Bakan Albayrak açıkladı! Emeklilik ve kıdem tazminatında yeni dönem

AA |  10 Nisan 2019 Çarşamba - 11:03 | Son Güncelleme : 10 04 2019 - 20:32

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Yeni Ekonomi Programı (YEP) kapsamında ortaya konulan hedefler doğrultusunda hayata geçirilecek reform paketini açıkladı. Albayrak, "Tüm paydaşların katılımı ile kıdem tazminatı reformu gerçekleştirilecek. Kıdem tazminatı fonu ile BES'in entegrasyonu sağlanacak. Daha sürdürülebilir bir emeklilik sistemi fayda sağlayacak. Vatandaşlarımız emekli olunca nasıl geçinirim kaygısı taşımayacak." dedi.


Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak,  "Yeni Ekonomi Programı Yapısal Dönüşüm Adımları 2019"u basın toplantısıyla açıkladı.  Albayrak, paketin Türkiye’ye, millete, iş dünyasına  ve vatandaşlara hayırlı olmasını dileyerek, sözlerini şöyle sürdürdü:  “Bu paketin hazırlanmasında, ağustos ayından bugüne odalarımızın, iş  dünyamızın, TÜSİAD, MÜSİAD başta olmak üzere geniş yelpazede STK’larımızın  katkılarını, raporlarını alarak bu çerçeveyi hazırlamaya çalıştık. Tüm bu  görüşler ışığında paketimize son halini verdik. Göreve geldiğimiz ilk günden  beri, ortaya koyacağımız ekonomik vizyonu, izleyeceğimiz politikaları şeffaf bir  şekilde kamuoyu ile paylaşacağımızı söyledik. Politikalarımızı ve  stratejilerimizi tüm paydaşlarımızın katkıları ile ortaya koyacağımızı ilan  ettik. İşte bu şekilde de önce ağustos ayında Yeni Ekonomi Yaklaşımımızı  paylaştık. O gün, küresel gelişmeler ne olursa olsun, ekonomimizi tüm  sınamalardan etkilenmeden çıkacak, güçlü temeller üzerine inşa edeceğimizi  söylemiştik.”
Tüm ekonomi politikalarındaki prensiplerin, yapısal reformların  önceliklendirilmesi, serbest piyasa ilkeleri ile uyumluluk, ihracat ve istihdamın  odaklı olmak, sürdürülebilir büyüme, sıkı maliye politikası, daha adaletli vergi  sistemi, para ve mali politikalar arasında koordinasyon olduğunu anımsatan  Albayrak, ekonomik dengelenme, istikrarlı büyüme, daha adaletli paylaşım ve  nitelikli insan gücü ve güçlü toplum başlıklarında ekonomide dönüşüm hedeflerini  belirtip, uygulamaya başladıklarını hatırlattı.
Berat Albayrak, bu yaklaşım doğrultusunda eylül ayında orta vadeli  programı, “Yeni Ekonomi Programı” adı ile kamuoyu ile paylaştıklarını belirterek,  “Dengelenme, Disiplin, Değişim başlıklarında, Yeni Ekonomi Yaklaşımımızın tüm  hedef, ilke ve prensiplerini 3 yıllık bir program haline getirdik. Program süresi  boyunca hedeflediğimiz makroekonomik göstergeleri ve bunlara nasıl ulaşacağımızı  ortaya koyduk. Gerek Yeni Ekonomi yaklaşımımızda, gerek Yeni Ekonomi Programında  ortaya koyduğumuz dönüşüm ve hedeflere ulaşmak için hayata geçireceğimiz politika  ve stratejilerin yanında bir Reform Programını da hayata geçireceğimizi ilan  etmiştik.” diye konuştu.
 
 “Bu paket ile düzenleme ve adımların ilk aşamasını ele aldık”
 
Bakan Albayrak, ekonomide atılması gereken yapısal adımlar ya da  reformların nasıl olması gerektiği sorusunu sorarak, “Öyle ki, bugün birçok  ekonomistin, akademisyenin, birçok uzmanın farklı farklı önermeler ortaya  koyduğuna şahit oluyoruz. Binlerce maddelik eylem planlarından başlayarak geniş  yelpazede öneri ve tavsiyelere şahit oluyoruz. Kısa ve orta vadeli temel  reformlar mı? Yoksa adım adım istediğiniz hedefe ulaşmak için atmamız gereken  adımlar mı? Biz bu paket ile bugün ekonomimizin karşılaştığı en temel sorunlara  yeterli çözüm sağlayacağını düşündüğümüz düzenleme ve adımların ilk aşamasını ele  aldık.” şeklinde konuştu.
Yeni Ekonomi Programı’nda ortaya koydukları hedeflere ulaşmak için  sadece 2019 yılında hayata geçirmeyi taahhüt ettikleri, düzenleme ve adımları  paylaşacağını vurgulayan Albayrak, “2020 yılında, yani Yeni Ekonomik Programın  ikinci yılında yine o yılı ilgilendiren, önümüzdeki yıl gerçekleştirmeyi  planladığımız reformlarımızı seneye buluşup o adımları atacağımız programın  tanıtımını yapacağız.” dedi.
Bu adımları hayata geçirecek iradeye ve uzun bir zamana sahip  olunduğuna dikkati çeken Bakan Albayrak, şunları kaydetti:“Ayrıca, 2018 yılında ortaya koyduğumuz bütçe disiplinimiz, türbülans  döneminde tüm şartlara rağmen sağladığımız başarılı dengelenme süreci ve AK Parti  iktidarlarının 17 yıllık başarılı ekonomi performansı bu adımları hayata  geçireceğimizin teminatı durumundadır. Türkiye bir kez daha bir seçim dönemini  geride bıraktı. Adeta bir demokrasi şöleni olarak bu süreçten çok başarılı çıktı.  Seçimlere katılım oranı, Türkiye’nin, Türk toplumunun ne kadar demokrasiyi  özümsemiş bir millet olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Sandıktan çıkan sonucun  mesajını her parti, her siyasi hareket kendisine göre değerlendirecek ve ona göre  yol haritasını çizecektir. Süreçler hukuk temelinde devam etmektedir.”Albayrak, yüzde 52 oy oranı ile hem Cumhurbaşkanlığı Sistemi hem de  Cumhur İttifakı vatandaşlardan güçlü bir güvenoyu aldığını ifade ederek,  Türkiye’nin önünde yaklaşık 4,5 senelik seçimsiz bir dönem olduğunu kaydetti.
 
