Bakan Çavuşoğlu duyurdu: Yeniden açılıyor!

AA |  18 Kasım 2019 Pazartesi - 11:41 | Son Güncelleme : 18 11 2019 - 14:35

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Irak'ta Musul ve Basra başkonsolosluklarının yeniden açılacağını duyurdu.


Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu; TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Dışişleri Bakanlığı ve  ilgili kurumlarının 2020 bütçesinin sunumunu yaptı.

Halihazırda diplomasinin sahası ve masasının daha geniş ve çok  katmanlı olduğunu söyleyen Çavuşoğlu, diplomasinin alanına giren meselelerin  çeşitlenmiş ve iç içe geçmiş durumda olduğuna dikkati çekti.

Çavuşoğlu, Türkiye'nin, çok boyutlu ve ciddi sınamalarla dolu bir  coğrafyada olduğunu ve zorlu bir konjonktürün içinden geçtiğini belirterek,  böylesi bir ortamda vizyonu geniş, ön alıcı ve manevra yeteneği yüksek dış  politika izlenmesi gerektiğinin altını çizdi.

Türkiye'nin, bu amaçla "girişimci ve insani" dış politika  geliştirdiğini dile getiren Çavuşoğlu, "Dış politikamızın esin kaynağı milli  değerlerimiz, dayanağı insanımızdır. Dış politikamızı tasarlayıp uygularken  dayandığımız temel ilkeler, milli çıkarlarımızın korunması, milletimizin huzur,  güvenlik ve refahının sağlanmasıdır." dedi.

Çavuşoğlu, girişimci ve insani dış politikanın bir diğer temel  dayanağının Cumhuriyetin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün "Yurtta Barış,  Dünyada Barış" anlayışı olduğunu kaydederek, bu temel ilkelerin her tartışmanın  üzerinde olduğunu bildirdi.

Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın  öncülüğünde oluşturulan bu politikanın, milli ve yerli unsurları, girişimci ruhu,  insani ve vicdani kültürü yansıttığını belirterek, "Uluslararası sistem  yalpalarken biz sağlam basıyor, kararlı adımlarla ilerliyoruz." diye konuştu.

- "Eleştirilere her seviyede gereken tepkiyi gösterdik"

Bakan Çavuşoğlu, Türkiye'nin, İran'la iyi komşuluk ilişkilerini ortak  menfaatler temelinde geliştirmeye devam ettiğini belirterek, iki ülke arasında  ticaret, turizm, ulaştırma ve enerji dahil birçok alanda iş birliğini  güçlendirdiklerinin altını çizdi.

Başta Suriye olmak üzere bölgesel konular hakkında İran ile  istişareleri sürdürdüklerini dile getiren Çavuşoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Son harekatımıza yönelik İran'dan gelen eleştirilere de tabiatıyla  her seviyede gereken tepkiyi gösterdik. İran halkına zarar veren ve bölgesel  ticareti olumsuz etkileyen  yaptırımlara karşı olduğumuzu da başından beri  söyledik. Son günlerde İran'da yaşanan olayların bir an önce bitmesini ve İran'ın  huzura kavuşmasını da diliyoruz."

- "KKTC'nin haklarını korumaya devam edeceğiz"

Çavuşoğlu, Yunanistan'la diyalog kanallarını açık tuttuklarını  belirterek, son seçimlerde iktidara gelen, Kiryakos Miçotakis başkanlığındaki  Yeni Demokrasi Partisi hükümetiyle sorunlu meseleleri ele almayı kolaylaştıracak  olumlu gündem başlıklarına odaklanmayı hedeflediklerini söyledi.

Bakan Çavuşoğlu, şunları kaydetti:

"Milli dava Kıbrıs konusunda sırf müzakere etmek için tekrar masaya  oturmayacağımızı sizler huzurunda vurgulamak isterim. Doğu Akdeniz'de en uzun  kıyı şeridine sahip olan Türkiye'nin Kıbrıs Adası'nın batısında ve kuzeyindeki  deniz alanlarında meşru hak ve çıkarları bulunmaktadır. Ülkemiz bunları korumak  için gerekli tedbirleri almıştır, almaya da devam edecektir. Hem kendi kıta  sahanlığımızda kendi haklarımızı, hem de garantör ülke olduğumuz KKTC'nin  haklarını korumaya devam edeceğiz."

