Bakan Akar'dan çatı davasındaki kararlara ilişkin açıklama

AA |  21 Haziran 2019 Cuma - 11:11 | Son Güncelleme : 21 06 2019 - 12:40

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimine ilişkin "çatı" davada verilen cezalara ilişkin, "Bu hainler, alçaklar Türk adaleti karşısında layık oldukları cezayı buldular." dedi.


Özel Kuvvetler Komutanlığı'nda düzenlenen 11. Dönem Özel Kuvvetler  İhtisas Kursu Mezuniyet Töreni'ne gelişinde tören mangasını selamlayan Bakan Akar, salona girişinde kursiyerlere "kahraman bordo bereliler merhaba" diyerek  seslendi.

Pençe Harekatı

Bakan Akar, başta Özel Kuvvetler  Komutanlığı olmak üzere TSK'nın tüm unsurlarının yoğun bir faaliyet içinde  olduğunu belirtti.

TSK'nın kahraman ve fedakar personelinin gerek yurt içinde gerekse  sınır ötesinde kendine verilen görevleri en iyi şekilde yapabilmek için  çalışmalarını aralıksız sürdürdüğünü ifade eden Akar, "Ordumuzun en önemli görevi  asil milletimizin, Türkiye Cumhuriyeti devletinin egemenliği ve bağımsızlığı ile  birlik, bütünlük  ve güvenliğini sağlamaktır. 'Ölürsem şehit kalırsam gazi'  anlayışı içinde bu mücadele aralıksız sürmektedir" diye konuştu.

Türkiye'nin etrafındaki risk, tehdit ve tehlikelere dikkat çeken Akar,  "Onun için birliğimiz, bütünlüğümüz, güvenliğimiz ve dayanışmamız çok önemli."  dedi.

Terörle mücadelede temmuz 2015'te İkiyaka Dağları'ndan başlayan yeni  sürecin artan bir tempoda devam ettiğini belirten Bakan Akar, "Türk Silahlı  Kuvvetlerinin kahraman ve fedakar evlatları yani sizler, 'girilemez' denilen  yerlere girmeye, 'ulaşılamaz' denilen yerlere ulaşmaya devam ediyorsunuz. Şu anda  özellikle Irak'ın kuzeyinde Silahlı Kuvvetlerimizin kahraman evlatları  teröristlerin inlerine tek tek girmeye, o inleri teröristlerin başlarına yıkmaya  devam ediyor." ifadesini kullandı.

Çukur operasyonlarının başarıyla tamamlanmasının ardından 15  Temmuz'daki hain darbe girişiminin akamete uğratıldığını hatırlatan Bakan Akar,  "Bu hainler, alçaklar dün açıklandığı gibi Türk adaleti karşısında şu anda layık  oldukları cezayı da buldular." diye konuştu.

Hain darbe girişiminin bertaraf edilmesinin hemen sonrasında başarıyla  gerçekleştirilen Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekatlarını anımsatan Akar, 3,5-4  milyon insanın yaşadığı İdlib'de de yeri bir insanlık felaketinin yaşanmaması  için TSK'nın Astana süreci ve Soçi mutabakatı çerçevesinde üzerine düşen  görevleri yaptığını, yapmaya devam ettiğini söyledi.

Bakan Akar, bütün bu faaliyetler sırasında sivillerin, tarihi ve dini  yapıların, çevrenin zarar görmemesi için gerek planlama gerekse uygulama  safhalarında hiçbir ülkenin göstermediği özeni gösterdiklerini belirterek,  Fırat'ın doğusu ve Münbiç'teki terör hedeflerine ilişkin "Bununla ilgili  çalışmalarımız, planlarımız, hazırlıklarımız sürüyor. Türk Silahlı Kuvvetleri  olarak bu konuda bize düşen neyse yeri ve zamanı geldiğinde bunu da Sayın  Cumhurbaşkanımızın direktifleriyle yapmaya hazırız." dedi.

En son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar terörle mücadelenin  devam edeceğini vurgulayan Akar, şöyle konuştu:

"İnşallah en son teröristi de etkisiz hale getirerek bu terör  belasından asil milletimizi kurtaracağız ve böylece sınırlarımızın güvenliğini  sağlayacak, halkımızın, rahatını, huzurunu, güvenliğini bir kez daha tahkim  edeceğiz. Bu konuda hiçbir tavizin olmadığını herkesin bilmesi lazım. Pençe  Harekatı da göstermiştir ki terör örgütünün başındaki sözde elebaşları terörle  bir yere varamayacaklarını anladılar. Şundan eminiz ki yakın bir zamanda  alttakiler de bunu anlayacak."

"İyi komşuluk ilişkileri..."