  “Türkiye’nin gündemi ekonomide reform”
 Bakan Albayrak, Türkiye’nin gündeminin ekonomide reform olduğuna  işaret ederek, Büyük ve güçlü Türkiye idealine kavuşmak için ekonomide gerekli  yapısal dönüşümleri hayata geçirmektir. Bugün başlatacağımız süreç, yalnızca bir  paketin hayata geçirilmesinden ibaret olmayacak. Bugün sadece, 2019 yılında  tamamlayacağımız bir dizi reformu sizlerle paylaşacağız. Ama bu değişim ve reform  süreci önümüzdeki 4,5 yıl boyunca, yılmadan kararlılıkla devam edecektir.” diye  konuştu.
Paketin bütününü bir reform paketi olarak adlandırdıklarını,  içerisinde tek başına ele alındığında bile başlı başına önemli birer reform  olacak adımlar olduğu gibi, onları destekleyen, hedefleri yakalamayı sağlayacak  maddelerin de olduğunu aktaran Albayrak, bu zamana kadar bu maddelerin teknik  detayları ve içeriği ile ilgili de önemli çalışmaların bakanlıkların  koordinasyonunda yapıldığını ve artık hayata geçirilmeye hazır hale  getirildiğini, bu nedenle 2019 yılsonuna kadar diyerek tüm Türkiye’ye dünyaya ve  ekonomideki paydaşlara net bir tarih verdiklerini vurguladı.
 
"Reform alanlarının başında finansal sektör geliyor"
 Albayrak, reform alanlarının başında finansal sektör geldiğini  belirterek, finansal sektör altındaki ilk alanın da bankacılık sektörü olacağını  kaydetti. Yeni Ekonomi Programı’nda “bankacılık sektörümüzün güçlü yapısını  sürdürmesini ve reel sektörümüzü finanse etmeye devam etmesini temin etmek bu  programın en önemli önceliklerinden bir tanesidir” dediğini anımsatan Albayrak,  sözlerini şöyle sürdürdü:“Geldiğimiz noktada, bankacılık sektörümüzün kredi hacmi, tahsili  geçmiş alacaklar hariç 2 trilyon 513 milyar TL’dir. Geri ödemelerinde sorun  beklenmeyen 1. gruptaki kredilerin toplam krediler içindeki oranı yüzde 89  seviyesindedir. 2. gruptaki yakın izlemedeki kredilerin payı ise 276 milyar TL,  yani toplamda yüzde 11 seviyesindedir. Bu rakamın da 107 milyar TL’lik kısmı  bugüne kadar yapılandırıldı. 3.  grup, yani tahsili gecikmiş ya da takip  hesabında izlenen alacakların miktarı Mart 2019 itibarıyla 106 milyar TL’dir.  Tahsili gecikmiş alacakların kredilere oranı yüzde 4,2’dir. 106 milyar TL  tutarındaki tahsili gecikmiş alacaklar için 72 milyar TL seviyesinde özel  karşılık ayrılmıştır. Gerçekleştirdiğimiz mali bünye analizi sonucunda BDDK da  NPL olarak adlandırılan bu kredilerin oranının en yüksek yüzde 6 seviyesine  ulaşabileceğini ortaya koymuştu.”
 
Albayrak, bugün, dünyanın en önemli finans kuruluşlarının da  raporlarında, NPL’lerle ilgili bu oranların burayı yakınsayacak şekilde revize  edildiğini gördüklerini vurgulayarak, “Tahsili gecikmiş alacaklar için yüksek  oranda karşılık ayrılması, birçoğunun teminatının bulunması, tahsilat oranlarının  yüksek olması ve tahsili gecikmiş borcu bulunan işletmelerin büyük çoğunluğunun  faaliyetlerine devam ediyor olması dikkate alındığında tahsili gecikmiş  alacakların, bankacılık sektörümüz için bir risk oluşturmayacağını öngörüyoruz.  Ancak, sektörümüzün daha dirençli hale getirilmesini ve sermaye yeterlilik  oranlarının güçlendirmesini önemsiyoruz.” diye konuştu.
 
Bu kapsamda bir dizi önemli adımı devreye aldıklarını belirten  Albayrak, "İlk adımımız kamu bankalarımızın sermayelerini güçlendirmek için  olacak. Hazine ve Maliye Bakanlığı ihraç edeceği 28 milyar TL'lik İkrazen Özel  Tertip Devlet İç Borçlanma Senetlerini kamu bankalarına verecektir." dedi.
 