Çavuşoğlu, konuşmasında Türkiye'nin, tek havza ülkesi olmadığını ve  gelecekte de olmayacağının altını çizerek, Türkiye'nin bugün birden fazla havzada  dinamikleri olumlu yönde etkileyebilecek şekilde sahada ve masada güçlü olduğunu  belirtti.

Çavuşoğlu, bu gücün en çarpıcı örneklerinden birini, Suriye'nin  kuzeydoğusunda yürütülen Barış Pınarı Harekatı ve hemen sonrasında ABD ve Rusya  ile 5 gün arayla müzakere edilen iki ayrı mutabakatın teşkil ettiğini belirterek,  "Bu yaklaşım, Barış Pınarı Harekatı'ndan önce de devreye sokmaktan  çekinmeyeceğimizi gösterdiğimiz üzere barışın yolunu açmak için gerektiği  takdirde sert gücümüzü kullanabilmeyi içermektedir." dedi.

Küresel sorunların çözümüne yönelik sonuç odaklı tezler ortaya koymak  suretiyle uluslararası sistemin adalet ve hakkaniyet ekseninde şekillenmesi için  çaba harcadıklarını söyleyen Çavuşoğlu, "Dış siyasetimizin insani yaklaşımını  ortaya koyacak şekilde mazlum ve mağdurun yanındayız. Güçlünün değil, haklının  yanında yer alacak bir sistemin oluşmasını destekliyoruz." diye konuştu.

Çavuşoğlu, Türkiye'nin, Birleşmiş Milletler (BM) ve NATO gibi  geleneksel üyeliklerinin yanı sıra bölgesel ve tematik çalışmalarıyla öne çıkan  çok sayıda uluslararası kuruluş ve süreçlerdeki etkin çalışmalarını sürdürdüğünü  dile getirerek, D-8'in reformu, genişlemesi ve mümkünse D-20 haline gelmesi için  çalışmalara devam ettiklerini söyledi.

Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye'nin, Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (EİT) ve  Asya İşbirliği Diyalogu (AİD) dönem başkanlıklarını  devraldığını anımsatarak,  "Geçen hafta devraldığımız EİT Dönem Başkanlığımız süresinde özellikle ticaretin  artırılması ve bağlanırlık konularına öncelik vereceğiz. Gelecek yıl da Güneydoğu  Avrupa İşbirliği Süreci (GDAÜ) Dönem Başkanlığını üstleneceğiz." dedi.

Öte yandan, TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Büyükelçi Volkan  Bozkır'ın, BM 75. Genel Kurul Başkanlığına adaylığını ahiren duyurduklarını  kaydeden Çavuşoğlu, "Bu amaçla lobi faaliyetlerimize başladık. Deneyimli diplomat  ve siyaset adamı Büyükelçi Bozkır'ın, bu görevi başarıyla yürüteceğine ve  ülkemizin BM'deki temsiline önemli katkıda bulunacağına inancımız tamdır." dedi.

- "Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'yle karar alma süreçleri  hızlandı"

Çavuşoğlu, dış siyasetin yürütülmesinde, Cumhurbaşkanlığı Hükümet  Sistemi'nin kendilerine güç verdiğini dile getirerek, "Bu yeni dönemde gücümüzü  artıran yeni imkanlara kavuştuk. Bunlardan en önemlisi karar alma süreçlerindeki  hızlanmadır." değerlendirmesinde bulundu.

Özellikle Barış Pınarı Harekatı'ndan sonra Türkiye aleyhtarı yoğun  karalama kampanyası yürütüldüğüne dikkati çeken Çavuşoğlu, bu kampanyaya karşı  birlik ve bütünlük içinde mukavemet edilmesi ve her platformda örgütlü ve sürekli  çabanın ortaya konulması gerektiğini vurguladı.

