AK Parti Sözcüsü Çelik'ten Emine Bulut açıklaması

23 Ağustos 2019 Cuma - 16:16 | Son Güncelleme : 23 08 2019 - 17:42

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Kırıkkale'de kızının gözleri önünde eski eşi tarafından öldürülen Emine Bulut cinayetiyle ilgili olarak "Özellikle kadına ve çocuğa dönük şiddete karşı yeri göğü inletmemiz lazım. Rahmetli Emine Bulut'un hunharca katledilmesi karşısında milletçe derin bir üzüntü yaşıyoruz. Milletimizde haklı bir infial yaratması, bir annenin çocuğunun gözlerinin önünde hayatını kaybetmesi çok büyük bir üzüntü kaynağı. Cumhurbaşkanımız da hassasiyetlerinin altını çizdiler" dedi.


AK Parti MKYK toplantısı sonra Parti Sözcüsü Ömer Çelik AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısı devam  ederken, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin  değerlendirmelerde bulundu, soruları yanıtladı.
 
Şırnak'ın Silopi ilçesinde teröristlerle çıkan çatışmada şehit düşen 3  askere Allah'tan rahmet dileyen Çelik, "Türkiye'nin terörle mücadelesi en haklı  olduğumuz konu olarak yüksek bir kabiliyetle devam ediyor. Şehitlerimiz, bu  ülkede onurlu bir hayat sürelim diye canlarını feda ediyor, onlara ebediyete  kadar minnet duyacağız." diye konuştu.
 
Bugünün çok üzücü olduğunu vurgulayan Çelik, "Rahmetli Emine Bulut'un  hunharca katledilmesi karşısında milletçe derin bir üzüntü yaşıyoruz. Bütün kadın  cinayetleri aynı üzüntüyü oluşturuyor. Konya'da da bir cinayet gerçekleşti. Bugün  karşı karşıya kaldığımız vahşet, bütün hafızamızı yeniden aynı acıyla  yüzleştiren, bundan sonrası için yapmamız gerekenler konusundaki hassasiyetimizin  daha da artmasına bizi davet eden bir durum. Bugün karşı karşıya kalınan  görüntünün milletimizde haklı infial yaratması, bir annenin çocuğunun gözleri  önünde hayatını kaybetmesi üzüntü kaynağı. Sayın Cumhurbaşkanımız da bu konudaki  hassasiyetlerinin altını çizdiler." ifadelerini kullandı.Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının Emine Bulut cinayetine  müdahil olduğunu anımsatan Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü: "Siyaset kurumunun, Hükümetin müdahil olacağı konular hususunda Aile  Bakanlığımız harekete geçmiştir. Evladımız, Aile Bakanlığı yetkilileri,  psikologların gözetiminde tanıdıklarının yanındadır. Bakanlığımız konuya her  aşamada müdahil olacaktır. Bu katliamı gerçekleştiren şahsın en yüksek cezayı  alması hepimizin temennisidir. Burada sadece siyaset kurumunun, sadece Hükümetin  alanına giren vazifelerinin çok ötesinde bir durumla karşı karşıyayız.
 
Cumhurbaşkanımız da değindiler, rahmetli Emine Bulut'un hayatını bu  şekilde kaybetmesi kadar, bu şekilde hayatını kaybederken ona yardım etmek yerine  birilerinin görüntü alma telaşına düşmesi, seyirci olması bunu çok çaplı olarak  ele almamız gerektiğini gösteriyor. Orada bir insanın hayatını kaybederken,  birileri ona yardım etmek yerine görüntü alma işiyle uğraşmak gibi bir duruma  nasıl düşüyor? Bu topyekun değerlendirilmesi gereken bir konu."
 
