Babacan'dan flaş iddia! Seçime 3 hafta kala...

İHA |  16 Ekim 2015 Cuma - 12:30 | Son Güncelleme : 16 10 2015 - 12:30


Eski Başbakan Yardımcısı ve AK Parti Ankara Milletvekili Adayı Ali Babacan, Ankara'daki patlamayla ilgili, "Seçimlere 3 hafta kala böylesine büyük bir terör eylemi Türkiye'de siyaset normal rayında yürümesin, siyasette kodları değiştirelim, seçimin üzerinde etkili olalım niyeti de taşıyor olabilir. Burada çok farklı sebepler olabilir, araştırıldıkça bu kişilerin bağlantısı ortaya çıktıkça, bunlar kanıtlanacak" dedi.  
 
  Eski Başbakan Yardımcısı ve AK Parti Ankara Milletvekili Adayı Ali Babacan, TGRT Haber televizyonunun canlı yayında İhlas Haber Ajansı ve TGRT Haber Ankara Temsilcisi Batuhan Yaşar'ın gündeme ilişkin sorularını cevapladı. Ankara'daki patlamaya ilişkin konuşan Babacan, "Terör, uluslararası nitelikte bir problem. Hiçbir ülke sadece kendi içinde ve kendi imkanlarıyla terörle mücadelede başarılı olamaz. Bu, Rusya için de ABD için de geçerlidir. Birçok Avrupa ülkesi için de geçerlidir. Bir problem uluslararası nitelikteyse bu problemin çözümü için uluslararası birliktelik, dayanışma gerektirir. Terörle mücadele de en çok zorlanılan şu anda bu. Türkiye, dünyanın neresinde olursa olsun, teröre karşı dik bir duruş gerçekleştirmiştir. Mücadele de etkiliyiz. Bugün 2 bin kadar askerimiz Afganistan'da görev yapıyor. Bunların hepsi demokrasiyi, özgürlükleri, insan haklarını korumak için ve teröre karşı topyekün mücadele vermek için Türkiye'nin kendi sınırları dışında yapmış olduğu çalışmalar. Bazı ülkeler şu terör örgütü kötü bu daha iyidir gibi terör örgütleri arasında daha yakın olduğu, daha uzak olduğu ya da düşman olduğu gibi ayrımda bulunuyor. Biz, bunu yapmadık yapmıyoruz. Bugün ister adı PKK, DAİŞ, DHKP-C olsun, ne olursa olsun, biz eğer kendimizin kabul ettiği terör örgütüyse bununla topyekün mücadele veririz, asla işbirliğine girmeyiz, bu mücadele de uluslararası işbirliğinde yer alırız" ifadelerini kullandı.
 
  “BU ÇAĞRIYA CEVAP VERENLER, MAALESEF VERMEYENLER OLDU”
 
  "Türkiye'nin geçtiğimiz Cumartesi günü karşı karşıya kaldığı, sonuçları itibarıyla en önemli terör olayı olarak nitelendirdiğimiz olayda aynı bu şekilde en ilkeli duruş oldu" diyen Babacan, "Terör eyleminde vatandaşlarımızla alakalı 3 gün yas ilan ettik. 'Bunlar bizim kardeşimizdir' dedik ve teröre kaşı hep beraber mücadelede edelim diye siyasi partilere çağrıda bulunduk. Bu çağrıya cevap verenler, maalesef vermeyenler oldu. Oradaki hedef kitleden bağımsız olarak, asıl niyetin Türkiye'nin istikrarı, demokrasi ve birlik ve bütünlüğü zarar vermek olduğunu görmemiz lazım. Buradaki asıl hedef ne? Hedef, görünürde belki orada hayatını kaybeden 100 vatandaşımız ama asıl hedef Türkiye'nin birliğine, bütünlüğüne, istikrarına zarar verebilmek ve Türkiye'nin demokrasine zarar vermek" açıklamasında bulundu.
 