- "Dış temsilcilik sayımız 246'ya ulaştı"

Çavuşoğlu, bu yılki Büyükelçiler Konferansı'nın temasının "Sahada ve  Masada Güçlü Diplomasi" olarak belirlendiğini hatırlatarak, sahada ve masada  etkin, girişimci ve insani Türk dış politikasının gerekleri doğrultusunda  Dışişleri Bakanlığının kurumsal kapasitesini de sürekli güçlendirdiklerinin  altını çizdi.

Dış teşkilatın genişleme sürecinin devam ettiğini kaydeden Çavuşoğlu,  "2002'de 163 olan dış temsilcilik sayımız, bugün itibarıyla 142 büyükelçilik, 13  daimi temsilcilik, 89 başkonsolosluk, bir konsolosluk ajanlığı ve bir ticaret  ofisi olmak üzere toplam 246'ya ulaşmıştır." diye konuştu.

- "Batı'da 'YPG romantizmini' yücelten algı yönetimi ve kara  propagandayla karşı karşıyayız"

Çavuşoğlu, komşu ülke Suriye'yi 2011'den bu yana rehin alan ihtilafın,  kuşkusuz bu yılın en büyük sınamalarından birini teşkil ettiğini belirterek,  "Ülkedeki yıkımın devam ettiği bu yıl boyunca da ihtilafın kalıcı siyasi çözümle  sona erdirilmesine ve ülkedeki otorite boşluğundan beslenen terör tehdidinin  tamamen bertaraf edilmesine öncelik verdik." diye konuştu.

Türkiye'nin bekasına ve vatandaşların hayatına kasteden terör örgütü  PYD/YPG'ye karşı 9 Ekim'de başlatılan Barış Pınarı Harekatı'nın, Fırat'ın  doğusunda terör devleti oluşturmaya yönelik girişimleri akim bıraktığına değinen  Çavuşoğlu, "Suriye topraklarında göğüs göğüse savaştığımız DEAŞ'a da PYD/YPG'ye  de karşı olduğumuzu, bu terör örgütleriyle kararlılıkla mücadele edeceğimizi  ortaya koymuş bulunuyoruz." dedi.

Bakan Çavuşoğlu, Türkiye'ye karşı kurulan her oyunu, bu meyanda  Suriye'nin toprak bütünlüğü ve birliğini tehdit eden tezgahları bozacaklarını  gösterdiklerine dikkati çekerek, şu ifadeleri kullandı:

"Asılsız suçlamalara ve yaptırım tehditlerine rağmen, sahada ve masada  yürüttüğümüz kararlı mücadele neticesinde, ABD ve Rusya Federasyonu meşru  güvenlik kaygılarımızı, harekatımızın meşruiyetini ve sahada attığımız adımlarla  oluşturduğumuz yeni statükoyu kabul etti. Kurmakta olduğumuz barış koridoruyla  Suriyeli mültecilerin gönüllü, güvenli, onurlu ve düzenli geri dönüşleri için  müsait ortam yaratılmasına da öncülük ediyoruz. Nitekim, harekatın başlangıcından  bu yana yerinden edilmiş kişilerin yüzde 50'sinden fazlası bu topraklara,  evlerine geri döndü ancak özellikle Batı'da 'YPG romantizmini' yücelten büyük  algı yönetimi ve kara propaganda kampanyasıyla karşı karşıyayız. Asılsız  söylemlere karşı harekatın gerekçe, hedef ve sonuçlarının en doğru şekilde  aktarılması için stratejik iletişim faaliyeti yürüttük, yürütüyoruz."

- "Necef ve Kerkük'te ilk kez başkonsolosluk açılması çalışmalarımız  devam ediyor"

Çavuşoğlu, Türkiye'nin, Suriye'de barış ve istikrarı yeniden tesis  etmek için en fazla çabalayan ülkelerden biri olduğuna işaret ederek, Suriye'de  kapsamlı siyasi değişimin kapısını aralayacak Anayasa Komitesi üyeleri üzerinde  mutabakata varıldığını anımsattı.

Böylelikle yaklaşık iki yıldır devam eden sürecin başarıyla  tamamlanarak komitenin 30 Ekim'de Cenevre'de çalışmalarına başlamasını  sağladıklarını dile getiren Çavuşoğlu, çalışmaların şu ana kadar beklenenden daha  iyi şekilde sürdüğünün altını çizdi.

