AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'ten önemli açıklamalar

AA |  25 Haziran 2019 Salı - 18:14 | Son Güncelleme : 25 06 2019 - 20:24

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, MYK toplantısı sonrasında açıklamalarda bulundu.


AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Son seçimlerde sonuç net  olarak ortaya çıkmıştır. Milli irade berrak şekilde tecelli etmiştir. Milli  iradenin berrak şekilde tecelli etmesi bütün siyasilerin saygı duyması gereken  bir husustur. Sonucu tabii ki bu çerçevede saygıyla karşılıyoruz." dedi. 

Çelik, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan  başkanlığında parti genel merkezinde Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı devam  ederken basın toplantısı düzenledi ve soruları yanıtladı.

Epeydir gündemde olan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı  seçiminin tamamlandığını, böylece ülkenin seçim sürecini geride bıraktığını  belirten Çelik, gerçekleşen yüksek katılımın demokrasinin gücünü göstermesi  bakımından önemli olduğunu söyledi.

Çelik, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Ekrem İmamoğlu'nu  tebrik ederek, sonucun İstanbul halkına hayırlı olmasını diledi.

Sonuç itibarıyla İstanbul halkının bir karar verdiğini ifade eden  Çelik, "Karar başımızın üzerindedir. Her zaman söylediğimiz gibi vatandaşımızın  iradesinden, milletimizin iradesinden daha büyük bir otorite yoktur bizim için  siyaset yaparken." diye konuştu.

Çelik, milli iradenin sandıkta tecelli ettiğini ve demokrasinin  kazandığını vurgulayarak, "Türkiye'nin en büyük gücü milli iradenin  yönlendiriciliğiyle yönetilmesidir. Hiçbir vatandaşın oyu heba olmamıştır.  Başından beri sürece gösterdiğimiz saygıyı sonuca da göstereceğimizi söyledik ve  aynen o şekilde oldu. Gerek Genel Başkanımızın, Cumhurbaşkanımızın açıklamaları,  gerek Büyükşehir adayımızın açıklamaları bu çerçevede demokrasimizin gücüne vurgu  yapan, vatandaşımızın iradesini saygıyla karşılayan çerçevede olmuştur."  ifadelerini kullandı.

Hiçbir oyun heba olmamasını ve sonucun net şekilde ortaya çıkmasını  arzuladıklarını dile getiren Çelik, "Son seçimlerde sonuç net olarak ortaya  çıkmıştır. Milli irade berrak şekilde tecelli etmiştir. Milli iradenin berrak  şekilde tecelli etmesi bütün siyasilerin saygı duyması gereken bir husustur.  Sonucu tabii ki bu çerçevede saygıyla karşılıyoruz. Milletin ortaya koyduğu  iradeye saygı duymak demokrat olmanın birinci gereğidir. Milletimizin verdiği  mesaj partimiz tarafından tüm yönleriyle ele alınacak, seçim sonuçları bu MYK'dan  başlayarak kapsamlı şekilde önümüzdeki günlerde de devam edecek şekilde  değerlendirilecektir." dedi.

"Cumhur İttifakı olarak büyük bir başarıya imza attık"

Ömer Çelik, 31 Mart seçimlerinde Cumhur İttifakı olarak çok büyük bir  başarıya imza attıklarını, bu seçim kadar yenilenen seçime ilişkin sonuçları da  değerlendireceklerini söyledi. İstanbul ilçelerinde ve Büyükşehir Belediye  Meclisi'nde de büyük bir başarı yakaladıklarını aktaran Çelik, ilçelerde ve  Büyükşehir Belediye Meclisi'ndeki başarının Büyükşehir Belediye Başkanlığı  seçimine yansımamasının sonuçlarını da kapsamlı şekilde ele alacaklarını  bildirdi.

Anadolu'nun her yerinden vatandaşların İstanbul'a oy kullanmaya  gittiğini anımsatan Çelik, bunun bütün bir ülkenin demokratik bir katılım söz  konusu olduğunda nasıl seferber olabildiğini, centilmence siyasi rekabet  içerisinde sonucu nasıl göğüsleyebildiğini net bir şekilde gösterdiğini kaydetti.  Çelik, seçimlerde sandığa giden vatandaşlara demokrasiye verdikleri güç için  teşekkür etti.