 
"Her türlü şiddet reddedilmeli"
 
 Kadın cinayetlerinin önlenebilmesi için yasal düzenlemelerin ötesinde  kültürel, ahlaki hassasiyetlerin de oluşturulması gerektiğine değinen Çelik, "İlk  eğitimden başlayarak, yüksek düzeyde aile içerisinden başlayarak toplumun her  aşamasında bir konu haline getirilmesi gerekiyor. Üzerimize düşen ne varsa,  şimdiye kadar önümüze gelen ne konu varsa bu konuları hassasiyetle yerine  getirdik. Bundan sonra da her türlü üstümüze düşen vazifeyi yerine getirmeye  hazırız. Bu büyük bir toplumsal yaradır. Her duyduğumuz hadiseyle birlikte çok  şiddetli sarsılıyoruz." şeklinde konuştu.
Çelik, bu konunun toplumsal düzeyde bir bilince, dirence, duyarlılığa,  hassasiyete dönüşmesi gerektiğini ifade  etti.
Neşet Ertaş'ın, "Kadınlar insandır biz de insanoğluyuz"  sözüne atıfta  bulunan Çelik, yeni nesillerin bu bilinçle yetiştirilmesi gerektiğine dikkati  çekti. Her türlü şiddet kültürünün dışlanması gerektiğini kaydeden Çelik,  özellikle kadına ve çocuğa dönük her türlü şiddetin toplumsal düzeyde ahlaki ve  kültürel olarak mahkum edilmesinin en önemli meseleleri olduğuna değindi.
 
Bu meselelerin sadece yasal düzenlemelerle çözülmediğine dikkati çeken  Çelik, "Birbirine parmak sallayarak, onu bunu suçlu ilan ederek çözülmüyor. Bu,  hepimizin meselesidir. Hepimizin yarasıdır. Medeni bir toplum hayatına yakışmayan  bir meseledir. Her türlü şiddet reddedilmelidir. Ama kadına ve çocuğa dönük  şiddet olduğunda, bunun binlerce kat misliyle reddedilmesi gerekir." dedi.
  
"Vahşet görüntülerinin yayılması, bir başka vahşettir"
 
 Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da MKYK'de bu konuya değindiğini aktaran  Çelik, şöyle devam etti:   "Sosyal medyada, medyada bu görüntülerin bu şekilde yayılması,  toplumun diğer kesimlerinin bilhassa çocukların, bundan nasıl etkileneceğinin iyi  hesaba katılması gerekiyor. Vahşet görüntülerinin yayılması, bir başka vahşettir.  Şiddet görüntülerinin yayılması, bir başka tür şiddettir. Sayın Cumhurbaşkanımız,  bu konudaki hassasiyetlerini de ortaya koydular. Özellikle sosyal medyada bu  vahşet kültürüne karşı nasıl bir duyarlılık oluşturulabilir, nasıl bir hassasiyet  oluşturulabilir öteden beri bunun altını çiziyorlar. Biz AK Parti olarak,  MKYK'mız, MYK'mız olarak, bu konuda üstümüze düşen yeni vazifeler varsa her türlü  öneriye, iş birliğine açığız." Bu konunun partiler üstü mesele olarak görülmesi gerektiğine işaret  eden Çelik ancak meselenin sadece partilerden ibaret olmadığını anlattı.
 Bu konunun toplumun tüm hücrelerini, zerrelerini, tüm bireylerini  ilgilendiren bir mesele olduğunu yineleyen Çelik, konuşmasında şunları kaydetti:  "Çok acı bir şekilde canımız yanıyor. Maalesef üzerimize bu mesele bir  kabus gibi çöktü. Bugün Emine Bulut ile sembolleşen bütün bu cinayetlerde  hayatını kaybedenlere rahmet diliyoruz. Tabii onların çocuklarına sahip çıkmak  gibi bir toplumsal vazifemiz var. Ama esas meselemizin bu tip şiddet olaylarına,  cinayetlere karşı bir duvar örmek, bilinç oluşturmak, tutum almak, aydınlardan  belediyelere, sivil toplum örgütlerinden her birimize kadar büyük bir sorumluluk  gerektiriyor. Kullandığımız dilden başlayarak bu şiddetten uzaklaşmak  gerekiyor.  Görüntülerin yayılması, sosyal medyada kullanılması, bunun bir tartışma konusu  haline getirilmesi, aynı şekilde böyle bir sonuç doğurabiliyor. Bu konuda  önümüzdeki dönemde yapabileceklerimiz konusunda daha çok çalışmaya devam  edeceğiz. Daha çok iş birliği alanları üretmeye devam edeceğiz."
 
 
 
 

ETİKETLER