Askeri araç devrildi: 1 köy korucusu 9 asker şehit!

22 Ağustos 2012 Çarşamba - 8:48 | Son Güncelleme : 22 08 2012 - 8:48

Şırnak Valisi Vahdettin Özkan, askerleri taşıyan minibüsün şarampole yuvarlanması sonucu meydana gelen kazada korucu olan şoför ile 9 askerin şehit olduğunu açıkladı


Şırnak’ta askerleri taşıyan minibüs şarampole yuvarlandı. Yardıma ilk koşanlar BDP heyetini karşılamak için olay yakınında olan köylüler oldu. Feci kazada dokuz asker bir korucu şehit oldu, dört kişi de yaralandı

ŞIRNAK’IN Uludere İlçesi’nin Irak sınırında 28 Aralık 2011 gecesi düzenlenen hava operasyonunda ölen 34 kişinin ailelerini, Gülyazı Köyü’nde bugün BDP Genel Başkan Yardımcısı Gültan Kışanak, Mardin Bağımsız Milletvekili Ahmet Türk’ün de aralarında bulunduğu milletvekillerinin ziyareti öncesi, köyde güvenliği sağlamak üzere askerler görevlendirildi. Gülyazı Köyü’ne görevli askerleri taşıyan aynı zamanda korucu olan Mehdi Tosun yönetimindeki 73 M 0117 plakalı sivil minibüs, köye 200 metre kala virajı alamayarak yaklaşık 75 metrelik uçuruma yuvarlandı.

Şırnak'ta askerleri taşıyan minibüs kaza yaptı, yaralılar var...
Foto galeri için tıklayın


Sabah saatlerinde meydana gelen kazada, olay yerine önce Gülyazı köylüleri ve BDP heyetini karşılamak için bölgede bulunanlar oldu. Bir yandan yardım çağıran köylüler, büyük bir çabayla yaralıları kurtarmaya çalıştı. Onlarca kişi ters dönen minibüsün içinden yaralıları çıkarmaya çalıştı. Can pazarının yaşandığı uçurumdan çıkarılan yaralı askerler köylüler ve olay yerine gelen askerler tarafından 500 metre uzaktaki Gülyazı Sağlık Ocağı’na götürüldü. Burada ilk müdahaleleri yapılan askerler, helikopterlerle Şırnak Asker Hastanesi ile Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Şırnak Valisi Vahdettin özkan, kazada dokuz asker ile aracı kullanan geçici köy korucusunun şehit olduğunu, 4 askerin de yaralandığını söyledi. Kazada sürücü Mehdi Tosun’un yanında bulunan 10 yaşındaki oğlu Onur Tosun da hafif yaralandı.

Minibüs’te şehit olan askerlerin kimlikleri de belli olmaya başladı. Yurdun dört bir yanındaki dokuz eve ateş düştü. Uzman jandarma çavuşlar Süleyman Topal, Aziz Orman, Selahattin Recep Güç, Gökhan Dokur, Altan Ceyhan, Ali Doğan, Murat Ustaoğlu, Osman Çelik ile Jandarma Uzman Onbaşı Atakan Çiller’in cenazeleri memleketlerine gönderilmek üzere helikopterle Diyarbakır’a, geçici köy korucusu Mehdi Tosun’un cenazesi ise Uludere ilçesi Gülyazı köyüne gönderildi.

G.Antep'te 9 şehit

Bebek katillerinin yaptığı kanlı saldırının detayları belli olmaya başladı. Edinilen bilgilere göre, A4 plastik patlayıcıyla hazırlanan yaklaşık 100 kiloluk bomba, 34 plakalı bir aracın LPG tankına yerleştirildi. Sakarya’dan çalınan araç, Şanlıurfa’da bir çekiciye yüklenerek Gaziantep’e kadar getirildi... Polis merkezine 25 metre kala çekiciden indirilerek infilak ettirildi

PKK’lı teröristlerin, Gaziantep’te önceki akşam bomba yüklü otomobili infilak ettirerek gerçekleştirdikleri saldırıyla ilgili detaylar gün yüzüne çıkıyor. İstihbarat birimlerinin de alarm verdiği Gaziantep’te bir bombalı saldırının gerçekleşeceğinin önceden bilindiği öğrenildi. Polisin tüm önlemlerine rağmen bombalı saldırıyı gerçekletirecek aracı bulamadığı öne sürüldü. İddiaya göre kanlı saldırı 34 YNU 86 plakalı siyah bir Citroen C4 model araçla gerçekleştirildi. Aracın bagaj bölümünde bulunan LPG yakıt tankı, terör örgütü üyeleri tarafından bombaya dönüştürüldü.

