Bakan Akar'dan Doğu Akdeniz açıklaması: Müttefiklik ruhuyla bağdaşmıyor

AA |  14 Ağustos 2020 Cuma - 17:59 | Son Güncelleme : 14 08 2020 - 18:26

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Oruç Reis araştırma gemisine refakat eden gemilerin de bulunduğu Doğu Akdeniz ve Ege'de görevli unsurlarla video konferansla görüştü. Akar, "Bölgeyle alakası olmayan bir müttefikimizin Doğu Akdeniz’de askeri varlığını güçlendireceğine yönelik açıklaması müttefiklik ruhuyla bağdaşmıyor" ifadelerini kullandı


Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar,  beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler,  Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ümit Dündar, Hava Kuvvetleri Komutanı  Orgeneral Hasan Küçükakyüz ve Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Adnan Özbal ile  geldiği Donanma Komutanlığında inceleme ve denetlemelerde bulundu.
 
Donanma Komutanlığı Harekat Merkezi'ne de giden Akar, faaliyetlere  ilişkin bilgi aldı, talimatlar verdi. Aralarında Oruç Reis araştırma gemisine  refakat görevini de yürüten gemilerin de olduğu, Doğu Akdeniz ve Ege'de görevli  unsurlarla video konferans yöntemi ile görüşen Akar, sahadaki duruma ilişkin  bilgi aldı.  Akar'ın talimatlarını görev grup komutanları, "Görevlerimiz etkinlikle  devam ediyor, verilecek görevlere hazırız." ifadeleriyle yanıtladı. "Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak, bizim hiç kimsenin toprağında  gözümüz yok." diyen Akar, Türkiye'nin tüm komşularının toprak ve siyasi  bütünlüğüne saygılı olduğunu vurguladı.
 
 
 Yaptıkları faaliyetleri akla, mantığa, uluslararası hukuka ve iyi  komşuluk ilişkilerine uygun olarak yürüttüklerini dile getiren Akar,  "Yunanistan'ın Ege ve Akdeniz'de uluslararası hukuku tanımaz, sadece kendi  çıkarlarını gözeten, bencil, tek yanlı talepleri ve yaklaşımları gerçeklerle  bağdaşmıyor. Bu çerçevede yapılan faaliyetlerin akılla, mantıkla, hukukla uyumlu  olmadığının ve bunun bu şekilde yapılmasının kimseye yarar sağlamadığının  anlatılmasının gayreti içindeyiz." dedi.
"Ne tarihte ne günümüzde dünyanın hiçbir yerinde kara suları 6 mil,  hava sahası 10 mil olan, hava sahası ve kara suları birbirinden farklı olan bir  örnek yok." ifadesini kullanan Akar, şunları söyledi:
 
"Fakat Yunan komşularımız böyle bir yol tutturmuşlar. Böyle bir  anlayış, talep, yaklaşım içinde akıl ve hukuktan uzakta sadece Yunanistan'a ait  bir uygulama içindeler. Böyle bir uygulamanın, talebin kabul edilmesinin, hiçbir  hukukçu tarafından makul görülmesinin imkan ve ihtimali yok. Bunu maalesef  ısrarla ve inatla sürdürüyorlar, bunun yanlış olduğunu, bundan dönülmesi  gerektiğini kendilerine ifade ediyoruz."
 
  "Hiçbir şekilde izahı yok"
 
  
 Türkiye ile Yunanistan arasındaki ilişkileri düzenleyen temel hukuki  dokümanlardan birinin Lozan Antlaşması olduğunu hatırlatan Akar, "Bu antlaşmaya  göre 23 adanın 16’sının gayri askeri statüde olması isteniyor. Bunu iki taraf da  imzalamış. Hal böyle iken bu 23 adadan 16’sının silahlandırıldığını hepimiz  biliyoruz. Bu, maalesef günümüze kadar geldi ve devam ediyor. Bu, tamamen hukuk  dışı bir uygulama. Hiçbir şekilde izahı mümkün olmayan, hak ve adalete sığmayan  bir uygulama." ifadelerini kullandı.
 Yunanistan ile Mısır arasındaki anlaşmaya da değinen Akar, şunları  kaydetti: "Bu anlaşmanın hiçbir hukuki temeli olmadığını, hukuki dayanaktan  yoksun olduğunu hepimiz biliyoruz. Ayrıca hem Yunanistan hem Mısır halkının  bununla ilgili ciddi kayıpları var. Bu anlaşmanın hem Yunanistan hem Mısır  kamuoyu, oradaki siyasi, akademik çevreler tarafından önümüzdeki günlerde çok  daha ayrıntılı değerlendirileceğini ve bunun sonucunda yapılan uygulama ile hem  Mısır hem Yunan halkının ciddi kayıpları olduğunu kendileri de göreceklerdir."
 
 
 Meis Adası'na da değinen Akar, şunları söyledi: "Meis Adası, Türkiye'ye 2, Yunanistan'a 580 kilometre mesafede. 10  kilometrekare genişliğinde bir alan. Bu alana, 1800 kilometreye yakın kıyı  uzunluğu olan Türkiye'ye vermediğiniz kadar, 40 bin kilometrekarelik bir deniz  yetki alanı verirseniz bunun hakla, hukukla, adaletle, akılla mantıkla izahı  mümkün olmaz. Bunun kabul edilmesi de mümkün değil. Bu, gerçekten beyhude bir  gayret, kabul edilmesi mümkün olmayan bir iddiadır. Sevilla haritası diye ortaya  çıkarılan haritanın da hiçbir geçerliliğinin olmadığını, bunun hakkı, hukuku  tanımadığını, burada barış ve istikrara katkı sağlamadığı gibi bir problem  çıkardığını da görmek, anlamak lazım. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, TSK, 83 milyon  yani bizlerin, hiçbir şekilde bu Sevilla haritası veya benzeri birtakım talep ve  uygulamalarla adeta kıyılarımıza hapsedilmeyi kabul etmeyeceğimizi herkesin  bilmesi lazım."
 
