Bakan Çavuşoğlu: Almanya'dan müttefiklik ruhuna uygun davranmasını bekliyoruz

AA |  26 Ekim 2019 Cumartesi - 14:33 | Son Güncelleme : 26 10 2019 - 17:02

Almanya Dışişleri Bakanı ile görüşen Bakan Çavuşoğlu,"Barış Pınarı Harekatı konusunda Almanya'dan beklentimiz müttefiklik ruhuna uygun davranmasıdır. Barı Pınarı Harekatı bölgesine Birleşmiş Milletler verilerine göre 30 bin kişi geri dönmeye başladı" dedi.


Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu,  temaslarda bulunmak üzere Ankara'da bulunan Alman mevkidaşı  Heiko Maas ile Dışişleri Bakanlığı'ndaki görüşmesinin ardından düzenlediği ortak  basın toplantısında konuştu. Terör örgütü YPG/PKK'nın Türkiye'nin güney sınırlarına yakın  bölgelerden çıkarılması konusunda ABD ve Rusya ile varılan mutabakatlara değinen  Çavuşoğlu, mevkidaşı Maas ile yaptığı görüşmede Suriye meselesini tüm  boyutlarıyla ele aldıklarını belirtti.
 
"Almanya'dan beklentimiz, müttefiklik ruhuna uygun davranmasıdır."  diyen Bakan Çavuşoğlu, ABD ve Rusya ile varılan mutabakatlar çerçevesinde bu  ülkelerin sahada varılan fiili durumu tanıdıklarına dikkati çekti. Terör örgütlerinden temizlenen bölgelere Suriyelilerin dönüşü  konusunda Almanya ile görüş ayrılığına sahip olmadıklarını dile getiren  Çavuşoğlu, "(Barış Pınarı Harekatı bölgesine) Birleşmiş Milletler verilerine göre  30 bin kişi geri dönmeye başladı." ifadesini kullandı.
 
Çavuşoğlu, "Suriye'nin toprak bütünlüğü ve göçmenlerin gönüllü dönüşü  konusunda en hassas ülke biziz." değerlendirmesinde bulundu. Terörle mücadelede uluslararası toplumun birlikte çalışması  gerektiğine vurgu yapan Çavuşoğlu, "ABD'nin Interpol tarafından aranan bir  teröristle diyalog kurması kabul edilemez." dedi.
 
 
 
 
 Maas ile görüşmesinde ikili ilişkilerin yanı sıra Suriye meselesini de  tüm boyutlarıyla ele aldıklarını vurgulayan Çavuşoğlu, Almanya'dan Türkiye'ye  ağır eleştirilerin geldiği bir dönemde Alman mevkidaşının Türkiye'ye yaptığı  ziyaretin önemine işaret etti.Çavuşoğlu, Türkiye'nin Suriye sorununun çözümüne yönelik çabalarının  Almanya'dan yeterli takdiri görmediğini belirterek, "Almanya'dan beklentimiz,  aramızdaki müttefiklik ruhuna uygun davranmaları ve teröre karşı mücadelemizde  bizimle dayanışma içerisinde hareket etmesidir." şeklinde konuştu.
 