Askeri araç devrildi!
video için tıklayın


Daha çok öldürsün diye

A4 plastik patlayıcı ile birlikte birçok kimyasal madde de kullanılarak hazırlanan yaklaşık 100 kilogram ağırlığındaki bombanın, öldürücü etkisinin artırılması için içine yüzlerce “beton çivisi” olarak bilinen 12’lik çivi konuldu. Bombanın patlaması ile birlikte etrafa saçılan çivilerin can kaybını artırması hedeflendi.

Sakarya’dan çalmışlar

Bomba yüklü Citroen marka siyah araç, Gaziantep’e getirilirken ilginç de bir yol kullanıldı. İddiaya göre saldırıda kullanılan Citroen C4 model siyah araç, 11 Nisan tarihinde Sakarya’dan çalındı. Sakarya’nın Geyve ilçesinde bir eve giren hırsızlar, evdeki ziynet eşyalarının yanı sıra evde anahtarını buldukları otomobili de çalarak kaçtı.



Çalıntı araca sahte plaka

O tarihten itibaren kayıplara karışan 54 EA 926 plakalı otomobil, 20 Ağustos’ta yeniden ortaya çıktı. Ancak bu kez plakası değiştirilerek 34 YNU 86 yapılmıştı. Şanlıurfa Siverek’te teröristler, C4 marka araçlarının beyninin kilitlendiğini ve aracı Gaziantep’teki evlerinin önüne götürmek istediklerini söyleyerek 500 TL karşılığı bir çekiciyle anlaştı. Evlerinin Gaziantep’teki Karşıyaka Polis Merkezi karşısında bulunduğunu belirten teröristler, aracın emniyetin önündeki otoparka bırakılmasını istedi.

Polis izin vermedi

Urfa Siverek’ten bomba yüklü aracı yükleyerek yola çıkan çekici, Karşıyaka Polis Merkezi’ne ulaştı ve aracı buraya indirmek istedi. Ancak nöbetçi polis memuru aracı oraya bırakamayacağını söyleyerek çekiciye izin vermedi. Bunun üzerine çekicinin sürücüsü aracı karakola 25 metre ileride indirdi. Karakol ile aracın indirildiği nokta arasında bulunan ağaçların görüş mesafesini azalttığı öne sürüldü.

Otobüs gelince patlattılar

Çekici bomba yüklü aracı indirdikten sonra oradan uzaklaştı. Yaklaşık 4 dakika sonra da korkunç patlama gerçekleştirildi. Bombanın çekicinin içerisinden kumanda edildiği iddia edilirken, bombanın patlatılması için belediye otobüslerinin yolcu almak için durakta durmasının beklendiği öne sürüldü. Patlamanın meydana gelmesiyle şehir merkezi savaş alanına döndü. Patlayan aracın parçaları yaklaşık 500 metrelik bir alana dağıldı.

5 kişi gözaltına alındı

Bomba yüklü aracı Gaziantep’e getiren çekicinin sürücüsü de saldırının ardından gözaltına alındı. Sürücünün Emniyet Müdürlüğü’ndeki sorgusu sırasında verdiği bilgiler doğrultusunda operasyon başlatıldı. Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Şanlıurfa’nın Siverek İlçesi’nde düzenlediği operasyonda olayla ilgisi olabileceği belirlenen 4 kişiyi yakaladı. Çekici şoförüyle birlikte gözaltına alınan 5 kişinin sorgusu sürüyor.

Saldırıda ‘PKK-Suriye işbirliği’ iddiası

PKK saldırıyı üstlenmedi. Ancak emniyet yetkilileri aksini düşünüyor. Üstelik terör örgütünün eylemi tek başına yapmadığı da tahmin ediliyor. Emniyet birimlerinde yapılan çalışmaya ve daha önce alınan istihbaratlara göre eylem Suriye istihbaratı El Muhaberat ile PKK’nın ortak yapımı. Onların ifadesiyle “Taşeron PKK, müteahhit: El Muhaberat..”

El Muhaberat ajanları aranıyor

Uzmanlar saldırının profesyonel olduğu sonucuna vardıklarını söylüyor. Özellikle çekicinin kullanılması, takip edilen aracın izini kaybettirmesi, sivillerin hedef alınması ve kullanılan bomba tipi El Muhaberat parmağını güçlendiriyor. Ancak emniyet yetkilileri bu noktada bir konuya dikkat çekiyorlar, planlama El Muhaberat tarafından yapıldı, eylem tek başına PKK tarafından yapılmadı. Olay yerinde El Muhaberat elemanları da bulunuyordu. Emniyet yetkilileri şu anda eyleme katılan El Muhaberat elemanlarını bulmak için yoğun çalışma başlatıldığını belirtiyorlar.