AK Parti'nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Binali  Yıldırım'ın büyük bir gayret sarfettiğini, kampanya süresince sevecen, sempatik,  birleştirici profilinin ve İstanbul sevdasının bir kez daha görüldüğünü anlatan  Çelik, Cumhur İttifakı ruhunu, birlik ve beraberliği samimi şekilde destekleyen  MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve MHP teşkilatına teşekkür etti.

AK Parti Sözcüsü Çelik, seçimden önce gerginlikler yaşanacağı yönünde  haberler yapıldığını, bu tür sıkıntıların gerçekleşmediğini, bunda vatandaşların  demokratik olgunluğu kadar güvenlik güçlerinin fedakar çalışmalarının da rol  oynadığını söyledi ve güvenlik güçlerine de teşekkürlerini iletti. Çelik,  fedakarca çalışan teşkilat mensuplarına da sevgi ve selamlarını gönderdi.

Yüksek Seçim Kuruluna da değinen Çelik, "Bu süreçte çok yıpratılmaya  çalışılan ama son derece önemli bir kurum olan YSK, hukuk çerçevesinde verdiği  kararlarla seçim sürecini başarıyla yürütmüştür. Bu kurumumuz birikimi, geleneği,  yıpratılmaya çalışılan, CHP sözcüleri tarafından tehdit edilen ama buna rağmen  görevini hakkıyla, hiçbir tarafgirlik gözetmeden yapan bir kurum olduğunu bir kez  daha ortaya koymuştur. YSK'nin temsilcilerine ve bütün çalışanlarına buradan bir  kez daha teşekkürlerimizi sunuyoruz." diye konuştu.

Çelik, AK Parti'nin yol haritasının belli olduğunu, yaz dönemi  çalışmalarını daha önce planlandığı gibi sürdüreceklerini dile getirerek,  İstanbul'da ilçe belediyeleri ve Büyükşehir Belediye Meclisi'ndeki üyelerin parti  tarafından dile getirilen, vatandaşların talebi olan projelerin hayata  geçirilmesi için yüksek bir gayretle çalışacaklarını söyledi.

"Kimsenin kuşkusu olmasın"

Ömer Çelik, "İstanbul'da yapılan her iyi işin arkasında büyük bir  İstanbul sevdalısı olan Cumhurbaşkanımızın büyük bir desteği ve himayesi  olacağından hiç kimsenin kuşkusu olmasın. Partimizin duruşu açık ve nettir.  Demokrasiye olan inancı demokrasi tarihi açısından ve bizim açımızdan  vatandaşlarımızın bu durumu büyük bir gurur kaynağıdır." ifadelerini kullandı.

Türkiye'de büyük bir demokrasi geleneği olduğuna işaret eden Çelik,  ilk yerel seçimlerin Tanzimat'ın ilanından bir yıl sonra 1840 yılında  yapıldığını, doğrudan ilk demokrasi örneği olmasının bu seçimlerin bir özelliği  olduğunu hatırlattı.

O tarihten bugüne kadar büyük bir kapasite ve olgunlukla bu seçimlerin  yürütüldüğünü anlatan Çelik, "Çeşitli zamanlarda sıkıntılar oluyor ama milletin  iradesinin tayin ediciliğiyle yolumuzu bulmamız herkes tarafından takdir edilen  ve en büyük gücümüz olan bir kaynak olmaya devam ediyor." dedi.