   Ankara daveti
 
  Hak ve hukuk gasbedilerek meşruiyetin sağlanamayacağını vurgulayan  Akar, "Bunları göz ardı ederek bölgede birtakım oldubittilerle bir yere varmanın  hiçbir şekilde mümkün olmadığını herkesin görmesi lazım." diye konuştu. Modern zamanlarda ülkelerarası anlaşmazlıklarda sorunların çözümünde  diyaloğun temel araç olması gerektiğini vurgulayan Akar, şunları kaydetti: “Biz her zaman her yerde olduğu gibi bunu tekrar tekrar dile  getiriyoruz. Bu aracın kullanılması lazım. Diyalog aracının uluslararası  ilişkilerdeki tüm alanlarda kullanıldığı gibi, Türk-Yunan arasındaki problemlerin  çözümlenmesinde en önemli aracın diyalog olduğunun altını çizmek istiyorum.  Uzmanlarımız bugüne kadar iki kez Atina, bir kez Ankara'da toplandılar. Toplam üç  toplantı yapıldı. Bunun dördüncüsünün tekrar Ankara'da olması için biz Yunan  komşularımızı beklediğimizi çeşitli vesilelerle dile getirdik, kendilerini  bekliyoruz. Türkiye'nin uluslararası hukuka uygun olarak akdettiği anlaşmalar  var, örneğin Libya'da yaptığımız çalışma var. Bunları sürekli olarak mantığa,  hukuka dayanmadan sorgulamak, eleştirmek yerine sorumlu ve sağduyulu şekilde  gerçekçi bir anlayışla bu çalışmalara bakmak, sorunların çözümü için çok daha  önemli katkı sağlayacaktır."
 
 Diyalog vurgusu
 
  Tüm olumsuz, hukuk dışı girişimlere rağmen ilişkilerde aklıselimin  hakim olmasını beklediklerini ifade eden Akar, şu açıklamalarda bulundu: "En önemli aracın diyalog olduğunu ve diyalogla birçok problemi  çözebileceğimizi de bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Bizim tekrar tekrar  söylememize rağmen Yunanistan dahil bazı çevreler anlamak istemiyor, biz  gerçekten çözüm, siyasi çözümler istiyoruz. Diyalogla problemlerimizi çözmek  istiyoruz. Bu konuda samimi ve istekliyiz ve bir çözüm çıkabileceğine inanmak  istiyoruz. Bizim sürekli hukuktan, diyalogdan, barışçıl yol ve yöntemlerden  bahsetmemiz hiçbir şekilde zafiyet değildir. Bunun çok iyi anlaşılması lazım.  Bizim ve Kıbrıslı kardeşlerimizin hakkı önemli. Hem Kıbrıslı kardeşlerimizin hem  kendi hakkımızı, hukukumuzu korumak ve kollamak için her türlü mücadeleyi yapmaya  hazırız. Diğer taraftan, bölge ile hiç alakası olmayan Avrupalı bir  müttefikimizin binlerce kilometreden gelerek Doğu Akdeniz'deki askeri varlığını  güçlendireceğine yönelik açıklama ve eylemleri müttefiklik ruhu, ittifak ruhu ve  dayanışma ile bağdaşmamaktadır. Bu ve benzeri girişimlerin, sorunların barışçıl  ve diyalog yolu ile çözülmesi için yapılan gayretlere de hiçbir olumlu katkısı  yoktur. Dost ve müttefiklerimizden Ege ve Doğu Akdeniz'deki sorunlar bağlamında  Yunanistan'ın uygulama ve iddialarını akıl, bilim, mantık ve objektif kriterlerle  değerlendirmelerini bekliyoruz."
 
  
"Pruvanız neta, denizleriniz sakin, bahtınız açık olsun"
 
 Mavi Vatan'ın her damlasının değerli olduğunu vurgulayan Akar,  "Gemilerimize, faaliyetlerimize yapılacak herhangi bir müdahale karşılıksız  kalmadı, kalmayacak. Bu konuda kararlı olduğumuzu herkesin bilmesini istiyoruz.  Denizlerimizdeki hak alaka ve menfaatlerimizi bugüne kadar olduğu gibi bundan  sonra da korumakta ve gereğini yapmakta azimli ve kararlıyız ve buna da  muktediriz." dedi.  Asil milletinin bağrından çıkan Türk Silahlı Kuvvetlerinin akıl,  bilim, Anayasa, yasalar ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatları  doğrultusunda milletinin emrinde, görevinin başında olduğunu ifade eden Akar, şu  anda karada, denizde, havada, zorlu arazi ve hava şartlarında görev yapan  personele başarı diledi.  Şehitlere rahmet, gazilere şifa dileyen Akar, sözlerini "Pruvanız  neta, denizleriniz sakin, bahtınız açık olsun." ifadeleriyle tamamladı.