Gazetevatan.com » Yazarlar » Modanın yeni efendisi Vintage

Modanın yeni efendisi Vintage

22 Nisan 2018 Pazar


Bir laf vardır, ‘eskiye rağbet olsa bit pazarına nur yağar’ diye. Evet, eskiye rağbet var ve bit pazarlarına nur yağdı. Modanın her geçen sene değişik akımlara, değişik dönemlere yer vermesi ile vintage ürünler de fazlasıyla önem kazandı. 

Bir laf vardır eskilerden kalan ‘eskiye rağbet olsa bit pazarına nur yağar’ diye. Evet, eskiye rağbet var ve bit pazarlarına nur yağdı. Modanın her geçen sene değişik akımlara, değişik dönemlere yer vermesi ile vintage mallar, yani dönem malları da çok önem kazandı. Dolayısıyla her dönemin modası değişiyor. Yani bir dönem 70’ler moda oluyor bir dönem 80’ler moda oluyor bir dönem 20’ler veya 60’lar moda oluyor. Modacılar da bu dönemlerin kıyafetlerini yapmak istiyor ve yapıyor. Ama en önemlisi bu dönemden  kalan, gerçek dönem malları da iyice rağbet görüyor. Bir kere ikinci el mal ile vintage malı birbirinden ayırmak lazım. Nasıl mı? Şöyle ki ikinci el mal şudur; siz bir Moschino ya da Armani elbisenizi giyersiniz sonra sıkılırsınız ve ikinci el mağazasına verirsiniz ve orada satılır. Bu iki senelik de olabilir, üç senelik de olabilir. Bu ikinci eldir. Ama vintage elbise ise bir döneme ait maldır yani 1920, 1940, 1950, 1960 hatta 1980’e aittir. Şimdi 2020’lere gelmemiz neticesinde 1990’lar bile vintage sayılabilir. Ben vintage konusunda birkaç tane mağaza ile görüştüm. Şelale Gültekin’in mağazası Pied de Poule, Çukurcuma da. Yıllardır bu konuda hizmet veren ilklerden bir tanesi. Kendisine hem Türkiye’den hem de dünyadan bir çok ünlü isim gidiyor. Şelale hanım ile hem mağazası hakkında hem vintage konusunda keyifli bir sohbet yaptık. Ayrıca vintage mağazalarından Niluş Vintage’dan Nilüfer Tercanlı ile de ufak bir sohbetimiz oldu. Buyurun vintage konuşalım.

Şelale Gültekin - Pied de Poule

Arif v 216’ya 200 kıyafet verdi
 
Bu dükkanda her döneme ait kıyafet var değil mi?
 
1920’lere ait az kıyafet var. Ama kumaş yaşanmış olunca durduğu yerden de gidiyor. Dizilere verdiğim zaman kıyafetler kayboluyor ya da el konuyor. Musevi arkadaşlarımın ailelerinden, yurt dışından 20’lere dair kıyafetler bulabiliyorum. 60 ve 70’ler dönemine dair de bulabiliyorsunuz. Dükkan’ı ilk açtığımda 80’lere dair hiçbir eşya toplamıyordum. Bu yıl 80’ler toplamaya başladım çünkü çok moda olacak.
 
Nasıl başladı dükkan hikayesi?
 
Pufçu olarak açtım. Anneannemin de kıyafetlerini satmayı da planlıyordum. Önce Çemberimde Gül Oya dizisi için birkaç parça kıyafet kiraladılar. 16 yaşımdan beri de şapka biriktiriyordum. Bine yakın şapkamı dükkana taşıdım. Sonra dönem dizileri ile iş birliğim başladı. Arif v 216 filmindeki 200 kıyafet bu dükkandan kiralandı. Ayla, Müslüm filmlerinde çalıştım. Zerrin Tekindor’un Müslüm filminde giydiği gecelik takım, balayımda giydiğim takım aslında. Keyifli bir iş. İkinci eli vintage ile karıştırmamak lazım. 
 
Nedir bu fark?
 
Vintage ve ikinci el farklı. Şehirli insanın giydiği vintage kıyafetler var burada. Vintage, dönem kıyafetidir. 90’lar bile değil, daha gerisi. Ünlü bir tasarımcının dört yıl önceki tasarımını satan dükkanlar ise ikinci elcidir. Bir şeyin vintage olması için en az 30 yıl geçmesi lazım. Terzi işi haute couture olması gerek. Annelerimizin zamanında konfeksiyon ürünü yoktu. Herkes modasını yaratıp terzilere diktirtiyordu. Onlar vintage oluyor. 
 
Sizden kimler alışveriş yapıyor?
 