Türk milletinin demokrasiyi büyük bedellerle elde ettiğini ve her  geçen gün daha büyük bir gayretle bunu güçlendirdiğini ifade eden Çelik, şunları  kaydetti:

"Cumhuriyetin kurulduğu 1923'ten bu yana 26 genel seçim, 1930'dan bu  yana 19 yerel seçim ve 1961'den bu yana 7 referandum yaptık. Elbette özellikle  yakın dönemde seçimlerin sıklığı konusunda vatandaşlarımızın, parti  teşkilatlarının yorgunluğu gibi tartışmalar gündeme geldi ama tabii demokrasi  bedel isteyen bir kazanım. Bütün bunların olgunlukla, açık sonuçlarla  gerçekleştirilmesi ve milli iradenin herkes tarafından saygıyla selamlanması  Türkiye'nin en büyük kuvvetidir, en büyük gücüdür. Bunu titizlikle korumaya,  titizlikle muhafaza etmeye ve güçlendirmeye devam edeceğiz. Özellikle siyasi  tarihimiz açısından çok büyük bir kazanım olan bu durum, özellikle dünyada  demokratik değerler konusunda büyük güçler arasındaki rekabet içerisinde ortaya  çıkan aşınma, bölgemizde demokrasinin önemsizleştirilmesine dönük çabalar,  demokratik gelişmelerin baskıcı şekilde bastırılmasına dönük çabalar göz önüne  alındığında çok daha kıymetli hale gelmektedir. Türkiye'nin demokrasisi,  dünyadaki demokratik değerleri örseleyenlere karşı, bölgede demokrasiyi gündemden  düşürmeye çalışanlara karşı büyük bir ilham kaynağıdır. Demokrasi ateşinin güçlü  bir şekilde yoluna devam etmesi Türkiye'den büyük bir güç ve kuvvet almaktadır.  Hem coğrafyamıza bir ilham kaynağı olan demokrasimiz yoluna devam ediyor hem de  önümüzdeki dönemde demokratik değerleri zayıflatmaya çalışanlara karşı en büyük  cevabı teşkil ediyor."

Bir siyasi parti olarak girdikleri her seçimi kazanmak istediklerini  belirten Çelik, bu konuda da büyük zaferlere imza atmış bir parti olduklarını  söyledi.

Çelik, "31Mart'tan da Cumhur İttifakı olarak büyük bir zaferle çıktık.  Bunlar, siyasi partilerin kendi başarı haneleri olarak siyasi tarihe geçiyor ama  hepimizin davası Türkiye davasıdır. Kimin kazandığı konusu, siyasi parti olarak  tabii ki biz kazanmak istiyoruz ama bundan çok daha önemli olan konu Türkiye'de  demokrasinin kazanmasıdır, demokrasinin yerleşikleşmesidir, bu konunun tavizsiz  bir şekilde devam etmesidir. Geçmişte yaşadığımız sıkıntıların tamamen geride  bırakılmasıdır. Bu bakımdan, müthiş bir katılımla dünyaya örnek gösterilecek bir  siyasi katılımla bu seçimlerin gerçekleşmiş olması son derece takdire şayandır.  Bundan sonra milletimizle el ele yürümeye devam edeceğiz. Milli irade yegane  pusulamız olmaya devam edecek, milletimizin talepleri, eleştirileri, takdiri  başımızın üzerinde taşıyacağımız yegane patronumuz, yegane talimat aldığımız  makam olmaya devam edecektir." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın partisinin grup toplantısında "Milli irade  ile kavga edilmez, sadece milli iradeye itaat edilir." sözünü anımsatan Çelik,  şöyle devam etti.

"Her siyasetçi meşruiyetini buradan alır, milli iradenin  talimatlarının başımız üzerinde yeri vardır. Bu süreçte dikkat edilmesi, ihmal  edilmemesi gereken konulardan bir tanesi, hemen yurt dışında Cumhurbaşkanımıza  karşı seçimlerin yenilenme kararıyla birlikte büyük bir kara propaganda  başlamıştı. Yine bu diktatörlük safsatasından başlayarak seçim sonuçlarını kabul  etmeyeceği, sonuçların manipüle edileceği şeklinde Türkiye düşmanları yine  devreye girmişlerdi.