Bakan Çavuşoğlu, Suriye'nin yanı sıra diğer önemli komşu Irak'ın  güvenlik ve istikrarının da tüm bölgeyi etkilediğine dikkati çekerek, Irak'ın  yeniden imarını desteklemek suretiyle bu ülkenin kalkınmasına yardımcı olmaya  kararlı olduklarını ifade etti.

Irak'ın tüm kesimlerine ulaşma hedefi doğrultusunda Türkiye'nin Musul  ve Basra başkonsolosluklarının yeniden faaliyete geçirildiğini hatırlatan  Çavuşoğlu, "Necef ve Kerkük'te ilk kez başkonsolosluk açılmasına yönelik  çalışmalarımız da devam ediyor." dedi.

Çavuşoğlu, Irak'taki terör örgütü PKK varlığına karşı çabaların da  aralıksız sürdüğüne işaret ederek, Pençe Harekatı neticesinde Türkiye'ye terörist  sızmaların önemli ölçüde azaltıldığının altını çizdi.

Irak Türkmenlerinin güven ve huzur içinde yaşamaları ve her alanda  adil temsillerinin sağlanması yönündeki çabaların aralıksız devam ettiğini  belirten Çavuşoğlu, bu kapsamda Kerkük'ün statüsünün belirlenmesine yönelik  süreçleri yakından takip ettiklerini ve destek verdiklerini dile getirdi.

Mevlüt Çavuşoğlu, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) ile ilişkilerde  de bu yıl içinde olumlu adımlar atıldığına dikkati çekerek, "Irak'ın siyasi  birliği ve toprak bütünlüğü ile ilgili ilkesel yaklaşımımız temelinde bu  ilişkilerimizi daha da geliştirmeyi arzu ediyoruz. Ülkede ekim başından bu yana  yaşanan gösterilerde yaşanan can kayıplarını endişeyle izliyoruz." şeklinde  konuştu.

- Çavuşoğlu'dan Filistin, Lübnan ve Yemen'e ilişkin değerlendirme

Filistin davasının Türkiye için her zaman öncelikli konumunu  koruduğunu söyleyen Çavuşoğlu, "İsrail'in yasa dışı  işgaline ve Filistin  topraklarındaki uluslararası hukuka aykırı gayri insani uygulamalarına karşı  sesimizi yükseltiyoruz." dedi. Çavuşoğlu, ayrıca Filistin iç uzlaşmasının  sağlanmasına önem atfettiklerini ve bu konuda gerekli desteği verdiklerinin  altını çizdi.

Bakan Çavuşoğlu, Lübnan'a ilişkin, "Zengin etnik ve dini yapısıyla  Orta Doğu'nun küçük modeli niteliğindeki Lübnan'ın içinde bulunduğu süreçten  istikrarını ve toplumsal bütünlüğünü güçlendirerek çıkmasını temenni ediyoruz."  diye konuştu.

Yemen'de BM öncülüğünde sürdürülen siyasi çözüm çabalarını ülkenin  toprak bütünlüğünün ve birliğinin korunması temelinde desteklediklerinin altını  çizen Çavuşoğlu, Libya'da da kalıcı ateşkesin sağlanmasını ve BM himayesinde  siyasi çözüm çabalarına devam edilmesini öncelikli konu olarak gördüklerini ve  Türkiye olarak desteklediklerini sözlerine ekledi.

Türkiye'nin, terör örgütü PKK'nın yurt dışı yapılanmasının baskı  altına alınması ve faaliyetlerinin engellenmesine yönelik çabalarının sürdüğünü  belirten Çavuşoğlu, Almanya ve İngiltere'de PKK sembolleri kullanan şahıslar  hakkında çıkan mahkumiyet kararlarının kayda değer olduğunu ifade etti.

Çavuşoğlu, "PYD/YPG sözde komutanı PKK'lı terörist Ferhat Abdi  Şahin'in ABD ve Almanya'ya seyahat edeceği yönünde çıkan haberler üzerine, adı  geçenin tutuklanarak ülkemize iadesi talebimizi Interpol bülteni, kırmızı bülten  dahil süratle anılan ülkelere ilettik. Bu taleplerimizi ısrarla takip ediyoruz."  dedi.

