Bakan Çavuşoğlu'dan CNN TÜRK'te flaş açıklamalar

16 Eylül 2020 Çarşamba - 21:02 | Son Güncelleme : 17 09 2020 - 1:41

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Doğu Akdeniz'deki bütün sıcak gelişmeleri CNNTÜRK'te Tarafsız Bölge'de değerlendirdi. Oruç Reis’in neden Antalya’ya döndüğüne ilişkin gelen soruya Bakan Çavuşoğlu “Gemilerde ve uçaklarda hatta araçlarda rutin bakımlar vardır. Şimdi uçuş planınızı da yaparsınız ama periyodik bakımları yapmak durumundasınızdır. Sonuçta periyodik bakım zamanı geldiği zaman gemi limana gelir. Bakımı yapıldıktan sonra görev yerine döner. Yavuz ve Barbaros Hayrettin Paşa da bakımları sonrası bölgeye döndü çalışmalarını yapıyor. Oruç Reis bakım için döndü ve bakımı birkaç hafta sürer.” İfadelerini kullandı.


Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, CNN Türk'te katıldığı "Tarafsız Bölge" programında  gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
 
Doğu Akdeniz konusunda son gelişmelere ilişkin, Çavuşoğlu,  Yunanistan'ın maksimalist yaklaşımlarından vazgeçmediğini ve bu tutumunu terk  etmesi gerektiğini belirterek, Türkiye'nin ön koşulsuz müzakerelere hazır  olduğunu ve herkesle müzakere edebileceğini dile getirdiğini aktardı.
 
Çavuşoğlu, Yunanistan Başbakanı Miçotakis'in son zamanlarda Doğu  Akdeniz konusunda yaptığı açıklamalara ilişkin, şu ifadeleri kullandı:
 
"2-3 gündür Yunanistan Başbakanı'ndan gelen mesajlar daha ılımlı. Son  zamanlarda daha ılımlı mesajlar gelmeye başladı. Yunanistan'ın Oruç Reis  gemisinin ikmal ve bakım için Antalya Limanı'na dönmesini fırsat bilerek daha  pozitif mesaj vermeye başladı ama bir taraftan da "Bunun daha fazlasını  istiyoruz." diyerek, maksimalist tutumlarını da sürdürüyorlar."
 
Çavuşoğlu, Kardak krizinden sonra başlayan istikşafi görüşmelerin,  anlaşmalarla çözülemeyen sorunların birlikte nasıl çözülebileceğine karar vermek  için kurulmuş bir mekanizma olduğunu kaydederek, iki ülke arasında var olan  sadece bir sorunun değil, sorunların tamamının paket halinde görüşülmesine  odaklanılması gerektiğinin altını çizdi.
 
"Yunanistan tarafından  fırsat olarak değerlendirilebilir"
 
Oruç Reis gemisinin, bakım ve ikmal için Antalya Limanı'na  çekilmesiyle ilgili, Yunan tarafının "ilk olumlu adım" yorumuna ilişkin,  Çavuşoğlu, geminin, rutin ve periyodik bir bakım çalışması nedeniyle limana  çekildiğini, bunun taviz verildiği anlamına gelmediğini vurguladı.
 
Bakan Çavuşoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
 
"Bugün Cumhurbaşkanımızın da (Almanya Başbakanı Angela) Merkel'e  söylediği gibi, geçmişte diplomasiye bir fırsat verdik. Yunanistan bunu ters  tepti. Şimdi Cumhurbaşkanımız da net bir şekilde söyledi. Gemimizi rutin bakım ve  ikmal için bölgeden limana geçtik. (Cumhurbaşkanımız ) 'Bu bakım ve ikmal süreci  esasen bir fırsat olarak Yunanistan tarafından da değerlendirilebilir.' dedi.  Merkel'e de söyledi. Biz de yaptığımız açıklamalarda aynısını söyledik. Esasen  Yunanistan bizden daha fazla şey beklemek yerine kendisinin de olumlu atabileceği  adımları atarak, bu dönemi bir fırsata çevirebilir. Daha önce Mısır'la anlaşma  imzalayarak teptiği fırsat gibi bu ortamı da tepmemesi gerektiğini söylüyoruz."
 
Bakan Çavuşoğlu, Yunanistan'ın, bu süreci bir fırsat olarak  değerlendirebileceğini ve bunu da ilerleyen günlerde görebileceklerini söyledi.
 