 
 
Özel bankalar tarafında Bankalar Birliği koordinasyonunda, BDDK ile  birlikte sermayelerini güçlendirmek için 2018 yılı karlarının dağıtılmaması ve  buna benzer bir dizi adımı içeren stratejinin devamlılığını sağlayacaklarını  aktaran Albayrak, sözlerini şöyle sürdürdü: "Özel bankalarımız yeniden sermayelendirme planlarını halihazırda  yürütüyorlar. İhtiyaç halinde bu planlamalar doğrultusunda sermayelendirmelerini  yapacaklar ve yapmaya da başladılar. Ayrıca, mali sistemin gözetim ve denetiminin  güçlendirilmesi ve veriye dayalı iktisadi politikalar geliştirilmesi amacıyla,  Ulusal Veri Merkezi’ni kuracağız. Dünyadaki en iyi örneklerin uygulaması olacak  bu merkez ile risk ve potansiyellerin çok daha erken ve etkili analiz edilmesi  sağlanacak."
 
"Kredi yapılandırmalarında önemli ilerlemeler sağlandı"
 
Hazine ve Maliye Bakanı Albayrak, bankacılık alanında bir diğer önem  verdikleri başlığın bankaların aktif kalitesinin çok daha iyi bir düzeye  taşınması olduğunu belirterek, "Bildiğiniz gibi bankacılık alanında, yeniden  yapılandırma süreçlerine büyük önem veriyoruz. 2018 yılının son çeyreğinde 7  büyük banka, konkordatolu firmaların kredi borçlarının yapılandırılması konusunda  çalışma başlatmış, 2019 yılı başında banka temsilcilerinden oluşan 'konkordato  heyeti' kurulmuş ve heyet tarafından konkordatolu firmalarla görüşmelere  başlanmıştı." diye konuştu.
Şubat ayından itibaren de 7 büyük bankaya ilave olarak diğer  bankaların da bu sürece katılarak müzakereleri devam ettirdiğini anımsatan  Albayrak, "Sürece diğer bankaların da destek vermeye başlaması, borçlu firmalara  sunulan çözümleri hızlandırdı, kredi yapılandırmalarında önemli ilerlemeler  sağlandı. Konkordato ve kredi yapılandırma meselesini, çok daha iyi, herkesin  çıkarına olan yeni bir yasal çerçeve ile ele alacağız." şeklinde konuştu.
Albayrak, yeni yasal çerçeve ile yeniden yapılandırma ve alacak tahsil  süreçlerini hızlandıracak, özellikle, borç ödeme kabiliyetini yitirmiş  şirketlerin hızlı şekilde tasfiyesini sağlayacak bir çerçeve oluşturacaklarını  aktararak, şu bilgileri verdi:
 "Arkadaşlarımız bu konuda, dünyadaki en iyi ülke örnekleri taradı.  Dünyada bugün en başarılı modeli ülkemize uyarlayacağız. Bu sayede, icra-iflas ve  ipoteklerin nakde çevrilmesinin de daha kolay olacağı bir yapıyı oluşturmuş  olacağız. Bu başlıkta önem verdiğimiz bir diğer adımımız sorunlu krediler ile  ilgili olacak. Bankalarımızın NPL’leri ile ilgili tabloyu ortaya koyduk. Yüzde  4,2’lik bir oran var ve bu oranın oldukça iyi bir seviye olduğunu tüm  paydaşlarımız ve sektörümüz kabul ediyor. Sektörümüzün aktif kalitesini daha da  iyileştirecek bir adım atıyoruz.
 Bankalar Birliği öncülüğünde, kamunun olmadığı bir yapıda, buranın  altını çiziyorum, kamu yok, Enerji ve inşaat gibi NPL’ler noktasında önem teşkil  eden iki sektörde, sorunlu varlıkların borç-hisse takası ile dışarı çıkaracak ve  bankalarımızın bilançolarını daha iyi bir hale getireceğiz. Bunun için Enerji  Girişim Sermaye Fonu ve Gayrimenkul Fonu Kurulması’nı gündeme aldık. Bu yeni  finansal model ile sorunlu varlıkların ayrılıp, bankaların, yerli ve yabancı  yatırımcıların iştirak edebileceği fonlarla yönetilmesini sağlayacağız."
 