Terörle mücadele artan bir tempoda devam ederken Ege, Doğu Akdeniz ile  Kıbrıs ve çevresinde faaliyetlerin de kararlılıkla sürdüğünü belirten Akar,  şunları söyledi:

"Ülkemizin ve milletimizin, KKTC'deki kardeşlerimizin hak ve hukukunu  uluslararası hukuk çerçevesinde temin için gece-gündüz demeden gayretlerimizi  sürdürüyoruz. Bu konuda kararlıyız. Biz uluslararası hukuka, ikili anlaşmalara  saygılıyız. Barışın, istikrarın, her tarafta iyi komşuluk ilişkilerinin hakim  olmasını istiyoruz. Diğer taraftan da hiçbir oldubittiye müsaade etmeyeceğimizi  her fırsatta söylüyoruz. Biz sorunlarımızın iyi komşuluk ilişkileri çerçevesinde  barışçıl yol ve yöntemlerle çözülmesinden yanayız, buna gayret gösteriyoruz.  Bunun iyi anlaşılmasını istiyoruz. Eğer bu anlaşılmazsa bazı oldubittilerle  ülkemizin, milletimizin ve Kıbrıslı kardeşlerimizin hakkına, hukukuna tasallut  edilirse, bir şekilde bunların tahribi için gayret gösterilirse buna müsaade  etmeyeceğimizi, bu oldubittileri mutlaka sonlandıracağımızı, Türkiye Cumhuriyeti  devletinin ve Kıbrıslı kardeşlerimizin içinde olmadığı hiçbir kararın, çözümün  yaşama şansı olmadığını da her zaman söyledik, söyleyeme devam ediyoruz."

Uluslararası barışın temini için de TSK'nın üzerine düşen görevleri  yerine getirmeyi sürdürdüğünü aktaran Akar, savunma sanayide yapılan çalışmalarla  yerlilik oranının yüzde 70'lere ulaştığını, bunun daha da yukarı taşınması için  çalışmaların aralıksız devam ettiğini belirtti.

F-35 savaş uçağı projesi ile S-400 hava ve füze savunma sistemi  tedariğine ilişkin sürece de değinen Bakan Akar, şu açıklamalarda bulundu:

"Hava ve füze tehdidine karşı 1990'lı yılların sonu, 2000'li yılların  başından itibaren ülkemizin hava ve füze savunması için sistem arayışı içindeyiz.  Bu konuda tüm müttefiklerimizle, diğer ülkelerle çeşitli temaslarımız oldu.  Yapılan çalışmalarda istenilen cevapları alamadık. Bazı kriterler belirledik.  Pazar olmaktan bıktığımızı, ortak üretim, teknoloji ve bilgi transferi  istediğimizi söyledik. Buna olumlu cevabı veren Rusya oldu. Bu çerçevede S-400  ile ilgili  anlaşma yapıldı. Türkiye NATO'ya ilişkin tüm sorumluluklarını  eksiksiz ve aksaksız yerine getiriyor. 'S-400'ü alarak NATO'dan uzaklaştığımız'  filan yok. Bu bir tedarik meselesi. Bunun F-35 ile ilişkilendirilmesini şiddetle  reddediyoruz. Biz F-35 projesinin 9 ülke ile birlikte ortağıyız. Ödememiz gereken  ortaklık payı neyse eksiksiz ve aksaksız ödedik, yapmamız gereken ne varsa  yaptık. Beklentimiz, ortaklarımızın başta ABD olmak üzere bu konuda aklıselimle  davranmaları, olayları objektif değerlendirmeleridir. F-35 ile S-400'lerin  birlikte olmasında herhangi bir sıkıntısı varsa bununla ilgili ortak bir çalışma  grubu kuralım. Bu grupla çalışmaları yapalım. Hakikaten bir olumsuz durum varsa  bunun da giderici tedbirlerini hep birlikte çalışarak alalım. Bu konuda bizim  tutumuz, çalışmalarımız çok açık."

Bakan Akar taktik, teknik ve askeri konularda da direktifler verdiği  konuşmasında, personelin bu seviyeye gelmesinde gösterilen özveri ve başarıdan  dolayı komutanlara ve idari personeli tebrik etti.

"Hedefimiz kendisiyle rekabet eden bir özel kuvvet olmak"

Özel Kuvvetler Komutanı Tümgeneral Ahmet Ercan Çorbacı ise kendilerine  verilen görevleri tam ve zamanında icra etmek için tüm güçleriyle çalıştıklarını  belirtti.

Bir yandan TSK'nın etkinliğine, caydırıcılığına ve saygınlığına  katkıda bulunurken diğer yandan da personelin eğitimine önem verdiklerini  vurgulayan Tümgeneral Çorbacı, "Hedefimiz dünya çapında örnek gösterilen,  başkalarıyla değil kendisiyle rekabet eden bir özel kuvvet olmaktır" dedi.

Çorbacı, kursu başarıyla tamamlayan personele "Aramıza hoş geldiniz"  diye seslendi.

Kursiyerler adına yapılan konuşmada ise eğitimlerle zoru başarmayı,  imkansızı zorlamayı, bitti denilen yerde yeniden başlamayı öğrendikleri  belirtildi.

Kazanılan bilgi ve yetenekleri vatan ve millet çıkarları doğrultusunda  kullanmayı en önemli vazife olarak gördükleri belirtilen konuşmada, "Alacağımız  her türlü vazifede hedefine giden bir mermi gibi doğrudan, hiçbir yere sapmadan  görevin ifasını esas alan bir anlayışı benimsemiş bireyler olarak huzurunuzda  bulunmaktayız." denildi.