Babasız yaşanır ama vatansız yaşanmaz

15 Temmuz 2018 Pazar - 2:30 | Son Güncelleme : 15 07 2018 - 2:30

15 Temmuz darbe girişimine karşı direnip şehit düşen vatandaşlarımızdan Selim Cansız, Ümit Çoban ve Hasan Altın’ın çocukları babalarını anlattı.


Ayaktan alçıyı çıkarıp şehadete yürüdü

15 Temmuz gecesi darbe girişimini duyar duymaz ayağındaki alçıyı  çıkarıp abdest alan, ailesiyle helalleşip Genelkurmay Başkanlığı önüne giden Selim Cansız, helikopter atışı sonucu şehit olup 5 yaşındaki çocuğuyla eşini  geride bıraktı. Şehidin eşi Müzeyyen Cansız, eşinin o gece uyuyan kızına, “Kızım ben seni çok seviyorum sen de beni  seviyor musun” dediğini ve o anda çok duygulandığını belirterek,  “O anda olan  bitenin farkında değildim. Ayağındaki alçıyı kesip balkona bıraktı, eniştesi ve  arkadaşları ile evden çıktı” diye konuştu. Cansız, geçen 2 yılda ailesinin, eşinin ailesinin, komşularının kendilerine destek olduğunu ancak hiçbir şeyin eşinin yerini tutmadığını söyledi.

Ben vatani görevimi yaparken babam şehit oldu

Yüzme antrenörü Ümit Çoban, FETÖ’nün darbe girişimi sırasında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi önünde darbeci askerler tarafından açılan ateş sonucu şehit oldu. Ümit Çoban’ın oğlu Metehan Çoban, babasıyla en son darbe girişiminden 10 gün önce Ramazan Bayramı’nda  telefonla konuştuğunu dile getirdi. Darbe girişimi sırasında Edirne’de vatani görevini yaptığını  belirten Çoban, “Askerde olduğum için ailemin bayramını kutlamak için telefon etmiştim. Babamla da en sonra o zaman konuşmuştuk. Memleketimizde keşkek meşhurdur, Ramazanda çok tüketilir. Babam da telefonda bana keşkek yediklerini söylemişti. Ben de ona, ‘Hepsini yemeyin, bana da ayırın’ demiştim. Babamın  cenazesinde keşkek yapmışlardı. O sevdiğim yemeği bir daha tatmak, babamın cenazesinde nasip oldu. Vatanına ihanet eden, herkese ihanet eder. Biz böyle gördük, böyle biliyoruz. Babasız yaşanabilir ama vatansız yaşanmaz” dedi.
 
İsmi göremediği torununda yaşıyor
 
15 Temmuz gecesi darbeye karşı koymak için giden Hasan Altın, Mamak’ta darbecilerin tank ateşiyle şehit oldu. Oğlu Fazlı Altın, “Hastaneye giden ilk yaralı babamdı. Yarasına baktığımda kolu sağlam ama bütün vücudu kan içindeydi. Vücuduna isabet eden mermi bütün iç organlarını parçalamıştı. Ameliyata aldıklarında hastaneye 200’ün üzerinde yaralı getirildi. Babam uzun süren ağır bir ameliyat geçirdi ve ama malesef ameliyattan çıkamadı. Geçen iki yıl ne yaptığımızı bilemeden yaşadık. Önderimizi, babamızı kaybettik. 15 Temmuz başkaları için yaşandı ve bitti ama bizim için geçmedi” dedi.
 
Babasının kendisine her zaman çok iyi bir arkadaş ve sırdaş olduğunu ifade eden Altın şunları söyledi: “Babamın şehitlik mertebesine ulaşması yüreğimizi soğutuyor. Yüreğiniz parçalansa da 80 milyon insan topluluğundaki 251 şehitten birisinin de benim hanemden olduğunu düşününce kelimeler bunu anlatmaya yetmiyor. Erkek evladım olursa adını babamın adını Hasan koymak istiyordum. Sırtını kucaklayacağımı, babam diyerek sarılacağım anı hayal ederdim. Rahmetli de ilk çocuğumuzda erkek torun sahibi olmayı çok istemişti. Hasanımızı Allah bize tekrar verdi ama keşke babam da torununu görseydi. Şimdi babam diye sarılıyorum, onun duyguları daha farklı.”

ETİKETLER