Maalesef yine birileri bunların sözlerini alıp iç politikaya tercüme  etti ama görüldü ki 25 yıllık bir yerel yönetim iktidarı devredilirken, seçim  sürecinde çok sert tartışmalar yaşanırken bile demokratik olgunluk  gösterilmiştir. Bu demokratik olgunluğa liderlik eden de Sayın Cumhurbaşkanımızın  ortaya koyduğu tavır olmuştur. Bu kara propaganda odakları, bir kere daha bu  tavırdan cevaplarını almışlardır. Seçim ve millet idaresine saygı noktasında 27  Nisan muhtırasına karşı dimdik duran, 7 Şubat darbe girişimine karşı duran, 17-25  darbe girişimlerini perişan eden, diğer kalkışmalara karşı milli iradenin  talimatından zerre kadar sapmayan, 15 Temmuz darbe kalkışmasında milletin  namusuna ve devletin şerefine saldıranlara karşı milletimizle birlikte,  milletimize liderlik ederek direnen Cumhurbaşkanımızın temsil ettiği çizginin ne  kadar önemli olduğu bu son süreçte bir kez daha görülmüştür."

"Aynı olgunluğu gösterdik"

Sivil siyasetin ve demokrasi kültürünün güçlenmesinde Cumhurbaşkanı  Erdoğan'ın yaptığı katkılara her geçen gün yeni bir tanesi daha eklendiğini  bildiren Ömer Çelik, "Her seçim dönemi söz olduğunda bir kutuplaşmadan söz  ediliyor. 'Kutuplaşma olacak, ayrışacağız, sıkıntılar olacak' gibisinden. Her  seferinde söylüyoruz, aziz milletimiz bu provokasyonlara kulak asmasın. Bunlar  yapay ve zorlama tavırlardır. 25 yıllık yerel iktidar el değiştirirken en ufak  bir şekilde kimseyi incitecek bir tavır ortaya çıkmamıştır. Vatandaşlarımız  kardeşçe sandık başına gitmişlerdir. 31 Mart seçim sonuçları açıklandığında  Cumhur İttifakı olarak açık bir galibiyetle çıktığımızda da aynı olgunluğu  gösterdik. Yenilenen seçim sonuçları da açıklandığında aynı olgunluğu gösterdik.  Türkiye'nin demokrasisi yolundan sapmayacak bir demokrasidir. Sandık, her daim  Türk demokrasisinin pusulası olmaya devam edecektir. AK Parti olarak buna güç  vermeye devam edeceğiz." değerlendirmesinde bulundu.

Siyasi kutuplaşma denildiğinde meselenin yanlış yere çekildiğini  belirten Çelik, şunları söyledi:

"Siyasi hayatta, demokratik hayatta kutuplar olur, bu kutuplar  birbirleriyle etkileşim içerisinde olur. Taraflar olur ve belli bir diyalektik  süreç içerisinde tartışmalarını yürütürler ve bu demokratik zeminlerde var olan  bir şeydir. Asıl diktatörlüklerde kutuplar, taraflar olmaz. Karşılıklı tartışma  olmaz, her taraf dümdüzdür ama birileri illa kendi dedikleri, hukuka karşı da  olsa, demokratik iradeye karşı da olsa yerine gelsin diye karşı çıkan herkese  kutuplaşmadan bahsederek maalesef bu kara propagandayı yapıyorlar. Buna karşı da  millet iradesi bu kutuplaşma ticareti yapanlara karşı da büyük bir cevap  vermiştir. Daha önce defalarca paylaştım, Demokrasi nehri, hukuk yatağında akar  dedim. Bu sürece saygı göstereceğiz, sürecin patronu hukuktur dedim. Demokrasi  nehri, hukuk yatağında aktı ve bereketli topraklarımızı sulamaya devam ediyor."

Askerlik Kanunu'ndaki değişiklik

Seçim hukukunun, seçim sonuçlarını açıkça ortaya çıkartacak, çıkmadığı  takdirde şüpheleri giderecek mekanizmalara sahip olduğunu vurgulayan Çelik, "Bu  bir kere daha görülmüştür, 23 Haziran gecesi seçim sonuçlarının net bir şekilde  ortaya çıkmasıyla süreç açık bir şekilde tamamlanmıştır." dedi.

