AYT’de sürpriz yok

17 Haziran 2019 Pazartesi - 9:27 | Son Güncelleme : 17 06 2019 - 9:32

Üniversite sınavları, dün düzenlenen AYT ve YDT ile tamamlandı. Uzmanlara ve adaylara göre sınavda hatalı soru yoktu. Adaylar sürpriz bir soruyla karşılaşmadı, sorular müfredata uygun, hem bilgiyi hem de yorum gücünü ölçer nitelikteydi. Her testten ortalama 2-3 tane eleyici soru vardı. Bazı testlerde tüm kazanımlardan soru çıkmaması ve iki sınavdaki süre eşitsizlikleri, eleştirilen konular arasında yer aldı


Üniversite hayali kuran adayların katıldığı Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) dün gerçekleştirilen Alan Yeterlilik Testi (AYT) ve Yabancı Dil Testi (YDT) ile birlikte tamamlandı.
 
2 milyon 24 bin 596 adayın yarıştığı AYT, saat 10.15’te başladı ve 180 dakika sürdü. AYT’de “Türk Dili ve Edebiyatı- Sosyal Bilimler-1” testinde adaylara, Türk Dili ve Edebiyatı’ndan 24, Tarih-1’den 10, Coğrafya-1’den 6 olmak üzere 40 soru soruldu.  
 
Matematik testinde 40; Fen Bilimleri testinde Fizik’ten 14, Kimya’dan 13 ve Biyoloji’den 13 soru olmak üzere toplam 40; Sosyal Bilimler-2 Testi’nde de Tarih-2’den 11, Coğrafya-2’den 11, Felsefe Grubu’ndan 12, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi veya ek Felsefe sorularından 6 soru yer aldı. YDT’de de adaylara Almanca, Arapça, Fransızca, İngilizce ve Rusça dillerinde toplam 80 soru soruldu, 120 dakika süre verildi.
 
Uzmanlara göre AYT’de, sürpriz soruyla karşılaşılmadı. Sorular müfredata uygundu. Hatalı soru yok. Sorular açık ve anlaşılırdı. Hem bilgiyi hem de yorum gücünü ölçen sorular öne çıktı. Testlere göre yorumlar ise şöyle:
 
Türkçe orta zorlukta
 
Türk Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Eda Dağdelen: 3 soru anlama ve yorumlamaya yönelikti. Dikkat çekici nokta ise dört yıllık edebiyat müfredatından soruların neredeyse eşit dağılımlı sorulması oldu. Geçmiş yıllarda Cumhuriyet dönemi ya da Divan Edebiyatı gibi konular testin odak noktaları oluyordu. Bu yıl bu odak noktalarından çıkıldı, adaylar tüm müfredatı ölçen sorularla karşılaştı. Sınavın dikkat çekici diğer noktası da metin tahlili sorularının önem kazanması oldu. Sınav orta düzeyde bir zorluğa sahipti.
 
Geometri ayırt edici
 
Nesibe Aydın Matematik Zümresi: Matematik adayları zorladı, sayısal ve eşit ağırlık öğrencileri için birinci derecede belirleyici oldu. Müfredat dışı soru olmayıp, ağırlıklı olarak 10, 11 ve 12. sınıf müfredatından sorular ile temel kazanımlar ölçüldü. Analitik düşünme yöntemlerini kavramış, soru tipi ezberlemeyen, temel matematiksel kavram ve teoremler üzerinde düşünerek öğrenen adayların başarılı olabileceği bir sınav gerçekleşti.
 
Fizik’te 2 eleyici soru
 
Fizik Öğretmeni Deniz Karadağ: Sorular 2018 ve 2017’ye göre daha fazla anlam ve yorum ağırlıklı. Soruların 4’ü bilgi ve işlem yeteneği gerektirirken, 10’u bilgi, anlama ve yorumlama yeteneği gerektirdi. 2 eleyici soruya (manyetizma ve alternatif akım soruları) yer verildi. Zorluk derecesi bir önceki senelere göre biraz daha artmış.
 
