Gazetevatan.com » Yazarlar » Çocuklarıyla olmak yerine benimle görüşene adam demem

Çocuklarıyla olmak yerine benimle görüşene adam demem

03 Şubat 2013 Pazar


- Deniz Akkaya’nın kartvizitine oyuncu, top model, işkadını, televizyon programcısı, anne yazabiliriz. Modellik kariyerinde Türkiye’de çığır açmış biri! Yemeksever, yardımsever bir arkadaş... Seyahatlerini sevdiği restoranların altını çizerek planlayan, yemek masalarından keyif alan, mönü okumayı seven birisi. Buluştuk ve kızı Ayşe’den, işten güçten, aşktan, spordan ve yemekten konuştuk...

İnanılmaz enerjiksin ve hep pırıl pırılsın. Ne yersin, ne içersin? Bir diyetin var mı?

Diyete inanan biri değilim. Hayatım boyunca diyet yapmadım. Ben yemek yemek için yaşayan, yemek yemek için seyahat eden bir insanım. İyi restoran neredeyse oraya seyahat edip orada otel bulurum. Hayatımdaki en güzel seyahatlerden biri sizinle geçirdiğim San Diego seyahatiydi. Eşinle senin hem işiniz, hem hobiniz yemek olduğu için sürekli restoran dolaşmıştık. Bir de hamileydim o dönem; belki onun da bana ekstradan kattığı bir yeme hırsı vardı, bilmiyorum... Ama dedim ya yemeklerimden kısamıyorum; yapabildiğim tek şey senelerdir spor yapmayı hiç bırakmamak... Bir de biliyorsun spor vücudu temizliyor ve mutluluk hormonu pompalıyor. Bağımlılık da yapıyor. İşte bu bağımlılık bana istediğimi yeme şansı veriyor. Bak mesela geçen gün şunu fark ettim ki kızım Ayşe’ye alıyorum bahanesiyle her akşam bir tablet çikolata yiyorum. Onu kestim bu ara. Bu sayede kilo da verdim.

Yıllardır pilatesin en iyi öğrencisisin diyebilirim. Artık guru olmuşsundur. Hâlâ devam mı?

Artık pilates tek başına yeterli değil. Yeni trend haftada iki defadan fazla olmamak kaydıyla çok az kardiyo (20 dakikayı geçmeyecek) ve ağırlık antrenmanı yapmak. Benim vücudumda inanılmaz hızlı etkisini gördüm ve ağırlık çalışmaya başladım.

Peki biz faniler gibi suyla mı yıkanıyorsun ya da süt banyon var mı?

Ben Çerkez olduğum için beyaz tenliyim. Bir de sigara içmiyorum. O çok önemli cildin rengi için. Onun dışında krem süreyim, kendime bakayım diyen bir kadın değilim; çünkü hızlı hazırlanırım. Kendine bakan hanımlara da bayılıyorum ama benim o anlamda kendime ayırdığım tek şey sporum. Bir de kaliteli krem kullanırım; 35 yaşındayım, bazı şeylerde dikkatli olmam lazım.

Sporumu asla aksatmam gece bile olsa giderim



Cildin için ne kullanıyorsun?

Naturebisse kullanıyorum. Arada bir değiştiriyorum ama. Ben insanların “Son derece sade yaşıyorum, yüzümü sabunla yıkıyorum” söylemlerine inanmıyorum. Yüz sonuçta her şeyin başlangıcı, iyi bakılması gerekiyor. Hiç makyaj yapmam. Zaten alerjik bir yapım olduğu için yapamıyorum. Saçlarımla ilgiliyim bayağı çünkü çok ince telliler. Onlara eskisinden daha iyi bakıyorum.

Peki bana günlük Deniz’i anlatsana, neler yapıyorsun?

Erkenden kalkıyoruz. Maalesef Ayşeciğim sen de çocuklarınla yaşıyor musun bilmiyorum ama her sabah yaklaşık 45 dakika süren “Okula gitmeyeceğim, bu kadar uzun okula gitmek zorunda mıyım, ne zaman bitecek bu okul?” soruları oluyor... Yani 07-07:45 arası terapi saati (Gülüyor). Ardından sıkı bir kahvaltı yapıp Ayşe’yi okula bırakıyorum. Genel olarak sporumu sabah yapmaya çalışıyorum ama işim varsa gece bile olsa giderim; aksatmam. Sonrasında iş-güç. Bebek tekstil şirketim var, orada muhakkak en az iki saatimi geçiriyorum. Sonra da Ayşe’yi okuldan alıyorum.

