Gazetevatan.com » Yazarlar » Saygıdeğer biri olmanın 25 yolu

Saygıdeğer biri olmanın 25 yolu

15 Kasım 2016 Salı


"Göle atılmış taşın ta kendisiyiz,
dalga dalga çığlığı okuyabilen yok.
Kadın/erkek meselesi değil ulan!
'İnsan' olarak çok yalnızız." -Başak Buğday, Ihlamur Günlükleri
 
Hayatta çok az şeye inanırım.
Ama en çok insanın öz saygısına inanırım.
Diğerlerinin bize olan davranışlarını öz saygımız belirler.
Kendimize nasıl davranıyorsak karşı taraftan öyle muamele görürüz.
Başkalarının bize olan tavırlarından şikayetçiysek, işe kendimize olan tavırlarımızı düzelteren başlamak gerek. O halde...
 
1- Az konuşun. Sessizlik her zaman çekicidir. Merak yaratır. Kendinizden çok söz etmeyin. İnsanların gözündeki gizeminiz baki kalsın. Böylece size sorarak sizi tanımaya çalışırlar.
2- Sahip olduğunuz vasıfları övmeyin. Bırakın bunu diğerleri görsün. Zaman zaman hak etmediğiniz biçimde sizi yermeye de çalışabilirler. Bunu parlayan özelliklerinizin yarattığı göz kamaşması olarak alın. Ayrıca bir ortama asla vasıflarınızla, soyadınızla girmeyin. İnsanlar sizi adınızla, kim olduğunuzu bilmeden tanımaya başlasınlar. Böylece gerçek sevgi-saygıyla çıkar ilişkilerini ayırırsınız. Sıradanlık her zaman konforludur.
3- Herkesle aynı masaya oturmayın. Yan yana duracağınız insanları iyi seçin. İyiler sizi yukarı, kötüler dibe götürürler. Bunu bilerek yapmazlar üstelik. Herkesin oluşu kendine hastır. Ancak insanlar, çevrelerindekilerin itibarını da taşır.
4- Herkesle sohbet etmeyin. Herkes sizin sohbetinizi hak etmez. Bir insan kendi değerini ispat edene kadar onunla gerçek bir sohbete girmeyin. Ancak güvenilir olduğunu ispat eden birine gerçek cevaplarınızı verin. Duygularınızı, düşüncelerinizi dostluğunu ispat etmiş insanlara açın.
5- Özel hayatınızı kendinize saklayın. Özellikle yaşadığınız sırada. İnsanlar birbirlerinin hayatlarını merak ederler ancak kiminle ne yaptığınızı bilmeleri size artı değer sağlamaz. Tam tersine sizi dedikodu malzemesi yapar. Huzurlu bir ilişkinin ilk kuralı dış etkilerden yalıtılmasıdır. En azından ilk üç ayında bir ilişki iki kişiliktir. Öyle olmalıdır.
6- Sevmediğiniz insanlara selam vermeyin. İş için yalakalık yapmayın. Sanmayın ki aleyhinize işler. Samimi çok az insan var. Oysa samimiyetsizlik her yerde. İnsanlar samimi insanlarla bir arada olmayı tercih eder. Kabalık etmediğiniz ve gerçek duygularınızla davrandığınız sürece selam vermediğiniz insanlar bile size saygı duyar.
7- Başkaları için kendinizden ödün vermeyin. En yakınlarınız için bile kişiliğinize ters gelecek bir şey yapmayın. Nazikçe durumun size uygun olmadığını ifade edip müsade isteyin. Hayır demek size kendinizi güçlü hissettirecek. Özellikle de hayır denmesi neredeyse imkansız durumlarda.
8- Her zaman sınırlarınızı çizin, kimsenin geçmesine müsade etmeyin. Ki herkes hayatınızda duracağı yeri bilsin. Hayatınızın başrolü size kalsın.
9- Hayatı hem ciddi bir iş hem de büyük bir şaka olarak algılayın. Böylece her gününüzü en büyük toplantınıza giriyor gibi yaşar, işler yolunda gitmediğinde de üzülmezsiniz. Her günü büyük bir disiplinle yaşayın. Disiplin her şeydir. Planlı olmaya inanın. Gerçek bir hayatınız, bir meşgaleniz olsun. Disiplinsiz insanlara kimse saygı duymaz.
10- Her zaman bir B planınız olsun. Hatta C. Hatta D. Tüm planlarınız boşa çıksa bile umutsuzluğa kapılmayın. Kapanan her kapıda hayat yeni bir kapı açar.