 "Tasarruflarımız, kırılganlıkları gidermedeki en önemli araç"
 Berat Albayrak, finansal sektör başlığında hayata geçirecekleri reform  alanlarından bir diğerinin de 'tasarruf ve sigorta' alanı olduğunu belirterek,  "Bu dönem etkin ve sağlıklı bir tasarruf sistemi oluşturmayı çok ama çok önemli  görüyoruz. Devletten başlayarak, bireye kadar her alanda tasarrufları  önceliklendirmemiz gerektiğine inanıyoruz. Tasarruflarımızın, ekonomimizin  kırılganlıklarını gidermedeki en önemli araç olduğuna inanıyoruz." şeklinde  konuştu.
Bu kapsamda, emeklilik sisteminin reforme edilmesinin en önemli  yapısal reformlardan birini oluşturduğunu dile getiren Albayrak, "YEP kapsamında,  emeklilik sistemini daha sürdürebilir hale getirmek önümüzdeki dönemde en  öncelikli konularımızdan birini oluşturacak." dedi.
 Albayrak, daha sürdürülebilir bir emeklilik sisteminin vatandaşa ve  ekonomiye birçok açıdan fayda sağlayacağını dile getirerek, şu değerlendirmelerde  bulundu:
 "Tamamlayıcı emeklilik sistemi vatandaşlarımıza emekliliklerinde ek  gelir oluşturarak çalışma dönemlerindeki hayat standartlarını korumalarını  sağlayacak. Artık vatandaşlarımız, emekli olunca nasıl geçinirim kaygısı  taşımayacaklar. Tamamlayıcı emeklilik sistemiyle birlikte ülkemizde tasarrufları  artırarak dış finansman bağımlılığını azaltacağız. Bu da ekonomimizi dış  müdahalelere karşı çok daha güçlü hale getirecek.
Sistemde biriken fonların sermaye piyasaları üzerinden reel sektöre ve  ülkemizin sürdürülebilir büyümesine kanalize edilmesini sağlayacağız. Artık  şirketlerimiz çok daha kolay, ucuz ve uzun vadeli bir biçimde yeni yatırımlarını  finanse edebilecekler. Aynı zamanda, ülkemizi ileriye götürecek stratejik  sektörlerdeki projeleri için ek kaynak oluşturmuş olacağız."
 
"Kesintiler BES ile entegre Kıdem Tazminatı Fonu’nda toplanacak"
Bakan Albayrak, gelecek süreçte, ekonomiye bahsedilen faydaları  sağlayacak güçlü bir tamamlayıcı emeklilik sistemini hızla hayata geçirmeyi  planladıklarını dile getirerek, "Vatandaşlarımızın kazançlarına göre, azdan az  çoktan çok, belirleneceği zorunlu bir bireysel emeklilik sistemini yani  tamamlayıcı emeklilik sistemini yeniden ele alacağız. Bu sistemle birlikte Kıdem  Tazminatı Reformunu da hayata geçireceğiz. Tüm paydaşlarımızın katılımı ile tıpkı  çalışanlardan olduğu gibi iş verenden de yapılacak kesintiler BES ile entegre  Kıdem Tazminatı Fonu’nda toplanacak." diye konuştu.
 Hedeflerinin; her iki reformu da bu yıl hayata geçirmek ve 2020  yılından itibaren fiilen bu fonları hayata geçirmek olduğunu vurgulayan Albayrak,  şu değerlendirmelerde bulundu:
"Bu yeni yapıyla birlikte 5 yılda, burada sistemde biriken fonların  milli gelirin yüzde 10'unun üstüne çıkacağını öngörüyoruz. Oluşturacağımız sistem  tüm ana paydaşlara, yani çalışanlara, işverenlere ve devletimize katma değeri en  yüksek olacak şekilde oluşturulacaktır. Finansal sektördeki bir diğer değişim  alanımız sigortacılık sektörü olacak.
Sigortacılık, BES ve Kıdem Tazminatı sonrasında hepimiz için çok  önemli bir yeni finansman kaynağı olacak. Sigortacılık Denetleme ve Düzenleme  Kurumu kurarak sektörü izlenmesi ve denetlenmesini daha yakından takip edeceğiz.  Sektörün çok daha hızlı bir şekilde güçlenmesine destek olacağız. Ayrıca Milli  Reasurans şirketi ile birlikte sigorta şirketlerimizi destekleyecek,  sigortalanmayan sektörlerin sigortalanmasına imkan sağlayacağız."
Albayrak, bir diğer yapısal adımlarının, sağlıklı ve sürdürülebilir  büyümenin dayanağı olan ihracat ve katma değerli ürün üretimini, yerlileştirmeyi  sağlayan sektörlerin kredi arzından daha fazla yararlanmasını sağlamak olacağını  anlattı.
Bu kapsamda Finansal İstikrar ve Kalkınma Komitesi (FİKKO) bünyesinde  bir kurul ile bu stratejik alanlara daha fazla kredi sağlanması için teşvik  mekanizmalarının devreye alınacağını dile getiren Albayrak, şu ifadeleri  kullandı:
"Finansal sektördeki atacağımız adımların son başlığı reel sektör  olacak. Ağustos ayında yaşadığımız türbülans reel sektörümüzü, dolaylı olarak da  bankacılık sektörümüzü etkiledi.  Finansal sektörün daha sağlıklı işleyişini  sağlamak için reel sektör alanında da bazı adımlar atacağız. BDDK 2019 başında  500 milyon ve üzeri riski bulunan gruplar için bir düzenleme hayata geçirmişti.  Bunu bir adım ileriye taşıyoruz. Bankacılık sektöründe toplam 100 milyon TL ve üzeri riski olan  şirketlerin, mali yılın kapanmasının ardından 120 gün içerisinde bankalarına  bağımsız denetimden geçmiş finansal tablolarını ve borç ödeme kapasitesi,  likidite riski, kur riski, ve karlılık gibi unsurları da içeren bir mali denetim  raporu sunmak zorunda olacak. Aksi halde sektörden ek kredi alamayacak."
Ayrıca, BDDK koordinasyonunda, mali şeffaflığın artırılması, kurumsal  yönetim standartlarının yükseltilmesi, finansal yönetim kalitesinin artırılması  için gerekli tedbirleri de hayata geçireceklerini belirterek, "Daha önce duyurmuş  olduğumuz ulusal kredi derecelendirme kuruluşu işlemlerini bu yıl içinde  tamamlayacağız. Bu şekilde reel sektörün kredi taleplerinde çok daha gerçekçi ve  sağlıklı değerlendirme imkanı sağlanmış olacak." bilgisini verdi
 