 Avrupa'daki PKK'lılar
PKK'lıların Avrupa'nın çeşitli ülkelerde şiddete başvurmaktan  çekinmediğini anımsatan Çavuşoğlu, başta Almanya olmak üzere Avrupa'daki Türk  toplumunun bu durumdan duyduğu endişeyi aktardı.   Çavuşoğlu, Türkiye'nin güneydoğu sınırında oluşturulmaya çalışılan  terör koridorunu yok etmek üzere yapılan Barış Pınarı Harekatı ile ABD ve Rusya  ile varılan mutabakatlara ilişkin de Alman mevkidaşı Maas'ı bilgilendirdiğini  söyleyerek, "Varılan mutabakatlarla hem ABD'nin, hem de Rusya'nın Barış Pınarı  Harekatı'nın meşruiyetini ve bu harekat sayesinde sahada oluşan yeni durumu  tanıdıklarını vurguladım." ifadesini kullandı. Suriyelilerin ve yerinden edilmiş insanların harekatla terörden  temizlenmiş bölgelere gönüllü ve güvenli şekilde dönüşünü sağlamayı  hedeflediklerini vurgulayan Çavuşoğlu, tüm taraflarla yaptıkları görüşmelerde bu  amaçlarının altını çizdiklerini kaydetti.  Çavuşoğlu, şu anda Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekat bölgelerine  360 binden fazla Suriyelinin döndüğü bilgisini paylaşarak, bu insanlara gerekli  her türlü yardımı yapmayı sürdürdüklerini anlattı. Suriye'ye şu ana kadar ulaşan insani yardımların yüzde 80'inin Türkiye  üzerinden gittiğini söyleyen Çavuşoğlu, Suriye'ye komşu ülke olmasının yanı sıra,  insani konulardaki hassasiyetlerinin de bu durumda etkili başlıca faktör olduğunu  vurguladı.
 
   Almanya'nın AB dönem başkanlığı
 
Çavuşoğlu, Almanya'nın gelecek yılın ikinci yarısında Avrupa  Birliği'nin (AB) dönem başkanlığını üstleneceğini anımsatarak, "Umarız AB'nin  kurulmasına öncülük eden Almanya, AB ülkelerindeki halkların beklentisine uygun  politikalar üretmeye katkı sağlayacaktır." dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın gelecek günlerde Almanya,  İngiltere ve Fransa liderleriyle görüşme planına ilişkin ayrıntıları da Alman  mevkidaşıyla yaptığı görüşmede ele aldıklarını dile getiren Çavuşoğlu, "Her zaman  ikili ve çok taraflı düzeyde iş birliklerine açık bir ülkeyiz." şeklinde konuştu. Çavuşoğlu, Almanya Savunma Bakanı Annegret Kramp Karrenbauer'ın ortaya  attığı Suriye'nin kuzeydoğunda uluslararası güvenli bölge kurulması fikrine  ilişkin bir soruya yanıtında, "Suriyelilerin ve yerinden edinilmiş insanların  gönüllük esasına göre bu bölgelere güvenli şekilde dönmesi söz konusu. Bu saatten  sonra bu öneriyi çok gerçekçi bulmuyoruz. Bu saatten sonra bu bölgelerin terörden  arındırılması ve insani konulara odaklanılması daha faydalı olur diye  düşünüyoruz." şeklinde konuştu.
 Mehmetçiğin insani konulardaki yüksek hassasiyetine işaret eden  Çavuşoğlu, Türkiye'nin kimyasal silah kullandığı yönündeki gerçek dışı propaganda  gibi iftiralara kanıtlarıyla gerekli cevabı verdiklerini anlattı.  Çavuşoğlu, "Milli Suriye Ordusu'nu (MSÖ) 'cihatçı' diye nitelendirmek  doğru değil. Çünkü Fırat Kalkanı Harekatı bölgesinde 3 binden fazla DEAŞ'lıyı biz  onlarla beraber etkisiz hale getirdik. MSO, DEAŞ ile mücadele ederken  alkışlıyoruz, PKK ile mücadele ederken 'çihatçı' diye gerçek dışı ithamlarda  bulunulması doğru değil." ifadesini kullandı.
Suriye'nin toprak bütünlüğünün kendileri için çok önemli olduğunun  altını çizen Çavuşoğlu, şöyle devam etti:  "YPG/PKK, İsrail'in başını çektiği Fransa dahil birçok ülke, Suriye'yi  bölmek isterken hiç kimse Suriye'nin toprak bütünlüğüne bu kadar hassasiyet  göstermiyordu. Biz Türkiye olarak buna bağlıyız. Cumhurbaşkanımızın söylediği  gibi bizim Suriye topraklarında gözümüz yok. Suriyelilerin gönüllü şekilde  dönmesi konusunda en hassas ülke biziz. Ege adalarında mülteciyi taşıyan birçok  bot vuruldu, delindi. Bu insanları zorla göndermek insani de değil, aynı zamanda  da suç. Suriye'deki sorunun birçok boyutu var. Bir ülkenin tek başına üstesinden  gelmesi mümkün değil. Birlikte çalışırsak insani dramları azaltabiliriz."
 
