Gazetevatan.com » Yazarlar » Uzak durmanız gereken 20 insan modeli

Uzak durmanız gereken 20 insan modeli

18 Aralık 2016 Pazar


“İnsanın en büyük hatalarından biri de, doğru zamanı yanlış kişilerle doldurmaktır.” – Charles Bukowski

İnsan dediğin çeşit çeşit.

Ve kısa ömrümde bin bir çeşit insanla karşılaştım ben.

Nasıl becerdiğimi sormayın.

Nerede bir cins varsa geldi beni buldu.

Belki de ben onları elimle koymuş gibi buldum.

Neticede sıradan olan hiçbir şey benim ilgimi çekmez.

Mevcut şeyde bir aksaklık, anormallik yoksa, gözüme çarpmaz.

Bana güvenin...

Tüm bu insan modelleri içinde en işe yaramaz olanlarını seçmekte ustayım artık...

Bana güvenin.

Bu belirtileri gördüğünüz yerde, o insanlarla vedalaşıp yolunuza devam edin.

Çünkü bunlar, ruhunuzu emerler, haberiniz olmaz.

 

1- Sürekli kişisel geçmişiyle ilgili hikayeler anlatanlar.

Bunlarda varlık kaygısı vardır. Aldıkları eğitimi, geldikleri aileyi yansıtamadıklarını düşündükleri için sürekli kısa geçmişlerinden, başlarına gelen en sıradan şeyi bile aşırı derecede överek bahsederler.

2- Sevgilisiyle/eşiyle övünenler.

Bunlar da ellerindekinin yetersizliğinin farkındadır. Sürekli onu överek, başkalarının gözünde daha değerli bir hale getirmeye çalışırlar ki, kendi değerleri artsın. Sevgiliniz sizi onun bunun yanında övüyorsa, bu sizinle ilgili değildir... Sizin üzerinizden sağlamaya çalıştığı pirimle ilgilidir. Ayrıca da sizi yetersiz görüyordur muhtemelen. İtibar etmeyin. Sevgisinden şüphe edebilirsiniz.

3- İki duble içip ne dediğini bilmeyenler.

Alkol şişede durduğu gibi durmuyor elbette. Bunda hepimiz hemfikiriz. Ancak iki kadeh içip sallanmaya başlanan, ağzından çıkanı kulağı duymayan, ne yaptığını bilmeyen insanlar size sadece yük olacaktır. Ve uzun vadede zarar verecektir.

4- Durduk yere dedikodu yapanlar.

Gıybet elbette ki hepimizi rahatlatır, sakinleştirir. Özellikle biriyle çözülmemiş bir davamız varsa onun gıybeti bizi daha çok ilgilendirir. Ancak sebepsiz yere, hiçbir sorunu olmayan insanların arkasından konuşanlardan rahatlıkla korkabilirsiniz. Büyük sıkıntı çıkarır bunlar başınıza. Niye? Anlatacak konuları yoktur, bir hayatları yoktur, muhabbet olsun diye onun bunun masasında hakkınızda bildikleri üç beş kırık bilgiyi sündürürler de ondan.

5- Üzerinizde baskı kurmaya çalışanlar, fazla sahiplenenler.

Ah benim canlarım... Ellerindeki kaçıp gidecek diye ödü patlar bunların. Muhtemelen arkanızdan bir iş de çevirdikleri için onun ortaya çıkmasından korkar ve size resmen yapışırlar. Biri üstünüze fazla düşüyorsa, emin olabileceğiniz tek bir şey var: Size yalan söylüyordur. Kaçın kaçın!

6- Hayatınızla ilgili ileri doğru bir adım attığınızda dur diyenler.

İlk kitap anlaşmamı yapmak için şimdiki yayın evimin kapısına dayandığımda sene 2006’ydı. O zaman arkadaş olduğum bir kız, delirmişti bunu duyunca. “Çok acele ediyorsun. Bak ben bile yapmıyorum...” Filan diye bir şeyler gevelemişti. Hiç unutmam. Bunu size ananız-babanız bile yapsa, ona bir şey anlatmayın. Fikrini sormayın. Gizli bir kıskançlıkla sizi durdurmak istiyor demektir.

7- Özel hayatınıza bulaşanlar.