Bundan sonra güçlü bir reform partisi olarak, gelecek dönemi çok  önemli bir şekilde değerlendireceklerini bildiren Çelik, şunları kaydetti:

"Önümüzdeki seçimsiz dönem, milletimizin taleplerinin yerine gelmesi  bakımından son derece önemlidir. Reform partisi olarak, 1927'den beri aynı kalmış  Askerlik Kanun'u değişmiştir. Bu büyük bir reformdur, büyük bir devrimdir.  Gençlerimizin kendi hayatlarını planlaması açısından ön görülebilir, şeffaf bir  düzenlemenin ortaya çıkması bakımından, aynı zamanda da Türk Silahlı  Kuvvetleri'nin ihtiyaçlarına halel getirmeyecek, bir zaaf oluşturmayacak, bir  dengeyi kurması bakımından önemli bir reformdur. Hayırlı olmasını diliyoruz.  Adalet Reformu gündemdedir. Nitekim bu konuyla ilgili çalışmalar sürmektedir.  Bundan sonrasında, önümüzdeki seçimsiz süreçte herkes gücünü, kuvvetini,  işçisinden işverenine, sanayicisinden tüccarına, esnafına, siyasetçisine, kim  hangi konumda bulunuyorsa güçlü bir şekilde Türkiye'nin kalkınmasına, bu 4 yıllık  dönemi altın bir dönem olarak Türkiye'ye yeni kazanımlar getirmesine odaklanarak  geçirecektir. Bu dönemin inşallah hazırlıklarımız çerçevesinde bu şekilde büyük  kazanımlara imza atarak geçireceğiz. Her zaman için milli irade ne diyorsa o  doğrultuda yolumuza devam edeceğiz."

"Saldırılar karşısında sert bir karşılık vereceğiz"

Bu süre içerisinde dış politikada çeşitli gelişmeler yaşandığına  değinen Çelik, özellikle İdlib'deki Gerginliği Azaltma Bölgesi'nin statüsünün  korunmasına yönelik hassasiyetin rejim tarafından istismar edildiğini söyledi.

Çelik, "Rejimin birtakım saldırıları oluyor, açıkça ateşkes ihlalinde  bulunarak oradaki siviller hayatını kaybetti, 300 binin üzerinde kişi yerinden  oldu. Bu konuda Rusya'ya sürekli açık tutumumuzu iletiyoruz. Aynı şekilde Türk  Silahlı Kuvvetlerinin, 9-10 nolu gözlem noktalarına yapılan saldırılar karşısında  sert bir karşılık vereceğimizi ve bu konularda aldığımız tedbirleri de iletmiş  olduk. Bir kere daha Suriye'deki bu insani durumun, felaketin altını çiziyoruz.  Bunun karşısında herkesi rejimin ihlallerine karşı duyarlı olmaya davet ediyoruz.  Rejimin saldırıları, siyasi çözüm sürecindeki ciddiyetsizliği, Nursultan  görüşmelerine dair lakayıtlığı giderek artmaktadır. Burada Türkiye'nin Suriye  halkının tamamından yana olan tavrı aynen devam etmektedir. İnsani olarak  sahiplendiğimiz süreçler insanların hayatını kaybetmesini engellemektedir. Bu  konudaki hassasiyetin altını çizerek dünyayı bir kere daha uyarıyoruz." diye  konuştu.