Sahibi olduğun çocuk kıyafetleri mağazan Chic Frog Baby nasıl gidiyor?

O benim için çok ciddi bir iş haline geldi. Çünkü şunu gördüm, ben internetten alışveriş yapan bir insan değilim. Ne kendime ne kızıma elimle tutmadan bir şey alamayan bir insanım. Aslan burcuyum ve tutucuyum bazı konularda. Ama insanlar yoğun iş yaşamı içinde bütün alışverişlerini internetten yapıyor. Bu gerçeği kimse yadsıyamaz. Biz franchaise vermekten ziyade sanal ortamda kendimiz büyümeyi, Avrupa yakasında da bir mağaza açmayı düşünüyoruz. Ama İstanbul’da iki mağazadan fazla olmayacağız. Yani gene butik bir yer olacak. Aslında sizin ilk başladığınız ‘Happily Ever After’ gibi bir yer istiyorum. Bebek mobilyasıyla ilgili de yapmak istediğim şeyler var.

Sanal ortamda bir cümleyle insanları yargılıyoruz



Ayşe’ye kardeş ister misin? Bir daha doğurur musun?

Öyle bir niyetim yok Ayşeciğim, biz o işleri sana devrettik sen yapıyorsun.

Her zaman zor şeyler oldu hayatında, ama hiçbir zaman kenidini bırakmadın. Her zaman güçlüsün, her zaman kontrollüsün...

Ben şuna inanıyorum. Önce kendimi sevmezsem, hayatta kimseyi sevemem, sevgi veremem. Ben kendimi seven bir insanım. Bunu bencillik olarak algılamamak lazım. Beni insanlar kırdı, beni insanlar üzdü; ben de insanları kırmışımdır, üzmüşümdür. Bu böyle zaten. Ama günün sonunda şunu bilirim hiçbir şey hayata küsmeme sebep olamaz. Niye biliyor musun? İnsanlar öyle bir noktaya geliyor ki kendine kıyıyor. Bazı olaylar yakın zamanda üst üste geldi. Ölüm haberleri aldık, intihar haberleri aldık. Hele bu sanal ortam çok acımasız. Bir cümleyle insanları yargılayabiliyoruz. Ama her şey geçiyor. Sen bu arada kendini harcamış olmakla kalıyorsun. Harcamamak lazım. Çünkü insan hayata bir kere geliyor. Bu aslında biraz da inançla ilgili. Günah aslında, günah derken kendine günah ediyorsun. Sen dünyaya iyi yaşamak için gönderilmiş bir yaratıksın.

Favorim mantı ve kıymalı patates

Şu anki modelleri nasıl buluyorsun?
Çok beğendiklerim var. Ama modellik sistemi şu anda ikinci plana atılmış durumda. Bakarsan şu anda dünyada da, bizde de artık bütün moda dergilerinin kapağında oyuncular var. Britt Maren hala en beğendiğim model. Bir de enerjisi son zamanlarda son derece deforme olmasına rağmen Kate Moss... Türklerden Didem Soydan’ı çok beğeniyorum. Karşıdan baktığın zaman bir Adriana Lima gelmiyor belki ama karakteristik bir kemik yapısı var.

Müziği çok sevdiğini biliyorum. Şu aralar ne dinliyorsun?

Rihanna’nın albümü çok güzel. Rita Ora diye bir kız çıktı, onun sesini de çok karizmatik buluyorum. Onun dışında Türkçe olarak Sezen Aksu dışında, Ebru Gündeş’i çok severim. Alaturka bir tarafım da vardır. Hande Yener ve Demet Akalın da çok başarılı.

En sevdiğin yemek?

Mantı. Ayrıca kıymalı patates ve mercimekli köfte.

En son ne pişirdin?

Kızımla birlikte, kızımın hoşuna gidiyor diye çikolatalı kek yaptık. Onun dışında evde yemekleri hiç ben hazırlamam.
En son ne okudun?
Grinin Elli Tonu serisi.

Herkesi dinlerim ama sadece kendi bildiğimi yaparım



Kızın Ayşe’den önceki Deniz ile sonraki Deniz arasında ne fark var?

Ayşe büyürken ben de değişiyorum. Çok sabırsız bir insandım mesela. Maalesef ki bunu senin kafana kaka kaka öğretiyorlar. Allah bana o kadar dediğim dedik, benim dediğim olacak bir çocuk verdi ki çok sabırlı olmam lazım. Ben höt dedikleri zaman geri adım atan bir çocuktum.

