Gazetevatan.com » Yazarlar » Galata turu

Galata turu

08 Temmuz 2014 Salı


Kimimiz hafta sonunu şehir dışında geçirdi, kimimiz İstanbul’da kaldı... Ben iş arkadaşım Burak Sanuk’un Galata ısrarlarına nihayet kulak verip yollara düştüm... İşte tavsiyelerim...
 
KİVA
 
Aç ayı oynamaz misali önce Kiva‘ya attık kendimizi. Kiva Ferit Şahenk’in şahane yemeklerini yedikten sonra bu da benim olmalı dediği şahane lezzetlere sahip bir Anadolu Halk Mutfağı. Aşçı başı Mehmet Kocatürk bize şu anda yiyebileceğiniz en iyi şeylerden birisi lahmi kiraz dedi. Bu Antakya yemeği kiraz yağsız köfte ve kıtır ekmekten oluşuyor... Kiraz ile köfte ne alaka diye düşünebilirsiniz benim düşündüğüm gibi. Ancak inanın müthiş lezzet! Ben yine Antakya yöresinden domates civesini tavsiye edeceğim ki o da yaz sebzeleri ve kuzu etinin müthiş bir buluşması... Ayrıca yemekten önce salata yemek isterseniz yöresel otlar da muhteşem...
 
STUDIO
 
Yemekten sonra gözüme çok enteresan bir vitrin takıldı. Gerçekten Paris Mare ya da New York Soho’da gördüğünüz cinsten minimal bir tarzı olan hoş kıyafetlerden oluşan bir dükkan... İçeri girdiğimde öğrendim ki dükkanın ortakları Yasemin Özeri ve Reyhan Ertürk aslen mimar ama tekstile gönül vermiş gayet zevkli iki hanım... Studio’da aslında iki marka var bir tanesi Yasemin Özeri diğeri ise ortağı Reyhan Ertürk’ün yaptığı Bis Wear. Galata Galip Dede Caddesi’ndeki bu mağazayı lütfen ziyaret edin... Pişman olmayacaksınız.
 
PARIS TEXAS
 
Biz huşu içinde Galata sokaklarında ilerlerken Büyük Hendek Caddesi’nde Paris Texas’a denk geldik. Burak’ın daha önceden bildiği ama benim ilk defa gördüğüm bu mağazada Acne, Dries Van Noten, Balmain gibi markaların hoş parçaları bir de üç Japon tasarımcının aksesuarları satılıyor. Sahibi Sertaç Haznedaroğlu o kadar şeker bir hanımdı ki; olan bana oldu ve bir sürü masrafa girip ayrıldım dükkandan...
 
TOSTÇU: Tost bildiklerim
 
Sırf şu kıvrak zeka ürünü ismi için bile gidilir. Zaten gerisi de aynı kıvraklıkla kotarılmış. İki katlı, ufacık mekan. Tost bildiğiniz her şey mönüde. Avokado, mozzarella, krem peynir, ıspanak pesto, üç renk fırın biberli ‘TB24’ kodlu tost ısrarla tavsiye edilir. Ender Saral’ın tez vakit Bağdat Caddesi’nde de şube açma fikri varmış. O şahane fikir, o ağız doluyken ‘Bir tane daha alabilir miyim?’ dedirtecek tostun tadı zincirleştikçe dağılacak gibi görünüyor. Keşke... Neyse!
 
AYIN DÜELLOLARI
Baydöner / Kasap Döner
 
Simitçileri, kahvecileri, burgercıları, kılığını kıyafetini değiştirdik, fiyakalı markalara dönüştürdük, kelle başına üç beş tane düşecek kadar şubeleştirdik. Şimdi sıra dönercilere geldi. Daha geniş kitlelere oynayan, biraz ‘Tatlıses’ liğe kayan Baydöner, çoktan 80 küsur şubeye ulaşmış. Kasap Döner ise tüm yeni AVM’lerde, havalı muhitlerde karşınıza çıkıyor. Tadı tuzu, Baydöner’e nazaran daha çıtır, daha ‘kasap’. Ha bir de İstanbulls Döner var ki, yolunuz Karaköy’e düşerse muhakkak denemeli, dönerin modern halini doya doya yemeli.
 
İstanbul’da yapmaman gereken şey: Birini tanıyormuş gibi davranmak
 
Aman. Sakın! Hele ki İstanbul’da... Tamam, havalı bir davete gittiniz ve baktınız ki herkes birbiriyle eş dost, tanıdık. “Canım”lar, “cicim”ler, öpüşmeler koklaşmalar, uzun uzun, tekrar tekrar hal hatır sormacalar havada uçuşuyor. Yanınızdaki arkadaşa selam vermek için gelmiş moda insanını inceliyorsunuz uzun uzun. Uzaklaştığı gibi diyaloğu deşifre için başlıyorsunuz sormaya: Kimdir, kimin nesidir, bu ahbap çavuşluk nerdendir... “Hayatımda bir kere gördüm, görmedim, ha soyadını sorsan onu bile hatırlamam” gibi bir cevap yüreklendiriyor sizi tabii, başlıyorsunuz yardıra yardıra “Çok iyi tanırım”la başlayan cümlelere. Dikkat! Yine de yazılmamış bir takım kuralları var bu raconun. Madem bu yola başvurdunuz. Zikrettiğiniz kişinin (gerçekten) sizi tanıdığına emin olun. Karşılaştığınızda ‘Tanıyor muyum?’ bakışı atmadan selamlaşmalı, karşılıklı numara alışverişi çoktan yapılmış olmalı. Ortak arkadaşınız olmadığı aşikar ünlülerden bahsederken şu diyaloglara düşmeyin: “Ay, evet geçen gün Gülse de söyledi, çok güzelmiş orası” “Hangi Gülse?” “Bizim Gülse canım! Birsel, Birsel!” O hafta neler yaptığı hakkında Instagram’a koyduğu üç beş fotoğraftan fazlasını bilin. Bu da size yeter. Bol şans!