Sizin hayatınızı yaşamaya çalışır bazıları. Kararlarınıza müdahale etmeye, sevgilinizle aranıza girmeye çalışırlar. Utanmazlar, sizin adınıza, size hiç haber vermeden gider karşı tarafla konuşurlar bile. Sırf sizi paylaşamadıkları için... Sırf sadece onlara kalın istedikleri için iki yakanız bir araya gelsin istemezler... Tam bir gizli sosyopat modeli. Kaçın canlarım. Kaçın.

8- Size yalan söyleyenler.

Yalanın biri de birdir, bini de. Yalanın büyüğü küçüğü olmaz. Biri size yalan söylemeye başladı mı arkası gelmez. Yakaladığınız yerde yüzüne vurun. Sonra da sessizce kaçın.

9- Boş vaatte bulunanlar.

Bu da yalanın bir türü vallahi. Yapamayacağı şeyi söylemekten çekinmeyenden her şey beklenir. Salak oğlanlar vardır, flört etmeye başlarsınız, bir sonraki yılın tatil planını yapıp üç gün sonra arazi olurlar. Bunlar da o model. Çarşamba buluşalım dersin, plan yaparsın, son dakikada işi çıkar gelmez bunlar. İş için konuşursun “He he”der bir türlü icraat göstermezler. Kaçın bunlardan. Bunlardan herkes kaçsın.

10- Gereksiz duygu gösterisinde bulunanlar.

Neden? Neden bana aşırı sarılıyor ve sevdiğini söylüyorsun, neden? Seni sevmem için. Yapma... İnsanlar yansıtma yöntemini çok sık kullanır. En gereksiz duygu gösterisinde bulunan, size en çok iltifat edenler, sizden en az hoşlananlardır. Ve muhtemelen içten içe ölmeniz için dua etmektedirler. Hissettikleri yansımasın diye kendilerini süslü sözlerle perdelerler. Bunu asla unutmayın.

11- Sürekli negatifler.

Asık surat, yalandan bir bezginlik, hayata tutunamıyorum tripleri... Etraflarına negatif yayıp enerjilerini emerek, kendilerini besler bunlar. Bir bak, inanılmaz iyi hayatları vardır. Paraları vardır. Sevgilileri vardır. Ama o meymenetsiz suratları ve sürekli yakınan halleriyle sizin hayatınızı mahvederler. Bir zamanlar bir kızla arkadaştım. Zengin bir ailenin kızıydı. Tuvalet kağıdı olarak dolar kullanıyor, boğazda inanılmaz bir evde oturuyor, ilişkisi olmasına rağmen önüne gelen oğlanı ayartmaya çalışıyordu. Ve yine de mutsuzdu. Çok mutsuzdu. Berbat mesajları ve sürekli enerjisiz sesiyle kanımı emecek kadar mutsuzdu. Arkadaşım dediği herkesin arkasından iş çevirecek kadar mutsuzdu. Umarım bir gün gerçekten mutsuz olmayı başarır. Hedefi buydu.

12- En iyi fikir benim diyenler.

Ah! Hiçbir fikri kabul edemez, en iyisini düşünen odur. En akıllı odur. İtiraz kabul etmez. Anlatılanı dinlemez. Mal gibi yaşar gider. Kütük kafalılar. Bunlarla sohbet bile edilemez.

13- Monolog severler.

Bunlarla sohbet etmek imkansızdır. Sohbet edermiş gibi görünür, arada konuşmaya çalıştığınız anda sözünüzü kesip konuşmaya devam ederler. Sizin ne söylediğinizin onlar için bir değeri yoktur. Sayıklar gibi bir şey anlatırlar. Cevap beklemezler. Sadece onları dinlemenizi beklerler. Zaten inanın sizi de önemsemez bunlar. Sırf dinleyici olsun diye size konuşurlar.

14- Paragözler.

Üçün beşin hesabını yaparlar. Ortak hesap ödemeye kalktığınızda bütün hesabı size yüklemeye kalkarlar. Sizi sömürmek için sizinle arkadaşlık ettiklerini net anlarsınız. Paraları olsa da hiç yoktur bunların. Sürekli paraları olmadığından yakınırlar. Banka hesaplarını açın bakın, sizden çok paraları vardır. Eee... Embesillik kolay değil. Faydasını görecekler tabii...

