Babası 5 yaşındaki Ebrar'a can oldu

AA |  15 Mayıs 2019 Çarşamba - 16:01 | Son Güncelleme : 15 05 2019 - 16:03

Hastalığı nedeniyle zorlu günler geçirmesinin ardından nakil olmasına karar verilen 5 yaşındaki Ebrar Kalaycı, kapalı yöntemle babasından alınan karaciğer ile hayata tutundu.


Henüz 2 yaşındayken halsizlik, yorgunluk, karında şişlik gibi  şikayetlerle acil servise başvuran Ebrar Kalaycı'ya yapılan tetkikler sonucunda  "Progresif Familyal İntrahepatik Kolestaz Tip 3" tanısı konuldu.
 
  
 Tetkiklerin sonucunda karaciğer nakli olması gerektiği anlaşılan  Kalaycı'nın yolu, Doç. Dr.  Turan Kanmaz ile kesişti.
 
Doç. Dr. Kanmaz'ın yaptığı tetkiklerin ardından donör olan Baba Vedat  Kalaycı'nın karaciğeri,  uygulanan  laparoskopik (kapalı) yöntemle alındı.
 
Baba Kalaycı'dan alınan karaciğer, 5 yaşındaki Ebrar'a başarıyla  nakledildi. Sağlık durumu her geçen gün daha da iyiye giden Ebrar, aynı zamanda  Türkiye'de vericisinden bu yöntemle karaciğer alan 5. hasta oldu.
 
"Doğuştan ama sinsi ilerleyen bir hastalık"
 
Konuya ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Doç. Dr. Turan  Kanmaz, Kalaycı'ya 2 ay önce yapılan naklin başarıyla gerçekleştiğini ifade etti.
 
Kanmaz, "Ebrar'da doğuştan ama sinsi ilerleyen bir hastalık olduğu  saptanıyor. Bunun üzerine 2 ay kadar önce babasından kapalı yöntemle alınan  karaciğer, Ebrar'a nakledildi. Her ikisinin de sağlık durumu gayet iyi." diye  konuştu.
 
Türkiye'de ilk kez kapalı yöntemi kendilerinin kullandığına işaret  eden Kanmaz, "Avrupa'da, İspanya, Belçika gibi birkaç şehir yapıyor. Kanada  yapıyor. Güney Kore, Tayvan, Çin, canlıdan naklin daha yoğun olduğu ileri  merkezlerde uygulanan bir teknik. Çünkü bu bir gelişme. Ameliyatı kapalı yapmak  kolay bir şey değil. Onu yapmak için belirli bir deneyim gerekiyor. O deneyimin  üzerine bunu yapmak gerekiyor. Aslında son yıllarda Türkiye'de birçok merkez bunu  yapmaya çalıştı. Hatta bazıları Güney Kore'den cerrah getireceklerdi. Ama olmadı.  Başka merkezler yapmaya kalkıştılar kapalıdan açığa dönerek operasyonu  bitirdiler." ifadelerini kullandı.
 
Doç. Dr. Turan Kanmaz, bu yöntemin karaciğer naklinin oturmuş olduğu  bir merkezde yapılması gerektiğini ifade ederek, nakil sürecinin bir ekip işi  olduğunu aktardı.
 
 "Şu ana kadar 5 hastamızın vericisinden karaciğer kapalı yöntemle  alındı"
 
Kapalı ameliyat konusunu yapacak merkezin bu konuda deneyimli olması  gerektiğini belirten Kanmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü:
 
"Kapalı ameliyatın en büyük özelliği verici, ameliyat ertesinde ayağa  kalkabiliyor. Hastaların ağrısı çok az oluyor. Mide bulantıları, akciğer  sıkıntıları daha az oluyor. Normalde hastaneden daha çabuk gönderiyoruz ama biz  birkaç gün hastayı tutuyoruz. En son kozmetik olarak da karnını açtığı zaman bir  kesi görünmüyor. Türkiye'de sadece biz yapıyoruz. Toplamda biri erişkin olmak  üzere, 5 hastamızın vericisinden karaciğer, kapalı yöntemle alındı."
 
Doç. Dr. Turan Kanmaz, "Canlıdan nakil yapmak iyi bir çözüm değil.  İnsanlar öldüğü zaman organlar toprak oluyor. Yazık. Eğer organ bağışı olursa ne  açık ne kapalı verici ameliyatı gerekecek. Ülkemizde hele hele çocuk organ bağış  çok çok düşük. O nedenle organlarınızı bağışlayın hayat kurtarın. Kapalı ameliyat  ileri teknoloji getiren, verici açısından daha avantajlı, iyi bir ameliyat, uygun  merkezlerde, uygun cerrahlar tarafından yapılmalı ama organ bağışı daha önemli  bir sorundur." dedi.
 
"Allah bize bu mutluluğu yaşattı"
 
Baba Vedat Kalaycı da kızının durumuna ilişkin bir süre uğraş  verdiğini ve Doç. Dr. Kanmaz'a ulaştığını ifade ederek, konuşmasını şöyle  sürdürdü:
 
"Karaciğer nakli olan bir arkadaşımızın tavsiyesiyle hocamıza ulaştık.  Karaciğer nakli olması gerektiği söylendiğinde, kızıma hayat verebileceğim için  çok mutlu oldum. Onun geleceğine umut olabileceğim için çok da mutlu oldum.  Kızımın sağlığına kavuşacağını öğrendikten sonra hiçbir şey düşünmedim, kendimi  bile. Tek kızım yaşasın, ben yaşadığım kadar zaten yaşadım dedim. O mutluluk bana  yetti. Bir hayat kurtarmanın hem de kızımın hayatını kurtarmanın mutluluğuyla ben  hiçbir şey düşünmedim. Şimdi çok mutluyuz. Kızım sağlığına kavuştu. Annesi kan  uyuşmazlığı nedeniyle verici olamadı. Ama çok şükür ki bu bana nasip oldu. Allah  bize bu mutluluğu yaşattı. Böyle bir sınava girdik, sonunda hocalarımızdan Allan  razı olsun. Bizi bu sınavda yalnız bırakmayıp, ellerinden geleni yaptılar.  Kızımın hasta olduğunu öğrendiğimizdeki üzüntümüz, nakil haberiyle beraber  sevince dönüştü. Önceden ablası kardeşine bir şey olacak diye oynamaya  korkuyordu. Şimdi ikisi de çok mutlu."
 

ETİKETLER