Bir çok seyahat rehberinde yer aldım. Çok yabancı müşterim vardı. Rehberler turlar ile geliyordu buraya. En iyi müşterim Bolşoy Balesi’nin sanat yönetmeni Alexandre Vasily… İki kere Sakıp Sabancı Müzesi’nde sergi açtı. Pek çok Hollywood ünlüsü geldi, bazılarını tanımadım. Onlara sıradan müşteri gibi davrandım. Türkiye’den çok oyuncu buraya uğradı. Tuba Ünsal, Pelin Batu vintage meraklısıdır. 
 
Kısa topuklu ayakkabılar
 
80’lerde çantalar nasıldı?
 
Portföy, clutch çantalar, yılan ve timsah deriler ön planda… Balenciaga’nın tasarımcıları buraya uğruyor. Bütün eski çantaları topluyorlar, aynısının dökümlerini yaptırıyorlar. 
 
Ayakkabılar?
 
Kısacık topuklar, siyah tonlar ön planda… Büyük dolgu topuklar olmalı. 
 
Kumaşların tuşeleri nasıl?
 
Yünlü, ipekler çok var. Papet yeni kurulmuştu, en çok oradan alırdık tabii. Taytlar çok fazla var mesela. 
 
Aksesuarlar?
 
Büyük olması çok önemli. Büyük küpeler öne çıkıyor. Gözlükler kedi modeli tabii. 
 
Kombinezon elbiseler var
 
Bu sene 80’ler modası ön planda. Nelerdir bu modanın parçaları?
 
40’ların abartılmış hali gibi. Vatka, ince beller ön planda. 40’lar savaş yılları olduğu için abartıdan çok uzaktır. Kadınlar drapelerle ancak süsleyebilmişlerdir kıyafetlerini. Ama 80’ler Türk kadınına çok yakışan bir akım değil. Uzun boylu kadınlar ancak o dönem kıyafetlerini kaldırabiliyor. Vatkalar minyon kadınlara çok yakışmıyor. Gözümüz vatkasızlığa da alıştı. 10 yıl boyunca vatkalı kıyafet giysek göz abul eder hale gelir. Geometrik desenler, vatkalar, yüksek beller, pileseli etekler var. Kumaşlar o dönemler çok kaliteliymiş. Kombinezon elbiseler ön planda… Bu sene hasır çantalar moda.
 
Sizin dükkanınızda çok şık emprime elbiseler de var…
 
Annemin bir elbisesi var mesela 60’lardan kalma naylon ve ipeği birleştirmişler. Değişik kumaş kombinleri kullanmışlar. İpek çoraplar 60’larda yine… Bir dönem Vakko’da çalıştım. O zaman Vitali Hakko’nun vizyonu beni moda anlamında etkiledi. O döneme ait çok güzel Vakko kıyafetlerim vardı hepsini Eda Taşpınar satın aldı. Gençlik kıyafetlerimin hepsi Eda’da. 
 
Niluş Vintage Nilüfer Tercanlı
 
Eski mağazacılığı yaşatıyoruz
 
Nilufer hanım niye vintage? ve bu konuda neler söylersiniz? 
 
Eskiye özlem, makineleşme sonucu herkesin tek düze giyimi, birbirine benzer insan tipleri, herkesin kendine özgü karakter, duruşunu sergileyebileceği sıradanlıktan uzak giyim tarzına özlem. Kaliteli kumaş seçimleri yapılmış dönemin en iyi terzilerine dikilmiş kıyafetlere uygun fiyatlarla ulaşmak isteme özlemi. Günümüzde aynı kalitede tekstil yok mu var ama fiyatları oldukça pahalı. Tabii ülkemizde maalesef vintage algısı ‘eski, yıpranmış, ikinci el” olarak hafızalara yer edinmiş, biz tamamen bu algıyı kırmak için geldik, vintage demek tek, kişiye özel, çok kaliteli, değerli, hikayesi olan, aramakla bulunamayacak ustalıkta parçalar demek. Mağazada reyonlarda yerini alabilmek için çok fazla ilaçlama, kurutemizleme işleminden geçiyor ve o parçaya layık olduğu değeri vererek lux bir ortamda sunmaya çalışıyoruz. Her müşteriyle birer birer ilgileniliyor çaylar içiliyor, muhabbetler ediliyor. En  önemlisi de makineleşmiş ortamda satıcı- müşteri ilişkisinin muhabbetinin kontaktının yok olduğu ticaret ortamında, eski mağazacılık kültürünü yaşatmaya çalışıyoruz. 
 
Vintage parçalarda moda?
 
Şu anda vintage parçalarda en moda şeyler oversize vatkalı blazer ceketler. Çiçek desenli piliseli midi boy etekler de en çok satılanlar arasında. 1950’lilerin puantiye desenli bluzları ve elbiseleri, Yüksek bel 1970’lerin pantolonları da moda.