Bakan Albayrak İVME Finansman Paketi'ni açıkladı

23 Mayıs 2019 Perşembe - 13:45 | Son Güncelleme : 23 05 2019 - 15:39

'İVME Finansman Paketi'ni açıklayan Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, "3 kamu bankamızın katılımıyla bu yıl sonuna kadar 30 milyar lira finansman sağlamış olacağız" dedi.


Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, cari açığı düşürecek ve katma değerli teknolojik üretim yapanların teşvik edilmesini sağlayacak olan kredi paketini duyurdu.
 
Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, 'İVME (İleri, Verimli, Milli Endüstri) Finansman Paketi'ni açıkladı. Açıklanan kredi paketi ile birlikte cari açık düşecek, katma değerli ve teknolojik üretim yapanların teşvik edilmesi sağlanacak. 
 
Bakan Albayrak, Dolmabahçe Çalışma Ofisi'nde kamu bankaları  aracılığıyla farklı sektörler için devreye aldıkları "İVME Finansman Paketi"  lansmanında yaptığı konuşmada, göreve geldikleri ilk andan itibaren ekonomide  kapsamlı bir değişim hedefini her platformda dile getirdiklerini söyledi.
 
Tüketimden, ithalattan ziyade, ihracata dayalı, katma değerli,  teknolojik ürün üretimini önceleyen bir modeli benimseyeceklerini ifade  ettiklerini anımsatan Albayrak, işte bu hedef doğrultusunda gerek "Yeni Ekonomi  Yaklaşımı (YEP)", gerek 3 yıllık yol haritası olan "Yeni Ekonomi Programı"nda bu  hedef doğrultusundaki stratejileri kamuoyu ile paylaştıklarını dile getirdi.
 
Albayrak, YEP'te, cari açığın düşürülmesi amacıyla ilaç, kimya,  petrokimya, enerji, makine/teçhizat ve yazılım sektörleri öncelikli yatırım  yapılabilir alanlar olarak belirlediklerini hatırlattı.
 
Nisan ayında açıkladıkları "Yapısal Dönüşüm Adımları" paketinde de,  kredilerin, belirlenen işte bu stratejik alanlara yönlendirileceğini, teşvik  edileceğini ifade ettiklerini belirtti.
 
Albayrak, konuşmasını şöyle sürdürdü:
 
"İşte bugün, bu hedef ve stratejiler doğrultusunda daha emin adımlarla  yürümemizi sağlayacak, sektörümüzü bu hedefler doğrultusunda destekleyecek çok  önemli bir paketi devreye alıyoruz. Bu pakete, İVME Finansman Paketi adını  verdik. Yani İleri, Verimli, Milli Endüstri Finansman Paketi. İVME Finansman  Paketi, dört temel özelliği taşıyan sektörleri hedefleyecek. İthalat bağımlılığı  yüksek, dış ticaret açığı veren, istihdama katkı oranı yüksek ve ihracat  potansiyeli yüksek sektörlere bu paket kapsamında finansman sağlanacak. Bu  kapsamda stratejik öncelik, orta yüksek ile yüksek teknoloji ürünleri ve  sektörlerinde olacak. 2002 sonrasında uyguladığımız politikalar neticesinde,  2002'de orta-ileri ve ileri teknolojili ihracatın payı ise yüzde 31 olan payı  2018 itibari ile yüzde 39,9 seviyelerine yükselmiştir.
 
Türkiye ekonomisinin yapısal dönüşümünde kritik öneme sahip olan  yüksek teknoloji ürünlerinin ihracat içerisinde sahip olduğu payı, çok daha  yukarı seviyelere taşıyabilmeliyiz. Bu bağlamda, bu finansman paketinin stratejik  önceliği orta yüksek ve ileri teknoloji ürünlerini içeren sektörleri güçlendirmek  ve finansal ihtiyaçlarını karşılamak olacak. Finansman paketimiz ürün odaklı  finansman yaklaşımını benimsiyor. Sadece sektör bazında değerlendirme yapılarak  değil, dış ticaret açığına pozitif katkı sağlama potansiyeli olan ürünlere  finansman sağlanacak. Bu sayede, ilgili ürünlerin uluslararası pazarlarda rekabet  gücünün artırılması hedeflenecek ve böylece stratejik ürünlerin ihracat  potansiyeli ortaya çıkarılmış olacak. Yerli üretim kabiliyetimiz güçlenecek, Türk  sanayisinin teknik altyapısının daha da ileri seviyelere taşınması sağlanacak."
 
