AP'den skandal Türkiye kararı

AA |  13 Mart 2019 Çarşamba - 19:36 | Son Güncelleme : 13 03 2019 - 22:36

Avrupa Parlamentosu, müzakerelerin askıya alınmasını öneren Türkiye raporunu kabul etti.


AP'nin skandal Türkiye kararına ilişkin AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Twitter hesabından, paylaşımda bulundu.

AK Parti Sözcüsü Çelik, paylaşımında, "Bizim açımızdan değersiz,  hükümsüz ve itibarsız bir karar bu. Bu itibarsız karar, AP'nin artık aşırı sağın  ideolojik güdümüne girdiğinin ilan edilmesidir. AP demokratik gelişmeye açık ve  destekleyici kararlar almaktan uzaklaştı. Aşırı sağın dar penceresinden bakıyor  dünyaya." değerlendirmesinde bulundu.

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimi sırasında Meclis'in  bombalandığını anımsatan Çelik, "AP parlamentomuzla dayanışma için ziyarete bile  gelmedi. AP Başkanı aylar sonra geldi. Ama darbeci liderlerle çalışmakta hiçbir  mahsur görmüyorlar. AB'nin genişlemeden sorumlu komiserinin ırkçılığı, Türkiye  raporunu hazırlayan şahsın demokrasiden çok terörü destekleyenlerle yakınlığı  herkes tarafından bilinmektedir." ifadelerine yer verdi.

"Bu raporu size aynen iade ediyoruz"

Vatandaşların 15 Temmuz'daki darbe girişimine karşı demokrasiyi  korumak için her türlü bedeli ödediğini belirten Çelik, şunları kaydetti:

"Bu dünya tarihine geçecek emsalsiz bir duruştur. Bunu anlamaktan uzak  AP'nin verdiği kararın zerre kadar itibarı yoktur. Biz demokrasi için bedel  ödeyen bir milletiz. Demokrasimiz hak edilmiş bir demokrasidir. Bu uğurda  Başbakan Menderes ve bakanlarımız şehit oldu. 15 Temmuz'daki darbe girişiminde  şehitlerle ve gazilerle koruduk demokrasimizi. Demokrasimize notu tarih  vermiştir, ödenen bedeller vermiştir. Irkçılara teslim olmuş AP'nin verdiği notun  hiçbir hükmü yoktur. Salonlarında PKK sergileri açılan AP hangi yüzle  demokrasimizi mahkum etmeye kalkıyor.

AP'ye sesleniyoruz. Bu raporu size aynen iade ediyoruz. Kabul  ettiğiniz bu raporu, 'Avrupa Irkçılık ve İslam Düşmanlığı Müzesi' kurup kapısına  asabilirsiniz. O raporu her gördüğünüzde, Avrupa'yı ırkçılara adım adım bir kere  daha nasıl teslim ettiğinizi hatırlarsınız."

 "AP'nin kabul ettiği Türkiye raporu hiçbir anlam ifade etmiyor"

Dışişleri Bakanlığından, Avrupa Parlamentosunda (AP)  kabul edilen Türkiye raporunun bir anlam ifade etmediği belirtilerek, bu tek  taraflı ve objektiflikten uzak tutuma bir değer atfedilmediği bildirildi.

Dışişleri Bakanlığınca yapılan yazılı açıklamada, Avrupa  Parlamentosunun, tavsiye kararı niteliğindeki 2018 Türkiye Raporu'nun bugün  Avrupa Parlamentosu Genel Kurulunda kabul edildiği hatırlatıldı.

 
Açıklamada, "Ülkemiz ve AB arasındaki ilişkileri tekrar canlandırmak  üzere ortak çabalarımızı arttırdığımız ve Türkiye'nin 15 Temmuz hain darbe  girişiminin neden olduğu travmayı geride bırakarak reform sürecini yeniden  başlattığı bir dönemde, Avrupa Parlamentosu tarafından benimsenen tek taraflı ve  objektiflikten uzak tutuma, tarafımızca herhangi bir değer atfedilmesi mümkün  değildir. Söz konusu tavsiye kararı bizim için hiçbir anlam ifade etmemektedir."  ifadesi kullanıldı.
 
