosluk ve  güvenlik konularında istişarelere başlıyoruz ama bu yol haritası sadece iki ülke  arasındaki istişareleri kapsamıyor. İlişkilerimizin önce normalleşmesi, daha  sonra daha da geliştirilmesi konusunda bu yol haritası üzerinde arkadaşlarımız  halen çalışıyor."
Türkiye'nin reform gündemine dikkati çeken Çavuşoğlu, "İnsanımızın her  alanda hakkını korumak, vatandaşlarımızın refahı ve iyiliği için çalışmak,  ülkemizin gerçekleri ışığında özgürlük-güvenlik dengesini korumak bizim temel  görevimiz. AB bize köstek değil, destek olmalıdır." diye konuştu.
 
"Türkiye, AB üyelik sürecine bağlıdır"
 
Çavuşoğlu, "Türkiye, Avrupa'dadır ve Avrupa kaderimizin bir  parçasıdır. Bunun tersi de Avrupa bakımından geçerlidir." dedi.
 
Türkiye'nin bugün Suriye, Libya, Kafkaslar, Balkanlar, Orta Doğu ve  Karadeniz güvenliği gibi birçok alanda önemli bir aktör olduğunu, göç, enerji,  ticaret, tedarik zincirleri, ulaştırma, iletişim, bağlanırlık, güvenlik, terörle  mücadele, NATO ve savunma konularında da hayati bir oyuncu olduğunu kaydeden  Çavuşoğlu, "Bütün bu konular Avrupa güvenlik ve refahı için de hayati önem  taşımaktadır. Birlikte hareket edersek her alanda önemli değişimler  sağlayabiliriz. Türkiye olarak biz bu ortaklığa hazırız." ifadelerini kullandı.
 
Çavuşoğlu, Türkiye ve AB arasındaki bu hayati iş birliğinin, yıllardır  çözülemeyen bazı ikili meseleler nedeniyle, hayata geçirilememesinin, bütün  Avrupa için bir kayıp olduğunu söyledi.
 
Bakan Çavuşoğlu, "Bizim önerimiz, ikili meselelerin diyalog yoluyla  ayrı formatlarda çözüm yoluna koyulması, bu sırada AB ile ilişkilerimizdeki somut  alanlarda ilerleme kaydedilmesidir. Türkiye, AB üyelik sürecine bağlıdır. AB’den  olumlu karşılık bulursak biz de gerekli iradeyi gösteririz." değerlendirmesinde  bulundu.
 
Çavuşoğlu, konuşmasını, 2021’in Türkiye-AB ilişkileri bakımından  önemli ve olumlu bir yıl olmasını dileyerek bitirdi.