Kimya soruları netti
 
Kimya Bölüm Başkanı Yasemin Keskin Çinkaya: Sorular kolay ve orta güçlükte olmakla birlikte, bilgi ve kavrama düzeyindeydi. 5 tane matematiksel işlem yapılarak çözülmesi gereken soru vardı. Bu sorular genel olarak daha zorlayıcı ve kapsamlıydı, bir sorunun içinde birden fazla kazanım yoklandı. Grafik, tablo ve resimle desteklenen 3 soruya yer verildi. 12. sınıfta önemli yer tutan Organik Kimya ünitesine ait “Fonksiyonel Gruplar” konusundan soru sorulmadı.  
 
Biyoloji zorlamadı
 
Biyoloji Bölüm Başkanı Emine Güler Durmaz: Sorular genellikle öğrencinin bilgisini kullanma becerisini ölçen nitelikte. Temel bilgilere hakim, dikkatli ve düzenli çalışan öğrenciler, Biyoloji soruları çözerken zorlanmadı. Sorular beklenen bilgileri sorgulayan, olması gereken zorluk düzeyindeydi.
 
Tarih 2018’den farklı
 
Nesibe Aydın Tarih Zümresi: Soruların zorluk düzeyi beklendiği gibi kolay, orta ve zor olmak üzere ölçücü ve dengeli bir dağılım göstermiştir. İki sorunun seçici nitelikte olması, farklı dönemleri mukayese etmesi ve benzerlik kurma noktasında 2018 AYT’den ayrılmıştır. Bu nedenle de Sosyal Bilimler Testinde belirleyici bölüm Tarih olmuştur.
 
Coğrafya, günceldi
 
Coğrafya Bölüm Başkanı Arzu Yetkin: Sınav geçen yıla göre daha kolaydı. 11 ve 12. sınıf öğretim programı kapsamında hazırlanan ve konu dağılımının dengeli olduğu bu sınavda, grafik, harita ve istatistiksel veri içeren sorulara geçen yıla göre daha az yer verildi.  Soruların büyük bölümünün çevre, turizm, geri dönüşüm, kültür miraslarının korunması gibi güncel konularla bağlantılı olduğu ve sınavda ezbere dayalı sorulardan kaçınıldığı görülmüştür.
 
Felsefe yorum istedi
 
Felsefe Grubu Bölüm Başkanı Gülay Ataç: Sorulardan biri paragrafa dayanarak yorum gücünü ölçer nitelikte, diğer ikisi ise doğrudan kavram sorgulaması yapan bilgi sorusuydu. Psikoloji ve Mantık sorularının tümü bilgiyi ölçen kavram sorularıdır. Sosyoloji soruları ise bilgiyi paragrafa dayanarak yorumlamayı gerektirmekte. Soruların konu dağılımı dengeli, zorluğu orta düzeyde olup, soruların ifadesi nettir.
 
Din, bilgi ağırlıklı
 
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Bölüm Başkanı Abdullah Albayrak: Sorular adayların daha çok bilgisini ölçecek nitelikteydi. Hinduizm ile ilgili sorunun bilgi isteyen ancak cevabı yaygın olarak bilindiği için zor olmadığı düşünülebilir. Tasavvufi yorumlarla ilgili sorunun eleyici olduğu, Şia ile ilgili sorunun da aynı düzeyde olduğu söylenebilir. İslam sanatlarıyla ilgili soru kolay sayılabilecek bir soru olmasına rağmen, bilgi gerektirmekte. Diğer iki sorunun yorum sorusu olduğu gözlemlendi.
 
‘Tüm kazanımları ölçmedi’
 
Sınava dair en büyük eleştiri, Matematik’te tüm kazanımların ölçülmemesi yönünde geldi. Matematik Bölüm Başkanı Mehmet İrday, bu konuya dikkat çekerek “Kazanımların en az yüzde 25’i kullanılmamış, bu kazanımlar sanki yok hükmünde sayılmış ve eşit bir dağılım yapılamamış” dedi.
 
“Ayrıca son yıllarda sınavda gördüğümüz kazanımların modellemeyle verilerek sorulması da bu yıl sınavda yer almadı” diyen İrday, sınav süreleri kıyaslandığında, TYT için verilen sürenin az, AYT’de ise sürenin fazla olduğuna dikkat çekti. İrday, sınavla ilgili şu değerlendirmede bulundu: “Matematik, öğrencilerden 10, 11 ve 12. sınıfta istenen kazanımların önemli bir kısmını hiç sorgulamamış, bu kazanımlara emek veren öğrencilerin ise emekleri karşılık bulamamıştır.”