 "30 milyar liralık finansman sağlayacağız"
 
Berat Albayrak, küresel gelişmelerin gölgesinde gittikçe güçleşen  finansman koşullarına rağmen, Türkiye ekonomisinin küresel ticari ve finansal  belirsizliklerden minimum düzeyde etkilenmesini sağladıklarını söyledi.
 
Sanayicinin ve yatırımcının finansmana erişimini kolaylaştıracak  adımları attıklarını ve atmaya devam ettiklerini belirten Albayrak, bugün  açıkladıkları İVME paketinin de sanayicinin, üreticinin finansmana kolay  erişimini uygun maliyetlerle mümkün hale getirmiş olacağını ifade etti.
 
Albayrak, paketle birlikte biraz önce özetlediği prensipler  çerçevesinde üç ana faaliyet alanına üç kamu bankasının katılımıyla yıl sonuna  kadar 30 milyar liralık bir finansman sağlamış olacaklarını vurguladı.
 
Üç ana faaliyet alanı, hammadde ve ara malı imalatı, makine imalatı ve  tarım olarak belirlendiğini belirten Albayrak, "İlk finansman alanımız hammadde  ve ara malı imalatı. Bu alanda sağlayacağımız iyileşme, cari dengeye olumlu yönde  çok önemli katkılar sağlayacaktır. Bu alanda kimyasal/medikal (eczacılık)  ürünler, plastik ve kauçuk ürünler; suni ve sentetik iplikler; kağıt, karton ve  mukavva sektörleri olmak üzere 4 alt başlık belirlendi. Bu kapsamda; temel  eczacılık ürünleri, boya maddeleri ve plastik hammaddeler vb. birçok sanayi ürünü  desteklenmiş olacak." diye konuştu.
 
Albayrak, başta sayılan 4 ana başlığın altında, birincil formda  plastik hammaddeleri, organik temel kimyasallar, suni sentetik elyaf başta olmak  üzere uçucu yağlara, inorganik temel kimyasal maddelere kadar 21 alt başlıkta  hammadde ve ara malı üretiminin destekleneceğini söyledi.
 
Bu kapsamda desteklenecek ürünlerin Türkiye'nin ithalatındaki payının  28,2 milyar dolar olarak dikkati çektiğini belirten Albayrak, bu büyüklükte bir  ithalatın çok çok aşağı çekebileceğinizi kaydetti.
 
Albayrak, hammadde ve ara malı üretiminde 2 yıla kadar anapara geri  ödemesiz -azami 10 yıl olmak üzere- 150 milyon TL'ye kadar yatırım kredisi  sağlanacağını ve bunun yanı sıra, 1 yıla kadar anapara geri ödemesiz -azami 5 yıl  olmak üzere- 30 milyon TL'ye kadar işletme kredisi verileceğini dile getirdi.
 
Albayrak, bu başlıklar altında; musluk valf/vana, motor ve türbin,  tarım ve ormancılık makineleri, elektrik motorları, jeneratörler ve  transformatörler gibi 22 alt başlıkta üretimi destekleyeceklerini dile getirerek,  şunları kaydetti:
 
"Tüm bu 22 alt başlıktaki ithalatımıza baktığımızda yaklaşık 18 milyar  dolarlık bir ithalat gerçekleştiriyoruz. Hammadde ve ara ürün ithalatındaki  kalemlerin toplamı bu iki başlıkta toplamda 46,2 milyar doların üzerindeki cari  açık etkisini kırabilmeyi amaçlıyoruz. Makine imalatı finansmanında 2 yıla kadar  anapara geri ödemesiz, azami 10 yıl olmak üzere, 150 milyon TL'ye kadar yatırım  kredisi sağlanacak. Bunun yanında, 1 yıla kadar anapara geri ödemesiz, azami 5  yıl olmak üzere, 30 milyon TL'ye kadar işletme kredisi verilecek."
 
