AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'ten önemli açıklamalar

AA |  07 Nisan 2019 Pazar - 22:03 | Son Güncelleme : 08 04 2019 - 0:26

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, seçim süreci ve gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.


AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, AK Parti Genel Merkezi'nde düzenlediği basın toplantısında,  gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu, gazetecilerin sorularını yanıtladı.

İstanbul'daki seçim sonuçlarına yapılan itirazlara değinen Çelik,  "İkide bir 'Biz kazandık' diyorlar. Peki bu kadar rahatsanız, oyların sayılması  konusunda bu telaşınız niye?" iffadesini kullandı.

"15 seçimdir vatandaşımız bizi birinci parti yaptı, bu bir rekordur."  diyen Çelik, şunları kaydetti:

"Cumhur İttifakı'nın ve partimizin birinciliğinin açıkça tescil  edildiği bu durumda, CHP yöneticilerinin kendilerine bakması ve kendilerine  verilen uyarıyla uğraşması gerekir. YSK'nın varlığına dönük tehdit açıklamasıyla  esasında kendi varlığınızı da oluşturan siyasi partileri de oluşturan hukukla  kavga ediyorsunuz, o hukuka  meşruiyetini veren millet iradesiyle de kavga etmiş  oluyorsunuz. CHP'ye ve adaylarına açık bir şekilde söylüyorum; hesap makinesiyle  gezeceğinize Anayasa ile gezin."

Çelik, itiraz sürecine ilişkin, "Bu sürece saygı gösterme meselesi,  demokrasiye kimin ne kadar saygılı olduğunu ifade etme sürecidir." şeklinde  konuştu.

NETANYAHU AÇIKLAMASI

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, İsrail Başbakanı Binyamin  Netanyahu'nun Batı Şeria ile ilgili sözlerini eleştirerek, "İsrail Başbakanı,  yine pervasız saldırganlığını ortaya koydu." dedi. 

İsrail'deki seçim sürecini hatırlatan Çelik, Başbakan Binyamin  Netanyahu'nun bir televizyon kanalına verdiği röportajda Batı Şeria'nın ilhak  edilmesi meselesini gündeme getirdiğini hatırlattı.

"İsrail Başbakanı, yine pervasız saldırganlığını ortaya koydu.  Seçimleri kazanması halinde Batı Şeria'daki yasa dışı yerleşim yerlerini de ilhak  edeceğini söyledi." diyen Çelik, şunları kaydetti:

"Öteden beri söylüyoruz Trump'ın cesaretlendirmesini... Kudüs  konusundaki yanlış kararlarla ilgili cesaretlendirmesini, Golan tepeleri  konusundaki cesaretlendirmesinin işgalciliği kışkırtacağını, bunun arkasından  başka işgal arayışlarının geleceğini ve bunun dünyanın her yerine  yayılacağını..."

Ömer Çelik, Netanyahu'nun sözlerinin tehlikeli olduğunu vurgulayarak,  "Bütün bir Orta Doğu'yu ateşe verecek, bütün bir dünyayı ateşe verecek çılgınca  sözleri seçim malzemesi olarak İsrail'in içindeki aşırı sağcılardan destek alma  amacıyla söyledi. Bu ilhak kararı, dünyanın başka yerlerinde de başka unsurları  tetikleyecektir. Netanyahu'nun zihniyetini cesaretlendirenler bundan  sorumludurlar, saldırmadığı bir değer, hukuk ilkesi yok Netanyahu'nun." şeklinde  konuştu.

BM'ye eleştiri

"BM ne işe yarıyor, BM Güvenlik Konseyi ne işe yarıyor? Uluslararası  toplum diye bir kavramın varlığından bahsedebilecek miyiz?" diye soran Çelik, şu  değerlendirmelerde bulundu:

"Hukuksuzluğu devlet politikası haline getirmiş, terörü devlet  politikası haline getirmiş bu kişinin Başbakan olarak dünya tarafından çeşitli  toplantılarda ya da çeşitli kararlarda bir şey söylememesi gerekir. Kararların  sadece 'Kınıyoruz' ya da 'Kaygı' duyuyoruz şeklinde bir söylem düzeyinde kalması  maalesef dünyanın görmediği bir saldırganlığın ortaya çıkmasına yol açmaktadır.  Bunun sonucunda 'uluslararası toplum' diye bir şey kalmayacaktır ve dünyanın  çeşitli yerlerinde sorunlu bölgelerde gücü yeten diğer tarafın alanını işgal  edecektir. İsrail Başbakanı'nın yaptığı resmen dünyada büyük çatışmaları  tetikleyecek, büyük gerilimlere imza atacak ve geri dönüşü olmayan gelişmelere  yol açacak bir olaydır."