  Babacan, 1 Kasım'da Milletvekili Genel Seçimlerinin olduğunu hatırlatarak, "Seçimlere 3 hafta kala böylesine büyük bir terör eylemi Türkiye'de siyaset normal rayında yürümesin, siyasette kodları değiştirelim, seçimin üzerinde etkili olalım niyeti de taşıyor olabilir. Burada çok farklı sebepler olabilir, araştırıldıkça bu kişilerin bağlantısı ortaya çıktıkça, bunlar kanıtlanacak. Burada, hedeflerden birtanesinin 1 Kasım seçimlerini etkilemek olduğunu görüyoruz" dedi.
  Türkiye'nin bölgesinde artık çok daha etkili, bu gelişmelerin doğru yönde seyretmesi ile ilgili telkinlerde bulunduğunu anlatan Babacan, Türkiye'yi kendi iç meseleleriyle meşgul edip dış politikadaki etkinliğini azaltmanın da bu eylemin planlı amaçlarından birisi olabileceğini ifade etti.
  Ankara'daki patlamada hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı dilediğini belirten Babacan, "Bu büyük bir acı. Bu, şöyle bir sonuçları itibarıyla ele alıp, Türkiye'nin yakın tarihiyle birlikte analizini yaptığımızda, Türkiye ne zaman siyasi istikrar içinde reform yaparak yürümüş Türkiye'nin refahı artmış ve Türkiye dünyada daha etkili bir hale gelmiş, ne zamanki kendi siyasi istikrarı bozulmuş Türkiye zayıflamış ve dış politikadaki gücü azalmış. Başka örnekler de var. Rahmetli Özal dönemi, bunlar da Türkiye'nin istikrarının güçlendiği, güçlü siyasi istikrarıyla ekonomisini ilerletmesi. Bunun içindir ki 1 Kasım seçimleri üzerinde çok oyun oynanıyor, içimizde de var, dışarıdan da etkiler var. Allah korusun biz temenni ederiz ki güvenlik ve istihbarat birimlerimiz yoğun bir şekilde çalışıyor ki bir daha böyle bir olayla karşı karşıya kalmayalım, temennimiz ve bütün birimlerimizin çabası bu yönde.1 Kasım'da ortaya çıkacak tablonun 2023 Türkiyesi'nin hedeflerine memleket hedeflerine ulaştırabilecek mi? Bizim de çabamız, yine güçlü bir AK Parti hükümetinin kurulmasıyla beraber, Türkiye'nin kendi içindeki istikrarını güçlendirmesi" dedi.
 
  "AK PARTİ'NİN ALDIĞI SONUÇ PARTİMİZ TARAFINDAN ÇOK İYİ ANALİZ EDİLDİ"
 
  Babacan, konuşmasını şöyle sürdürdü: 
  "Bazen tek parti hükümeti denilince keyfilik, vurdumduymazlık akla geliyor. Bir sürü argümanlar var. Bu, 7 Haziran seçimlerinde ortaya çıkan tablo, AK Parti'nin aldığı sonuç kuşkusuz partimiz tarafından çok iyi analiz edildi. Bundan sonraki dönemde ki tek parti hükümetiyle alakalı bu endişelerin yersiz olduğunu düşünüyorum. Türkiye açık bir demokrasi, ekonomisiyle, özgür medya yoluyla doğru bilgiye ulaşabiliyorsa vatandaşlarımız, her şeyi görüyor biliyorsa o zaman korkmamak lazım."
 
  "SOSYAL MEDYA HAKARET ALANI OLARAK KULLANILIYORSA BUNUNLA İLGİLİ DÜZENLEMELERE İHTİYAÇ VAR"
 
  Medyanın, basın kuruluşlarının doğru bilgiyi geniş kitlilere aktarması, dürüst kanaatlerin halkın önünde tartışılmasının demokrasinin olmazsa olmazı olduğuna dikkati çeken Babacan, medyanın özgür çalışmasının önemli olduğunu ama bu özgürlük alanını istismar edenlerin de çıktığını söyledi. Babacan, her özgürlük alanında olduğunda gibi başkalarının özgürlüklerine tecavüz anlamında kullanılıyorsa orada hukukun devreye girmesi gerektiğine işaret ederek, "İstismar edilebiliyor. Sosyal medya çok yeni bir kavram, oldukça etkili bir alan. Tunus, Mısır devrimi olmak üzere de bizim zamanında olumlu olarak bahsettiğimiz alan. Halkların diktatörlere karşı çıktığı anda da sosyal medya etkin bir şekilde kullanıldı. Sosyal medya hakaret alanı olarak kullanılıyorsa bununla ilgili düzenlemelere de ihtiyaç var. Sanal dünya da deniyor, gerçek dünyada suç olarak kabul edilen eylem eğer sosyal medyada rahatça yapılabiliyorsa ne yapmamız diye düşünmemiz lazım" ifadelerini kullandı.
 