"Tarım, ithalatın azalması açısından büyük önem taşıyor"
 
Hazine ve Maliye Bakanı Albayrak, desteklenecek üçüncü ve son ana  faaliyet alanının da tarım sektörü olacağını belirterek, "Tarım gerek enflasyonla  mücadele, gerek ihracatın artması, gerekse ithalatın azalması açısından büyük  önem taşıyor." dedi.
 
Bu alandaki başlıkları "seracılık", "soya, mısır, ayçiçeği üretimi",  "hayvancılık-yem bitkisi üretimi" ve "Birlikte Ekipman Paketi"nden oluşan dört  başlık belirlediklerini aktaran Albayrak, sözlerini şöyle sürdürdü:
 
"Tarım sektöründe sağlanacak kredilerin vadesi, seracılıkta işletme  kredileri için 14 ay, yatırım kredileri için de 84 ay olarak belirlendi.  Seracılık dışındaki tarım alanlarında da işletme kredileri için 12 ay, yatırım  kredileri için de 60 aya varan vade sağlanacak. Verilecek kredi tutarları da  işletme giderlerinin tamamına kadar, modern basınçlı sulama sistemi yatırımlarına  yüzde 100 yatırım kredisi, seracılık ve mekanizasyon yatırımlarının yüzde 75'ine  kadar yatırım kredisi olarak uygulanacak. Tarım alanında verilecek tüm bu  kredilerin faiz oranları da yüzde 0 ila yüzde 14,25 arasında değişecek."
 
 
Enflasyon veya DİBS endeksli faiz seçenekleri
 
Berat Albayrak, tüm bu alanlarda ortak olarak uygulanacak kredi  paketlerinde 2 farklı faiz seçeneği sunulacağını belirterek, bunlardan ilkinin  "Enflasyon Endeksli Kredi Seçeneği" olduğunu söyledi.
 
Albayrak, şu bilgileri verdi:
 
"Kredi kullandırım tarihi itibarıyla yıllık TÜFE oranları baz alınarak  belirlenecek, kredi vadesi süresince kredi kullandırım tarihinden itibaren yılda  bir kez olmak üzere 0-2 yıl için TÜFE   2 puan, 2-10 yıl için TÜFE   3 puan  olarak güncellenecek. Enflasyonda özellikle önümüzdeki aylarda sağlanacak düşüş  göz önüne alındığında, paketin avantajları çok daha artacak, ortalama kredi  maliyetlerinden çok çok daha uygun seviyelere gelecek."
 
İkinci seçeneğin ise "Devlet İç Borçlanma Senedi (DİBS) Endeksli Faiz  Seçeneği" olduğunu aktaran Albayrak, şunları kaydetti:
 
"Yine kredi kullandırım tarihinden itibaren yılda bir kez, 0-2 yıl  için DİBS   1 puan, 2-5 yıl için DİBS   2 puan, 5-10 yıl arası içinse DİBS 3 puan  olarak güncellenecek. Ayrıca paket kapsamında teminat mektubu, akreditif, garanti  mektubu gibi cari komisyonlarda yüzde 20 indirim uygulanacak. Seçenekler  açısından bakıldığında sektörlerimizin büyük destek ve teveccüh göstereceğini ve  sektörlerimize önemli rahatlık sağlayacağına inandığımız tüm paketlerimizin  ülkemize ve sektörlerimize hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum."
 
"Türkiye'nin cari fazla vereceğini öngörüyoruz"
 
Albayrak, böylece, sayılan sektörlere, alt sektörlere ve ürün  gruplarına toplamda 30 milyar liralık güçlü bir finansman sağlamış olacaklarının  altını çizerek, Türkiye ekonomisinin ve sanayisinin kendi potansiyelini  gerçekleştirebilmesi için devlet ve hükümet olarak üzerlerine düşeni sonuna kadar  yapmaya devam edeceklerini anlattı.
 