'Yasal süreci itibarsızlaştırmak, esasında millet iradesiyle  kavga etmektir'

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, İstanbul'daki itiraz  sürecine ilişkin, "Yasal süreci itibarsızlaştırmak, esasında millet iradesiyle  kavga etmektir. Biz, YSK'ye karşı kullanılan bu dili kesinlikle kabul etmiyoruz  ve kınıyoruz." dedi.

Seçim sürecinde kurulan iletişimle, pozitif ilişkilerle, kutuplaşmadan  uzak durmakla ilgili samimiyetin ölçüsünün hukuka saygı gösterilip gösterilmemesi  olduğuna işaret eden Çelik, "Toplumsal, siyasal ilişkilere dönük her gün onlarca  sempati mesajı göndereceksiniz, kutuplaşmadan, ihtirastan uzak durmakla ilgili  ama sonra getireceksiniz konuyu 'yasal, meşru haklarınızdan vazgeçin, YSK işini  yapmasına." diye konuştu.

Ömer Çelik, şunları kaydetti:

"Mesele bizim meselemiz değil. Mesele, milletin verdiği oyun tecelli  etmesi meselesi. Dolayısıyla burada vatandaşa karşı bir duruş içinde bulunmamızı,  vatandaşın verdiği oyun tam olarak ortaya çıkmasını elde etme şeklindeki  yaklaşımımızın sona ermesini kimse beklemesin. Siyasetin varlık sebebi milletin  taleplerini siyasal temsile dönüştürmektir."

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak'ın, "Vatandaş  iktidar partisini uyardı." dediğini hatırlatan Çelik, vatandaşın uyarmasının  bütün siyasiler için geçerli, son derece güzel bir şey olduğunu vurguladı.

Çelik, Türkiye tarihinde, iktidara gelirken kulağını vatandaşa  dayayan, sonrasında iktidara geldiğinde vatandaşın sesine kulak kapatarak  birtakım vesayet odaklarına teslim olanların çok görüldüğünü ifade ederek, "Kendi  siyasetimizde iktidara yürürken, seçime giderken ne kadar çok vatandaşın sesini  dinliyorsak, sözünü dillendiriyorsak, seçimden sonra da bunu yapacağız  prensibiyle hareket ettik. Ve o sebeple de 15'inci seçimdir vatandaşımız  partimizi birinci parti yapmıştır. Bu dünya tarihine geçecek bir rekordur.  Dolayısıyla biz vatandaşın talimatını almak için zaten seçimlere, ayağına  gidiyoruz. Bu küçümsenecek bir şey değil, başımızın üstünde taşımamız gereken bir  şeydir." şeklinde konuştu.

"Yine kavga ediyorsunuz"

Hem merkezi yönetim hem de yerel yönetim seçimlerinde vatandaşın 15  yıldır hiçbir şekilde birinci parti unvanını vermediği CHP'nin sadece AK  Parti'nin uyarı aldığından bahsettiğine dikkati çeken Çelik, sözlerini şöyle  sürdürdü:

"Yine her zaman olduğu gibi aynaya dönüp bakmıyorlar. Tabii burada da  Cumhur İttifakı ile yüzde 52, AK Parti olarak yüzde 44-45'e yakın oy almış  partimizin.... Cumhur İttifakı'nın ve partimizin birinciliğinin açıkça tescil  edildiği bu durumda esasında CHP yöneticilerinin dönüp kendilerine bakması  gerekir ve kendilerine verilen mesajla, uyarıyla uğraşması gerekir.

CHP'nin sözcülerinin ve yöneticilerinin her seçimden sonra 'vatandaş  AK Parti'ye ne mesaj verdi' diye değerlendirmelerde bulunmaları, onların da odak  noktasının CHP değil, AK Parti olduğunu gösteriyor. Bu hafta son derece vahim  açıklamalar yaptı CHP sözcüsü ve adayları. Bir yandan 'sürecin demokratik bir  süreç olduğunu ve YSK'nin kontrolünde olduğunu' söylüyorlar, fakat öbür taraftan  açıkça YSK'yi tehdit eden, psikolojik baskı kurmaya çalışan, 'bunun altında  kalırsınız' gibisinden YSK'nin yapmadığı bir işi onlara atfederek, daha sonra da  tehdit cümlesi kurarak YSK'ye dönük bir tavır içerisine girdiler. Bu, bizim çok  yakından tanıdığımız, Türk siyasi tarihini çok yakından bilenlerin bildiği bir  iştir. Milletle ve Anayasa'yla kavga eden CHP geleneğinin bir kere daha tecelli  etmesidir. Anayasa'nın 138'inci maddesiyle, hukuk devletinin temel prensibiyle,  milletin verdiği iradeyle yine kavga ediyorsunuz."