Albayrak, yapısal adımların çerçevesini  geliştirecek bir diğer ana alanı da enflasyon olarak belirlediklerini dile  getirdi.Enflasyonda en önemli sorunun gıda alanında yaşanmasından dolayı  yapısal reformların da en önemli ayağını gıda alanında hazırladıklarını belirten  Albayrak, "Bu alandaki adımları Tarım Bakanlığımız ile Gıda Komitesi  koordinasyonunda takip edeceğiz. Gıda enflasyonu ile mücadele için en önemli  yapısal reformumuz "Tarımda Milli Birlik Projesi" olacak. Tarım ve Orman  Bakanlığımız tarafından çalışılan bu kapsamlı strateji mayıs ayında tüm  kamuoyumuzla paylaşılacak." ifadelerini kullandı.
 
"Sera A.Ş bünyesinde ilk etapta 2 bin hektar teknolojik sera inşa  edilecek"
 
 "Sağlıklı beslenme temel bir insan hakkıdır felsefesinden hareket  edeceklerini dile getiren Albayrak, şöyle devam etti: "Buna bağlı olarak da bölge ve ürün bazında bir makro arz, talep ve  ticari planlama sürecinin kurumsal alt yapıları tesis edilecek. Tohumdan sofraya  daha hakkaniyetli bir değer zinciri dizayn edilecek. Sahada operasyonel  yetkinliğimizi kooperatif yapısının merkezde olduğu güçlü kurumsal alt yapılarla  sağlayacağız. Bu kurumsal altyapı ürün ve bölge bazında sözleşmeli tarımın daha  da yaygınlaştırılmasını sağlayacak. Tarımda Milli Birlik projesinin detaylarını  da hep birlikte projenin lansmanında Tarım Bakanlığımızdan dinleyeceğiz." Albayrak, bu nokta atılacak bir diğer adımın da Sera AŞ'nin kurulması  olduğuna dikkati çeken Albayrak, "Özellikle mevsimsel dalgalanmalarla enflasyonla  mücadelede önemli yer tutan taze meyve sebze pazarında dengeleyici unsur olması  amacıyla Tarım Kredi Kooperatifi ortaklığıyla Sera AŞ kurulacak. Sera AŞ  bünyesinde 2019 yılında ilk etapta 2 bin hektar teknolojik sera inşa edilecek.  Orta vadede 5 bin hektar üretim alanına ulaşılırken uzun vadede örtü altı sebze  üretiminin yüzde 25’inin karşılanması hedeflenecek." dedi.
 
Küçükbaş hayvancılık ve hal yasası alanında atılacak adımlar
 
 Bir diğer önemli adımında da küçükbaş hayvancılık ve hal yasası  alanlarında atılacağı bilgisini veren Bakan Albayrak, şunları kaydetti:"Ülkemiz coğrafi gerçeklerine uygun şekilde kırmızı et fiyat  istikrarını Küçükbaş Hayvancılık Hamlesi ile destekleyeceğiz. İhracat kapasitesi,  yerli yem ve coğrafi şartlara uygunluk gibi özellikleri dikkate aldığımızda,  küçükbaş hayvancılıkta potansiyelimizin gerisindeyiz. Bu kasamda verilecek  desteklerle 47 milyon olan küçükbaş hayvan varlığımız 4 yıl içinde 100 milyona  yükseltilecektir. Son olarak, hal yasası kapsamında üretici kooperatiflerinin haller  içerisindeki payının artırılması hedeflenerek toptan, perakende ve lojistik  alanlarında daha rekabetçi bir yapının oluşturulmasını sağlayacağız.  Bu kapsamda  tarladan sofraya daha kısa, daha etkin, daha rekabetçi ve daha denetlenebilir bir  değer zinciri oluşturacağız. Ayrıca, üretimde rekabeti, toptan, perakende ve  lojistikte denetim ve gözetimi sağlayacak bir regülasyon çerçevesi de devreye  alacağız."
 
"Bütçe hedeflerini tutturacak tasarruf adımlarımız devam edecek"
 
Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, atılacak bir diğer adımında  bütçe disiplini alanında olacağını bildirdi.Sıkı maliye politikasının en temel politikaların başında geldiğini  vurgulayan Albayrak, şunları söyledi: "Bildiğiniz gibi, Yeni Ekonomi Programında 76 milyar TL’lik tasarrufu  ve gelir artırıcı önlemleri devreye alacağımızı ifade etmiştik. Şu ana kadar,  2019 bütçesinde bu rakamın 44 milyar TL’lik kısmını uygulamaya aldık. Bütçe ile  ilgili spekülasyonlara karşı tüm vatandaşlarımızın bu güçlü tablonun farkında  olmalarını arzu ediyoruz. Bundan sonra da bu adımlarımız devam edecek. Bütçe  hedeflerini tutturacak tasarruf adımlarımız devam edecek. Mali tarafta da güçlü,  uyumlu ve koordineli bir süreç devam edecek. Seçimden önce nasıl bu mali  disiplinden vazgeçmediysek, seçimden sonra da vazgeçmeyeceğiz. Büyümeyi ve  istihdamı desteklemek amacıyla sorun yaşayan bazı sektörlere bir kısım vergi  teşvikleri sağladık. Çok dengeli yönetmemiz lazım. Hem bütçe hem büyüme ve istihdam.  Birinden vazgeçmemizi hiçbir zaman kimse bizden beklemesin dedik. Bunu yaparken  yılsonu bütçe hedeflerimizi de bu manada koordineli bir şekilde hep yürüttük,  yürütmeye de devam edeceğiz. Bundan sonra da gelirlerimizi daha da arttırmak  için, toplumun genelini etkilemeyen ve yüksek vergi noktasında bakıldığında  yüksek gelir gruplarının daha adil vergilendirilmesini sağlayacak ve enflasyona  etkisi minimumda olacak bazı adımları atmakta projeksiyonlarımız arasında  önümüzdeki süreçte hayat geçirilecek."
 
