Petrol fiyatı bildiğiniz gibi 131 $, 132 $, 135 $...

Haberin Devamı

Petrol yeniden sahne aldı ve 135 dolara tırmandı. Kâr satışları gelebilir. Ancak bu satışlar fiyatları ancak 111 dolar seviyelerine kadar geriletebilir. 100 doların altına doğru bir düşüş için öncelikle ABD finansal piyasaların bir parça oturması, doların yerle yeksan olan kredibilitesinin bir parça toparlanması gerekiyor

Son zamanlarda emtialarda “acaip” şeyler oluyor. Geçen haftaların “yıldızı” tarımsal emtialar, özellikle de pirinçti. Petrol yeniden “sahne aldı” ve yeniden “assolist” olarak öne çıktı. Sihirli bir el bir emtiadan çıkıp, diğerine girdikçe hep yeni zirveler yaşanıyor.

Petrolü topraktan çıkarıp, rafineriye teslim etmenin dünyadaki ortalama maliyeti 7 (yazıyla yedi) dolar civarında. Aynı petrolün satış fiyatı dün 135 dolarla “yine” yeni bir rekor kırdı. Petrol ithal eden bizler için sıkıntı verici rekorlar bunlar. Bu nedenledir ki cari açık tahminleri artık “totoya” dönmüş durumda. 40 milyar dolar önce 50 oldu şimdi altmışa doğru gidiyor. Üstelik bunlar da yetkili ağızların, bakanların tahminleri...

Geçen yılki toplam petrol, doğal gaz ve türevlerine ödediğimiz fatura 34 milyar dolarken, 108 dolar ortalama ile 52 milyar dolarlık bir faturaya ulaşacağımız hesaplanmış. Ortalamanın 10 dolar artması faturanın 5 milyar dolar artmasına neden oluyor. Yüzde 15’i yaklaşık 2 milyar dolara “başarılı” olarak satılan Türk Telekom’un bu artışın yarısını bile karşılamıyor olması dikkatlerden kaçıyor!

Artışın nedenleri

Petroldeki klâsik arz-talep, Çin’deki artan talep ve “sonlu” kaynak olması senaryolarını bir yana bırakalım. Zira bunlar petrol 25 dolardan 30’a ya da 50 dolardan 75 dolara çıkarken de vardı. Yani yeni bir şey değil. Yeni olan ne derseniz?

İlki, son yıllarda adeta petrol fiyatlarını “belirleyen” Goldman Sachs’ın petrol fiyatlarının önce 145 ardından da 200 dolara çıkacağına dair raporuydu. Singapur, Dubai ve Kuzeybatı Avrupa’da hem rafineri ve depolama imkânlarına sahip hem de kontrat piyasalarını yakından tanıyan bu yatırım bankası, son birkaç yıldır yayınladığı raporlarla bir anlamda fiyatlara yön veriyor. Karşısında duran kimse de olmadığı ve onu izleyen hedge fonlar da bundan “nemalandıkları” için “hep haklı” çıkıyorlar.

İkincisi ise ABD ham petrol stoklarının beklenenden fazla düşmesiydi. Çarşamba günü açıklanan verilere göre; 0.6 milyon varil azalış beklenirken 5.4 milyonluk bir azalış olunca, fiyatlar yeni rekorlara taşındı. Sonuncu faktör de doların yeniden euro karşısında 1.58’lere kadar değer kaybetmesi oldu ki, emtia fiyatlarındaki artışların ardındaki en önemli faktörlerin başında doların “zaafiyeti” geliyor.

Brent atağa kalktı...

Bu arada ilginç bir başka gelişme daha oldu. Genelde ABD ham petrolü (WTI) Brent’e göre 2-5 dolar arasında “primli” işlem görür. Son iki günde Brent ile WTI arasındaki fark kapandı. Bunda Brent’in hesaplamasına dahil edilen Nijerya bölgesindeki gerginliklerin etkisi olduğu söyleniyor. Tıpkı 2007’nin ilk yarısında Nijer deltasındaki kaçırma ve terör olaylarının arttığı dönemde de farkın kapandığı gibi.

Teknik açıdan diğer önemli gelişme ise; her iki petrolün kontratlarının ileri tarihli fiyatlarıyla yakın tarihli fiyatlarının neredeyse eşitlenmesi oldu. Daha önceleri piyasa az da olsa Contango (yani ileri tarihli kontratların, yakın tarihlilerden yüksek olması) gösterirken, şimdi bu durum yataya dönmüş görünüyor.

Bu hal fiyatlardaki yükseliş potansiyelinin azalmaya başladığı olarak yorumlanabilir. Teknik olarak bakıldığında 2007 başındaki 50 dolarlık dip ve yıl sonundaki 100 dolar civarındaki psikolojik zirveler 135 doları işaret ediyor.

Bu seviyelerden kâr satışlarının gelmesi beklenmelidir. Ancak bu kâr satışları fiyatları ancak 111 dolar seviyelerine kadar geriletebilir gibi görünüyor. 100 doların altına doğru bir düşüş için öncelikle ABD finansal piyasaların bir parça oturması, doların yerle yeksan olan kredibilitesinin bir parça toparlanması gerekiyor.

Euro karşısında 1.50’nin altına doğru bir hareket olur ise ancak petrol fiyatlarında 100 doların altı konuşuluyor olabilir ki o bile bizim petrol faturamızın azalmasına pek yardımcı olacak gibi görünmüyor.

Hampetrol ithalatının 5 aylık faturası 6.8 milyar $’a çıktı

Petrol fiyatlarında her geçen gün yaşanan rekor artışlar, Türkiye’nin enerji faturasını da kabartıyor. Hazine’den Sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, petrol fiyatlarında yaşanan her 1 dolarlık artışın dış ticaret açığında 530 milyon dolarlık artışa neden olduğunu söylemişti. Buna göre 2007 yılını ortalama 68.56 dolardan kapatan petrol fiyatlarının bu yılı ortalama 130 dolardan tamamlaması halinde toplam enerji ithalatının faturası 32.5 milyar dolara ulaşacak. 2008’de ortalama petrol fiyatının Merkez Bankası’nın son revize rakamı olan 105 dolar olarak gerçekleşmesi halinde ise Türkiye enerji ithalatı için 19.3 milyar dolar daha fazla ödeme yapacak.

Dış açık artıyor

Sadece ham petrol ithalatının 5 aylık faturası ise 6.8 milyar dolara ulaştı. Geçmiş yıl verilerine bakıldığında Türkiye’nin hampetrol ithalatında miktar olarak fazla bir değişimin olmadığı görülüyor. Türkiye geçen yılın ilk 5 ayında ortalama 61.20 dolar fiyatla toplam 9.6 milyon ton hampetrol ithal etti. İlk 5 aylık hampetrol ithalatının ortalaması ise 9.5 milyon ton. Yani petrol fiyatlarında yaşanan yüzde 68.3’lük artış 5 aylık hampetrol ithalatında Türkiye’nin 6.8 milyar dolar daha fazla ödeme yapmasına neden oldu. Petrol fiyatlarının yıllık ortalamasının 130 dolar seviyesinde oluşması durumunda ise hampetrol ithalatının faturası 10.5 milyar dolara ulaşacak.

Petrol fiyatlarının yılı ortalama 120 dolarda kapatması durumunda ise Türkiye’nin enerji faturası 27.2 milyar dolar, hampetrol ithalatının faturası ise 8.7 milyar dolar olacak.

DİĞER YENİ YAZILAR