Sadece reel sektör açısından değil bankacılık sektörü açısından da çok  faydalı bir finansman ürünü ortaya çıkardıklarına dikkati çeken Albayrak, şu  değerlendirmelerde bulundu:
 
"Bankalarımızın bilançosunun varlık ve yükümlülük tarafını da  dengeleyecek, son dönemde artan enflasyona endeksli mevduat ürünlerindeki bilanço  dengesini de oluşturacak, kredi verme, mevduat toplama açısından da çok kreatif  ve sağlıklı bir ürün ortaya çıktı. Hem bankalar bilançolarını hedge edecekler hem  de reel sektöre o anlamda daha öngörülebilir, istikrarlı ekonomi açısından da  sağlıklı bir ürün ortaya koyacaklar. Üretici ve sanayicilerimize sağlanan destek  ve teşvikler meyvesini yavaş yavaş vermeye başladı. Birileri üzülse de… Birazdan  açıklayacağım rakamlar ve söyleceklerim, Türkiye dostu olmayanları üzecek."
 
Albayrak, 2018 yılı mayıs ayı itibarıyla yaklaşık 58 milyar dolar ile  en yüksek seviyeye ulaşan cari açığın, 2019 yılı mart ayı itibarıyla  yıllıklandırılmış olarak 13 milyar dolar seviyesine gerilediğini anımsattı.
 
Türkiye'nin ihracatta yakaladığı ivme ile birlikte cari dengede geçen  aylarda çok önemli bir tempo ortaya koyduğunun altını çizen Albayrak, konuşmasını  şöyle sürdürdü:
 
 "Bu başarılı performansın sürmesiyle birlikte, haziran ayından  itibaren Türkiye'nin cari fazla vereceğini öngörüyoruz. Yeni Ekonomi Programın'da  (YEP) 2019 yılı için biz yaklaşık 26 milyar dolarlık bir cari açık hedefi  koymuştuk. Bu resim ortaya koyuyor ki dengelenme süreci… Birileri şunu diyebilir;  'Kriz dönemleri, şunlar, bunlar.' 2009'da da bir küresel kriz vardı.
 
Dengelenmenin güzel tarafı burada. 2009'dakine kıyasla ihracatın artıp  köpük ithalatın eridiği ve bu dengelenmenin cari fazlaya daha da pozitif etki  ettiği, 18 yıllık AK Parti iktidarı yılları içerisinde ilk defa cari fazla  dönemine haziran ayı itibarıyla gelmiş olacağız. Bu ivme ve istikamet böyle devam  ederse, 70'li yıllardan bugüne kadar hesaplanan cari denge içerisinde, 40 küsur  yıllık tarihi içerisinde belki de tarihimizin… İnşallah bu istikamette devam  edersek, en yüksek cari fazlasını verdiğimiz yıl olacak 2019 yılı."
 
Albayrak, yalan ve iftira ile Türkiye’ye karşı başlatılan ekonomik  saldırıya karşı tüm bu destek olma telaşı içerisindekileri, hem kendilerinin hem  de milletin gördüğünü belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
 
"Birilerinin ekonomiyi ne kadar bildiğini, ne kadar vakıf olduğunu,  geçmişte batırdıkları kurumlardan, ülkeyi getirdikleri, davet ettikleri ve  birlikte yönettikleri IMF komiserlerinden, IMF’nin atadığı yönetici ve bakanlarla  nasıl yol yürüdüklerini, bizler gibi tüm Türkiye de biliyor. Çünkü lafa  bakacağız, söyleyene bakacağız, yaptığı işlere bakacağız.
 
Bir de işimize bakacağız. Onların sırtını dayadıkları, yüzünü  döndükleri merkezler, bu milletin varlığına, refahına saldırırken, onlar da  üzerlerine düşen rolü oynamaya devam ediyorlar. Bunu da görüyoruz. Tek dertleri,  milletimizin moralini, psikolojisini, bakışını, negatif, olumsuz bir şekilde  etkilemek. İnsanların zihinleri karıştırmak ve bu manada toplumu manipüle etmek.  Ama bizler, buna tüm Türkiye olarak izin vermeyeceğiz. Her alanda atmamız gereken  adımları, teker teker hayata geçireceğiz."
 