Vergi dönüşümü reformları
 
 Albayrak, 2019 yılı içerisinde hayata geçirecekleri en önemli  reformlardan birisinin de vergi dönüşümü olacağını kaydederek, detaylarını süreç  tamamlanınca daha net bir şekilde ortaya koyacaklarını söyledi.Vergi Konseyi gibi toplumun tüm kesimlerinin içinde olduğu çok  kapsamlı bir ekiple bu reform çalışmalarını sürdürdüklerini dile getiren  Albayrak, reformun temel detaylarını üç başlıkta paylaşmak istediğini,  birincisinin yeni mimari olduğunu anlattı.  Albayrak, "Yeni vergi mimarimizde istisna ve muafiyetleri artık  azaltacağız. Kurumlar vergisinin kademeli olarak düşürüp daha rekabetçi bir  noktaya taşıyacağız. Daha adaletli bir vergi sistemi için, gelire göre artan  oranlarda vergilendirmeyi daha etkin hale getireceğiz. Özellikle beyannameyi  yaygınlaştırarak gelir artışlarının sağlayacağı potansiyelle dolaylı vergileri  azaltıp, dolaysız vergileri artırarak verginin daha da fazla tabana yayılmasını  sağlayacağız." diye konuştu. Yeni Vergi Mimarisinin dünyada çağdaş vergi reformlarının  önceliklerinden olan "istihdam oluşturma" hedefine oturacağını aktaran Albayrak,  ayrıca iş yapma kolaylığı endeksinde bulundukları seviyeyi, atacakları adımlarla  daha da yukarıya çıkacaklarını, girişimciliğin ve yeni iş kurmanın  kolaylaştırılmasını sağlayacaklarını anlattı.
 
Albayrak, vergi dönüşümündeki ikinci başlıklarının "Kayıtdışılık ile  Mücadele" olacağını belirterek, gönüllü uyum adı verilen yeni bir sistemle  mükelleflerin beyanlarının esas olduğu ve ilk inceleme sonrasında sorun  görülmediği takdirde süreçlerin tamamlandığı sadeleştirilmiş bir süreci hayata  geçireceklerini söyledi. Bakan Albayrak, "Ayrıca sahte ve yanıltıcı belge ile mücadele için,  etkin yaptırım, teknik çözüm, e-fatura ve e-faturanın eş zamanlı takibi,  benzersiz kodlu mal hareketi takip sistemi ile kayıtdışılığa karşı etkin bir  yapıyı devreye almış olacağız." ifadesini kullandı.
 
 "Yüksek katma değer ve teknolojik üretimi önceleyen ekonomi tesis  edeceğiz"
 Albayrak, vergi dönüşümünde önemli gördükleri bir diğer alanın da  "mükellef hakları" olacağını belirterek, mükellef dostu bir vergi sistemiyle,  süreçlerin başarısını daha da artıracaklarını, bu kapsamda Mükellef Hakları İcra  Kurulu kuracaklarını söyledi.Bu kapsamda mükelleflerin, vergi süreçlerindeki beyanları ile ilgili  yazılı destekleri devreye alacaklarını dile getiren Albayrak, mükellef  memnuniyetini düzenli ve sürekli olarak ölçeceklerini, süreçlerdeki eksikleri  anında tespit edeceklerini bildirdi.
 Albayrak, ayrıca mükellef hakları bildirgesinin bağlayıcı hale  gelmesini sağlayacaklarını ifade etti.
Açıkladığı tüm reformlarla aslında bir hedefin de alt yapısını çok  sağlam adımlarla hayata geçirmiş olacaklarını vurgulayan Albayrak, ulaşmak  istedikleri noktanın sürdürülebilir bir büyüme ve istihdam olacağını, ihracata  dayalı, yüksek katma değer ve teknolojik üretimi önceleyen bir ekonomiyi tesis  edeceklerini bildirdi.
 