Seçim sürecinde çok önemli bir gelişme olduğunu, gazeteci Cemal  Kaşıkçı cinayetiyle ilgili BM Yargısız ve Keyfi İnfazlar Özel Raportörü Agnes  Callamard'ın raporunu yayınladığını belirten Çelik, "Bu rapor, mukayese imkanı  vardır, Cumhurbaşkanımızın daha olay ilk olduğu andan itibaren Kızılcahamam'da  yaptığımız toplantı sırasında ortaya koyduğu iradenin tescili anlamına  gelmektedir. Türkiye olarak biz raporun objektif bir şekilde hazırlandığını  görüyoruz. Kendi değerlendirmelerimiz, okumalarımız açısından raporun tamamına  katılıyoruz. BM raportörü, Kaşıkçı cinayetinin tüm yönleriyle açığa çıkması için  bu raporu çerçeveli bir şekilde hazırladı ve burada önemli tavsiyelerde  bulunuyor, bu tavsiyelerin de tamamını destekliyoruz." ifadelerini kullandı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun "Katiller para karşılığında  serbest bırakıldı." gibi bir ifadeyle hükümeti suçladığını dile getiren Çelik,  "Halbuki rapora baktığınızda Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin ilgili tüm  kurumlarının cinayetin ilk gününden itibaren titizlikle soruşturma yürüttüğü,  olayın vehametinin ortaya konulduğu raporda yer almaktadır. Dolayısıyla Sayın  Kılıçdaroğlu'nun burada bu süreci yürüten herkesten başta Cumhurbaşkanımız olmak  üzere özür dilemesi gerekmektedir." dedi.

Türk yargısı ve güvenlik güçlerinin Kaşıkçı cinayeti soruşturmasını  son derece şeffaf bir şekilde yürüttüğünü belirten Çelik, şunları kaydetti:

"Suudi Arabistan yetkilileri için soruşturma talep ediyor Callamard'ın  raporu. Hatırlarsanız o zaman BM heyeti geldiğinde Suudi Arabistan konsolosluğu  onları almamıştı, iş birliği yapmamıştı. Bu da birtakım şüpheleri artırmıştı.  Nitekim raporda eldeki deliller ışığında açık bir şekilde Suudi Arabistan'daki  bazı devlet yetkililerinin bu cinayetin sorumlusu olarak yargılanması gerektiği  belirtiliyor. Cumhurbaşkanımız daha önce açıkça ifade etti. Bu suç İstanbul'da  işlendiği için uluslararası bir hukuk otoritesi çerçevesinde bu yargılamanın  İstanbul'da yapılması gerekir. Bu cinayetin üstünün örtülmemesi gerekir. Burada  vahşice, tasarlanarak ve taammüden bir cinayet işlenmiştir. Yine raporun ifade  ettiği gibi bir insan hunharca katledildiği gibi aynı zamanda egemenliğimiz  altındaki topraklarda gerçekleşerek Türkiye Cumhuriyeti'ne de saygısızlık  yapılmıştır. Rapor Türkiye Cumhuriyeti'nden de özür dilenmesi gerektiğinin altını  çizmektedir. Bir kere daha dünyada bu konuda duyarlı herkese kimseyi peşinen  suçlamadığımızı ama hiçbir olayın da örtbas edilmesine fırsat vermeyeceğimizi,  hepsinin açık bir yargılamayla ortaya çıkması gerektiğini ve bu yargılama  çerçevesinde, bu yargılamanın İstanbul'da yapılması gerektiğini ifade ediyoruz."

DOĞU AKDENİZ'DEKİ SONDAJ GERİLİMİ
 
Yunanistan Başbakanı yanlış bir tutum içerisinde. Uluslararası hukuk açısından Türkiye'nin haklı olduğu açıktır.
 
Tek taraflı olarak buradaki kaynaklara el koymaya çalışıyorlar. Yunanistan Başbakanı Çipras'ı uyarıyoruz. Altı boş ifadeler kullanmaktan vazgeçmelidir. 
 
AB üzerinden Türkiye'yi tehdit etmeye çalışmaktadır. 
 
Yunanistan Başbakanı tehdit dilinden vazgeçmelidir
 
Türkiye Cumhuriyeti'nin bu tip söylemlere prim vermeyeceği açıktır. Yunanistan Başbakanı yanlış bir tutum içinde.
 
Türkiye ne kendi egemenlik haklarından ne de KKTC'nin haklarından vazgeçecektir.
 
 AB, Yunanistan'ı uyarmalı.
 
Yunanistan Türkiye'nin iyi komşuluğunun kıymetini bilmelidir.
 