Öte yandan, Türkiye'nin Oruç Reis gemisinin sismik araştırma yaptığı  bölgedeki hakkının da saklı olduğuna işaret eden Çavuşoğlu, "Dolayısıyla bu  fırsat da değerlendirilir, değerlendirilmez. Değerlendirilmezse biz yine aynı  şekilde bakım bittikten sonra faaliyetlerimizi kararlı şekilde bugüne kadar  sürdürdüğümüz gibi sürdüreceğiz." dedi.
 
Çavuşoğlu, Yunanistan'ın Sevilla haritasına ilişkin de şunları  belirtti:
 
 "Yunanistan'ın bu haritayı kabul etmediğini bir kere açıklaması  gerekiyor. Bu harita durduğu sürece sorunları çözmemiz mümkün değil. Bu harita  olduğu sürece müzakere de olmaz. Müzakere olsa da sonuç elde edemezsiniz. Sonuç  elde edemedikten sonra da laf olsun diye, dostlar alışverişte görsün diye bir  araya gelmenin faydası yok. Buradan müzakere istemiyoruz yorumu çıkmasın. Biz  müzakere istiyoruz ama müzakereler sonuç alıcı ve hakkaniyet çerçevesinde olsun."
 
Çavuşoğlu, Türkiye ile Yunanistan arasında halihazırdaki temaslara  ilişkin değerlendirmesinin sorulması üzerine, "Yunanistan ile danışmanlar  düzeyinde görüşmeler oluyor." ifadesini kullandı.
 
"Fransa gerginlikleri artırarak silah satmak istiyor"
 
Çavuşoğlu, Almanya'nın Doğu Akdeniz meselesine ilişkin tutumu  hakkında, "Almanya kesinlikle daha sağduyu sahibi, kesinlikle daha objektif ve  yapıcı. (Avrupa Konseyi) Dönem Başkanlığını da bu şekilde kullanmaya çalışıyor.  Sonuç elde etmeye çalışıyor. Bizim haklı olduğumuzu da teslim ediyorlar." dedi.
 
 18 Mart Göç Mutabakatı'nda da en kararlı duruşu Merkel'in ortaya  koyduğunu dile getiren Çavuşoğlu, Almanya'nın, AB içinde Fransa'dan farklı bir  tutum sergilediğine dikkati çekti.
 
Çavuşoğlu, "Fransa, AB'nin ve Orta Doğu'nun liderliğine oynuyor. Her  konuda kendisine bir rol biçiyor." değerlendirmesinde bulundu.
 
 Fransa'nın bu tutumunun temelinde kendi ajandası ve gündeminin  bulunmasının yattığına işaret eden Çavuşoğlu, "Fransa bu gerginlikleri artırarak  silah satmak istiyor. Libya'da da öyle. Silah satan firmalar o ülkedeki bir  bakanın şehrinde. Onun şehrindeki firmalar hep satıyor." diye konuştu.
 
Çavuşoğlu, Fransa'nın varolan kendi gündemine, Almanya'nın  katılmadığını belirterek, "Ama şunu da görmek lazım. Gördük de. En nihayetinde ne  kadar haklı olursak olalım Almanya da dahil ne kadar haklı olursak olalım,  Yunanistan ile Türkiye arasında bir tercih yapmak zorunda kalırsa Yunanistan'ı  tercih ederler." dedi.
 
Bakanı Çavuşoğlu, AB'nin Doğu Akdeniz'e ilişkin tutumuyla ilgili de  "AB, bu sorunun (Doğu Akdeniz meselesi) çözümünde dürüst bir arabulucu olduğunu  göstermesi gerekiyor. 24-25 Eylül'de yapılacak (AB Liderler Zirvesi) toplantıda,  AB, Türkiye-AB ilişkilerinde ne yapılması gerektiğine odaklanması gerekiyor."  şeklinde konuştu.
 
"Yunanistan 1960'dan sonra bu adaları silahlandırmaya başladı"
 
Bakan Çavuşoğlu, "Yunanistan'ın Ege adalarını AK Parti döneminde  silahlandırdığı ve hükümetin sessiz kaldığı" yönündeki iddialara ilişkin,  Yunanistan'ın 1960'dan sonra bu adaları silahlandırmaya başladığını ve  Türkiye'nin uyarılarda bulunduğunu hatırlattı.
 
