Gazetevatan.com » Yazarlar » Kıvırcık saçlı yarim

Kıvırcık saçlı yarim

22 Ocak 2017 Pazar


“Bütün küçük kızlara güzel oldukları söylenmeli; öyle olmasalar bile.” –Marilyn Monroe

İlk kez bir marka için bir yazı yazacağım.

Üstüne para ya da hediye almam gerekmiyor bunun için başkaları gibi.

Tam tersine beni gülümseten, mutlu eden bir işe imza attıkları için teşekkür edeceğim sadece...

Dove’a.

Kıvırcık saçlı küçük kız çocuklarıyla çektikleri “Saçlarını taçlandır” konseptli reklam filmi için.

 

Evet her 10 kıvırcık saçlı kız çocuğundan 6’sı saçından NEFRET eder.

Hatta bana sorarsanız, aklı olan her kıvırcık saçlı kız çocuğu saçından nefret eder.

Kıvırcık saçlı olmayanların asla anlayamayacağı bir saçından nefret etme haliyle büyürsünüz çünkü o yaşlarda, o saçlarla…

Tek hayaliniz, düz ipek gibi saçlardır.

Zira sizin saçlarınız anında yoluk yoluk kabarık görünmeye müsaittir.

Açsanız güzel durmaz, toplasanız iki dakika sonra tülem tülem dağılmaya başlar.

Kestirseniz zaptedemezsiniz…

Uzatsanız ayrı bir dert.

Asla kakül kestiremezsiniz.

Saçınızı yıkamadan tarayamazsınız.

Kurutma makinasıyla kurutamazsınız…

Kurutsanız toplayamazsınız…

Sürekli abuk subuk ürünler kullanmak zorunda kalırsınız.

Ve evet, o ipek saçlı, düz saçlı kızlara hep bilenirsiniz.

Kendinizi onlardan çirkin zannedersiniz.

Saçlarınız düz olsa güzel olacaksınız sanırsınız.

Ve bu sanrı sizi neredeyse onlu yaşlarınızın bitişine kadar takip eder.

İnanın, kıvırcık olmak hiç kolay değildir.

Özellikle acımasızlıkları zirvede çocuklar ve ergenler arasında.

 

Bilenler bilir, benim için hayatta en önemli şey saçtır.

Saçları güzel olmayan bir insanın asla güzel görünemeyeceğine inanırım ben.

Bir insanın kalitesini ayakkabılarına değil, saçlarına bakıp anlarım.

Saçları yağlı, pis, kötü boyalı gezen biri yedi göbek aristokrat olsun, onunla arkadaşlık dahi etmem.

Ve bu konuda çok ciddiyim.

Saçına önem vermeyen insan, hiçbir şeye önem vermez şu hayatta.

İnanın buna.

Bu saplantımda muhakkak ki, gerçek bir kıvırcık olarak geçirdiğim, kabus dolu çocukluk günlerimin etkisi büyük.

Bugün bile saçımı her yıkayışımda kuaföre gitmek zorundayım.

Çünkü saçım kabarıyor.

Brezilya fönü beni kurtarmıyor…

Cinsine kurban olduğumun saçları…

Yamuk yumuk duruyor fönlenmediğinde.

Yani, kıvırcık saçlıysanız, saçlarınız hayatınızın her anında sizi ele geçirmeye devam ediyor.

 

Şahsi kanaatim, hala o kabarık kıvırcık saçlarla dolaşmamak yönünde.

O saçlarla boğuluyor gibi hissediyorum.

Nefes alamıyorum.

Kafama kocaman bandanalar, türbanlar sarıp çıkıyorum saçım fönsüzken.

Millet imaj sanıyor.

Oysa ben fönsüzken kendimi asla iyi hissedemiyorum.

Dolayısıyla da kuaförümün SGK primini her ay ben yatırıyorum.

Yapacak bir şey yok.

 

Ortaokuldayken arkamdan makarna kafa ve çakma barbie diye seslenenlere de buradan bu reklam vasıtasıyla selam etmek istiyorum…

Keşke birileri bana o yaşta da saçımın güzel olduğunu söyleseydi.

Eminim saçımın rengine de kıvırcıklığına da kıl olmaya devam edecektim ama olsun…

Biliyorum, düz saçlı insanlar, kıvırcık saçlılara çok özenirler…

Ancak kafalarında dört kişiye yetecek gürlükte kabarık bir saçla baş etmenin ne demek olduğunu asla anlayamazlar.

Anlayamayacaklar.

 

Dove’a bir kıvırcık kız çocuğu olarak teşekkür ediyorum tekrar.

Vallahi ya…

Ne iyi ettiniz de şu konudan söz ettiniz.

Gerçi reklam akılda hiç marka algısı bırakmıyor.