Türkiye'nin, DEAŞ ile Mücadele Uluslararası Koalisyonu (DMUK) içinde  etkin rolünün sürdüğünü belirten Çavuşoğlu, Türkiye'nin, koalisyon bünyesindeki  en önemli çalışma gruplarından biri durumundaki Yabancı Terörist Savaşçılar (YTS)  Çalışma Grubu'nun eş başkanı olduğunu anımsattı.

Çavuşoğlu, YTS'ler konusunda kaynak ülkelerin üzerlerine düşen  sorumlulukları yerine getirmelerini teminen gereken tüm adımları attıklarını ve  YTS'lerin ülkelerine gönderilmeye başlandığını dile getirdi.

- "110'dan fazla FETÖ mensubu ülkemize sınır dışı edildi"

Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye'nin, FETÖ'nün yurt dışı yapılanmasına  yönelik çalışmalarının sürdürdüğüne işaret ederek, "Bugüne kadar girişimlerimiz  neticesinde 110'dan fazla FETÖ mensubu ülkemize sınır dışı edildi. 38 ülkede FETÖ  iltisaklı okul ve kursların faaliyetleri kısmen ya da tamamen sonlandırıldı, 19  ülkede ise okullar Türkiye Maarif Vakfına devredildi." bilgisini paylaştı.

ABD'yle ilişkilerin zor bir dönemden geçtiğini, ABD'nin FETÖ ve  YPG/PKK'ya ilişkin tutumunun bunun temel nedeni olduğunu söyleyen Çavuşoğlu,  "ABD'nin S400 tedariğimizi bağlamından koparıp alakasız konularla  ilişkilendirmesi de sorunlar yarattı. ABD iç siyasetindeki kamplaşmanın da bu  süreçte aleyhimize sonuçlar doğurduğunu görüyoruz." ifadelerini kullandı.

Çavuşoğlu, Barış Pınarı Harekatı'yla terör örgütü YPG/PKK'nın oyununu  bozduklarının altını çizerek, şunları kaydetti:

"17 Ekim ortak açıklamasıyla, ABD harekatımızın meşruiyetini ve  arazideki mevcudiyetimizi kabul etti. Alınan yaptırım kararları  kaldırıldı. Operasyonumuz nedeniyle bizi baskı altında tutmak için ABD  Kongresinde ülkemiz aleyhinde girişimler başlatıldı. Cumhuriyetimizin 96. yılını  kutladığımız gün temelsiz iddialarla dolu iki tasarı ABD Temsilciler Meclisinde  kabul edildi. Bunlardan, sözde Ermeni soykırımı kararına yüce meclisimiz, yaptığı  ortak açıklamayla en güzel cevabı verdi. Ülkemize yönelik yaptırımlar  uygulanmasını öngören yasa tasarısı da keza aynı yaklaşımın ürünüdür."

Çavuşoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın geçen haftaki ABD  ziyareti vesilesiyle bu hususları Amerikan tarafıyla etraflıca ele aldıklarını  belirterek, ABD yönetiminin, iki tasarı konusunda da Türkiye'nin tezleriyle aynı  noktada durmasının önem taşıdığını kaydetti.

Bakan Çavuşoğlu, "Kongrenin daha iyi bilgilendirilmesi ve Türkiye-ABD  ilişkilerinin önemine dair bilincin pekiştirilmesi konusunda, önümüzdeki dönemde  TBMM heyetlerimizin Washington ziyaretlerini de içeren kamu diplomasisi  faaliyetlerimizi yoğunlaştırmamız önem arz ediyor." şeklinde konuştu.

Türkiye'nin, savunma ve güvenlik politikalarının temel unsuru olan  NATO aracılığıyla da bölge ve ötesinde barış, güvenlik ve istikrarın tesisine  ciddi katkılar yaptığını dile getiren Çavuşoğlu, "Önde gelen üyelerinden  olduğumuz NATO'yu milli çıkarlarımız doğrultusunda temel bir platform olarak  kullanmayı sürdüreceğiz." dedi.

