Almanlar çareyi tavuk suyu çorbada buldu

İHA |  13 Ocak 2020 Pazartesi - 13:41 | Son Güncelleme : 13 01 2020 - 13:50

Bursalı Uzman Dr. Orhan Sevinç Cura, Almanların tavuk suyu çorbanın gribi 1-2- gün daha erken iyileştirdiğine dair ciddi araştırmaları olduğunu söyledi. İnfluenza'ya karşı ilk ilacın hiçbir zaman antibiyotik olmaması gerektiğini savunan Cura, "Çorba bizim çorbamız ama maalesef araştırmayı yapan bizler değiliz" dedi.


"Bugünlerde çocuklarınızın 38 dereceyi aşan ateşi varsa, ciddi anlamda durmayan bir burun akıntısı, göz yaşarması, halsizlik, keyifsizlik ve öksürük şikâyetleri, baş ağrısı varsa, yaşadığınız şey halk arasında grip denilen tablodur" diyen Cura, "İnfluenza ev içinde dolaşan 1 ile 3 gün içinde aile fertlerine bulaşabilen bir enfeksiyondur. Bir hafta içinde ciddi öksürükler, kulak ağrıları başladıysa grip sonrası gelişebilecek bir pnömoni ya da zatürree veya kulak iltihabı gelişmiş olabilir. Bu durumda doktorunuz antibiyotik verebilir. Ancak birinci ilacımız kesinlikle antibiyotik olmamalıdır" ifadelerini kullandı. Uzman Dr. Orhan Sevinç Cura influenza’ya karşı alınması gereken tedbirler ve kullanılması gereken ilaçlar ile ilgili bilgi verdi.
 
 
"ALMANLAR TAVUK SUYU ÇORBA İÇİYOR”
 
Cura, çocuklara sadece portakal suyu ile verilen C vitamininin yetersiz kalacağını belirterek, "Bu şekilde çocuğunuza yeterli desteği sağlama imkânınız yok. Minimum 2 kasa portakaldan çıkan suyu içmesi lazım Küçük çocuk için bu yüksek bir hacim. O zaman yine C vitaminli bir ilaç olarak vitamin desteği olarak şurup verebiliriz. Ama daha önemlisi anne yöntemlerinden tavuk suyu çorba. Almanların tavuk suyu çorba ile ilgili yapılmış ciddi bir bilimsel çalışması var ve katkı sağladığını biliyoruz. Yüzde 30 yüzde 40 gribi olan kişilerin 1 ile 2 gün tavuk suyu çorba ile daha erken iyileştiğini göstermiş durumdalar. Çorba bizim çorbamız ama maalesef araştırmayı yapan bizler değiliz. Çünkü ülkemizde bu konularda çok da fazla araştırma yapamıyoruz. Yani biz elimizdeki değerleri kullanırsak gribe karşı çocuklarımızı biraz daha fazla koruyabiliriz. Daha kolay iyileşmelerini sağlayabiliriz. Tabii ki bol sıvı alımı, sık sık el yıkama, burun temizliği ve iyi besleme. İyi beslenen bir çocuğun bu yaptıklarımızla beraber gripten ağırlaşma ihtimali yok denecek kadar azdır. Peki grip olmadan ne yapmalıydık. İşte bu influenzanın ağır seyrettiği gruplar var. Bunlar 6 ay ile 6 yaş arasındaki çocuklar, yaşı ne olursa olsun astım, romatizma, kalp hastalığı, şeker gibi kronik hastalığı olan kişiler. 60 yaş üstü bütün erişkinler ve yaşı ne olursa olsun bütün obezler, emziren anneler ve 3 ayını bitiren hamileler grip aşısı muhakkak olmalı diyoruz. Çünkü grip bu saydığımız gruplarda ağır zatürree ve pnömoniye çevirip maalesef ölümle sonuçlanabiliyor" dedi.
 
ÖKSÜRÜĞÜNÜZ 2 HAFTADAN UZUN SÜRÜYORSA... 
 
Son yıllarda influenzanın daha güç kazanmış halde görüldüğünü belirten Uzman Dr. Orhan Sevinç Cura yapılan aşıların çok etkili olduğunu aşı yapılan hastalarda influenzanın ya çok hafif geçtiğini ya da hiç rastlanmadığını söyledi.
 