"Milletin hukukunu ihlal etmeyin"

YSK'ye yönelik telkin, talimat ve tehdit içeren açıklamaların hem suç  hem de milletin hukukuna karşı açık bir suikast girişimi olduğuna değinen Çelik,  "Milletin hukukunu ihlal etmeyin. Milletin hukukuna, iradesine karşı tavır  almayın." dedi.

Ömer Çelik, AK Parti'nin pek çok yerde yaptığı itirazın reddedildiğini  hatırlatarak, "Biz eleştirebiliriz, siz de eleştirebilirsiniz ama sonuçta YSK'nin  varlığına dönük tehdit açıklamasıyla esasında kendi varlığınızı da oluşturan,  siyasi partileri de oluşturan hukukla kavga etmiş oluyorsunuz. O hukuka  meşruiyetini veren millet iradesiyle kavga etmiş oluyorsunuz." ifadelerini  kullandı.

CHP'ye "hesap makinesiyle gezeceğinize, Anayasa ile gezin" çağrısında  bulunan Çelik, "Yanılmayalım diye hesap makinesiyle çıkıyorsunuz ama tipik bir  şekilde eski zihniyetini devam ettirerek, toplayacağınız yerde çıkarma  yapıyorsunuz, böleceğiniz yerde çarpma yapıyorsunuz." diye konuştu.

"Heba olmuş binlerce oy sisteme girdi"

Çelik, bazı yerlerde seçimlere yaptıkları itiraz sürecine ilişkin şu  bilgileri verdi:

"CHP bir kere daha millet idaresiyle ve hukukla kavga ediyor. Bu işi  buraya getirmenize gerek yok. Ortada hukuk süreciyle yürüyen, milletin önünde  şeffaf bir şekilde gerçekleşen bir sayım var. Kendinize güveniyorsanız, her gün  ifade ettiğiniz sözlerin arkasında duracaksanız, kendinizden eminseniz, süreci  saygılı bir şekilde beklemekten başka bir şey yok. Yasal süreci  itibarsızlaştırmak, esasında millet iradesiyle kavga etmektir. Biz, YSK'ye karşı  kullanılan bu dili kesinlikle kabul etmiyoruz ve kınıyoruz."

"Diyorlar ki 'Herhangi bir yanlış bulunamadı.' Peki herhangi bir  yanlış bulunamadıysa, bu kadar heba olmuş oy, sisteme yeniden girecek şekilde  nasıl tespit edildi bu itiraz sürecinde?" diye soran Çelik, bu süreci başlatarak  bütün vatandaşların haklarına sahip çıkmış olduklarını, böylece heba olmuş  binlerce oyun sisteme yeniden girdiğini söyledi.

Çelik, YSK'nin herhangi bir parti tüzüğüne göre değil, temel  prensiplere ve kanunlara göre karar vereceğinin altını çizdi.

"Saygı göstermeniz demokrasiye bağlılığın göstergesi"

CHP yetkililerinin seçim sonuçlarına ilişkin açıklamalarına  eleştirilerde bulunan Ömer Çelik, 15 yıldan bu yana her seçimden sonra "hile var"  diye sesini en çok yükseltenin CHP olduğunu herkesin bildiğini dile getirdi.

"Sonuçta onlar da itiraz etti, sayıldı. Geçmişte bizde olan  belediyelerin bir kısmını geçmişte kaybettik, devrettik." diyen Çelik, sözlerine  şöyle devam etti:

"Bu seçimde de bizde olup kaybettiğimiz belediyeler de oldu. Hatta  hatırlayın geçmiş seçimlerde bizim olduğu ilan edilmiş Yalova'daki seçimde tekrar  sayım yapıldı, 1 oy ile belediyeyi devretmek durumunda kaldığımız bir tablo  ortaya çıktı. Yani bunu beğenirsiniz ya da beğenmezsiniz ama saygı göstermeniz,  demokrasiye bağlılığınızın göstergesidir. Bu kadar telaşa gerek yok."

Çelik, CHP'nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ekrem  İmamoğlu'nun "Bu süreç demokrasiye zarar veriyor." sözlerini şu sözlerle  eleştirdi:

"Demokratik meşruiyet, hukuki meşruiyet ve sayısal meşruiyet temelinde  oluşuyor. Hukuki meşruiyet sürecin yargı denetiminde yapılmasıyla gerçekleşiyor.  Sayısal meşruiyet de nihayetinde sonuçların ortaya çıkması ve YSK’nin 'sonuç  budur' demesiyle tecelli edecek. Bunun neresi demokrasiye zarar veriyor? Tam  tersine, seçim sürecinin parçası olan ve aslında heba olmuş bazı oylar varsa  bunların ortaya çıkmasını sağlayan bu emniyet siboplarına sahip olmamız  demokrasimizin, hukukumuzun gücünü gösteriyor, seçim sistemimizin gücünü  gösteriyor. Dolayısıyla bu zaten bunun için koyulmuştur. Yani bu tip durumlar  için konulmuştur. Atlanan bir şey varsa bunu tashih etmek için koyulmuştur.