- AB ile ilişkiler

Çavuşoğlu, Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) üyeliğine ilişkin yaptığı  değerlendirmede de "AB üyeliği, tüm sorunlara rağmen stratejik hedefimiz. Reform  gündemine hız verdik. Ancak, bugün AB'nin ülkemize karşı izlediği tutum haksız ve  kabul edilemez bir nitelik taşıyor." ifadelerini kullandı.

AB'nin, 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında Türkiye ile arasında  oluşan güven bunalımını aşacak adımları atmadığına işaret eden Çavuşoğlu,  "İlaveten, (AB) terör örgütü ve yandaşlarının ortaya attığı asılsız iddialara  itibar edilerek, Barış Pınarı Harekatı bağlamında olumsuz bir hava  yaratılmıştır." diye konuştu.

AB'nin, bölgesel ve küresel alandaki önemli gelişmeleri gerektiği  şekilde takip etmediğini ve bunların neden ve sonuçlarını nesnel ve bütüncül  şekilde değerlendiremediğini söyleyen Çavuşoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bunun son örneği, Balkanlar'da Arnavutluk ve Kuzey Makedonya'ya  yönelik alınan basiretsiz kararlarda da görüldü. Keza benzer sorunlar Karadağ'ın  üyelik sürecinde yaşanmıştır. AB'nin yaptığı hataları anlaması ve Türkiye'nin  üyeliğinin Birliğe katacağı değeri görmesi durumunda, her iki taraf için de  faydalı ilişkiler kurulabileceğine ve güvenin yeniden tesis edilebileceğine dair  inancımızı koruyoruz. Bu çerçevede özellikle Gümrük Birliği'nin güncellenmesi ve  vize serbestisi konularına önem veriyoruz."

- "Rusya ile ilişkiler olumlu zeminde gelişiyor"

Türkiye'nin Rusya ile ilişkilerinin olumlu bir zeminde gelişmeye devam  ettiğini söyleyen Çavuşoğlu, "İş birliğinin ilerletilmesi için güçlü bir siyasi  irade ve liderlerimiz arasında yakın diyalog var. Bu diyalog bölgesel bakımdan da  önemli ve fark yaratıyor." değerlendirmesinde bulundu.

Suriye'den Kırım'a, Kafkasya'dan Balkanlara pek çok konuda Rusya ile  fikir alışverişinde bulunulduğunu söyleyen Çavuşoğlu, Rusya ile başta Kırım olmak  üzere anlaşılamayan hususlar olsa da diyalog yoluyla ortak payda bulmaya  çalıştıklarını ve iş birliğini hedeflediklerini belirtti.

Çavuşoğlu, "Bu yapıcı yaklaşımın meyvelerini de toplamaya başladık. En  son Barış Pınarı Harekatı özelinde aldığımız sonuçlar en somut örnek. Rusya'ya  yönelik bu stratejik bakışımızı sürdüreceğiz." diye konuştu.

Türkiye'nin Ukrayna'nın toprak bütünlüğü ve egemenliğinden yana  olduğunu vurgulayan Çavuşoğlu, "Kırım'ın yasa dışı ilhakını tanımıyoruz. Kırım  Tatarlarının durumunu iyileştirmeye yönelik desteğimizi sürdürüyoruz."  değerlendirmesinde bulundu.

- Bölgesel ilişkiler

Çavuşoğlu, Türkiye'nin Balkanlar'da kırılgan olan barış ve istikrar  ortamının korunması için elinden gelen katkıyı sunduğunu belirterek, üçlü  istişare mekanizmalarının faal olduğunu, Avrupa-Atlantik kurumlarıyla bütünleşme  hedeflerini destekledikleri bölge ülkeleriyle ikili ilişkilerin yarar temelinde  sürdürüldüğünü belirtti.

Azerbaycan ile ilişkilerin Bakü'de düzenlenen Türk Konseyi Zirvesi,  Karma Ekonomik Komisyon toplantısı ve diğer vesilelerle bu yıl da sürdüğünü  anlatan Çavuşoğlu, "Azerbaycan'ın Yukarı Karabağ'a ilişkin haklı davasını  savunmaya devam edeceğiz." dedi.

