Gazetevatan.com » Yazarlar » Gianluca Vacchi'yi neden bu kadar sevdik?

Gianluca Vacchi'yi neden bu kadar sevdik?

03 Ağustos 2016 Çarşamba


"Kötü yapılmış burun gibi, kötü sevilmiş kadının da telafisi olmaz." -Bitli Pileyboy

Instagram'ın yeni fenomeni Gianluca Vacchi (@gianlucavacchi).
Kadın değil. Gay değil. Bildiğin düz zengin.
48 yaşında. Boğa burcu. İtalyan.
Pırıl pırıl parlayan bir "sugar daddy".

İnstagram hesabından gerek kas yığını vücudunu, gerek lüks yaşamını, gerekse güzeller güzeli eşini sergilemekten çekinmiyor.
Adamın malı meydanda.
Her zamanki gibi züğürdün çenesini yoruyor.
Son bir haftada takipçi sayısı iki buçuk milyonu aştı bu abimizin.
Ne yalan söyleyeyim ben de takipteyim kendisini.
Karısıyla çektiği dans videolarına bayılıyorum.
İpek pijamayla gece kulübüne gitmesine bayılıyorum.
Porselen dişlerine ve Fedon kıvamı bronzluğuna bayılmıyorum.
Sürekli pehlivan gibi yağlanıp gezmesinin de hastası değilim ama mesela koluna taktığı at gibi bileziklere bayılıyorum.
Sirke bakar gibi bakıyorum adama.
Zaman zaman ucube bir şey gibi geliyor ama bayılıyorum.

Bizi bir şeye bağlayan temel duygu da budur zaten.
Bazen o insandan tiksinir ama yine de ne yaptığını merak ederiz.
Muhakkak gözümüze bir şey sokuyordur çünkü.
Kabahat bizim değil.
Gözümüze sokulan şeyde.

Mesela ben bu adamın fotolarına bakıp bakıp...
Tövbe yüce tanrım, gözümüze onu neden sokuyorsun be adam diye düşünmüyor değilim.
Ve fakat, günün sonunda sempati duyuyorum kendisine.
Böyle bir babam olsun istemem.
Bu yaşta bir kocam olsun istemem.
Bu kadar parlayan birini yanımda gezdirmek istemem.
Ama yine de sempatim sabit.

Mesela playboy imajının altında karıya kıza düşkün bir it görüntüsü vermek yerine sadece ama sadece karısıyla ilgilenmesinin hastasıyım.
Beraber dans ettikleri her videoda aptal aptal sırıtırken buluyorum kendimi.
Sadakat önemli bir ülke.
Adam ilgi manyağı ama ilgiyi daha çok kadını mıncıklayarak almıyor.
Sadece herkesi kendine baktırıyor.

Bir arkadaşım var.
İsmi hiç lazım değil, o kendini biliyor.
Büyüyünce Gianluca olacak.
İnanıyoruz biz ona.
Geçen gün tatile gitti.
"Keşke sen de gelseydin fotoğrafta yan yana kusursuz duruyoruz" dedi.
"Oğlum" dedim "Sen benimle yanında güzel görünüyorum diye mi arkadaşlık ediyorsun?"
"Vallahi Arzümcüğüm, Allahın bildiğini kuldan esirgeyecek değilim, kişiliğin kadar star ışığını da seviyorum. Sanırım önce onu sevdim" dedi.
Sağolsun iltifat gibi bir şey herhalde bu.
Bizim Gianluca hesabı.
Parlak şeyleri seviyor insanlar.
Yanlarında parlak şeyler istiyorlar.
Kimseyi suçlamak elde değil.
Parlak bir şeye bakmak hepimizi tahrik ediyor.
Uzun vadede?

Çabalı olan her şey sıkıcıdır.
Yaldızı azıcık kazıdın mı altından başkalarının gözlerine, sözlerine, iltifatlarına muhtaç bir özgüvensizlik abidesi çıkar.
Düşünün, bütün kadınlar kendilerini özgüvensiz hissettiğinde İnstagram'a fotoğraf yağdırır.
Bütün erkekler terk edildiklerinde.
Bütün insanlar onaylanmaya muhtaçtır.
Ve buna mukabil, kendini onaylamak esastır.

Ben Gianluca'nın tarzını çapını parasını kaslarını değil, karısına olan aşkını seviyorum.
Umarım onu da dekor diye koymamıştır yanına.
Umarım gerçekten aşıktır.
Umarım adam yarın bir gün gay çıkmaz.
Ay ya çıkarsa?!

George Michael'ı yediniz. Ricky Martin'i yediniz. Gianluca'yı yedirmeyiz!
Şaka şaka.
Yiyin oğlum.
Onu da garısı düşünsün.
Bana ne?

İnançla, güçle, aşkla
Sevgiyle...