Gazetevatan.com » Yazarlar » 'Seyahatler benim özgürlük alanlarım'

'Seyahatler benim özgürlük alanlarım'

09 Mart 2014 Pazar


Zeynep Boneval ile tanışın... Ve de kişinin ihtiyaçlarına göre çeşitlilik gösteren tatil seçeneklerine bir göz atın. Şimdiye dek 81 ülke gezmiş gerçek bir seyahat tutkunu ve gurusu olan Zeynep’in alternatifleriyle dünyanın tatil trendlerinin nereye gittiğini anlamak çok da zor değil...

Kısaca kendini anlatmanı istesem...

Unilever ve Boyner Holding’te Pazarlama ve İş Geliştirme, ardından Quintessentially Türkiye’de Genel Müdürlük görevlerini yürüttüğüm 15 yıllık profesyonel kariyerimin ardından, kendi merak ve tutkularının yolculuğuna çıkmış bir gezginim. Dünyayı ve insanı anlamaya dair bitmek tükenmez merakım sonucu, beş yıl önce sinema, modern sanat, felsefe, edebiyat, mitoloji gibi insanlığa dair hikayelerin paylaşıldığı Hepsi Hikaye isimli entellektüel platform kurdum. Üç yıl önce de en büyük tutkum olan yolculuğun anlatıcısı olmak üzere yolculukterapisi.com isimli online seyahat paylaşım sitesini kurdum.

Nasıl başladı seyahat tutkusu?

11 yaşımda okul gezisi ile iki ay boyunca Avrupa’yı dolaşırken karşılaştıklarım büyülemişti beni. İlk tek başıma seyahatimi, 18 yaşında staj için gittiğim Belçika’da, ev arkadaşım ile Brugge ve Antwerp’e yaptım. O andan itibaren özgür bir gezgin olduğumu fark ettim. Annem ve babam da her zaman ne kadar ‘uzak’ olursa olsun her yere ulaşabilecek gücün bende olduğunu aşıladı bana. Üniversitede her yaz, yazlık yerine yeni bir ülkeye staja gittim. Amerika’da masterda her fırsatta yeni bir keşif peşinde koştum. Uluslararası şirketlerde çalıştığım için Avurpa’nın çoğunu gezdim. Tatillerde, yanımda kimse olmasa bile bavulum alıp, tek başıma seyahatlere çıktım. Sanırım iflah olmaz bir gezginim.

‘Farklılıkları kabul etmeyi öğrendim’

Seyahat tüm algılarımı açtığım, tüm kimliklerden sıyrıldığım, yepyeni yaşam biçimleri, gelenekler, renkler, dokular, mimariler deneyimlediğim, farklılıkları kabul etmeyi öğrendiğim özgürlük ve keşif anları benim için... Yeni bir diyarı keşfederken, kendimle yaşadığım bir kavuşma sanki seyahat. Koşuşturmada kaçırdığım kendimi yakaladığım, çocukça ve özgürce kendimi yaşayabildiğim zaman dilimidir. Yolculuk terapisi ismi de böyle çıktı... Arkadaşlarım meraklı bir gezgin olduğumu bildikleri için hep seyahat önerileri için beni ararlardı. 10 yıl önce yolculuklardaki izlenimlerimi, deneyimlerimi ve önerilerimi yazmaya başladım, ardından site kurdum.


‘Pazara ve düğünlere gidin’

Ne sıklıkla seyahat edersin; kaç ülke kaç destinasyon?

Yeni Zellanda’dan Moğolistan’a 81 ülke ve 250 farklı destinasyona gitme şansını yakaladım... Ancak daha görülecek çok yer var. Her sene en az 3-4 uzak keşif, 5-6 yakın seyahat yapmaya çalışıyorum.

Şehri keşfetmenin ipuçları?

Sabah erken saatlerde kurulan pazar yerlerine, esnafın olduğu arka sokaklara, mümkünse evlere ve hatta düğünlere dalmak. Lokaller ile sohbet ederek kendi gözlerinden şehirlerini ve de günlük rutinlerini dinlemek gerek.

En etkilendiği seyahatler

Afrika’ya her gittiğimde kendimi ana toprağa dönmüş gibi hissederim. Vahşi hayvanların büyüleyici dünyasında doğum- yaşam doğum döngüsüne en yakından şahit olduğum yerdir. Myanmar... El değmemiş Budist kültürü, gizemli ve mistik atmoferi, ve şahit olduğum saf tevekkül duygusu beni büyüledi... Kıpır kıpır ritmi, renkli ve ateşli tutkusu, coşkulu ve cesur mimarisi ve muhteşem restoranları, lezzetleri ve şarapları ile Buenos Aires yaşarım dediğim tek şehir...

En favori oteli

Cas X’orc - Mallorca Mallorca’nın nefes kesici kuşbakışı manzaralarına hakim, yüzlerce yıllık taş binasında tarihi yaşattığı, çiçekler ve limonlar ile bezenmiş avlusunda huzuru barındırdığı, aile yadigarı antikalar ile zevkli modern dokunuşları buluşturduğu odalarında kraliçeler gibi hissettirdiği için.

En favori restoranı

Formentera adasındaki Juan y Andrea, denizin kıyısında, palepaların altında, çıplak ayaklarınız serin kumlara gömülürken, buz gibi rose şarapları yudumlarken, en nefis lokal lezzetleri sunduğu için.

Bu yaz İbiza, Türkiye’de ise Bozburun gözde

İbiza büyük bir estetik bir dönüşüm yaşıyor. Gençlerin çılgın eğlence adası imajı yerini, renove edilen rustik çiftlik evleri, yeni inşa edilen modern villaları, şıklaşan plaj kulüpleri, sayısı artan gurme restoranları ve özgün barları ile, daha rafine, yetişkin ve sofistike bir deneyime bırakıyor. Bu yaz İbiza, St Tropez ve Mykonos ile yarışacak. Türkiye’de ise Bozburun yarımadası yükelişte. Selimiye, Orhaniye, Söğüt ve Bozburun koyları yemyeşil bozulmamış doğası, özgün otelleri ve lezzet durakları ile hem denizden hem de karadan seyahat edenlerin yeni cazibesi haline geliyor.