Cura, uzun süreli kesilmeyen öksürük ile ilgili olarak ise, "Grip 7 günde ya biter ya da komplikasyonu gelişir. Zatürre olabilir, sinüzit olabilir, kulak iltihabı olabilir, eğer sizde astım, bronşit gibi solunum yollarının bir hassasiyeti varsa aslında girip sizde astımı tetikliyor demektir. Koşarken, ağlarken, gülerken öksürüğü olanlar sınırlı astımı olduğunun farkında olmadıkları için ilgili hekim detaylı dinlediğinde uzayan bir öksürükle karşı karşıya kalıyorlar. İşte bu aslında uzamış grip değil, altta var olan solunum yolları hassasiyetinden kaynaklı bir bronşit, astım veya sinüzit gibi bir tablonun atlanmasından kaynaklanıyor.  Ateş yoksa aile ille de doktora gidelim demiyor. Türk toplumu olarak en korktuğumuz şey yüksek ateş, ne zaman ki çocukta nefes hızlılığı gelişiyor. Çocuk kendini salıyor işte hasta bize o zaman geliyor.  O zamanda bariz astım atağı yaşamış diyoruz. Gerekli tedavileri yapıyoruz. Burun akıntınız, 7 günden uzun sürüyorsa 2 haftadan uzun süren öksürüklerde muhakkak doktora görünmek gerekiyor. İlle de morarıp nefes hızının artmasını beklemek gerekmiyor" şeklinde konuştu.
 
KİMLER GRİP AŞISI YAPTIRMALI
 
Cura sözlerini şöyle sürdürdü: "Grip aşısının yapılmasını istediğimiz belli bir grup var. İmmün sistemi çok iyi olan herhangi bir hastalığı olmayan ve 6 yaş ile 60 yaş arası gurupta ille de grip aşısı olun diye bir yaklaşımımız yok. Ama evde 6 aydan küçük bir bebek varsa, influenzanın o bebeği ağır hale getireceğini biliyoruz. O zaman bebeğe bakan bakıcı olabilir, anne olabilir, baba olabilir bebekle temas edeceklerin grip aşısı olmasını öneriyoruz. 6 ay ile 6 yaş arasındaki çocuklarda immulizasyon tam tamamlanmadığı için bu çocuklarda influenzaya bağlı ağır zatürre, kulak iltihabı, kalp kası iltihabı dediğimiz miyorkardit riski ile karşı karşıyalar. O nedenle sağlıklı dahi görünse 6 ay ve 6 yaş arasındaki tüm çocuklar grip aşısı olmalıdır diyoruz. 6 yaşından büyükler içinde sadece astımı, kronik hastalığı, kanser hastalığı olanlar, obez olanlar, romatizmal hastalığı olanlar grip aşısı olmalıdır. Çünkü bunlarda grip hastalıklarını tetikliyor.  Tedavi olabilecek bir kanser hastası araya giren bir influenzayla maalesef zatürree, pnömoni ve ölüm yaşayabiliyor. Burada derdimiz insanların influenzadan ölmesini önlemek. Grip aşısının bunu yüzde 76 oranında önlediği Amerikan Enfeksiyon Hastalıkları Kontrol Komitesinin yaptığı testlerde saptanmış durumda. Elimizde bilimsel veriler var. Bunlara bakarak konuşuyoruz bu gruplar girip aşısı olmalı. Bir de emziren anneler ve 3 ayını tamamlamış hamile bayanlar muhakkak grip aşısı olmalı diyoruz. Dünyada hamileye gözü kapalı yapılan bir aşı tetanos, diğeri 3 ayını bitirdiyse grip aşısı. Çünkü bu aşı ile ilgili elimizde çok miktarda bilimsel veri var. Grip aşısının 25 yılı aşan bir geçmişi var ve biz biliyoruz ki bu immülizasyonu zayıf guruplarda etkinliği çok fazla. Bu gruplardaki çocuklarınıza Şubat ayında kadar bile grip aşısı yaptırabilirsiniz"