Askeri okullarda "şok mangaları" zulmü

ANKARA (AA) - CÜNEYT ATEŞ -  |  22 Temmuz 2016 Cuma - 11:18 | Son Güncelleme : 22 07 2016 - 11:18


FETÖ'cü subay ve  astsubayların kendilerinden olmayan askeri okul öğrencilerine yaptıkları zulümler  tek tek ortaya çıkıyor. Eski Kara Harp Okulu öğrencisi Can: - "Zulme daha askeri  lisenin ilk gününde başlıyorlardı, dört yıl bu canavarlara direnenler harp  okuluna devam ettiğinde bu sefer de orada devam ediyorlardI. (Şok Mangası)  denilen özel gruplar, benim gibi FETÖ'cü olmayan subay adaylarına olmadık  zulümleri yapıyorlardı. Yaz sıcağında üstü çıplak erimiş asfalt üzerinde  sürünme gibi sayısız mobbinge dört yıl boyunca direndim ama harp okulunda da  bunlara devam edilince ikinci ay dolmadan ayrılmak zorunda kaldım. Biz bunları  ailelerimize bile anlatamadık, orada bir tasfiye olduğunu anlatamadık"
 
Amaçları sadece Türkiye Cumhuriyeti'ne  hizmet etmek olan vatansever askeri lise ve harp okulu öğrencilerine yönelik FETÖ  zulmünün detayları ortaya çıkıyor. FETÖ'cüler, bu okullarda oluşturdukları "şok  mangaları ile kendilerinden olmayan binlerce vatan evladını ordudan ayrılmak  zorunda bıraktı. 
 
Maltepe Askeri Lisesi'ne 2007 yılında başlayan ancak 2011 yılında  ordudan ayrılmak zorunda kalan Gazi Can, FETÖ'nün yaptığı zulümlerle ilgili AA  muhabirine açıklamalarda bulundu.
 
2007'de Maltepe Askeri Lisesi'ne başladığını, 2008'te Bursa Işıklar  Askeri Hava Lisesi'ne geçiş yaptığını belirten Can, "şok mangaları" nedeniyle  sağlık muayenelerinden elenip Kara Harp Okulu'nda eğitim almaya başladığını  aktardı. Can, "Kara Harp Okulu intibak kampında, yapılan mobbingler sonucu  ayrılmak zorunda kaldım" dedi.
 
Erimiş asfaltta süründürdüler
 
FETÖ'cü subay ve astsubayların oluşturduğu "şok mangaları"nda yapılan  zulümlerin inanılmaz boyutta olduğunu vurgulayan Can, şunları söyledi:
 
"Bizler yaz kamplarında ve okul dönemlerinde birçok işkence gördük  başımızdaki subaylar tarafından. Bunlar askeri kamplarda yaz sıcaklarında erimiş  asfalt üzerinde süründürmeler, şınav çekmeler. Geceleri de uyumuyorduk, çam  ağaçlarının iğnelerini toplatıyorlardı sabaha kadar. Benzer şeyler oldu, yemek  yoktu, genelde normal öğrencilere 1,5 saat yemek molası verirken bizlere sadece 5  dakikalık yemek molası veriyorlardı ve o süreçte de yine işkencelerine devam  ediyorlardı.
 
Bizim dönemimizde askeri hava lisesine 170 kişi başlamıştık, şu an  tahmin ediyorum bizim dönemimizden TSK'da kalan, Işıklar Askeri Hava Lisesi'nden  30 ya da 40 kişi. Kalan 40 kişi içerisinde de işkencelere maruz kalıp da mezun  olan yok benim bildiğim kadarıyla. Şok mangası yüzünden bütün öğrenciler ayrılmak  zorunda kaldı."
 
Can, askeri lise öğrencilerine yapılanlara itiraz eden tek subay olan  ve o dönem Işıklar Askeri Hava Lisesi Komutanlığı görevindeki emekli Hava  Kuvvetleri Personel Daire Başkanı Tuğgeneral Mehmet Eldem'in de Ergenekon davası  sürecinde tutuklandığını kaydetti.
 
