Gazetevatan.com » Yazarlar » Merkez Bankası faizleri ne adına artıracak?

Merkez Bankası faizleri ne adına artıracak?

01 Mayıs 2008 Perşembe


Enflasyon hedeflemesi bize birkaç gömlek büyük geldi. Hükümetle birlikte ortaklaşa belirlenen hedefin tutturulmamasında Merkez Bankası yalnız kaldı ve tüm fatura talihsiz bir şekilde Merkez Bankası’na kesildi. Hedefin tutturulamamasında hükümetin hiç mi sorumluluğu yok?

Dün Merkez Bankası Başkanı Durmuş ilk çeyrek enflasyon değerlendirmesiyle ilgili enflasyon raporunu açıkladı. Son PPK toplantı notlarının da açıklandığı basın toplantısında “İçinde bulunduğumuz 2008 yılı için hedefin değiştirilmesi, hesap verme ilkesinin ihlali anlamına geleceğinden uygun görülmemiştir” denilerek hedef değiştirilmedi.

Ancak enflasyon tahminleri “revize” edildi. “...2008 yılı sonunda enflasyonun yaklaşık yüzde 9.3 düzeyinde gerçekleşecegini tahmin etmekteyiz. Kısa vadeli faizlerin yıl ortalarına kadar kademeli ve ölçülü bir şekilde artırıldığı ve sonrasında 2008 yılının kalan dönemi boyunca sabit tutulduğu bir senaryoya göre enflasyonun; yüzde 70 olasılıkla; 2009 yılı sonunda, orta noktası yüzde 6.7 olmak üzere yüzde 4.9 ile 8.5 arasında gerçekleşeceğini tahmin etmekteyiz” denilerek çok önemli mesajlar verildi.

Gelelim mesajlara;

1- Bu yıl da yüzde 4’lük hedef tutmayacak. Enflasyon hedeflemesine geçildiğinden bu yana geçen üçüncü yılda da başarısızlık. Enflasyon hedeflemesi bize birkaç gömlek büyük geldi!

2- MB’nın kredibilitesi Sn Yılmaz’ın iyi niyetli çabalarına rağmen ciddi tehdit altında ve bir kez daha sorgulanacaktır. Hükümetle birlikte ortaklaşa belirlenen hedefin tutturulmasında MB yanlız kaldı ve tüm fatura talihsiz bir şekilde MB’ye kesiliyor. Hükümetin hiç mi sorumluluğu yok?

3- Hedefe ulaşılmasının önündeki en büyük üç engel; gıda fiyatları, enerji fiyatları ve “oynaklığı aratan” kur (1.15’e inildiğinde kur oynak değilmiydi?) ve bunların daha fazla hissedilmeye başlayan “ikincil etkileri” gösterilmiş durumda.

4- Belki de en önemlisi Merkez Bankası eliyle enflasyondaki beklentiler yükseltilmiş durumda. MB tarafından yapılan son beklenti anketinde, bu yıl sonu için beklenen yıllık TÜFE rakamı 7.48 iken MB çok daha yüksek bir artış bekliyor. Beklentiler “resmi olarak” yükselmiş durumda...

5- Revize edilen tahminler artık MB’nın “zımni” hedefleri... Bunların bari aşılmaması için faizler artırılacak. Açıklamada... “yıl ortalarına kadar kademeli ve ölçülü bir şekilde artırıldığı” ibaresi bunu açıkça ortaya koyuyor. Piyasalardaki beklenti 75-200 baz puan arasında değişiyor.

Gösterge bono faizinin bileşiği toplantı öncesinde yüzde 19.20’ye kadar yükselmişti. Gecelik karşılığı 17.56’ya denk geliyor ki şu andaki MB’nın gecelik faizinden 225 baz puan yukarıda..

MB belki bu kadar artırmayacak ancak yine de faiz artış sinyali “net”. Bunun ardında gelişmekte olan ülkelerde art arda gelen faiz artış “modasının” etkisi yok değil. Asıl baskı Londra’daki yatırım bankalarının Türkiye’ye bakan analistlerinden geldi. Son PPK öncesi bu beklentilerini; daha doğrusu taleplerini; sesli olarak dile getirmeye başlamışlardı.

Bence MB faizleri artırmak için aceleci olmamalı. FED’in faiz kararı bu yazı yazıldığı sırada açıklanmamıştı. Ancak 25 baz puanlık bir indirimin son olduğunun netleşmesiyle dolardaki zaafiyet sona yaklaşacaktır. Bu da emtia fiyatlarındaki düzeltmeleri başlatacaktır.

MB bizdeki faizler zaten yüksek diyerek diğer gelişmekte olan ülke merkez bankalarının 100-200 bp’lik (düşükler 100bp, yüksekler 200 bp) artırımlarını da bekleyebilir durumda. Artışlara FED ve Avrupa Merkez Bankası (ECB) da bu furyaya katılmışsa başlaması daha akılcı bir hamle olacaktır.

Petrol fiyatları 60 dolardan 120 dolara yükseldiği ve bunun enflasyona etkisini ortadan kaldırmak için faizlerin artırılması ciddi bir hata olacaktır. Varsayalım ki petrol 60 dolardayken YTL kurları 1.50 olsun. Petrol 120 dolara çıktığında bu yükselişin etkisini “sıfırlayabilmek” için kurları 0.75 seviyesine düşürmeniz gerekir. Bu denli kuvvetli YTL “yaratabilmek” için faizleri ne kadar artırmak gerektiğini varın siz hesaplayın.

MB küresel piyasalardan bize “geçen” ve aslında kendi faizleriyle başedemeyeceği bu sorunla “yel değirmeni” misali uğraşmak yerine; FED’in de yaptığı gibi başedebileceği “gıda ve Enerji dışı enflasyon” gibi yepyeni bir endeksi hedeflemeli. Başedemediği TÜFE’yi değil!

Aksi takdirde 200-250 baz puan gibi bugünkü koşullarda fahiş sayılabilecek artışlar yapılsa dahi hedef yine tutturulamayacaksa halk olarak boşu boşuna yüksek faizleri ödemek zorunda kalalım?

Hedef değişmese bile tahminler değiştirildi


2008 2009
Bir evvelki sene sonu tahmini 5.5% 3.7%

Gıdadaki revizyonun etkisi 1.2% 1.1%

Enerjideki revizyonun etkisi 0.9% 0.4%

Döviz kurunun etkisi 1.5-2% arası 1.0%

Sene sonu yeni tahmin 9.3% 6.7%