Anne ve babalar dijital dünyada da ebeveynlik yapmalı

13 Eylül 2020 Pazar - 17:41 | Son Güncelleme : 13 09 2020 - 17:41

Uzmanlar, çocukların dijital mecralarda geçirdiği zamanın pandemi döneminde arttığına işaret ederek, anne ve babaların dijital dünyada da ebeveynlik rolü üstlenip çocuklarına bilinçli internet ve teknoloji kullanımı konusunda eğitim vermesi gerektiğini belirtiyor.


ABD'li teknoloji firması OpenVault'a göre, pandemi süresince karantina  ve uzaktan eğitim gibi nedenlerden dolayı insanların internet kullanımı yaklaşık  yüzde 50 arttı.

Uzmanlar, çocuk ve gençlerin internette geçirdiği sürenin planlı ve  kontrollü olması, günlük birkaç saati aşmaması gerektiğine dikkati çekiyor.

Teknoloji ve dijital mecraların günden güne geliştiği bir süreçte anne  ve babaların çocuklarının çevrim içi güvenliğini sağlamak için ebeveyn kontrol  yazılımlarından faydalanması ve birlikte kaliteli vakit geçirmenin yollarını  araması gerektiği vurgulanıyor.

Konya Ticaret Odası (KTO) Karatay Üniversitesi Çocuk Eğitimi Uygulama  ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Hatice Yalçın, AA muhabirine yaptığı  açıklamada, anne ve babaların, çocuklarını dijital medya ve teknoloji araçlarının  kullanımı konusunda erken yaştan itibaren eğitmesinin büyük önem taşıdığını,  çocuklarına bu araçları planlı bir şekilde kullandırması gerektiğini söyledi.

Özellikle pandemi ile birlikte hayatımıza gören uzaktan eğitim  sürecinde ebeveynlerin, çocuklarının ekran başında kaldığı süre konusunda kafa  karışıklığı yaşadığını ifade eden Yalçın, "Aslında uzaktan eğitim sürecinde anne  babalar bazı temel ilkelere dikkat ederse korkulduğu kadar ciddi zararlar  oluşmayabilir." dedi.

Çocuklara katı sınırlamalar koymak yerine esnetilmiş kurallarla bu  sürecin yönetilmesi gerektiğini belirten Yalçın, çocuklara erken yaşlarda dijital  alışkanlıklar ve farkındalık kazandırılması gerektiğini vurguladı.

Yalçın "Ülkemizde çoğu yetişkin, dijital medya okuryazarlığı konusunda  bilinçli değil. İyi yönlendirilmeyen çocuklar, dijital ortamda savunmasız oluyor  ve istismar edilebiliyor. Çocukla birlikte zaman yönetimi yapılması çok önemli.  Çocuk kaç yaşında olursa olsun sosyal medya kullanma sıklığını, ekrana bakma  süresini ve çevrim içi oyun oynama süresini kendisi planlamalı." diye  konuştu.

Çocuğun kendi iyiliği için karar almasında anne ve babanın onu  yönlendirebileceğini ifade eden Yalçın, çocuğa eleştirel düşünme yeteneği  kazandırmanın da olası zararları en aza indireceğini söyledi.

"Çocuk, ekrandaki bir içeriğin eksik veya yanlış olabileceği şüphesini  taşımalı. İçeriği sorgulamayı öğrenmeli, uygun olmayan bilgilere karşı şüphe  duyma alışkanlığı olmalı. Kötü niyetli kişilerin onu yönlendirebileceği konusunda  dikkatli olmalı, hangi bilgileri paylaşmaması gerektiği konusunda  bilinçlendirilmeli" diyen Yalçın, şifre seçimi gibi siber güvenlik konusunda  ailelerin çocuklarını yönlendirmesi gerektiğini kaydetti.

"Dijital araçlar tek başına yararlı veya zararlı değil"

Hatice Yalçın, ailelerin dijital mahremiyet konusuna da dikkat etmesi  ve çocuklarını korurken onların özgürlüğünü kısıtlayacak eylemlerden kaçınması  gerektiğini belirterek, "Her çocuk, farklı bir birey ve anne babası dahi olsa çok  özel bilgilerini vermek istemeyebilir." dedi.

Ebeveynlerin çocuk kilidi ve ve ebeveyn kontrolü gibi uygulamalarla  çocukları için güvenli bir ortam sağlayabileceğini vurgulayan Yalçın, ekran  süresi belirleme, kısıtlı mod koyma ya da doğrudan mesajları kısıtlama gibi  güvenlik önlemleri ile bir kontrol mekanizması sağlanabileceğini aktardı.

Yalçın, pandemi süresince dijital medyanın bilinçli kullanılması  halinde ne kadar faydalı olduğunun görüldüğünü ifade ederek, dijital araçların,  yaşamı kolaylaştırdığını ve bilgiye erişimi hızlandırdığını, özgürce ve yepyeni  girişimler yapılabildiğini, alışverişin kolayca halledildiğini anlattı.