Okul döneminde "Sizden subay olmaz, sizden asker olmaz, bırakın gidin,  tazminatlar 50 bin liradan 30 bin lira civarına düşürüldü, okulu bırakın gidin"  şeklinde hakaretlerde bulunulduğunu dile getiren Can, şunları söyledi:
 
"Biz dört yıl boyunca şok mangasına direndik, sabrettik, ardından Kara  Harp Okulu'na katıldım. 2011 yılında intibak eğitiminde, okulun kapısından  girdiğimiz andan itibaren yine aynı süreç orada da ilk günden devam etti. O gece  uyutmadılar, işkenceye devam ettiler. Harp okulunda bunu yapan 12 üsteğmenin  hiçbirinde isimlik yoktu, isimleri görülmüyordu.
 
Bizi üç gruba ayırmışlardı, Maltepe, Kuleli ve Işıklar askeri  liselerinden gelenler. Sağlık muayenelerinden elenen 30 öğrenci arkadaşla kara  harp okuluna gitmiştik. Bizi orada 3 amfiye dağıttılar. Sadece 1. amfideki  öğrencilerle sürekli uğraştılar ve o öğrencilerin tamamı ayrılana kadar işkence  ve mobbingler devam etti okullarda."
 
 
Cemaate yakın dershanelerde subaylardan ders
 
Gazi Can, "şok mangaları"nın, FETÖ'nün "ışık evleri"nden yetişip  askeri okullara yerleştirilen bazı öğrencilere de zulüm yapmakta tereddüt  etmediğini, bu öğrencilerden bazılarının da bunlara isyan ettiğini kaydederek,  "Askeri okullara FETÖ mensubu olarak girmiş ama sonradan bunların yaptıklarına  karşı çıkıp ayrılmak zorunda kalan ve hatta mobbing, şok dalgalarına maruz kalan  öğrenciler de var." ifadesini kullandı.
 
Can ayrıca askeri lise ve harp okullarında görevli FETÖ'cü subay ve  astsubayların bazılarının cemaate yakın bazı dershanelerde ders verdiğini  duyduğunu da belirtti.
 
 "Anlatamadık"
 
Yaşadıkları sıkıntıları ailelerine anlatamadıklarını, konuyla ilgili  başlatmaya çalıştıkları yasal süreçlerin de kapatıldığını ileri süren Can,  şunları anlattı:
 
"17-25 Aralık sürecinden sonra ise Genelkurmay'da bir soruşturma  açmaya çalıştık, soruşturma savcısı Ali Müjdat Eski'ydi. Arkadaşlarımızla orada  olayları anlattık ama hiçbir girişimleri olmadı savcının, hatta doğrudan FETÖ  mensubu insanların isimlerini vermemize rağmen ifade tutanaklarına geçirmedi bu  savcı.
 
Benim tahminim 2007'den itibaren yaklaşık 7-8 bin askeri öğrenci  okuldan ayrılmak zorunda kaldı. O zaman basın-yayın organları onların elinde  olduğu için bizi halka ve ailelerimize karşı şöyle yansıttılar, 'Askeri  öğrenciler şoka dayanamadı, harp okulunun zorluğuna dayanamadı yerlerini siviller  aldı' diye bütün ülkeye lanse ettiler. Biz bunları ailelerimize bile anlatamadık.  Orada bir tasfiye olduğunu anlatamadık. Biz işkence görürken FETÖ'cü olan  arkadaşlar hiçbir şey yapmadılar. Bu haksızlığa karşı seslerini bile  çıkarmadılar. Hatta yeri geldi arkamızdan güldüler.
 
Eğer tekrar harp okuluna dönme şansım olsaydı TSK'nın bu terör örgütü  mensubu insanlardan tamamen temizleyip vatansever insanların bu ülkeye, bayrağa  hizmet etmek isteyen insanların olmasını sağlardım ve verilen görevi en iyi  şekilde yerine getirmeye çalışırdık."

ETİKETLER