"Reformlarla iş yapma kolaylığı endeksinde sıçramayı hedefliyoruz"
 
 Albayrak, geçen yıl iş yapma kolaylığı endeksinde 17 basamak atlayarak  43. sıraya yükseldiklerini anımsatarak, bu yıl işe başlama, vergi ödemesi, kredi  temini, sözleşmelerin icrası, tapu ve şirket tasfiyesi alanlarında gündemlerine  aldıkları reformlarla daha fazla sıçramayı hedeflediklerini söyledi.  Gelecek dönem için geçici beyanname sayısının 4'ten 3'e düşürülmesi ve  elektronik çeklerin ücretten muafiyet konusu üzerinde çalıştıklarını dile getiren  Albayrak, inşaat izinlerinde, elektrik bağlamada, işe başlamada belediyeler ile  SGK, belediyeler, ticaret sicil müdürlükleri gibi ilgili kamu kuruluşları  arasındaki elektronik imzanın sürece dahil edilmesi için mevcut sistemlerin  entegre edilmesini gerçekleştireceklerini anlattı. Albayrak, "Vergi dönüşümü ile süreçleri kolaylaştıracak, kayıt dışılık  ile mücadele ile gelirleri daha da artıracağız. 7 stratejik sektör olarak ifade  ettiğimiz enerji, maden, petrokimya, turizm, bilişim, otomotiv ve ilaç  sanayilerine yönlendirilmesini daha etkin kılacağız. Biz bunları yaparken diğer  bakanlıklarımız ve kurumlarımızla farklı stratejik dönüşümleri de eş zamanlı  gerçekleştireceğiz." diye konuştu.
 
 
 
Albayrak, Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın reformları  gerçekleştirirken diğer bakanlıklar ve kurumlarla farklı stratejik dönüşümleri de  eş zamanlı gerçekleştireceklerini söyledi.  BES ve Kıdem Tazminatı Reformu'nun yanı sıra Aile, Çalışma ve Sosyal  Hizmetler Bakanlığı'nın sosyal güvenlik sisteminin sürdürülebilirliği sağlamak  amacıyla yeni Sosyal Güvenlik Reformu paketini bu yıl içerisinde açıklayacağını  ve uygulamaya alacağını bildirdi.Albayrak, "Bu reform paketiyle aktif-pasif oranının daha üst  seviyelere çıkmasını sağlamayı, prim gelirlerini artırmayı ve SGK'nin aktüeryal  dengesini daha da güçlendirmeyi hedeflemektedir." dedi. "Kayıtlı istihdamı teşvik ve kayıt dışılıkla mücadele yeni yöntemler  ve veri analitiği süreçleri ile reform sürecine önemli katkı sağlayacaktır."  diyen Albayrak, kurumun aktüeryal dengesini daha da iyi seviyelere çekmek için  prim tahakkuk-tahsilat oranlarını artırmaya ve kurum alacaklarının etkin  tahsiline ağırlık verileceğini anlattı.
 
  " Yargı Reformu'nun vizyonu, "güven veren ve erişilebilir bir adalet  sistemi" olacak”
 
Bakan Albayrak, bir diğer reform alanının "Yargı Reformu" olduğunu,  kapsamlı bir katılımla hazırlanan bu reform paketinin "Yargı Reformu Strateji  Belgesi" ile Adalet Bakanlığı tarafından yakın bir süreçte kamuoyu ile  paylaşılacağını söyledi.argı Reformu'nun vizyonunun, "güven veren ve erişilebilir bir adalet  sistemi" olacağına dikkati çeken Albayrak, ekonomik refahın sağlanması ve  toplumsal tabana yayılmasında hukuk ve ekonominin birbirini tamamlayan iki önemli  çalışma alanı olduğunu vurguladı.
 Albayrak, şöyle devam etti: "Güçlü ve sürdürülebilir bir ekonomik kalkınmayla, adil ve etkin  işleyen bir hukuk sistemi arasındaki ilişki açıktır. Uzun vadeli yatırımlar,  öngörülebilir, sonuçları kestirilebilir bir hukuk pratiğine yakından bağlıdır.  Yargı sisteminin kalitesi, hızı, ihtiyaçlara cevap verme kapasitesi yatırım  ortamını geliştirmenin temel şartları arasındadır. Bugüne kadar, ülkemize üretim  ve istihdam katkısı sunan, piyasa kural ve koşullarında faaliyet yürüten her  yatırımcıya desteğimizi sunmaktan geri durmadık. Yatırımcının, hukuki güvence ve istikrar beklentisini, mümkün olan en  yüksek seviyede karşıladık. Hukukun kolaylaştırıcı, teşvik edici ve güvence  verici imkânlarını geliştirme irademizi koruduk. Bu iradenin bir tezahürü olarak  Adalet Bakanlığımız da yargı alanında önemli reformlara imza attı. Yargı Reformu  Strateji Belgesi'nin güncellenmesi çalışmaları devam ediyor. Yakın zamanda Adalet  Bakanımız tarafından bu yıl içerisinde paylaşılacak."
 
 
 
 "Lojistik Master Planı hazırlanıyor"
 
Bakan Albayrak, diğer bir reform alanının "Lojistik Master Planı"  olduğunu belirtti. Türkiye’nin stratejik konumundan kaynaklanan lojistik avantajının ve  rekabet gücünün artırılarak, iktisadi ve sosyal gelişmeyi hızlandırmak ve  Türkiye'nin uluslararası ticarette bölgesel lojistik üs haline getirme bakış  açışıyla Lojistik Master Planı'nın, ilişkili bakanlık ve Türkiye Varlık Fonu  tarafından hazırlandığı bilgisini veren Albayrak, şunları kaydetti: "Taşımacılıkla ilgili tüm hizmetlerin tek bir merkezden ve etkin bir  şekilde verildiği ve birden fazla taşımacılık moduna erişim imkanı sağlayacak  lojistik merkez planlaması sayesinde, taşıma modları arasındaki tüm bu rekabetin  artırılması başta olmak üzere, mevcut lojistik alt yapısının karayolu, denizyolu  ve havayolu eksenlerinde etkin bir şekilde incelenmesi, lojistik ihtiyaçların  belirlenmesi, rekabet ve güvenliği esas alarak stratejik önceliklerin saptanması,  belirlenen ihtiyaçlar ve önceliklere göre kamu lojistik varlıkları arasındaki  potansiyel sinerjilerin ortaya çıkartılarak etkin bir model mimarisinin  oluşturulması, planlanan hedeflerin gerçekleştirilmesi için yerli ve yabancı tüm  paydaşlara kazan-kazan modeline dönük iş birliklerinin gerçekleştirilmesi  kurumsal ve uluslararası kamusal iş birlikleri ile hayata geçirilecektir." 
 
