Artık insan bağımlısı değilim

MELİS GÜVENÇ / mguvenc@gazetevatan.com |  20 Ağustos 2017 Pazar - 2:30 | Son Güncelleme : 20 08 2017 - 2:30

Seda Güven kendini keşfettiği bir sürece girdiğini ve bundan da çok mutlu olduğunu söylüyor.


Ateş Böceği dizisiyle bu yaz da çalışmaya devam ediyorsun. Mutlu musun?

Çok şükür çalışıyorum ve mutluyum. Ayrıca bir romantik komedide oynadığım için de çok mutluyum. Her zaman komedi yapmaktan yanayım. Burada biraz komedi yönümü ortaya çıkarıyorum. Ama bir sit-com yapmak çok istiyorum. Çünkü hiç yapmadım. Hem çalışma koşullarının çok iyi olduğunu duyuyorum, hem de tamamen absürt bir karakter oynamak, tipimi değiştirmek istiyorum.

Yazın tatil yapmak varken çalışmak seni yormuyor mu?

Çalışırken tatil gözümde olmuyor. Çünkü çalıştıkça tatili hak ettiğimi düşünüyorum. Az çalıştığım dönemlerde tatili hak etmediğimi düşünüp çok zevk almıyorum. Ama set arasında iki gün bile bir yerlere kaçmak daha tatlı geliyor. Bu yüzden tatille, ilgili bir sıkıntı olmuyor.

 

Son dönemde oyuncular arasında konuşulan, yapımcılar tarafından yetenekli değil kaşesi uygun oyuncular tercih ediliyor şeklinde bir iddia var. Bu duruma ne diyorsun?

Bunu ben de etraftan çok duyuyorum. Onaylanan ve son anda iptal edilen çok iş var. Hatta benim de başıma geldi. Bir iş için anlaştık, sözleşme aşamasına geldik, tam imzalar atılacakken sözleşme geri döndü. Ama ben bundan çok memnunum çünkü o iş olmadı daha iyi işler geldi. Şu an çok gibi görünse de aslında az dizi çekiliyor. Bu yüzden de çok sayıda oyuncu işsiz kalmış oluyor. İşler gittikçe zorlaşıyor. 13 bölüm dizi devam etse tutmuş sayılıyor. Oyuncular özellikle yeni başlayanlar sırf bir dizide görünmek için yok fiyatına oynuyor olabilir ama kendilerine sahip çıkmazlarsa bunun önüne geçemezler diye düşünüyorum.

"Her zaman komedi yapmaktan yanayım. Bir sit-com da absürt bir rol oynamak ve tipimi değiştirmek  istiyorum."

 

 

İnsanlar bir ajansa yazılınca oyuncu oldum sanıyor

Oyunculuğa olan ilgi sence azaldı mı?

Bence tam tersi daha da artış var. Herkeste bir oyuncu olma merakı var. Oluyorlar da, dizilere baktığımda hiç tanımadığım insanları görüyorum. Gündelik hayatımda karşılaştığım insanlardan o kadar çok “Oyuncu olmak istiyorum. Ne yapmam lazım? Hangi ajansa yazılayım?” sorusu alıyorum ki şaşırıyorum. Sanki bir ajansa yazılınca oyuncu olunduğunu sanıyorlar. Ama bu işin daha farklı dengeleri var. Şans, doğru zamanda doğru yerde olmak, yetenek, eğitim gibi yanlarıyla bunu düşünmek lazım. 

Dizide canlandırdığın karakter başarı odaklı sanırım sana benzemiyor?

Rolüm; ne olursa olsun kazanmak odaklı yaşayan biri. Aynı zamanda çok sempatik. Kötü bir karakter olmasına rağmen sevildi. Ben başarı odaklı bir insan değil, mutluluk odaklıyım. Sevdiğim işle, sevdiğim insanlarla mutlu ve huzurlu ortamda olmak bana yetiyor. Hayattan beklentim bu kadar.

 

Hayatta kendi keyfini sürmek diye bir şey varmış bunun tadını çıkarıyorum

Hangi durumlarda yırtıcı olursun?

Sevdiklerimin, ailemin karşılaştığı bir haksızlıkta yırtıcı tarafımı görebilirsiniz. Özellikle kardeşim konusunda çok hassasım. Aramızda 3,5 yaş var.Tırnaklarımı çıkardığım anlar ona bir zarar geleceğini düşündüğüm zamanlar. Ama kimseyi yargılamam, kin tutmam, herkesi hemen affederim. Çünkü bünyem kini, öfkeyi kabul etmiyor.

Son zamanlarda sevdiğin neler oldu?

Kalabalık içinde olmayı çok severim. Ama son zamanlarda kendimle kalmayı da çok sevdiğimi fark ettim. Kendimi  baştan keşfettiğim bir yaştayım.  Sadece kendimden sorumluyum. İnsanın hayatta sadece kendi keyfini sürdüğü bir dönem gerçekten varmış.  Bunun keyfini çıkarıyorum.  Bana çok iyi geldi. Çünkü insan bağımlısıydım artık kimseye karşı bir bağımlılığım yok.

Geçinecek kadar param olsun yeter!

Hayat her istediğini sana verdi mi?

Evet verdi. Hayatta ağır ama sağlam adımlarla ilerlediğimi düşünüyorum.

Başrol olmaktansa ana kadroda olmayı tercih ediyorsun neden?

İşle ilgili hırsım yok. Mutlu olduğum işi yapayım, geçinebilecek kadar param olsun    bana yetiyor.

En çok olmasını istediğin şey ne?

Bir kızım olsun çok istiyorum. Kardeşi de olsun tabii ki yalnız kalmasını istemem. Bakalım, kısmet...