Verilen aleyhte ve çekimser oyların oranının yüksekliğinin, bu tavsiye  kararının esasında 751 üyeli AP içinde de sağlam bir zemin bulmadığını gösterdiği  kaydedilen açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:
 
"Ön yargılı ve haksız değerlendirmeler barındıran raporun, AP  seçimleri sürecinde, özellikle ülkemizde gerçekleştirilecek yerel seçimlerin  arifesinde ve Türkiye ile AB arasında yaklaşık dört yıllık bir aradan sonra  düzenlenecek Ortaklık Konseyi'nin hemen öncesinde kabul edilmesi, Avrupa'da  benimsediğimiz seçim kültürüne aykırı düşmektedir. AP'de hakim olmaya başlayan  sağ ve sol aşırı akımların bu raporu gerçekleri yansıtmayan, dışlayıcı ve ayrımcı  popülist bir metin haline dönüştürmüş olmasını, AB'nin geleceği ve ortak  değerlerimiz açısından endişe verici buluyoruz. Müzakere sürecinin önündeki  siyasi engelleri ortadan kaldırmayı teşvik etmek yerine, Avrupa bütünleşmesi ve  ortak değerlerimize karşı olan kesimlerle iş birliği içinde yapılan bu ve benzeri  girişimler, bir AB kurumunun temsil ettiği değerlerle bağdaşmamaktadır."
 
Açıklamada, AB'ye üyeliğin, Türkiye'nin stratejik hedefi olduğuna  vurgu yapılırken, "İlişkilerimizin ana eksenini oluşturan katılım müzakerelerinin  askıya alınmasına yönelik çağrı, Avrupa Parlamentosunun vizyoner bir bakış  açısından yoksun olduğunu ve ahde vefa ilkesine saygı duymadığını açıkça ortaya  koymaktadır." denildi.
 
"Rapor yanlı ve siyasi"
 
"AP'nin 15 Nisan 2015'te kabul ettiği, 1915 olaylarının 100. yılıyla  ilgili tek taraflı Ermeni anlatılarına dayalı talihsiz değerlendirmesine bu sene  de atıf yapılması, raporun yanlılığını ve siyasiliğini göstermektedir."  değerlendirmesi yapılan açıklamada, şu ifadeler yer aldı:
 
"Türkiye, olağanüstü halin kaldırılması ile birlikte reform  sürecindeki kararlılığını üç yıl aradan sonra Reform Eylem Grubunu üst üste iki  kere toplayarak göstermiştir. Vatandaşlarımızın layık olduğu hak ve özgürlükleri  en yüksek standartlara taşımak üzere, Avrupa Birliği ve Avrupa Konseyi ile  çalışmalarını kararlılıkla sürdürecektir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi,  reform sürecinin arkasındaki itici ve hızlandırıcı güçtür. Yargı Reformu  Stratejisi'nin güncellenmesi ve İnsan Hakları Eylem Planı'nın hazırlanması ve  vize serbestisi sürecinde ilerleme kaydedilmesi gibi reform odaklı adımlar  attığımız bir dönemde, raporda asılsız iddialara yer verilmiş olması Avrupa  Parlamentosunun çelişkili ve ön yargılı tutumunun göstergesidir."
 
Açıklamada, AP'ye Türkiye aleyhinde tutum benimsemekten ziyade,  halkları yakınlaştıracak vize serbestisi ve ekonomik alanda bütünleşmeyi daha üst  seviyelere çıkaracak Gümrük Birliğinin güncellenmesi gibi hedeflerde yapıcı ve  teşvik edici rol üstlenmesi çağrısı yapıldı.
 
"AP'nin Türkiye'ye ilişkin tutumu Türkiye ve AB arasındaki ilişkileri,  etkileşimi ve diyaloğu geliştirmek olmalıdır." denilen açıklamada, "Mayıs ayı  içerisinde gerçekleştirilecek seçimler sonucunda oluşacak yeni AP'nin, önümüzdeki  dönemde Türkiye ve AB ilişkilerine dair yapıcı bir yaklaşım benimsemesini,  nitelikli ve objektif kararlar almasını ve Türkiye'nin AB ile bütünleşme sürecini  ilerletmesini bekliyoruz." değerlendirmesinde bulunuldu.
 

ETİKETLER