"İhracat Master Planı ağustos ayında açıklanacak"
 
Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, bir diğer adımın, "İhracat  Master Planı" olduğunu söyledi.   İhracat noktasında Ticaret Bakanlığının, ağustos ayında açıklayacağı  planla kısa-orta ve uzun vadede ihracat potansiyelinin belirlenerek Türkiye'nin  ihracatının arttırılması için sürdürülebilir bir stratejinin yürürlüğe konması ve  bu stratejiden sapmadan doğru adımların atılmasını sağlayacağını ifade eden  Albayrak, ihracatın ithalatı karşılama oranının sürdürülebilir bir şekilde  artırılması için stratejiler oluşturulup bunların uygulanması için gerekli  adımların ortaya konulacağını dile getirdi.
Albayrak, "Ağustos ayında açıklanacak bu plan ile katma değeri yüksek  ürün ihracatının arttırılması amacıyla, etki analizleri yapılarak ihracatta  devlet yardımlarını yeniden düzenlemek, hedef ürün ve pazarlara odaklanmış bir  bakış açısıyla, birim ihraç fiyatlarının yükseltilmesini sağlayacak." ifadelerini  kullandı.
 
 
"2019'da 35 milyar doların üzerinde turizm geliri bekleniyor"
Berat Albayrak, bir diğer reform alanının "Sanayi Yerlileştirme  Programı" olduğunu belirterek, "Sanayi Bakanlığımız, bu programla, Ar-Ge’den  yatırım ve ihracata tüm adımların tek pencereden yönetildiği, arz-talep  bileşenlerinin desteklendiği, öncelikli orta-yüksek ve yüksek teknolojili  ürünlere yönelik stratejileri hayata geçirecek." dedi.
 300 ürünün yerlileştirmesini ortaya koyacak bu programın mayıs ayında  kamuoyu ile paylaşılacağı bilgisini veren Albayrak, diğer alanın "Turizm Master  Planı" olduğunu ifade etti.Albayrak, Turizm Bakanlığının Turizm Master Planının hazırlığına  başladığını ifade etti. Tüm paydaşların katılımı ile hazırlanacak olan Turizm Master planının  Turizm Bakanı tarafından en geç eylül ayında kamuoyu ile paylaşılacağını dile  getiren Albayrak, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Bu plan çerçevesinde turizmde hem ülke ve desitnasyon çeşitliliğini  hem turist sayısını hem de turist başına düşen geliri arttırarak 4 yıl içerisinde  70 milyon turist 70 milyar dolar turizm gelirine ulaşma hedefi  gerçekleştirilecektir. Bu plan çerçevesinde gastronomi, inanç, kültür, golf, kış  ve kongre turizmleri başta olmak üzere kıyı turizmine çeşitlilik ve turizm  gelirimize katkı sağlamış olacaktır. 2019 yılı içerisinde YEP planlarımızla  uyumlu biçimde 2019 yılı turist sayısı 50 milyonun kişinin, turizm geliri ise 35  milyar doların üzerinde gerçekleşmesi beklenmektedir. Ayrıca kurulacak olan  Turizm Geliştirme Fonu ile de hem ülkemiz turizminin tanıtımı daha etkin  yapılacak hem de turizmde bölgesel çeşitliliğin arttırılması için yatırımcılar  teşvik edilerek yatırımlara destek olunacaktır."
 
 "Eğitim ve istihdamın uzun vadeli perspektifle planlanacak"
 
Albayrak, İstihdam Bazlı Eğitim Planlaması reformuna değinerek,  kurumlardaki eğitim ve istihdam verileri entegre edilerek, eğitim programı ve  meslek bazında arz talep dengesi oluşturulacağını, böylece eğitim ve istihdamın  uzun vadeli perspektifle planlanacağını söyledi. PISA 2021 uygulamasında ortaokullar lehine farkın yüzde 20, bölgeler  arası farkın yüzde 10 azaltılmasının hedeflendiğini dile getiren Albayrak, Milli  Eğitim Bakanlığı'nın bu programı eylülde açıklayacağını bildirdi.Albayrak, "İşte tüm bu dönüşümle birlikte büyük ve güçlü Türkiye için,  ihracata dayalı, teknolojik üretimi önceleyen, rekabetçi, katma değerli ürün  üretimi alt yapısını tamamlamış bir ekonomi dönüşümünü gerçekleştireceğiz." diye  konuştu. Bakan Albayrak, hayata geçirmeyi hedefledikleri reform paketinin ve  yeniliklerin ülkeye, millete ve ekonomiye hayırlı olması temennisinde bulundu.
 
    Öte yandan Albayrak program sonrası Twitter üzerinden şu paylaşımda bulundu:
 

ETİKETLER