Çavuşoğlu, Gürcistan ile dostluk bağlarının ise Bakü-Tiflis-Ceyhan,  Bakü-Tiflis-Erzurum boru hatları, TANAP ve Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu ile  pekiştiğini vurguladı. Çavuşoğlu, "Abhazya ve Güney Osetya ihtilaflarının  barışçıl yollarla Gürcistan'ın toprak bütünlüğü içinde çözüme kavuşturulmasına  yönelik desteğimiz sürüyor. Ahıska Türkleri'nin maruz kaldıkları sürgünün 75.  yılında Ahıskalı kardeşlerimizin acısını paylaşıyor ve desteğimizi sürdürüyoruz."  diye konuştu.

Türkiye'nin Güney Kafkasya'da barış ve istikrar görmek istediğini  vurgulayan Çavuşoğlu, bunun için Ermenistan'ın yapıcı bir tutum içine girmesi ve  Yukarı Karabağ sorununun çözümüne yönelik somut gayret göstermesi gerektiğinin  altını çizdi.

Orta Asya Cumhuriyetleri ile ortak tarih ve kültüre dayalı ilişkilerin  pekiştirildiğini de anlatan Çavuşoğlu, 15 Ekim'de Bakü'de düzenlenen 7. Türk  Konseyi Zirvesi'nde kabul edilen bildiride Barış Pınarı Harekatı'na destek  verilmesinden memnuniyet duyduklarını belirtti.

Türkiye'nin Afganistan'a ikili düzeyde ve çok taraflı platformlarda  desteğinin devam ettiğini dile getiren Çavuşoğlu, 2011 yılında hayata geçen  "Asya'nın Kalbi İstanbul Süreci"nin bir sonraki toplantısının 9 Aralık'ta  İstanbul'da düzenleneceğini söyledi.

Bakan Çavuşoğlu, Türkiye'nin başlattığı "Yeniden Asya" açılımı ile  kıtanın dinamizminden daha iyi ve verimli biçimde yararlanmak amacıyla uzun  vadeli bir yaklaşım ortaya koyulduğunu belirtti.

Türkiye'nin Çin'le ilişkilerinin karşılıklı ziyaret ve temaslarla  sürdüğünü vurgulayan Çavuşoğlu, "İhracatımızın çeşitlendirilmesi suretiyle  ticaretimizin dengeli hale gelmesini hedefliyoruz." diye konuştu.

Çavuşoğlu, Türkiye'nin Uygur Türklerinin yaşamlarını barış, huzur ve  refah içinde sürdürmeleri, temel insan haklarının gözetilmesi, dini  özgürlüklerinin ve kültürel kimliklerinin korunmasına önem verdiğinin de altını  çizdi.

Bu konuların uluslararası platformlarda ve Çin makamları nezdinde  gündemde tutulduğunu söyleyen Çavuşoğlu, "Önümüzdeki dönemde bölgeye bir ziyaret  gerçekleştirilmesine yönelik plan bağlamında bunun modaliteleri ve kapsamına dair  temas ve değerlendirmelerimiz sürüyor. Çin'in daveti üzerine Çin'deki durumu  yerinde görmek için bir heyet göndereceğiz." ifadelerini kullandı.

Bakan Çavuşoğlu, Japonya ile Ekonomik Ortaklık Anlaşması'nın  "kazan-kazan" anlayışıyla en kısa zamanda imzalanması ve Güney Kore ile de  serbest ticaret anlaşmasının güncellenmesi için çalışmaların sürdüğünü söyledi.

Güneydoğu Asya Uluslar Topluluğu (ASEAN) ile Türkiye'nin kurumsal iş  birliğinin güçlendirilmesinin, Yeniden Asya politikasının önemli bir ayağını  oluşturduğunu söyleyen Çavuşoğlu, "10 ASEAN ülkesiyle 2002 yılında 1,3 milyar  dolar düzeyinde olan toplam ticaret hacmimiz, bugün 10 milyar dolar seviyesine  yükseldi." dedi.

- Afrika ile Latin Amerika ve Karayipler Bölgesi'ne yönelik açılımlar

Afrika Kıtası ile de köklü tarihi ve kültürel ilişkilerinin yeniden  canlandırılması yolunda büyük ilerleme kaydedildiğini söyleyen Çavuşoğlu,  Türkiye-Afrika İşbirliği Zirvesi'nin üçüncüsünün, gelecek yılın ilk yarısında  Türkiye'de düzenleneceğini belirtti.