Demokrasiye zarar vermek yerine tam tersine gücünü gösteren bir  tutumdur. Sonuçta YSK karar verecek, biz de diyeceğiz ki 'Vatandaşımızın talimatı  budur, bize bunu emretmiştir' ve netice itibarıyla o şekilde yolumuza devam  edeceğiz. Kim sandıktan çıkarsa da ona saygı duyacağız. Sürece saygı  gösterenlerin, sonuca saygı gösterme açısından herhangi bir problemleri olmaz ama  bugün sürece saygı göstermeyenlerin süreci bulandırmaya çalışanların açık bir  şekilde sonuçlar kendi istedikleri gibi çıkarsa saygı gösterecekleri, çıkmazsa  saygı göstermeyecekleri açıktır."

İstanbul'daki geçersiz oyların sayımı

İstanbul'daki geçersiz oyların sayımına ilişkin de bilgi veren Çelik,  "Hepimiz sonuçta çıkacak karara saygı duyacağız. Şu ana kadar binlerce oyun heba  edildiği ortaya çıktı. Bazı yerlere bizim oyumuz fazla çıktı, bazı yerlerde  sizinki çıktı. Bu kadar net. Bu sürece saygı gösterme meselesi demokrasiye kimin  ne kadar saygılı olduğunu ifade etme sürecidir. Dolayısıyla sempatik cümlelerin  arkasına saklanmış zihniyetin gerçekte ne kadar hukuka saygılı olduğunu, gerçekte  ne kadar demokrasiye saygılı olduğunu göstermesi bakımından bir turnusol  kağıdıdır." diye konuştu.

Ömer Çelik, Avrupa Konseyi Başkan Yardımcısı Frans Timmermans'ın  açıklamalarına şu yanıtı verdi:

"Avrupa Konseyi Başkan Yardımcısı Timmermans Bey'den bir açıklama  geldi. Timmermans seçimin sonuçlanması ve sonucu hükümetimizin, partimizin  tanıması gerektiği yönünde bir açıklama yaptı. Tabii Timmermans arkadaşımızdır,  dostumuzdur, kendisini gayet iyi tanırız. Avrupa'daki demokrat siyasetçilerden  biridir. FETÖ’nün Türkiye'de gerçekleştirdiği darbenin pek çok kimse adını  koyamazken kendisi çıkmış bunu FETÖ’nün yaptığını ifade etmiştir. Bu bakımdan  demokrat hakkaniyetli bir kişiliği olduğunu değerlendiriyorum. Bu konuda yanlış  bilgi aldığını düşünüyorum. İtiraz sürecinin Avrupa'daki birçok ülkede olduğu  gibi Türkiye'de de demokratik bir hak olduğunu, hukuki bir hak olduğunu, seçim  sürecinin parçası olduğunu değerlendirmelidir."

THY'yi, İstanbul Havalimanı'nın taşınma süreciyle ilgili tebrik eden  Çelik, "Küresel havacılık tarihinde benzeri görülmemiş bir taşınma operasyonudur.  Türkiye'nin büyük işlere imza atma konusundaki lojistik kapasitesini de  göstermektedir." dedi.

Ömer Çelik, AK Parti'nin Ankara'daki bazı seçim sonuçlarına ilişkin  YSK'ye yaptığı itirazın hatırlatılması üzerine beklentileri doğrultusunda olduğu  gibi beklentilerinin dışında olmayan kararların da çıktığını anlattı.

"Arkadaşlarımız il seçim kurullarının verdiği kararları tabii YSK'ye  taşıyacaklardır." ifadesini kullanan Çelik, sözlerini şöyle tamamladı:

"Sonuç olarak kazanan bu şekilde ortaya çıkacaktır. Sonucun ne  olacağını ben bilemem, orada sayılıyor. YSK’nin ne karar vereceğini de bilemem.  Biz sonucu değiştirecek sayımlar neticesinde bir tablo ortaya çıkarsa başarımızın  tescil edildiğini düşüneceğiz, sonucu değişmeyecek bir şekilde tablolar ortaya  çıkarsa da burada da diyeceğiz ki 'en azından aldığımız oyu bizim de  rakiplerimizin aldığı oyu tam olarak gördük, milli irade bu şekilde tecelli  etti.' diye düşüneceğiz."

ETİKETLER