  Ankara'daki patlamada özel hayatın gizliliği nedeniyle bir gün önce bomba patlayacak diyen iki kişiyle ilgili olarak Twitter'ın bu kişilere ait bilgileri vermemesine ilişkin değerlendirmede bulunan Babacan, "Bu, zor zaman zaman yaparak öğreneceğiz. Bu hızla evrilerek devam eden sosyal medyanın nasıl düzenlenmesi gerektiği, bütün dünyanın gündeminde bir konu. Ama şu var ki eğer güvenlik söz konusuysa vatandaşlarımızın hayatı riskteyse, cana kasıt söz konusuysa ne olursa olsun burada işbirliği gerekiyor. Karşılıklı güven de bir miktar oluşmaya başladı, burada en fazla problem iletişimsizlik ve güven eksikliği" diye konuştu.
 
  New York Times'ın 'Türkiye, kederde ve sevinçte birleşemeyenlerin ülkesi' ifadelerinin hatırlatılması üzerine Babacan, "Bu son Ankara'da olan terör eylemi ve bunun sonucunda bizim ortaya koyduğumuz tablo tam da New York Times'ın attığı manşeti boşa düşürecek tablo, belki bu eylemi yapanların amacı da o, Türkiye'yi ayrıştırmak, bölmek, Türkiye'yi kendi içinde kutuplaştırmak, fitne fesatla zayıflatmak. O manşetin geri planında bu eylemin böyle amaçlarının da olabileceğini aslında okuyorsunuz ama çok şükür biz ve halkımız izin vermedi. İlk tepkimiz, siyasi parti liderlerini başbakanımız davet etti. Daha sonra 3 günlük ulusal yas ilan ettik. Sayın Başbakanımız olayın olduğu meydanı ziyaret etti, Sayın Cumhurbaşkanımız gitti, güzel bir taziye tablosu oluşturduk. Bunu yapanların belki de zihnini geri planında Türkiye'yi iç karışıklığa sevketmekti, fakat bir yandan AK Parti'nin, Başbakanımızın, cumhurbaşkanımızın sorumlu duruşu bu krizi belli bir noktada tuttu" ifadelerini kullandı.
 
  "HALKIMIZ, İSTİKRARA ÖNEM VERİYOR"
 
  Türkiye'nin bir buçuk yılda 4 seçim yapacağını anlatan Babacan, seçim hazırlıkları sürerken bir yandan da vatandaşların bunca olay ve mesajı sindirip kanaatlerinin oluşması olduğunu ifade etti. AK Parti açısından daha olumlu bir tablonun görüldüğüne işaret eden Babacan, 7 Haziran seçimlerinin sonuçlarının iyi okunması gerektiğini dile getirdi. Halkla güven ilişkisinin hızlı bir şekilde tazelenmesiyle bu seçimlerin o kadar iyi bir sonuç vereceğini belirten Babacan, "Halkımız, istikrara önem veriyor. Bir yandan da PKK'yla mücadele süreci var. Halkımız, bunu da izliyor,dikkat ediyor. Bu da Türkiye açısından son derece sıkıntılı bir tablo. Bir yandan 80 milletvekiliyle ve yüzde 10 barajını rahat bir şekilde aşmış bir şekilde Meclis'e gireceksiniz bir yandan siyaset mekanizması içinde yerinizi alacaksınız ama öbür yandan da elinizde silah terör eylemlerine devam edeceksiniz. Bu, kabul edilebilir bir şey değil. Ya da en iyi tabloda yok adına çatışmasızlık derler, yok bilmem şu derler. Silahlı adamlar oralarda duracak ama birşey yapılmıyor, kabul edilebilir bir şey değil" açıklamasında bulundu.
 
  Babacan, "Artık 80 milletvekili TBMM'de var olduktan sonra, siyasetin mücadele alanı olmasının gerektiği bir Türkiye'de kendi içimizde kendi vatandaşlarımızı terör eylemleriyle öldürerek bir yere varılması mümkün değil. Böyle bir şeyi vatandaşlarımız da kabul etmiyor, Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu Bölgemiz de dahi PKK'ya büyük tepki var, operasyonlara destek var. Bir toplumda farklı etnik kökene, mezheplere sahip insanlar olabilir, önemli olan ortak ilke ve değerler etrafında vatandaşların buluşmasıdır. Biz, özgürlükler, hukuk, demokrasi demişiz. Bunları Türkiye'de güçlendirdikten sonra temsil gücü yüksek bir Meclis var. Verilecekse bir kavga demokrasi kavgası Meclis'te verilir. Fikirler, söylemler kavga etsin ama öylesine iyi işleyen bir demokrasi var, oy kullananların yüzde 95'inin iradesi Meclis'teyse artık terörün hiçbir gerekçesi olamaz" şeklinde konuştu.