Çavuşoğlu, Türkiye'nin Latin Amerika ve Karayipler Bölgesi'ne yönelik  açılımının da artan temsilcilik sayısı ile desteklendiğini anlattı.

- Yurt dışında yaşayan vatandaşlara yönelik hizmetler

Dışişleri Bakanlığının, merkez ve yurt dışı teşkilatı ile  vatandaşların kesintisiz konsolosluk hizmeti alabilmesi için yoğun mesai  yaptığını söyleyen Çavuşoğlu, bugüne kadar 6,3 milyon kişinin talebine yanıt  veren Konsolosluk Çağrı Merkezi'nin 7 gün 24 saat Türkçe ve 5 yabancı dilde  hizmet verdiğini belirtti.

Çavuşoğlu ayrıca, vatandaşların ve ihtiyaç duyan kişilerin  büyükelçiliklere ve başkonsolosluklara ulaşabilmesi için büyükelçiliklerde  "nöbetçi telefon" uygulamasının başlatıldığını söyledi.

Çavuşoğlu, yurt dışına giden ve orada yaşayan vatandaşlara yönelik,  noterlik hizmetlerinin kolaylaştırılması, sanal POS ve POS cihazı üzerinden ödeme  imkanı getirilmesi, boşanma işlemlerinin tanınması, dövizli askerlik ödemeleri, 8  dilde adli sicil belgesi düzenlenmesi, hukuk danışmanlarının görevlendirilmesi  gibi alanlarda yenilikler getirildiğini anlattı.

- "Avrupa'daki vatandaşlarımızla yakından ilgileniyoruz"

Aşırı sağ, İslam düşmanlığı ve ırkçılık akımlarının Avrupa genelinde  yükselişte olduğunu ve bunların yarattığı tehdidin endişe verici noktaya  ulaştığını vurgulayan Çavuşoğlu, "Buna son dönemde PKK'lı grupların  vatandaşlarımızı, iş yerlerini ve Türk çıkarlarını hedef alan yeni saldırıları da  eklendi. Avrupa'da yaşayan vatandaşlarımızın esenliğiyle ilgili konularla  yakından ilgileniyoruz ve ilgilenmeye devam edeceğiz." değerlendirmesinde  bulundu.

Kültürel diplomasi alanındaki faaliyetlerin de hız kesmeden sürdüğünü  söyleyen Çavuşoğlu, bu yılın "Türkiye-Rusya Karşılıklı Kültür ve Turizm Yılı" ve  "Japonya'da Türk Kültür Yılı" olarak kutlandığını hatırlattı.

Çavuşoğlu ayrıca, bu yılın "Göbeklitepe Yılı" ilan edildiğini, bu  konuda üst düzey faaliyetler yürütüldüğünü, bunun yanı sıra Cumhurbaşkanlığı  himayesindeki Ara Güler sergisinin bu yıl Londra, Paris, Kyoto ve New York'ta  açıldığını da anlattı.

- Dışişleri Bakanlığı ve ilgili kurumlarının 2020 bütçesi

Dışişleri Bakanlığına 2020 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi  ile 4 milyar 631 milyon TL ödenek tahsis edilmesinin öngörüldüğünü aktaran  Çavuşoğlu, buna ilaveten yüklendiği görevler çerçevesinde 569 milyon TL'si AB  Başkanlığı için de toplam 656 milyon TL tutarında bütçe teklifini ve Türk  Akreditasyon Kurumu'nun (TÜRKAK) 2020 yılı bütçe teklifi olan 26 milyon TL  ödeneği de TBMM Plan Bütçe Komisyonu'nun onayına sundu.

Çavuşoğlu, bakanlık bütçesinin yaklaşık yüzde 57'sinin yurt dışı  teşkilatının harcamaları için kullanıldığını, yüzde 34'ünün katkı payı ödemeleri  ve yurt dışındaki öğretmen, okutman ve din görevlileri maaşları için harcandığını  da belirtti.