Ortaokul ve liseden sonra biraz daha asileşmeye başladım. Ayşe 6 aylıktan beri böyle, şimdi daha baskın. Okulda hocaları da söylüyor, inanılmaz bir karakteri var. Çok iyi bir öğrenci, kurallara uyuyor ama an geliyor ki hiçbir şey yaptıramıyoruz, ‘Benim kurallarım’ diyen bir çocuk. Benim sabır tahtam kızım...

Peki bekar anne olmak nasıl bir durum?

Valla biliyorsun zaten baştan beri bekar bir anne moduyla başladım ben. Benim bu özgür tavrım, yani sonunda hayatımda birini istiyormuş gibi görünüp, en dipte yalnızlığı yaşamaya çok bağımlı bir insan olmamla barıştım. Şunu fark ettim ki ben fazla alanlarına bağlı, alanlarına kimse girmezse daha mutlu olan bir insanım. Yanlış olabilir bu söylediğim.

İnsanın bir yol arkadaşı olması çok güzel bir şey ama kafa dengini bulmak çok zor. Bulursan sonuna kadar devam etmen gerekiyor. Önce arkadaş olman lazım. Ama benim de karakterim böyle, Allah beni böyle yaratmış. Bununla barışmam 30 sene sürdü. Ama bununla kavga etmiyorum artık. Planlarımı hep tek kişilik yaptım. Fark ettim ki bunu o sürece hep ben sokmuşum... Kızım inşallah çok sevdiği bir adamla birlikte ölene kadar birlikte olur; çoluk çocuk sahibi olur. Onun annesi maalesef bu ruhta bir kadın değil. Kararlarını yalnız başına alan, günün sonunda herkesi dinliyormuş gibi yapan ama aslında sadece kendini dinleyen bir ruhum var. Maalesef benim yapım da bu ve değişmiyor 30’dan 35’ten sonra...

Aşk demek ne demek? Hâlâ ilk görüşte aşk var mı?

O bana hiç olmadı. Benim kendimce zamanla gelişen ve değişen kaidelerim oldu. Algı da zaten o kaidelere uygun adamları seçer kalabalıkta. Benim hep o kaidelerim oldu hayatta. Değişti şimdi istediğim, hayatımda kaide dediğim köşeler değişti. Bugünkü Deniz’in en olmazsa olmaz dediği kaide, çocuğuna sahip çıkmayan adamdan adam olmaz. Hatta benimle görüşmek için çocuklarıyla olan vaktinden harcayan bir adama ben, adam demem. Benimle olan vaktini alıp çocuklarına harcayan adam benim için şu an en şahane adamdır. Göz teması da önemli.

Hiçbir konuda iddiam yok ama ayakkabıdan anlarım. O konuda mütevazı olamayacağım. Çok iyi bir üreticimiz var, o tasarlıyor biz de ortağımla birlikte aralarından seçim yapıyoruz. Piyasayı koklayarak bir iş çıkarıyoruz. Ayın 10’u gibi bir alışveriş sitesinde satışa başlayacağız.




Ördek confit şarapta pişmiş armutla



Malzemeler

- 4 adet ördek göğsü Â 8 adet kuşkonmaz

- 4 adet havuç  3 adet portakal  4 adet armut

- Yarım bağ taze kekik  2 adet çubuk tarçın

- 20 adet tane karabiber Â100 ml kırmızı şarap

- 100 ml Frenk üzümü suyu

60 gr Frenk üzümü ÂYarım kilo patates

2 çorba kaşığı bal  Zeytinyağı  Tuz

Ördek göğüslerini üzerine tarçın, tane karabiber, portakal ve kekikle beraber 130 derecelik fırında folyolu şekilde 90 dakika pişirin. Fırından çıkarıp derin bir tavada şarap Frenk üzümü ve suyuyla beraber 10 dakika pişirin. Bal döküp karıştırın ve altını kapatın. Ayrı bir tencerede armutları suyun içinde kaynatın, tavaya alın, kırmızı şarapla karmelize edin. Patates ve kuşkonmazı haşlayıp 180 derecelik fırında 5 dakika pişirin.

Crem brulee

Malzemeler
- 4 adet yumurta Â1 su bardağı toz şeker
- 2 su bardağı krema  3 su bardağı süt
- 1 paket vanilya

Süt ve kremayı 3 dakika kaynatın. Kaynayınca karışımı ocaktan alıp şeker ve vanilyayı ekleyerek çırpın ve soğutun karışım ılık hale geldiğinde teker teker yumurtaları kırın ve iyice çırpın. Daha sonra karışımı crem brulee kaplarına alarak fırın tepsisine dizin. 140 derecelik fırında 25 dakika pişirin. Crem bruleeler soğuyunca üzerine esmer şeker döküp yakın.