Yunanistan'ın hep inkar ettiği bu silahlandırmayı 1974'te kabul  ettiğini anımsatan Çavuşoğlu, "Bu adaların silahlandırılmasıyla ilgili  Yunanistan'ın hatta geçmişte NATO'nun güvenlik planlarına dahil etme çabası var.  Biz hep buna itiraz etmişiz ve bu kapsama sokmadık." ifadelerini kullandı.
 
Çavuşoğlu, Ege adalarının silahsızlandırılması konusunu uluslararası  gündemde tutmaya devam edeceklerini ve bu konunun da istikşafi görüşmelerin bir  parçası olduğunu söyledi.
 
"Türkiye olarak Kıbrıs sorununun adil şekilde çözümünden yanayız"
 
Dışişleri Bakanı  Mevlüt Çavuşoğlu, Doğu Akdeniz'de yaşanan gerilim  bağlamında, Kıbrıs meselesiyle ilgili değerlendirmesinin sorulması üzerine,  şunları dile getirdi:
 
"KKTC'de seçimden sonra önce gayriresmi bir araya gelmek lazım, BM 5  (3 garantör ülke-Kıbrıs'taki iki taraf) önce. Bundan sonra neyi müzakere  edeceğimizi belirlememiz lazım. Bunun çerçevesini belirlememiz lazım. Referans  belgesini oluşturmamız lazım, siyasi eşitlik gibi unsunları başta oraya koymak  lazım. Bir de zaman belirlemek lazım. Sonuç odaklı belli bir zaman içinde bu işi  bitireceksek, o zaman müzakerelere başlamanın bir anlamı var. Aksi takdirde,  Crans Montana ve Annan Planı gibi başarısızlıkla sonuçlanacaksa zaman kaybıdır,  hiçbir anlamı da yoktur. Biz Türkiye olarak Kıbrıs sorununun adil bir şekilde  çözümünden yanayız."
 
"Mısırla anlaşma imzalayabilmemiz için siyasi ilişkilerin biraz  düzelmesi lazım"
 
Çavuşoğlu, Türkiye ile Mısır arasındaki halihazır ilişkilerle ilgili,  "Mısırla görüşülmüyor değil. İstihbarat düzeyinde görüşmeler var."  dedi.
 
Konuşmasında, Mısır'ın, Yunanistan ve Rum kesimiyle deniz yetki  alanlarıyla ilgili anlaşmaları yaparken, Türkiye'nin kıta sahanlığını hiçbir  zaman ihlal etmediğinin altını çizen Çavuşoğlu, "Mısır burada esasen bizim  haklarımıza saygılı davranmıştır. Siyasi ilişkilerimiz çok iyi değil diye  haksızlık yapmayalım. Dolayısıyla yarın Mısır'la da böyle bir anlaşma imzalarız  ama gerçekçi olmak lazım. Bu anlaşmayı imzalayabilmemiz için siyasi ilişkilerin  biraz düzelmesi lazım. " diye konuştu.
 
"Serrac, taraflar arasında mutabakat sağlanırsa, ülkeyi seçime  götürürken istifa edebileceğini söylemiş"
 
Çavuşoğlu, Libya Başbakanı Fayiz es-Serrac'ın istifa edeceği  iddialarının sorulması üzerine, şöyle dedi:
 
"(Libya'da) iki taraf arasında bir ateşkes için görüşme var. Bizim de  desteklediğimiz kalıcı bir ateşkes, siyasi çözüm. Biz de bunu isteriz. Zaten  Serrac da böyle bir mutabakat sağlanırsa, ülkeyi seçime götürürken istifa  edebileceğini söylemiş. Yani ileriki bir aşamada, ülkesinin geleceği için  fedakarlık yapabileceğini söylemiş. Herhangi bir şeyden canı sıkıldığı için,  'Bugün istifa edeceğim' diye bir açıklama yok. (Serrac) 'İki tarafı da  birleştiren bir anlaşma olacaksa, seçimlere giderken ben istifa edebilirim.'  demiş."
 
Bakan Çavuşoğlu, Rusya ile Türkiye arasındaki Libya görüşmeleri de  değerlendirerek, "Sonuçta Rusya ile de amacımız Libya'da bir ateşkes. Onlar diğer  tarafta. Biz ise meşru yönetim tarafındayız. Ateşkes ve siyasi süreçle ilgili son  görüşmelerde görüşlerimiz biraz daha yakınlaştı." açıklamasında bulundu.