15- İşi düşünce arayanlar.

Sadece ve sadece çıkarları varsa sizi arar, sorarlar. İşleri bittiğinde de defolur giderler. İliklerinize kadar size kendinizi kullanılmış hissettirmekten de çekinmezler. Siz arayın, asla size yardım etmezler. Telefonunuzda engelleyin, kurtulun.

16- Boş zaman kankaları.

Sevgilileri olmadığında, paraları bittiğinde, etraflarında kimse kalmayınca sizi arayıp sorarlar. Sadece öyle zamanlarda sizinle görüşürler. Manitayı buldular mı ortadan kaybolurlar. Sevgilileri ya da başka arkadaş grupları için gözlerini kırpmadan sizi satarlar. Canlarım benim. Olmaz olasıcalar.

17- Faydacılar.

Sizinle görünmek işlerine geliyorsa sizinle görüşürler. Ama birine nispet yapmak için ama bir ortama girmek için. Özellikle yeni ortam kovalamak için etrafınızda takılanlardan kaçının. O ortama girdikleri an, ilk iş sizi satacaklardır. Di mi? Di mi? Ah di miiiiy!

18- Halk adamı görünen ırkçılar.

Sorsan sol görüşlüdürler, azıcık özüne in, aşırı iyi eğitim almamış, soyadı olmayan, belli bir kültürden gelmemiş herkesten tiksinirler. Siyasi görüşleri bile kendilerine yarattıkları dandik imajın bir parçasıdır. İçlerinde gizli birer halk düşmanı yaşar. Neden söz ettiklerini bile bilmezler. O kadar dar bir çevreleri vardır ki, aynen kendilerine benzeyen, kimse onların ne dediğini sorgulamaz zaten. Ne dediğini bilmeyen, bu salak sapilik arkadaşlardan  sakınalım. İnsan başta kendine dürüst olacak. 

19- Goygoycular.

İşi gücü milleti yağlayıp ballayıp goygoylamak olan ortam kaypaklarıdır bunlar. Çeneleri hiç durmaz. Boş boş konuşurlar. Kimin yanındalarsa en sevdikleri odur. Diğer tarafı gömer, yerin dibine sokarlar. Goygoylamalarının somut bir amacı bile yoktur. Lan bu niye böyle yapıyor dersin... Cevap yok. Yapıyor, çünkü doğasında var. Yapıyor, çünkü canı öyle istiyor. Sorgulamayın. Uzaklaşın.

20- Herkesle çok iyi anlaşan, herkesi çok sevenler.

Bir insan herkesi çok seviyorsa, bilin ki kimseyi sevmeyi bilmiyordur. Bir insan herkesle çok iyi anlaşıyorsa, bilin ki kimseyi umursamıyordur. Vardır böyle tipler. Herkese gülümser, kendilerinden tiksinen insanlara bile sarılır öperler. Size o kadar iyi davranırlar ki, kötü davranmaya utanırsınız, başınıza kalırlar. Size en iyi dostlarıymışsınız gibi davranır, yapışırlar... Samimiyetsizler. Uzak durun. Uzak.

 

Neticede sevgili dostlar,

Ben bu kategorilerin hiçbirine dahil olmamak için elimden geleni yapıyorum.

Bir insanın bunlardan biri olduğunu fark ettiğimde de topuklayıp kaçıyorum açıkçası.

Bana ne canım?

Ne diye kalayım?

Bunların belasını da “her şeye rağmen” sevenleri çeksin...

Sevgili Arzum, bu saydıklarının dışında bir insan formasyonu kaldı mı, yaşıyor mu öyle insanlar, diye soranlarınız olabilir...

Altı milyar dünya nüfusunda varsa bu gruba dahil olmayan %0,000001 insan, Ben onları bulmak için ölene kadar çırpınacağım.

Herkesi hayatta tutan bir hedefi var öyle değil mi?

Yaşamaya devam etmemizi bir şey sağlıyor hepimizin...

Benimki de o milyarda bir insanı bulmak olsun.

Varsın bu ömür de böyle olsun.

Kim bilir öncekileri nasıl harcadık da bu ömürde bu amaca kaldık...

Kim bilir? 

 

Konuyla ilgili görüşlerinizi, mail halinde bekliyorum.

Hayırlı pazarlar olsun.