Çavuşoğlu, Türkiye'nin ABD tarafından F-35 projesinden çıkarılıp  çıkarılmayacağına ilişkin bir soruya, "Türkiye, F-35 programının ortaklarından  biridir. Türkiye'nin bazı çalışmalara katılmaması büyük haksızlıktır. S-400  alımından sonra ABD maalesef tek taraflı bazı adımlar attı. F-35'in bazı  parçalarını Türkiye üretiyor. Dolayısıyla bu programdan çıkarılması kimsenin  yararına değil. Bunların düzeleceğine inanıyoruz." diye cevap verdi. ABD'nin Interpol tarafından aranan bir teröristle diyalog kurmasının  doğru olmadığına değinen Çavuşoğlu, şunları kaydetti:
"PKK'nın önden gelen teröristlerinden bir tanesidir. Türkiye'deki  birçok terör saldırısının da sorumlusudur. Hakkında Interpol tarafından kırmızı  bülten çıkarılmıştır. Böyle bir teröristle ABD Başkanı'nın konuşması, ABD'nin  diyalog kurması kabul edilemez. Bir insanın bir ismi olur. Bunun terörist olduğu  belli de ismi nedir, her gün isim değiştiriyor. Bir insan niye kod adı kullanır?  General Mazlummuş, oymuş buymuş, bunlar kabul edilebilir şeyler değil. Yayınlanan  kırmızı bültenin bir kopyasını ve diğer belgeleri, bir notayla ABD tarafına  ilettik."
 
 
Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas ise şunları dile getirdi: "Son olarak New York'ta BM'de görüştük ve yoğun şekilde Suriye'yi ele aldık. Aramızda önemli görüş ayrılıkları var fakat böyle bir durumda konuşmamız lazım. Birbirimiz hakkında değil. Ciddi bir diyaloğa ihtiyacımız var. Biz Türkiye ile bu diyaloğu sürdürmek istiyoruz. Türkiye'nin AB ile olan ilişkileri bakımından ortak sorumluluklarımız var. Almanya için Türkiye çok önemli bir NATO müttefikidir. Biz şu anda bu savaşın çok uzun sürdüğünü görüyoruz, önümüzde kış var. Tekrar korkunç bir savaşın yaşandığı kış olup insanların acı çekmesini istemiyoruz. Türkiye, Almanya ve AB olarak sorumluluğumuz var.
 
Soçi mutabakatının ardından yeni gerçeklerle karşı karşıyayız. Bu konuyu görüştük. Soçi'nin sonuçlarını ele almak durumundaydık. Sağduyu ile adım atmalı ve Suriye'deki durumun istikrar kavuşması için çaba harcamalıyız. DEAŞ'la mücadele sona ermiş değil. Soçi mutabakatı kapsamında ateşkesin sürmesi ve uzatılması çok önemli.
 
Türkiye'nin belirli koşulların yerine getirilmesi durumunda bu hususu ilerleteceği yönünde mesaj aldık. Oradaki insanların ve oraya geri dönmek isteyen sivillerin çıkarlarının da bunu mümkün kılması açısından da önemli olduğunu düşünüyorum. Bir diğer konu ise Soçi'de yapılan mutabakat temelinde Türk güçlerinin Kuzey Suriye'de kalıcı varlığı olmaması, geçici bir statüko olarak değerlendirilmesi, bunu da konuştuk ve teyit ettik. 
 
Uluslararası insan yardım kuruluşlarının buraya ulaşması önemli. Buraya gönüllü ve temelde güvenli şekilde dönmeleri konusunda teyidinizi aldım. Yapıcı bir görüşme oldu."
 
 
 
 

ETİKETLER