 "Dijital iletişim araçları tek başına yararlı veya zararlı değil,  etkilerine daha farklı açılardan bakmak ve anne babaları çok da endişelendirmemek  gerekiyor. Doğru yönlendirmeler yapılırsa dijital teknolojiler, çocukların  dijital iletişim becerilerini geliştirmelerine, sosyal çevrelerinin gelişmesine  ve yaratıcılıklarının artmasına olanak sağlar" diyen Yalçın, ailelerin baskı  yerine yaratıcı uygulamalara yönelmesini tavsiye etti.

 Yalçın, "Örneğin, aile bireyleriyle birlikte bir şarkı ya da bir  tiyatro oyunu sahnelenebilir. Ekranda açılan bir şarkıyla birlikte spor  yapılabilir. Karaoke çok eğlendirir. Şiddet içerikli bir oyun yerine eğitici bir  oyun önerilip ailedeki bireylerle birlikte oynanabilir. Çocuklar aileyle birlikte  yaptıkları etkinliklerde ne yaptıklarına değil, nasıl yaptıklarına odaklanırlar.  Zaman sınırlaması yaparak eğlenceli şekilde bilimsel bilgiler sunan siteleri  incelemesi ve eğlenirken öğrenmesi sağlanabilir." ifadelerini kullandı.

Dijital ebeveynlik

Dijital İletişim Uzmanı Dr. Nabat Garakhanova da ailelerin çocuklarına  nasıl kaliteli zaman geçirebileceğini öğretmesi gerektiğini, bunu öğrenen  çocukların bir süre sonra her alanda bilinçli davrandığını söyledi.

Garakhanova, internet servis sağlayıcılarının çocuklar için  oluşturduğu Google Family ve YouTube Kids gibi paketler ile çocukların zararlı  içeriklerden korunabileceğini aktardı.

Dijital mecralarda geçirilen vaktin kaliteli hale getirilebileceğini,  dijital mecralarda çocukların motor gelişimlerini sağlamak adına kurgulanmış  oyunlar da olduğunu anlatan Garakhanova, "Burada en önemli konum; aile...  Ebeveynlerin artık dijital ebeveyn kavramına geçiş yapmış olması gerekiyor. Aksi  takdirde çocuklar, tüm bunların da gereksiz olduğunu ve anne babasının onu  anlamadığı bir boyuta geliyor." dedi.

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun çocuklar için oluşturduğu  internet kullanım kılavuzunun aileler için önemli olduğuna işaret eden  Garakhanova, bu kılavuzda çeşitli yaş grupları için uygun internet süreleri ve  planları olduğunu hatırlattı.

Kılavuza göre 2 ila 10 yaş arası çocukların 1-2 saat ve kontrollü, 10  ila 13 yaş arası çocukların ise 2-3 saat aralığında internet kullanması  gerektiğini belirten Garakhanova, 14 ila 16 yaş grubunun çok tehlikeli olduğunu  ve bu dönemde iyi-kötü ilişkisinin doğru aşılanması gerektiğini söyledi.

"Anne babalar, bu yaştaki çocukları gerçek dünyada olduğu gibi bilişim  suçları konusunda da uyarmalı ve bilgilendirmeler yapmalı" diyen Garakhanova,  ebeveynlerin dijital bir ebeveyn olabilmek adına dijital okuryazarlık eğitimi  almasına ihtiyaç olduğunu söyledi.

Siber zorbalık

Nabat Garakhanova, anne ve babaların yenilikleri takip ederek onları  uygulayabileceğini, gizlilik esas ve kurallarını anlayabileceğini, dijitalin  sorunlarıyla baş edebileceğini belirterek, insanların dijital okuryazarlık  seviyesine gelmesi halinde dijital mecraların nasıl kullanılması gerektiğini  öğreneceğini ifade etti.

Çocukların dijital dünyada karşılaştıkları sorunları aileleri  yerine arkadaşlarına danıştığını, bu anlamda dijital ebeveynliğin çok önemli hale  geldiğini vurgulayan Garakhanova, şunları kaydetti:

"Çocukların sosyal medyada çok fazla vakit geçirmesi, kendi yaşlarına  uygun olmayan reklamlarla karşılaşması ve en önemlisi yaşadığı siber zorbalıkta   kendisini anlamayacağını düşündüğü için ailesi yerine arkadaşlarından yardım  istemesi ailelerin bu konuda gerçekten yardıma ihtiyacı olduğunu gösterdi. Kimi  aile bu duruma tepki gösterip çocuğunu daha fazla kısıtlarken, kimi aile de  çocuklarına nasıl daha iyi yol gösterebileceğini öğrenmek için harekete geçti."

 

ETİKETLER

internet dijital pandemi