Yani teknik olarak hangi marka için çekildiğini 394847758 kere düşünmek zorunda kalıyorsunuz hatırlamak için.

Şu yazıyı yazmadan önce bile girip baktım doğru mu yazıyorum diye.

Bu da kağıt üzerinde reklamı marka bilinirliği açısından başarısız bir yere koyuyor.

Reklam okumuş, reklam yazarlığı yapmış bir kankanız olarak bu bilgimi de şuraya bırakayım.

Belki Dove’a bir sonraki filmde lazım olur.

Gerçi burada asıl önemli olan reklamın hangi marka için çekildiği değil, ne mesaj verdiği.

Mesajı çok açık.

Kıvırcık saçlarla da güzelsiniz kızlar.

Saçlarınızı sevin.

Saçlarınızı kabullenin.

O saçlarla bir ömür boyu yaşayacaksınız.

Alışın.

 

Yani bana sorarsanız tabii, kendimizde ve hayatımızda sevmediğimiz şeyleri değiştirme gücümüz var.

Ağaç değiliz.

Ağaç bile dalını uzatıyor gövdesinden öteye.

Olduğumuz yerde sayıp saçımızın şekilsizliğine mi katlanacağız yani?

Hayatımızda kötü giden ne varsa katlanacak mıyız?

Tabii ki hayır!

Değişeceğiz.

Değiştireceğiz.

İstediğimiz şekle sokacağız.

Bu kadar basit!

 

Demem o ki,

Sadece saçlarınızı değil, hayatınızı da taçlandırın.

Ve şartlar ne olursa olsun, birilerinin kafanızdan tacınızı almasına asla müsaade etmeyin.

Canınızı sıkıyorsa, değiştirin.

Elinizi korkak alıştırmayın.

TOP 10 KIŞ ŞARKISI

Kış bitmeden ve kar tekrar beklenirken, playlistimizi yapalım, kar yağdığında sıkıntı olmasın. Di mi? Tabiy!

1-      Ajda Pekkan – Her Yerde Kar Var (1965)

“Yürümek karda zordur…

Gelirsen bak aşk budur.

Dönsen köşeden şöyle,

Şarkı söylerim böyle.”

 

2-      Nil Karaibrahimgil – Kış Şarkısı (2002)

“Bugün hava sıfırın altında on

Seni düşündüm ama inan bu son.

Mesela sen hiç kardanadam yaptın mı?

Basılmamış kara bastın mı?

Ve üzülmek için çaldın mı bi kış şarkısı.”

 

3-      Muazzez Abacı – Kar Yangınları (1996)

“Senden bir çığ gibi kopsam da ben

Buz mavisi günleri anıyorken

Ayaz yemiş yüreğimde sen

Üşüyeceksin.

Bende kar yangınları,

Sende göç hazırlığı.”

 

4-      Nilüfer – Kar Taneleri (1984)

“Alıcı kuşlar gibi

Başımın üstünde dönüp durmayın

Kol kola girip yalnızlığımı

Vurmayın yüzüme kar taneleri.

Özledim hem de çok özledim

Ezberledim beklemeyi

Yollar benim umudumdur

Yolları kapatmayın

Yağmayın yollarıma

Durun kar taneleri.”

 

5-      Vega – Ankara (2006)

“Ah yağmur dönerken kara,

Yine yol var falımda

Hepsi sana…

Bu gece Ankara.”

 

6-      Akrep Nalan – Karlar Düşer (1991)

“Zaten sen de insaf yoktu

Olsaydı terk etmezdin beni

Terk ettin de ne oldu sanki?

Bak buldum başka birini.

Karlar düşer, düşer düşer ağlarım.

Hep isimini, hep ismini anarım.”

 

7-      Koray Candemir – Kar (2013)

“Düşündüm

Sen de düşündün mü?

Aramıza kar yağdı.”

 

8-      Erkan Oğur – Pencereden Kar Geliyor (1998)

“Pencereden kar geliyor

Gurbet bana zor geliyor

Sevdiğimi eller almış

O da bana ar geliyor”

 

9-      Yaşar – Cezayir Menekşesi (1996)

“Yine kar yağıyor sokaklara

Sana yar yol bulamıyorum

Dinlenmiyor şu gönlümün kavuşmak endişesi

Gözlerin Cezayir menekşesi

İmdat yine mi yol, imdat yine mi kar

İmdat yine mi karlardan yollar örtülüyor?”

 

10-   Mahmut Tuncer – Ay Gördüm Allah (2013)

“Ay gördüm Allah

Amentü billah

Ne günahım varsa

Affeyle Allah.

Kar gördüm kaydım

Kaymaz olaydım

Sana bir söz vermiştim

Ben o sözden caydım.”

 

Muazzam bir gün olsun.

Hayırlı pazarlar…