Türkiye’ye mesaj veriyor

Emniyet yetkilileri eylemle ilgili ise bir noktaya dikkat çekiyor: “Türkiye’den Özgür Suriye Ordusu’na yardımların gittiğiyle ilgili dünya basınında bir çok haber çıktı. Son olarak Şam’daki patlamadan bile Türkiye sorumlu tutuldu. Suriye’den kaçıp Türkiye’ye gelen üst düzey subaylar ise artık bilinen bir gerçek. İşte bu noktada Suriye, Türkiye’ye mesaj veriyor: “Benim uğraşma!” Gaziantep’teki eylem için uzmanlar PKK’nın rolünü ise şöyle tanımlıyor: “Ortada kirli bir savaş var. Esad’ın kaybedeceği belli. Peki kazananı kim olacak? Bu süreçte PKK elde edebileceği kazançların peşinde. Ne koparabilirsem kardır mantığı ile hareket ediyor. El Muhaberat ile ilişki ise çıkara dönük bir ilişki. PKK içindeki Suriyeliler kanalıyla iletişim kurmak ve pazarlık yapmak çok rahat.”

PKK’dan yine aynı yalan!

PKK, saldırının ardından açıklamayaptı ve “Hem devlet yetkilileri hem de Türk basını bu olayı hareketimiz üzerine yıkmaya çalışmaktadır. Bu patlama ile güçlerimizin herhangi bir ilgisi bulunmamaktadır. Güçlerimizin sivillere yönelik bir girişimi olamaz” dendi. Ancak bu PKK’nın ilk yalanı değil. PKK, kamuoyunda tepki çeken, özellikle sivillere yönelik eylemleri genellikle üstlenmiyor. Ancak bulgular ve soruşturmalar sonucu eylemlerle bağlantıları ortaya çıktığında da, “Özür diliyoruz” bildirileri yayınlıyor. İşte bunlardan sadece birkaçı:

DERSHANE ÖNÜNDE PATLAMA:

Diyarbakır’da 3 Ocak 2008’de dershane önünde askeri servis aracı geçerken yapılan saldırı. 6’sı öğrenci 7 kişinin öldüğü eylemi PKK önce üstlenmedi. Daha sonra eylemin yerel inisiyatifle yapıldığını itiraf etmek zorunda kaldı.

LİCE’DE ASKERLERE PUSU:

PKK 29 Nisan 2009’da Diyarbakır Lice’de askeri aracın geçişi sırasında mayınlı saldırı yaptı. Saldırıda 9 asker şehit oldu. Örgüt önce saldırıyı üstlenmedi. Sonra “Operasyonlara tepki olarak yerel güçlerimizin inisiyatifiyle yapıldı” dedi.

CADDEDE TERMOS BOMBA:

12 Eylül 2006’da Diyarbakır’ın Bağlar semti Koşuyolu caddesinde termos bomba patladı. Patlamada 7’si çocuk 10 kişi can verdi. PKK “bir örgüt üyesinin inisiyatifiyle yapıldı” açıklamasını yaptı. Örgüt özür diledi.

4 GENÇ KIZI TARADILAR:

Terör örgütünün önce reddettiği ancak sonra kabul etmek zorunda kaldığı bir başka eylemi ise 20 Eylül 2011’de Siirt’te yaşandı. 4 genç kızın içinde bulunduğu araç tarandı. Saldırıda 4 genç kız hayatını kaybetti.

MİNİBÜS’TE PATLAMA:

Kuşadası’nda 15 Temmuz 2007 tarihinde Kadınlar Plajı’na giden bir minibüste patlama meydana geldi. Minibüs parçalandı, 2’si yabancı turist 5 kişi hayatını kaybetti. PKK üstlenmedi. Ancak polis eylemcileri kıskıvrak yakaladı.

KUMRULAR SALDIRISI:

Terör örgütü 20 Eylül 2011’de bu kez Ankara’yı hedef seçti. Kumrular Caddesi’nde park halindeki bir araçta meydana gelen patlamada 5 kişi yaşamını yitirirken 60’a yakın kişi de yaralandı. Terör örgütü eylemi çok sonra üstlendi.

GÜNGÖREN’DE KATLİAM:

27 Temmuz 2008’de İstanbul Güngören’de yine sivillere saldırıldı. Pazar yerindeki patlamada 17 kişi öldü. PKK saldırıyı kınadı. Ancak polis yaptığı operasyonda patlamanın terör örgütüyle bağlantılı olduğunu ortaya çıkardı.

MİNİBÜSE SALDIRI:

Hakkari’nin Geçitli köyünde 18 Eylül 2010 günü meydana gelen mayın patlamasında 9 kişi hayatını kaybederken 4 çocuk ise yaralanmıştı. PKK saldırıyı önce kabul etmemiş ancak daha sonra eylemi PKK’nın yaptığı ortaya çıkmıştı.