SORU CEVAP
 
(Yenilenen İstanbul seçimindeki 800 binlik fark) Her seçimin kendi dinamiği ve sonuçları var. Ayrıntılı bir şekilde değerlendireceğiz. Bu rakam nasıl ortaya çıkmıştır, vatandaşlarımızın beğenip beğenmediği hususlar, beklentileri nedir değerlendirilecektir. Bu milletiminiz tercihidir, başımızın üstünde yeri vardır. Bu tercihin AK Partimize dönmesi için neler yapmamız gerektiği konusunda çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Sunumlar yapılmaya çalışılıyor, değerlendireceğiz.
 
(İstanbul AK Parti teşkilatlarının gayret gösterdiğini düşünüyor musunuz? Olağanüstü kongre olacak mı?) Çeşitli yorumlar yapılıyor, dedikodular yapılıyor. Arzumuz tabi ki her seçimden daha büyük zafer elde etmektir. Bu çalışma sadece seçimden seçime yapılan bir çalışma değildir. Yıldırım mükemmel bir çalışma ortaya koymuştur. Bu tartışmaları biliyorum. Bir takım sıkıntılar varmış gibi. Böyle bir şey yok. Her yerde kadın kollarımızı, gençlik kollarımızı gördük. Sonuç arzu etmediğimiz gibi çıktığında, bu şekildeki bir çelişkinin altını çizmiyoruz. Vatandaşımızın bu süreçteki konularda neyi beğenmediğini beğendiğini net olarak göreceğiz. Beğenmediği konuları revize edeceğiz. Adaylarımız ve teşkilatımız çok güçlü bir çalışma ortaya koymuştur. Bunlarla ilgili bir problem yoktur. Revizyonlar her seçimden 15 gün önce konuşulmaya başlanır, seçim sonrası devam eder. Genel Başkanımızın takdiridir. AK Parti'de hiçkimse kişisel bir tutum içerisine girmez. Böyle bir gündem var diyemeyiz. Genel Başkanımızın tutumudur. Kabine revizyonuyla ilgili Genel Başkanımızın verdiği cevap Genel Merkez için de geçerlidir.
 
(Öcalan'ın mektubu... Osman Öcalan'ın TRT'ye çıkması...) Bahsettiğiniz kişi başvurmuş, başvurusu kabul görmüş. Burada bu başvuru kanuni mekanizmalarla gerçekleşmiştir. Sanki seçime yönelik olarak biz bunu organize etmişiz gibi... Terörle ilgili tutumumuzu söylüyorduk. Teröre karşı tutumu net olan bir siyasi partiyiz. Bahsettiğiniz görüşmeyi sanki biz buradan bir siyasi rant etmek istiyormuşuz gibi sunanlar, ne hikmetse terör örgütü liderlerinden, Kandil'den, farklı farklı terör örgütlerinden destekler gelirken sessiz kalıyorlardı. Bu kendi başına bir çelişki. 
 
Bildiğim kadarıyla şöyle... Bir TRT Kurdi'nin muhabirine beyanat vermek istiyor bu şahıs. Bu terör örgütü içindeki ilişkilerin nasıl olduğu, bu partinin kirli pazarlıkları ortaya çıkmıştır. Demokrasi, tecrit diyenlerin nasıl istismar faaliyetleri içinde olduğu ortaya çıkmıştır. TRT Kurdi stratejik bir kanal. TRT Kurdi burada, bu röportaj ile bu kirli ilişkilerin ortaya çıkmasını sağlamıştır. Bu çeşitli yayın organları tarafından da yapılmış bir faaliyet.
 
(S-400 Türkiye'de nereye konuşlandırılacak? Erdoğan'ın ziyareti gerçekleşmeden askerlik kanununu imzalayacak mı?) Bunla ilgili Silahlı Kuvvetler çalışmasını yaptı. Cumhurbaşkanımıza da arzedilmiştir. Benim buradan şurası-burası demem doğru olmaz. Cumhurbaşkanımızın bilgisi dahilinde geldiği zaman öğrenmiş olacağız.
 
Cumhurbaşkanımız adına bir şey söylemem doğru olmaz. 

ETİKETLER