11- Hayal kurun. Ama hayallerinizin esiri olmayın. Hayal kırıklığına uğradığınızda bunun kendi kabahatiniz olduğunu unutmayın. Hayal kırıklıklarınızı başkalarına mal etmeyin. Davranışlarınızın sorumluluğunu alın. Hatalarınızın sorumluluğunu alın. Bu sizi daha güçlü biri yapacak.
12- Yalan söylemeyin. Kimse yalan söyleyeceğiniz kadar kıymetli değil. Sizi yalan söylemek zorunda bırakanlardan uzak durun. Yalan yalanı doğurur. Ve bu sonsuza dek bitmeyen bir kabustur. Berbat bir gerçeği pembe bir yalana tercih edin. Kaldırması daha zordur. Ancak daha güvenlidir.
13- Hiçbir konuda sesinizi yükseltmeyin. Her zaman kalp ritminde konuşun. En büyük kavgada bile. İnsanlar kabalığa alışkındır. Nezaketle kimse baş edemez.
14- Duygularınızın sorumluluğunu alın. Birine hissettikleriniz sizinle ilgilidir. Karşılığını alamadığınız duygulardan karşınızdakini sorumlu tutmayın. Duygular konusunda hırs yapmayın. Kin tutmayın. İntikam almaya çalışmayın.
15- Hiçbir olayda kimseyi suçlamayın. Herkesin kendi nedenleri olabileceğini unutmayın. Size anlaşılmaz kabul edilmez görünen hataların bile karşı tarafın kişisel tarihinde bir karşılığı vardır. Bağışlayın.
16- Affedici olun. Özür dileyeni affetmeyi bilin. Ancak salak gibi aynı insana defalarca aynı hatayı yapma şansı vermeyin. Eski sevgilinize belki değişir diye 50 şans vermek gibi...
17- İnsanlar değişmez. Derinleşir. Buna inanın. İnsanları değişmeye zorlamayın, değiştirmeye çalışmayın. Size çok aşılmaz görünen bir özellikleri varsa tercih hakkınızı kullanın. Ya kalıp o özelliğe tahammül edin ya da sessizce uzaklaşın.
18- Hayatın geçici, zamanın uçucu olduğunu unutmayın. Hiçbir işinizi ertelemeyin. Özellikle de sevmeyi.
19- Duygularınızı, isteklerinizi doğrudan ifade etmek sizi alçaltmaz. Tam tersine daha cesur biri yapar. Düşüncelerinizi, duygularınızı, isteklerinizi muhattabına söyleyin. Alacağınız cevap ne olursa olsun, erdeminizi muhafaza edeceğiniz kesin.
20- Mutluluk ya da mutsuzluk diye bir şey yoktur. Mutluluğu değil duygularınızı kovalayın. Neşenizi koruyun. Neşe her koşulda önemlidir. Dünya yansa bile kalkıp devam edebilme gücünü verir size. Mutluluk biter ama neşe sonsuzdur. Neşeli insan güçlüdür. Herkes neşeli insanların etrafında olmak ister.
21- Her gün, en büyük düşmanınızla karşılaşabilme ihtimalinizi hatırlayarak giyinin. Her zaman iyi görünmeye özen gösterin. Kötü saçlar kötü bir ruhun sembolüdür. Kimse saçları kötü olan, özensiz giyinen birine saygı duymaz.
22- Yakınmayın. Hayat hiçbirimize adil davranmıyor. Bulunduğunuz durumu kabullenin. Halinizden yakınmayın. Yakınan insanlara kimse saygı duymaz. Homurdanan insanları kimse etrafında istemez. Durumlara pozitif tarafından bakmayı deneyin. Ve sizden şanssız olanları hiçbir zaman göz ardı etmeyin. Sizin yakındığınız hayatı yaşamak için sol kolunu verebilecek insanlar var.
23- Ya söz vermeyin ya da verdiğiniz sözde durun. Sözünü tutan insanlar güven telkin eder. Verdiğiniz sözlere sadık kalmayı deneyin. Tutamayacağınız sözleri vermeyin. Hissetmediğiniz duygulardan söz etmeyin.
24- Boşa konuşmayın. Az laf çok icraat mottosuna inanın. Yalan değil çünkü. Sözler ziyan olur, davranışlar kalır.
25- Ve o silahı çekiyorsanız, sıkmanız gerektiğini unutmayın. Ama kendi kafanıza ama karşınızdakinin kalbine. Birini vurabilecek gücünüz yoksa, silahı hiç çekmeyin. İtibarınız baki kalsın.