Akıllı telefonların yarattığı yeni hastalık Telebaskı

DAMLA DOĞAN / ddogan@gazetevatan.com |  10 Aralık 2017 Pazar - 2:30 | Son Güncelleme : 10 12 2017 - 2:30

Telefona gelen bildirim ve mesajlara bakmadan, cevap da vermeden duramaz hale geldik. Psikologlar buna bir isim bile buldu: Telepressure yani telebaskı.


Modern zamanların derdi... Telefona bildirim gelince anında bakmak, mesaj ya da e-posta ise yanıtlamak için yanıp tutuşmak. İşin içinde flört bile olsa durum değişmiyor. Âdettendir 10-15 dakika bekleteyim desen de olmuyor. Yeni mesaj bildirimini görünce dünya duruyor, o mesaj cevaplanmadan da hayat devam etmiyor. Bu da üzerimizde büyük bir stres ve baskı oluşturuyor.

Mesaja 10 dakika cevap gelmezse panik oluyoruz

Türkiye’de 66 milyon internet abonesi var. Genç nüfusta ise internet kullanım oranı yüzde 90’larda. Artık elimiz ayağımız gibi bir parçamız internet. Her an online yani erişilebilir durumdayız. 5-6 yıl önce bir SMS yollar cevap gelsin diye saatlerce beklerdik. Şimdi WhatsApp’tan attığımız mesaja 10 dakika cevap gelmezse felaket senaryoları yazıp, karşımızdaki bizden nefret ediyor ya da başına bir şey geldi sanıyoruz. ABD’deki Northern Illinois Üniversitesi’nden akademisyenler derinlemesine araştırmış ve bu sorunun adını koymuş: Telepressure yani Türkçe ismiyle telebaskı. Nerede olursan ol ya da etrafında ne oluyor olursa olsun gelen mesajlara, e-postalara ya da sesli mesajlara anında cevap verme dürtüsü diye tanımlıyorlar. 

Gençler de işkolikler kadar telebaskı mağduru

2015’te konu sadece iş hayatıyla ilgili sanılırken araştırmanın devamı yapıldı. Artık sadece iş e-postalarını durmadan kontrol etmiyor sanal ortamdan gelen her türlü mesaja anında cevap veriyoruz. Raporda detaylı rakamlar var. 2011’de yapılan bir araştırmaya göre cerrahların neredeyse yarısı ameliyat sırasında telefondan mesajlaştığını kabul etmiş. Örneğin, cevap vereceğim diye araba kullanırken mesaj yazmaya çalışmak kaza riskini 23 kat yükseltiyor. Akıllı telefon sahiplerinin yüzde 28’i gece bile telefonlarını kontrol etmek için uyanıyor. Her an erişilebilir olma derdi tükenmişlik hissine neden oluyor. Uyku ve konsantrasyon sorunları yaratıyor. Kalp hastalıkları ve obezite riski yaratıyor.

Baskıyı azaltmak için birkaç öneri

Peki, ne yapmak lazım? Fransa Ocak ayında çalışanlara “bağlantıyı kesme” hakkı tanıdı. İş çıkışı artık e-postalara bakmak zorunda değiller. Henüz bu hakka sahip olmadığımıza göre, yeni yıl arifesinde kendi kendimize alacağımız yeni kararlarla yetinmemiz gerek. Eğer ekrana bakmadan ve mesajlara cevap yazmadan duramıyorsanız telefonunuzu ara ara sessize almak önemli bir başlangıç. E-posta ya da mesaj bildirimlerini kapatmak da bir seçenek. Uzmanlar gün içinde kendinize “ulaşılamaz” özel zamanlar ayırın diyor. Hele de işin içinde flört durumları varsa. Ne kadar eski moda deseniz de bekletmenin gücü olduğu konusunda uzmanlar hemfikir. Psikologlar hayvanlara yemekle deney bile yapmış. Kolu çekince hemen yemek gelirse değeri olmuyor. Bilinmez olmak şart. Yani gelen mesaja anında cevap vermek de karşı tarafın sizi garanti olarak görmesine neden oluyor ve çekiciliğinizi azaltıyor. Anlayacağınız öngörülebilir olmamak gerek. Bir dahaki sefere hoşlandığınız kişiden mesaj geldiğinde önce derin bir nefes alıp bu yazıyı hatırlayın.