"Mart ve nisanda 500 binin üzerinde SGK girişi var"
 
Bakan Albayrak, ilk çeyrekte yavaşlayan iktisadi faaliyetin, ikinci  çeyrekte toparlanma sürecini ortaya koyduğuna dikkati çekerek, şu  değerlendirmelerde bulundu:
 
"Yılın ikinci yarısından itibaren, çok net bir şekilde bu dengelenmeyi  daha da göreceğiz ve özellikle yılın ikinci yarısından sonra atacağız adımlarla,  alacağımız tedbirlerle, 2019 yılını bütçe anlamında da daha rahat yöneteceğiz.  Ağustos ayında, mart ayında maruz kaldığımız saldırıları tüm Türkiye olarak,  milletimizle birlikte yaşadık.
 
Nitekim aldığımız tedbirler neticesinde, ister ekonomik, ister siyasi  hangi saikle olursa olsun, Türk lirasına karşı yapılan manipülatif pozisyon almak  isteyenlere karşı mücadelemiz hiç durmadan devam edecek. Bu kapsamdaki  gündemlerimizin başında, buna yönelik dengelenme sürecinin başında da her daim  konuştuğumuz, işsizlik konusu da geliyor. İşsizlikte en kötüyü geride bıraktık.  Ocak ve Şubat, hem mevsimsellik kaynaklı, hem geçtiğimiz yıl sonu ve yıl başı  itibarindeki süreçle birlikte en kötü dönem olarak geride kaldı."
 
Özellikle mart ve nisan ayılarına bakıldığında 500 binin üzerinde SGK  girişi gördüklerini belirten Albayrak, "Buna müteakip mayıstan sonra, haziran,  temmuz aylarında turizm ve benzeri sektörlerimizin de etkisiyle bu rakamın 1  milyonun üzerine çıkacağını ve işsizlikte trendin aşağı yönlü bir şekilde,  13,12,11 buraya doğru hızla gittiğini bugün de yarında görmeye başladık. Türkiye  2002 yılında başladığı yürüyüşüne, taviz vermeden, durmadan, duraklamadan devam  edecek." şeklinde konuştu.
 
"Teknik resesyon süreci geride kalacak"
 
Berat Albayrak, şunları kaydetti:
 
"Geçtiğimiz pazar günü Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin 100.  yıldönümünü kutladık. 19 Mayıs 1919’da milleti için her türlü fedakarlığa hazır,  cesur ve başaracaklarına inanmış Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğindeki  inanmış bir kadro Milli Mücadelenin ilk adımını attı. 4 yıl sonunda Türkiye  Cumhuriyeti’nin kuruluşuyla bu mücadeleyi taçlandırdı. Aradan 100 yıl geçti.  Dünya yine aynı. İstikrarsızlığın artığı, bölgesel çatışmaların, ticaret  savaşlarının yaşandığı bir konjonktür içinde. Türkiye bu süreçten en az  etkilenerek çıkması için ve atacağı adımlar ve uygulayacağı politikalarla,  hedeflerine varması için emin adımlarla yoluna devam edecek."
 
Albayrak, şu değerlendirmelerde bulundu:
 
 "Bugün 100 yıl önceki gibi aynı inanç, irade ve istikametle  Türkiye’nin siyasi ve ekonomik bağımsızlığına gölge düşürmeyi amaçlayan her  sürece bundan önce olduğu gibi çok güçlü bir dirençle karşılık vereceğiz.  Türkiye’yi küçültmek isteyenler, 'Ekonomik kriz çıksa da ülke, devlet, millet  zora düşsün' diye bekleyenleri üzemeye devam edeceğiz. Milleti, toplumu,  korkutmaya çalıştıkları bir çok alanda; finansman, yurt dışı...
 
 Bütün bunlar kursaklarında kalacak. Nitekim yurt dışı finansman  konusunda da rahat pozisyonumuzu koruyoruz. Gerek finansman, gerek cari açık,  gerekse istihdam ve yatırımlarda dengelenme süreci, tüm saldırılara ve siyasi  pozisyon almalara rağmen güçlü bir şekilde rayına oturuyor. Birinci çeyrekten  itibaren, bir önceki çeyrek bazlı, teknik resesyon süreci inşallah geride  kalacak. İkinci yarıdan itibaren de büyüme tarafında daha da pozitif gelişmeleri  göremeye başlayacağız."